أ و ل
170 kelime · i'rab ağacında: 168
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 111 ayetler
Muzâfun ileyh 111 ayetler
الْأَلْبَابِ
16
↗
فِرْعَوْنَ
14
↗
مَرَّةٍ
9
↗
هُ
zamir 8
لُوطٍ
4
↗
الْأَبْصَارِ
4
↗
الْقُرْبَى
3
↗
بَأْسٍ
3
↗
الْأَحَادِيثِ
3
↗
مَا
2
مِنْ
2
الْقُوَّةِ
2
↗
+33 daha (daha az geçenler)
النُّهَى
2
↗
يَعْقُوبَ
2
↗
الْأَحْمَالِ
2
↗
الْأَمْرِ
2
↗
الْمُؤْمِنِينَ
2
↗
الْأَرْحَامِ
2
↗
إِبْرَاهِيمَ
2
↗
الْمُسْلِمِينَ
2
↗
هُمْ
zamir 2
الطَّوْلِ
1
↗
الْعَابِدِينَ
1
↗
الْعَزْمِ
1
↗
الْعِلْمِ
1
↗
عِمْرَانَ
1
↗
الْفَضْلِ
1
↗
كَافِرٍ
1
↗
مُوسَى
1
↗
النَّعْمَةِ
1
↗
هَارُونَ
1
↗
الْأَيْدِي
1
↗
يَوْمٍ
1
↗
بَقِيَّةٍ
1
↗
بَيْتٍ
1
↗
الْإِرْبَةِ
1
↗
أَجْنِحَةٍ
1
↗
الْحَشْرِ
1
↗
الْأَحْلَامِ
1
↗
خَلْقٍ
1
↗
دَاوُدَ
1
↗
رُؤْيَا
1
↗
الضَّرَرِ
1
↗
نَا
zamir 1
هُمَا
zamir 1
Sıfat 43 ayetler
Mevsûfu 43 ayetler
آبَاءِ
8
↗
ذِكْرَى
4
↗
عِبْرَةً
3
↗
الْمَوْتَةَ
3
↗
آيَاتٍ
3
↗
الْقُرُونَ
2
↗
ثُلَّةٌ
2
↗
الصُّحُفِ
2
↗
عِبَادًا
1
↗
الْعُصْبَةِ
1
↗
عَادًا
1
↗
قَوْمٍ
1
↗
+14 daha (daha az geçenler)
Mecrur 35 ayetler
Muzâfun ileyh 26 ayetler
Mef'ûlun bih 23 ayetler
Fiili 23 ayetler
(أُنَادِي)
gizli 6
أَغْرَقْنَا
2
↗
آتَيْنَا
2
↗
جَاءَ
2
↗
اصْطَفَى
2
↗
أَطِيعُوا
1
↗
يَعْلَمُ
1
↗
نَكُونَ
1
↗
بَدَأْنَا
1
↗
نُهْلِكْ
1
↗
أَخَذْنَا
1
↗
جَمَعْنَا
1
↗
+2 daha (daha az geçenler)
Fâil 17 ayetler
Haber 9 ayetler
Mecrur Harf-i cer
34 ayet · أ و ل kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
اَفَلَمْ
يَهْدِ
لَهُمْ
كَمْ
اَهْلَكْنَا
قَبْلَهُمْ
مِنَ
الْقُرُونِ
يَمْشُونَ
ف۪ي
مَسَاكِنِهِمْۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِاُو۬لِي
النُّهٰى۟
Onları yerlerinde gezdikleri, kendilerinden önce yok etmiş olduğumuz bunca nesiller doğru yola sevketmedi mi? Doğrusu bunlarda akıl sahipleri için ibretler vardır.[128]
يُقَلِّبُ
اللّٰهُ
الَّيْلَ
وَالنَّهَارَۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَعِبْرَةً
لِاُو۬لِي
الْاَبْصَارِ
Allah geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirir. Doğrusu, görebilenler için bunda ibretler vardır.[44]
وَهُوَ
اللّٰهُ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۜ
لَهُ
الْحَمْدُ
فِي
الْاُو۫لٰى
وَالْاٰخِرَةِۘ
وَلَهُ
الْحُكْمُ
وَاِلَيْهِ
تُرْجَعُونَ
Allah O’dur; O’ndan başka tanrı yoktur. Hamd, dünyada da ahirette de O’nun içindir; hüküm de O’nundur. Yalnız O’na döndürüleceksiniz.[70]
لَوْ
اَنَّ
عِنْدَنَا
ذِكْراً
مِنَ
الْاَوَّل۪ينَۙ
Putperestler: «Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah’ın O’na içten bağlanan kulları olurduk» derlerdi.[167-169]
وَوَهَبْنَا
لَهُٓ
اَهْلَهُ
وَمِثْلَهُمْ
مَعَهُمْ
رَحْمَةً
مِنَّا
وَذِكْرٰى
لِاُو۬لِي
الْاَلْبَابِ
Katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere, ona tekrar ailesini ve geçmiş olanlarla bir mislini daha vermiştik.[43]
اَلَمْ
تَرَ
اَنَّ
اللّٰهَ
اَنْزَلَ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءً
فَسَلَكَهُ
يَنَاب۪يعَ
فِي
الْاَرْضِ
ثُمَّ
يُخْرِجُ
بِه۪
زَرْعاً
مُخْتَلِفاً
اَلْوَانُهُ
ثُمَّ
يَه۪يجُ
فَـتَرٰيهُ
مُصْفَراًّ
ثُمَّ
يَجْعَلُهُ
حُطَاماًۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَذِكْرٰى
لِاُو۬لِي
الْاَلْبَابِ۟
Allah’ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onları kurutur ki sen de onları sapsarı görürsün, sonra da çer çöpe çevirir. Şüphesiz bunlarda, akıl sahipleri için öğüt vardır.[21]
وَقَالَ
رَجُلٌ
مُؤْمِنٌۗ
مِنْ
اٰلِ
فِرْعَوْنَ
يَكْتُمُ
ا۪يمَانَهُٓ
اَتَقْتُلُونَ
رَجُلاً
اَنْ
يَقُولَ
رَبِّيَ
اللّٰهُ
وَقَدْ
جَٓاءَكُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
مِنْ
رَبِّكُمْۜ
وَاِنْ
يَكُ
كَاذِباً
فَعَلَيْهِ
كَذِبُهُۚ
وَاِنْ
يَكُ
صَادِقاً
يُصِبْكُمْ
بَعْضُ
الَّذ۪ي
يَعِدُكُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَهْد۪ي
مَنْ
هُوَ
مُسْرِفٌ
كَذَّابٌ
Firavun ailesinden olup da, inandığını gizleyen bir adam dedi ki: «Rabbim Allah’tır diyen bir adamı mı öldüreceksiniz? Oysa size Rabbinizden belgelerle gelmiştir. Eğer yalancıysa, yalanı kendisinedir; eğer doğru sözlü ise, sizi tehdit ettiklerinin bir kısmı başınıza gelebilir. Doğrusu Allah, aşırı yalancıyı doğru yola eriştirmez.»[28]
فَوَقٰيهُ
اللّٰهُ
سَيِّـَٔاتِ
مَا
مَكَرُوا
وَحَاقَ
بِاٰلِ
فِرْعَوْنَ
سُٓوءُ
الْعَذَابِۚ
Allah o adamı, kurmak istedikleri tuzaktan korudu. Kötü azap Firavun’un adamlarını sardı.[45]
هُدًى
وَذِكْرٰى
لِاُو۬لِي
الْاَلْبَابِ
And olsun ki Biz Musa’ya doğruluk rehberi verdik. İsrailoğullarını da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olan Kitap’a, Tevrat’a varis kıldık.[53-54]
وَكَمْ
اَرْسَلْنَا
مِنْ
نَبِيٍّ
فِي
الْاَوَّل۪ينَ
Öncekilere nice peygamberler göndermişizdir.[6]
ثُلَّةٌ
مِنَ
الْاَوَّل۪ينَۙ
Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.[13-14]
ثُلَّةٌ
مِنَ
الْاَوَّل۪ينَۙ
Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.[39-40]
هُوَ
الَّـذ۪ٓي
اَخْرَجَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَابِ
مِنْ
دِيَارِهِمْ
لِاَوَّلِ
الْحَشْرِۜ
مَا
ظَنَنْتُمْ
اَنْ
يَخْرُجُوا
وَظَنُّٓوا
اَنَّهُمْ
مَانِعَتُهُمْ
حُصُونُهُمْ
مِنَ
اللّٰهِ
فَاَتٰيهُمُ
اللّٰهُ
مِنْ
حَيْثُ
لَمْ
يَحْتَسِبُوا
وَقَذَفَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمُ
الرُّعْبَ
يُخْرِبُونَ
بُيُوتَهُمْ
بِاَيْد۪يهِمْ
وَاَيْدِي
الْمُؤْمِن۪ينَ
فَاعْتَبِرُوا
يَٓا اُو۬لِي
الْاَبْصَارِ
Kitap ehlinden inkarcı olanları ilk sürgünde yurtlarından çıkaran O’dur. Oysa ey inananlar! Çıkacaklarını sanmamıştınız, onlar da, kalelerinin kendilerini Allah’tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah’ın azabı onlara beklemedikleri yerden geldi, kalblerine korku saldı; evlerini kendi elleriyle ve inananların elleriyle yıkıyorlardı. Ey akıl sahipleri! Ders alın.[2]
وَلَلْاٰخِرَةُ
خَيْرٌ
لَكَ
مِنَ
الْاُو۫لٰىۜ
Doğrusu ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.[4]
Yükleniyor...