أ ه ل
127 kelime · i'rab ağacında: 127
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mecrur 52 ayetler
Mef'ûlun bih 46 ayetler
Fiili 46 ayetler
(أُنَادِي)
gizli 15
نَجَّيْنَا
8
↗
اسْتَطْعَمَا
2
↗
آتَيْنَا
2
↗
خَسِرُوا
2
↗
أْمُرْ
2
↗
اسْأَلُوا
2
↗
تُغْرِقَ
1
↗
مَسَّ
1
↗
نَمِيرُ
1
↗
قُوا
1
↗
وَهَبْنَا
1
↗
+8 daha (daha az geçenler)
Muzâf Muzâfun ileyh هُمْ
6 ayet · أ ه ل kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَقَالَ
لِفِتْيَانِهِ
اجْعَلُوا
بِضَاعَتَهُمْ
ف۪ي
رِحَالِهِمْ
لَعَلَّهُمْ
يَعْرِفُونَـهَٓا
اِذَا
انْقَلَـبُٓوا
اِلٰٓى
اَهْلِهِمْ
لَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَ
Yusuf adamlarına: «Karşılık olarak getirdiklerini de yüklerine koyun. Belki ailelerine varınca, onu anlarlar da bir daha dönerler» dedi.[62]
فَلَا
يَسْتَط۪يعُونَ
تَوْصِيَةً
وَلَٓا
اِلٰٓى
اَهْلِهِمْ
يَرْجِعُونَ۟
O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.[50]
فَاعْبُدُوا
مَا
شِئْتُمْ
مِنْ
دُونِه۪ۜ
قُلْ
اِنَّ
الْخَاسِر۪ينَ
الَّذ۪ينَ
خَسِرُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
وَاَهْل۪يهِمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
اَلَا
ذٰلِكَ
هُوَ
الْخُسْرَانُ
الْمُب۪ينُ
Ey Allah’a eş koşanlar! Siz de O’ndan başka dilediğinize kulluk edin.» De ki: Hüsrana uğrayanlar kıyamet günü kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. Dikkat edin, işte apaçık hüsran budur.[15]
وَتَرٰيهُمْ
يُعْرَضُونَ
عَلَيْهَا
خَاشِع۪ينَ
مِنَ
الذُّلِّ
يَنْظُرُونَ
مِنْ
طَرْفٍ
خَفِيٍّۜ
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِنَّ
الْخَاسِر۪ينَ
الَّذ۪ينَ
خَسِرُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
وَاَهْل۪يهِمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
اَلَٓا
اِنَّ
الظَّالِم۪ينَ
ف۪ي
عَذَابٍ
مُق۪يمٍ
Aşağılıktan başları öne eğilmiş, göz ucuyla gizli gizli etrafa bakarken, ateşe sunulduklarını görürsün. İnananlar: «Hüsranda olanlar, kıyamet günü kendilerini de, ailelerini de hüsranda bırakanlardır» derler. İyi bilin ki, zalimler sürekli bir azap içindedirler.[45]
بَلْ
ظَنَنْتُمْ
اَنْ
لَنْ
يَنْقَلِبَ
الرَّسُولُ
وَالْمُؤْمِنُونَ
اِلٰٓى
اَهْل۪يهِمْ
اَبَداً
وَزُيِّنَ
ذٰلِكَ
ف۪ي
قُلُوبِكُمْ
وَظَنَنْتُمْ
ظَنَّ
السَّوْءِۚ
وَكُنْتُمْ
قَوْماً
بُوراً
Aslında siz, Peygamberin ve inananların, ailelerine bir daha dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, gönüllerinize güzel görünmüştü de kötü sanıda bulunmuştunuz. Hayırsız bir topluluk oldunuz.[12]
وَاِذَا
انْقَلَـبُٓوا
اِلٰٓى
اَهْلِهِمُ
انْقَلَبُوا
فَكِه۪ينَۘ
Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.[31]
Yükleniyor...