أ ن ث
30 kelime · i'rab ağacında: 27
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mecrur Harf-i cer مِنْ
7 ayet · أ ن ث kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
فَاسْتَجَابَ
لَهُمْ
رَبُّهُمْ
اَنّ۪ي
لَٓا
اُض۪يعُ
عَمَلَ
عَامِلٍ
مِنْكُمْ
مِنْ
ذَكَرٍ
اَوْ
اُنْثٰىۚ
بَعْضُكُمْ
مِنْ
بَعْضٍۚ
فَالَّذ۪ينَ
هَاجَرُوا
وَاُخْرِجُوا
مِنْ
دِيَارِهِمْ
وَاُو۫ذُوا
ف۪ي
سَب۪يل۪ي
وَقَاتَلُوا
وَقُتِلُوا
لَاُكَفِّرَنَّ
عَنْهُمْ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
وَلَاُدْخِلَنَّهُمْ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۚ
ثَوَاباً
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
عِنْدَهُ
حُسْنُ
الثَّوَابِ
Rableri dualarını kabul etti: «Birbirinizden meydana gelen sizlerden, erkek olsun, kadın olsun, iş yapanın işini boşa çıkarmam. Hicret edenlerin, memleketlerinden çıkarılanların, yolumda ezaya uğratılanların, savaşan ve öldürülenlerin günahlarını elbette örteceğim. And olsun ki, Allah katından bir nimet olarak, onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Nimetin güzeli Allah katındadır».[195]
وَمَنْ
يَعْمَلْ
مِنَ
الصَّالِحَاتِ
مِنْ
ذَكَرٍ
اَوْ
اُنْثٰى
وَهُوَ
مُؤْمِنٌ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
يَدْخُلُونَ
الْجَنَّةَ
وَلَا
يُظْلَمُونَ
نَق۪يراً
Erkek veya kadın, mümin olarak, kim yararlı işler işlerse, işte onlar cennete girerler, kendilerine zerre kadar zulmedilmez.[124]
مَنْ
عَمِلَ
صَالِحاً
مِنْ
ذَكَرٍ
اَوْ
اُنْثٰى
وَهُوَ
مُؤْمِنٌ
فَلَنُحْيِيَنَّهُ
حَيٰوةً
طَيِّبَةًۚ
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ
اَجْرَهُمْ
بِاَحْسَنِ
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Kadın, erkek, inanmış olarak kim iyi iş işlerse, ona hoş bir hayat yaşatacağız. Ecirlerini yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.[97]
وَاللّٰهُ
خَلَقَكُمْ
مِنْ
تُرَابٍ
ثُمَّ
مِنْ
نُطْفَةٍ
ثُمَّ
جَعَلَكُمْ
اَزْوَاجاًۜ
وَمَا
تَحْمِلُ
مِنْ
اُنْثٰى
وَلَا
تَضَعُ
اِلَّا
بِعِلْمِه۪ۜ
وَمَا
يُعَمَّرُ
مِنْ
مُعَمَّرٍ
وَلَا
يُنْقَصُ
مِنْ
عُمُرِه۪ٓ
اِلَّا
ف۪ي
كِتَابٍۜ
اِنَّ
ذٰلِكَ
عَلَى
اللّٰهِ
يَس۪يرٌ
Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratmış, sonra da sizi çiftler halinde varetmiştir. Dişinin gebe kalması ve doğurması, ancak O’nun bilgisiyledir. Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve ömürlerin azalması şüphesiz Kitap’dadır. Doğrusu bu Allah’a kolaydır.[11]
مَنْ
عَمِلَ
سَيِّئَةً
فَلَا
يُجْزٰٓى
اِلَّا
مِثْلَهَاۚ
وَمَنْ
عَمِلَ
صَالِحاً
مِنْ
ذَكَرٍ
اَوْ
اُنْثٰى
وَهُوَ
مُؤْمِنٌ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
يَدْخُلُونَ
الْجَنَّةَ
يُرْزَقُونَ
ف۪يهَا
بِغَيْرِ
حِسَابٍ
«Kim bir kötülük işlerse ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, inanarak yararlı iş işlerse, işte onlar cennete girerler; orada hesapsız şekilde rızıklanırlar.»[40]
اِلَيْهِ
يُرَدُّ
عِلْمُ
السَّاعَةِۜ
وَمَا
تَخْرُجُ
مِنْ
ثَمَرَاتٍ
مِنْ
اَكْمَامِهَا
وَمَا
تَحْمِلُ
مِنْ
اُنْثٰى
وَلَا
تَضَعُ
اِلَّا
بِعِلْمِه۪ۜ
وَيَوْمَ
يُنَاد۪يهِمْ
اَيْنَ
شُرَكَٓاء۪يۙ
قَالُٓوا
اٰذَنَّاكَۙ
مَا
مِنَّا
مِنْ
شَه۪يدٍۚ
Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi ona aittir. O’nun bilgisi dışında hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: «Bana koştuğunuz ortaklar nerede?» diye seslendiği gün: «Sana, buna dair bizden hiçbir şahit olmadığını arzederiz» derler.[47]
يَٓا اَيُّهَا
النَّاسُ
اِنَّا
خَلَقْنَاكُمْ
مِنْ
ذَكَرٍ
وَاُنْثٰى
وَجَعَلْنَاكُمْ
شُعُوباً
وَقَـبَٓائِلَ
لِتَعَارَفُواۜ
اِنَّ
اَكْرَمَكُمْ
عِنْدَ
اللّٰهِ
اَتْقٰيكُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَل۪يمٌ
خَب۪يرٌ
Ey insanlar! Doğrusu Biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizi kolayca tanıyasınız. Şüphesiz, Allah katında en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanızdır. Allah bilendir, haberdardır.[13]
Yükleniyor...