ذ ل ك
430 kelime · i'rab ağacında: 407
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mecrur 193 ayetler
Mübteda 149 ayetler
Haber 149 ayetler
أَنْ
31
الْفَوْزُ
15
↗
جَزَاءُ
12
↗
مَا
10
يَوْمُ
9
↗
خَيْرٌ
7
↗
فَضْلُ
6
↗
cümle
4
مِنْ
4
(أَنْ)
gizli 4
أَدْنَى
4
↗
الدِّينُ
4
↗
+39 daha (daha az geçenler)
تَقْدِيرُ
3
↗
أَنْبَاءِ
3
↗
هُدَى
3
↗
الَّذِي
2
مَثَلُ
2
↗
أَحْسَنُ
2
↗
الْخِزْيُ
2
↗
اللَّهِ
2
↗
الرَّحِيمُ
2
↗
آيَاتِ
2
↗
هُوَ
zamir 2
(مُسْتَقِرٌّ)
gizli 1
الضَّلَالُ
1
↗
أَطْهَرُ
1
↗
ظَنُّ
1
↗
الْعَزِيزُ
1
↗
عَالِمُ
1
↗
عِيسَى
1
↗
قَوْلُ
1
↗
كَفَّارَةُ
1
↗
كَيْلٌ
1
↗
مَتَاعُ
1
↗
وَعْدٌ
1
↗
يُوعَظُ
1
↗
مَبْلَغُ
1
↗
الْمُبِينُ
1
↗
نَتْلُو
1
↗
حَشْرٌ
1
↗
إِفْكُ
1
↗
الْخُسْرَانُ
1
↗
تَخْفِيفٌ
1
↗
يُخَوِّفُ
1
↗
أَمْرُ
1
↗
ذِكْرَى
1
↗
رَبُّ
1
↗
رَجْعٌ
1
↗
تَأْوِيلُ
1
↗
أَزْكَى
1
↗
سَمِعُوا
1
↗
Sıfat 116 ayetler
Mevsûfu 116 ayetler
(جَزَاءً)
gizli 20
(فِعْلًا)
gizli 8
(تَبْيِينًا)
gizli 7
(تَزْيِينًا)
gizli 5
(تَفْصِيلًا)
gizli 5
(جَعْلًا)
gizli 5
(إِنْزَالًا)
gizli 4
(طَبْعًا)
gizli 4
(إِخْرَاجًا)
gizli 3
(إِضْلَالًا)
gizli 3
(إِيْحَاءً)
gizli 3
(ضَرْبًا)
gizli 3
+35 daha (daha az geçenler)
(قَوْلًا)
gizli 3
(إِرَاءَةً)
gizli 2
(إِفْكًا)
gizli 2
(تَسْخِيرًا)
gizli 2
(تَصْرِيفًا)
gizli 2
(تَكْذِيبًا)
gizli 2
(تَمْكِينًا)
gizli 2
(حَقًّا)
gizli 2
(سَلْكًا)
gizli 2
أَصْغَرَ
2
↗
(إِتْمَامًا)
gizli 1
(إتْيَانًا)
gizli 1
(إِجْتِبَاءً)
gizli 1
(إِحْيَاءً)
gizli 1
(اخْتِلَافاً)
gizli 1
(إِرْسَالًا)
gizli 1
(اِعْثَارًا)
gizli 1
(إِلْقَاءً)
gizli 1
(إِنْجَاءً)
gizli 1
(بَعْثًا)
gizli 1
(بَلَاءً)
gizli 1
(تَبْيِنًا)
gizli 1
(تَثْبِيتًا)
gizli 1
(تَسْوِيلًا)
gizli 1
(تَنْجِيَةً)
gizli 1
(تَوْلِيًّا)
gizli 1
(فِتْنَةً)
gizli 1
(قَصَصًا)
gizli 1
(كَيْدًا)
gizli 1
(نَسْيًا)
gizli 1
أَكْبَرَ
1
↗
أَكْثَرَ
1
↗
خَيْرًا
1
↗
أَدْنَى
1
↗
شَرٍّ
1
↗
Mübdelün minh 115 ayetler
Bedel 115 ayetler
(الْجَزَاءِ)
gizli 20
(التَّبْيِينِ)
gizli 9
(الْفِعْلِ)
gizli 8
(التَّزْيِينِ)
gizli 5
(التَّفْصِيلِ)
gizli 5
(الْجَعْلِ)
gizli 5
(الْإِنْزَالِ)
gizli 4
(الطَّبْعِ)
gizli 4
(الْإِخْرَاجِ)
gizli 3
(اَلْإِضْلَالِ)
gizli 3
(الضَّرْبِ)
gizli 3
(الْقَوْلِ)
gizli 3
+33 daha (daha az geçenler)
(الْإِحْيَاءِ)
gizli 2
(الْإِرَاءَةِ)
gizli 2
(الْإِفْكِ)
gizli 2
(الإِيْحَاءِ)
gizli 2
(التَّسْخِيرِ)
gizli 2
(التَّصْرِيفِ)
gizli 2
(التَّكْذِيبِ)
gizli 2
(التَّمْكِينِ)
gizli 2
(الْحَقِّ)
gizli 2
(السَّلْكِ)
gizli 2
(الْإِتْمَامِ)
gizli 1
(الْإتْيَانِ)
gizli 1
(الْإِجْتِبَاءِ)
gizli 1
(الْاِخْتِلَافِ)
gizli 1
(الْإِرْسَالِ)
gizli 1
(اَلْاِعْثَارِ)
gizli 1
(الْإِلْقَاءِ)
gizli 1
(الْإِنْجَاءِ)
gizli 1
(الْبَعْثِ)
gizli 1
(الْبَلَاءِ)
gizli 1
(التَّثْبِيتِ)
gizli 1
(التَّسْوِيلِ)
gizli 1
(التَّنْجِيَةِ)
gizli 1
(التَّوْلِيَّةِ)
gizli 1
(الْفِتْنَةِ)
gizli 1
(الْقَصَصِ)
gizli 1
(الْكَيْدِ)
gizli 1
(الْمُسْتَقِرُّ)
gizli 1
(النَّسْيِ)
gizli 1
الْفَضْلُ
1
↗
الْكِتَابُ
1
↗
الْيَوْمِ
1
↗
الْأَمْرَ
1
↗
Muzâfun ileyh 48 ayetler
Haber 21 ayetler
Mecrur
190 ayet · ذ ل ك kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَةًۜ
وَمَا
كَانَ
اَكْثَرُهُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Doğrusu bunda bir ders vardır. Fakat çoğu inanmamıştır.[190]
كَذٰلِكَ
سَلَكْنَاهُ
ف۪ي
قُلُوبِ
الْمُجْرِم۪ينَۜ
Suçluların kalblerine Kuran’ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.[200-202]
قَالَتْ
اِنَّ
الْمُلُوكَ
اِذَا
دَخَلُوا
قَرْيَةً
اَفْسَدُوهَا
وَجَعَلُٓوا
اَعِزَّةَ
اَهْلِهَٓا
اَذِلَّةًۚ
وَكَذٰلِكَ
يَفْعَلُونَ
Melike: «Doğrusu hükümdarlar bir şehre girdikleri zaman orasını bozarlar, onurlu kimselerini aşağılık yaparlar. İşte böyle davranırlar. Ben onlara bir hediye göndereyim de, elçilerin ne ile döneceklerine bakayım» dedi.[34-35]
فَتِلْكَ
بُيُوتُهُمْ
خَاوِيَةً
بِمَا
ظَلَمُواۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَةً
لِقَوْمٍ
يَعْلَمُونَ
İşte, haksızlıklarına karşılık çökmüş bulunan evleri! Bunda, bilen bir millet için şüphesiz, ders vardır.[52]
اَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّا
جَعَلْنَا
الَّيْلَ
لِيَسْكُنُوا
ف۪يهِ
وَالنَّهَارَ
مُبْصِراًۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ
Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı görmediler mi? Doğrusu bunda, inanan millet için dersler vardır.[86]
وَلَمَّا
بَلَغَ
اَشُدَّهُ
وَاسْتَوٰٓى
اٰتَيْنَاهُ
حُكْماً
وَعِلْماًۜ
وَكَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
Musa erginlik çağına gelip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İyi davrananları böyle mükafatlandırırız.[14]
فَمَا
كَانَ
جَوَابَ
قَوْمِه۪ٓ
اِلَّٓا
اَنْ
قَالُوا
اقْتُلُوهُ
اَوْ
حَرِّقُوهُ
فَاَنْجٰيهُ
اللّٰهُ
مِنَ
النَّارِۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ
İbrahim’in sözlerine milletinin cevabı sadece: «Onu öldürün yahut yakın» demek oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır.[24]
خَلَقَ
اللّٰهُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
بِالْحَقِّۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَةً
لِلْمُؤْمِن۪ينَ۟
Allah gökleri ve yeri gerektiği gibi yaratmıştır. Doğrusu bunda inananlara bir ders vardır.[44]
وَكَذٰلِكَ
اَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكَ
الْكِتَابَۜ
فَالَّذ۪ينَ
اٰتَيْنَاهُمُ
الْكِتَابَ
يُؤْمِنُونَ
بِه۪ۚ
وَمِنْ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
مَنْ
يُؤْمِنُ
بِه۪ۜ
وَمَا
يَجْحَدُ
بِاٰيَاتِنَٓا
اِلَّا
الْكَافِرُونَ
Sana Kitap’ı böylece indirdik; işte, kendilerine Kitap verdiklerimiz ona inanırlar; bunlardan da ona inanan bulunur. Ayetlerimizi ancak inkarcılar bile bile tanımazlar.[47]
اَوَلَمْ
يَكْفِهِمْ
اَنَّٓا
اَنْزَلْنَا
عَلَيْكَ
الْكِتَابَ
يُتْلٰى
عَلَيْهِمْۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَرَحْمَةً
وَذِكْرٰى
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ۟
Kendilerine okunan bir Kitap’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan topluluk için rahmet ve ibret vardır.[51]
يُخْرِجُ
الْحَيَّ
مِنَ
الْمَيِّتِ
وَيُخْرِجُ
الْمَيِّتَ
مِنَ
الْحَيِّ
وَيُحْـيِ
الْاَرْضَ
بَعْدَ
مَوْتِهَاۜ
وَكَذٰلِكَ
تُخْرَجُونَ۟
O, ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır; yeryüzünü ölümünden sonra O canlandırır. Ey insanlar! İşte siz de böylece diriltileceksiniz.[19]
وَمِنْ
اٰيَاتِه۪ٓ
اَنْ
خَلَقَ
لَكُمْ
مِنْ
اَنْفُسِكُمْ
اَزْوَاجاً
لِتَسْكُـنُٓوا
اِلَيْهَا
وَجَعَلَ
بَيْنَكُمْ
مَوَدَّةً
وَرَحْمَةًۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يَتَفَكَّرُونَ
İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır.[21]
وَمِنْ
اٰيَاتِه۪
خَلْقُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَاخْتِلَافُ
اَلْسِنَتِكُمْ
وَاَلْوَانِكُمْۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِلْعَالِم۪ينَ
Gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olması, O’nun varlığının belgelerindendir. Doğrusu bunlarda, bilenler için dersler vardır.[22]
وَمِنْ
اٰيَاتِه۪
مَنَامُكُمْ
بِالَّيْلِ
وَالنَّهَارِ
وَابْتِغَٓاؤُ۬كُمْ
مِنْ
فَضْلِه۪ۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يَسْمَعُونَ
Geceleyin uyumanız, gündüz de lütfundan rızık aramanız O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda kulak veren millet için dersler vardır.[23]
وَمِنْ
اٰيَاتِه۪
يُر۪يكُمُ
الْبَرْقَ
خَوْفاً
وَطَمَعاً
وَيُنَزِّلُ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءً
فَيُحْـي۪
بِهِ
الْاَرْضَ
بَعْدَ
مَوْتِهَاۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يَعْقِلُونَ
Size korku ve ümit veren şimşeği göstermesi, gökten su indirip ölümünden sonra yeri onunla diriltmesi O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır.[24]
ضَرَبَ
لَكُمْ
مَثَلاً
مِنْ
اَنْفُسِكُمْۜ
هَلْ
لَكُمْ
مِنْ
مَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُكُمْ
مِنْ
شُرَكَٓاءَ
ف۪ي
مَا
رَزَقْنَاكُمْ
فَاَنْتُمْ
ف۪يهِ
سَوَٓاءٌ
تَخَافُونَهُمْ
كَخ۪يفَتِكُمْ
اَنْفُسَكُمْۜ
كَذٰلِكَ
نُفَصِّلُ
الْاٰيَاتِ
لِقَوْمٍ
يَعْقِلُونَ
Allah size kendinizden bir misal vermektedir: Size verdiğimiz rızıklarda, emrinizde bulunan kölelerinizin de eşit surette hak sahibi olmalarına razı olur ve birbirinizi saydığınız gibi bu ortaklarınızı sayar mısınız ? Düşünen millete ayetleri böylece uzun uzadıya açıklarız.[28]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّ
اللّٰهَ
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَقْدِرُۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ
Allah’ın, rızkı dilediğine yayıp bir ölçüye göre verdiğini görmezler mi? Doğrusu bunda, inananlar için dersler vardır.[37]
وَيَوْمَ
تَقُومُ
السَّاعَةُ
يُقْسِمُ
الْمُجْرِمُونَۙ
مَا
لَبِثُوا
غَيْرَ
سَاعَةٍۜ
كَذٰلِكَ
كَانُوا
يُؤْفَكُونَ
Kıyamet koptuğu gün suçlular sadece çok kısa bir müddet kalmış olduklarına yemin ederler. Böylece onlar dünyada da aldatılıp haktan döndürülüyorlardı.[55]
كَذٰلِكَ
يَطْبَعُ
اللّٰهُ
عَلٰى
قُلُوبِ
الَّذ۪ينَ
لَا
يَعْلَمُونَ
Allah bilmeyenlerin kalblerini işte böylece kapatır.[59]
اَلَمْ
تَرَ
اَنَّ
الْفُلْكَ
تَجْر۪ي
فِي
الْبَحْرِ
بِنِعْمَتِ
اللّٰهِ
لِيُرِيَكُمْ
مِنْ
اٰيَاتِه۪ۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِكُلِّ
صَبَّارٍ
شَكُورٍ
Gemilerin denizde Allah’ın lütfuyla yürüdüğünü görmez misin? Allah böylece size varlığının delillerini gösterir. Bunlarda, pek sabırlı ve çok şükreden kimselerin hepsine dersler vardır.[31]
Yükleniyor...