أ م ن
879 kelime · i'rab ağacında: 815
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 556 ayetler
Fâil 555 ayetler
و
zamir 402
(هُوَ)
gizli 52
نَا
zamir 32
ت
zamir 20
(نَحْنُ)
gizli 14
(أَنْتَ)
gizli 6
(أَحَدٌ)
gizli 4
أَهْلُ
3
↗
الَّذِينَ
2
وَ
2
(هِيَ)
gizli 2
الْمُؤْمِنُونَ
2
+14 daha (daha az geçenler)
Harf-i cer 184 ayetler
بِ
166
لِ
15
عَلَى
3
بِ
ile bağlanan
اللَّهِ
62
↗
هُ
zamir 30
مَا
20
الْيَوْمِ
19
↗
رَسُولِ
19
↗
الْآخِرَةِ
13
↗
آيَاتِ
11
↗
رَبِّ
9
↗
هَا
zamir 5
الْكِتَابِ
4
↗
الَّذِي
3
الْبَاطِلِ
3
↗
+16 daha (daha az geçenler)
لِ
ile bağlanan
عَلَى
ile bağlanan
Mef'ûlun fîh 35 ayetler
Mef'ûlun bih 21 ayetler
Hâl 8 ayetler
Mef'ûlun mutlak 8 ayetler
Mef'ûlun lieclih 2 ayetler
Nâib-i fâil 1 ayetler
Mecrur 92 ayetler
Sıfat 70 ayetler
Mevsûfu 70 ayetler
Haber 46 ayetler
Mef'ûlun bih 45 ayetler
Muzâfun ileyh 35 ayetler
Fâil 26 ayetler
Fiili 26 ayetler
لِيَتَوَكَّلْ
7
↗
يَنْفَعُ
4
↗
ظَنَّ
2
↗
جَاءَ
2
↗
آمَنَ
2
رَأَى
2
↗
يَفْرَحُ
1
↗
أَفْلَحَ
1
↗
يَنْقَلِبَ
1
↗
يَتَّخِذْ
1
↗
يَدْخُلْ
1
↗
يَأْمُرُ
1
↗
+1 daha (daha az geçenler)
Mübteda 11 ayetler
Mevsûf 9 ayetler
Fiil
493 ayet · أ م ن kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَمَا
جَعَلْنَٓا
اَصْحَابَ
النَّارِ
اِلَّا
مَلٰٓئِكَةًۖ
وَمَا
جَعَلْنَا
عِدَّتَهُمْ
اِلَّا
فِتْنَةً
لِلَّذ۪ينَ
كَـفَرُواۙ
لِيَسْتَيْقِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْـكِتَابَ
وَيَزْدَادَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
ا۪يمَاناً
وَلَا
يَرْتَابَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْـكِتَابَ
وَالْمُؤْمِنُونَۙ
وَلِيَقُولَ
الَّذ۪ينَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
مَرَضٌ
وَالْـكَافِرُونَ
مَاذَٓا
اَرَادَ
اللّٰهُ
بِهٰذَا
مَثَلاًۜ
كَذٰلِكَ
يُضِلُّ
اللّٰهُ
مَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَـهْد۪ي
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَمَا
يَعْلَمُ
جُنُودَ
رَبِّكَ
اِلَّا
هُوَۜ
وَمَا
هِيَ
اِلَّا
ذِكْرٰى
لِلْبَشَرِ۟
Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: «Allah bu misalle neyi muradetti?» desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir.[31]
فَبِاَيِّ
حَد۪يثٍ
بَعْدَهُ
يُؤْمِنُونَ
Kuran’dan başka hangi söze inanacaklar?[50]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اَجْرَمُوا
كَانُوا
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
يَضْحَكُونَۘ
Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.[29]
فَالْيَوْمَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مِنَ
الْكُفَّارِ
يَضْحَكُونَۙ
Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler.[34]
فَمَا
لَهُمْ
لَا
يُؤْمِنُونَۙ
Onlara ne oluyor da inanmıyorlar?[20]
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
لَهُمْ
اَجْرٌ
غَيْرُ
مَمْنُونٍ
Yalnız, inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardır.[25]
وَمَا
نَقَمُوا
مِنْهُمْ
اِلَّٓا
اَنْ
يُؤْمِنُوا
بِاللّٰهِ
الْعَز۪يزِ
الْحَم۪يدِۙ
Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah’a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.[8-9]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
لَهُمْ
جَنَّاتٌ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۜ
ذٰلِكَ
الْفَوْزُ
الْـكَب۪يرُۜ
Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur.[11]
ثُمَّ
كَانَ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَتَوَاصَوْا
بِالصَّبْرِ
وَتَوَاصَوْا
بِالْمَرْحَمَةِۜ
Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır.[17]
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
فَلَهُمْ
اَجْرٌ
غَيْرُ
مَمْنُونٍۜ
Yalnız, inanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır. Onlara kesintisiz ecir vardır.[6]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِۙ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمْ
خَيْرُ
الْبَرِيَّةِۜ
Fakat, inanıp yararlı iş işleyenler, işte onlar da, yaratıkların en iyileridirler.[7]
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
وَتَوَاصَوْا
بِالْحَقِّ
وَتَوَاصَوْا
بِالصَّبْرِ
Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, birbirlerine gerçeği tavsiye edenler ve sabırlı olmayı tavsiye edenler bunun dışındadır.[3]
اَلَّذ۪ٓي
اَطْعَمَهُمْ
مِنْ
جُوعٍ
وَاٰمَنَهُمْ
مِنْ
خَوْفٍ
Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Ev’in (Kabe’nin) Rabbine kulluk etsinler.[3-4]
Yükleniyor...