د خ ل
126 kelime · i'rab ağacında: 126
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 119 ayetler
Fâil 112 ayetler
Mef'ûlun bih 91 ayetler
الْجَنَّةَ
28
↗
هُمْ
zamir 14
هَا
zamir 12
هُ
zamir 9
الْبَابَ
6
↗
بُيُوتًا
5
↗
النَّارَ
4
↗
كُمْ
zamir 4
الَّذِينَ
3
مِنْ
3
جَهَنَّمَ
2
↗
الْمَسْجِدَ
2
↗
+15 daha (daha az geçenler)
Hâl 34 ayetler
خَالِدِينَ
12
↗
سُجَّدًا
3
↗
(كُلِّ)
gizli 2
سَلَامٍ
2
↗
cümle
1
أَنْ
1
لَا
1
(هُمْ)
gizli 1
يَعْلَمْ
1
↗
يَأْتِ
1
↗
أَفْوَاجًا
1
↗
كَافَّةً
1
↗
+12 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun fîh 32 ayetler
جَنَّاتٍ
7
↗
(أَنْ)
gizli 4
رَحْمَةِ
4
↗
مَعَ
3
أَبَدًا
1
الْيَوْمَ
1
يَوْمَ
1
عِبَادِ
1
↗
فَضْلٍ
1
↗
قُلُوبِ
1
↗
كُلِّ
1
↗
النَّارِ
1
↗
+8 daha (daha az geçenler)
Harf-i cer 23 ayetler
Nâib-i fâil 7 ayetler
Mef'ûlun mutlak 5 ayetler
Fiil Mef'ûlun bih هُ
9 ayet · د خ ل kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
ف۪يهِ
اٰيَاتٌ
بَيِّنَاتٌ
مَقَامُ
اِبْرٰه۪يمَۚ
وَمَنْ
دَخَلَهُ
كَانَ
اٰمِناًۜ
وَلِلّٰهِ
عَلَى
النَّاسِ
حِجُّ
الْبَيْتِ
مَنِ
اسْتَطَاعَ
اِلَيْهِ
سَب۪يلاًۜ
وَمَنْ
كَفَرَ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
غَنِيٌّ
عَنِ
الْعَالَم۪ينَ
Orada apaçık deliller vardır, İbrahim’in makamı vardır; kim oraya girerse, güvenlik içinde olur; oraya yol bulabilen insana Allah için Kabe’yi haccetmesi gereklidir. Kim inkar ederse, bilsin ki; doğrusu Allah alemlerden müstağnidir.[97]
تِلْكَ
حُدُودُ
اللّٰهِۜ
وَمَنْ
يُطِـعِ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
يُدْخِلْهُ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
وَذٰلِكَ
الْفَوْزُ
الْعَظ۪يمُ
Bunlar Allah’ın yasalarıdır. Allah’a ve Peygamberine kim itaat ederse onu içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır, orada temellidirler, büyük kurtuluş budur.[13]
وَمَنْ
يَعْصِ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
وَيَتَعَدَّ
حُدُودَهُ
يُدْخِلْهُ
نَاراً
خَالِداً
ف۪يهَاۖ
وَلَهُ
عَذَابٌ
مُه۪ينٌ۟
Kim Allah’a ve Peygamberine baş kaldırır ve yasalarını aşarsa, onu, temelli kalacağı cehenneme sokar. Alçaltıcı azab onadır.[14]
قَالَ
رَجُلَانِ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
يَخَافُونَ
اَنْعَمَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِمَا
ادْخُلُوا
عَلَيْهِمُ
الْبَابَۚ
فَاِذَا
دَخَلْتُمُوهُ
فَاِنَّكُمْ
غَالِبُونَ
وَعَلَى
اللّٰهِ
فَتَوَكَّلُٓوا
اِنْ
كُنْتُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Korkanlar arasında bulunan, Allah’ın nimete erdirdiği iki adam: «Üstlerine kapıdan yürüyün, oradan girerseniz şüphesiz galip gelirsiniz; eğer inanıyorsanız Allah’a güvenin» demişlerdi.[23]
اِنْ
اَحْسَنْتُمْ
اَحْسَنْتُمْ
لِاَنْفُسِكُمْ
وَاِنْ
اَسَأْتُمْ
فَلَهَاۜ
فَاِذَا
جَٓاءَ
وَعْدُ
الْاٰخِرَةِ
لِيَسُٓؤُ۫ا
وُجُوهَكُمْ
وَلِيَدْخُلُوا
الْمَسْجِدَ
كَمَا
دَخَلُوهُ
اَوَّلَ
مَرَّةٍ
وَلِيُتَبِّرُوا
مَا
عَلَوْا
تَتْب۪يراً
İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz o da kendinizedir. İki vaadden ikincisinin vakti gelince, yüzünüzü üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları, önceden Mescid’e girdikleri gibi girmeleri, ele geçirdikleri yerleri harap etmeleri için onları tekrar göndereceğiz.[7]
وَاَدْخَلْنَاهُ
ف۪ي
رَحْمَتِنَاۜ
اِنَّهُ
مِنَ
الصَّالِح۪ينَ۟
Lut’u rahmetimizin içine aldık; doğrusu o iyilerdendi.[75]
لَيْسَ
عَلَى
الْاَعْمٰى
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَى
الْاَعْرَجِ
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَى
الْمَر۪يضِ
حَرَجٌۜ
وَمَنْ
يُطِـعِ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
يُدْخِلْهُ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۚ
وَمَنْ
يَتَوَلَّ
يُعَذِّبْهُ
عَذَاباً
اَل۪يماً۟
Ama, gözleri görmeyen kimse savaşa gelmezse ona bir sorumluluk yoktur; topala ve hastaya da sorumluluk yoktur. Kim Allah’a ve peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim yüz çevirirse, onu can yakıcı azaba uğratır.[17]
يَوْمَ
يَجْمَعُكُمْ
لِيَوْمِ
الْجَمْعِ
ذٰلِكَ
يَوْمُ
التَّغَابُنِۜ
وَمَنْ
يُؤْمِنْ
بِاللّٰهِ
وَيَعْمَلْ
صَالِحاً
يُكَفِّرْ
عَنْهُ
سَيِّـَٔاتِه۪
وَيُدْخِلْهُ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اَبَداًۜ
ذٰلِكَ
الْفَوْزُ
الْعَظ۪يمُ
Toplanma günü için, sizi bir araya getirdiği zaman, işte o, kimin aldandığının ortaya çıkacağı gündür; Allah’a kim inanmış ve yararlı iş işlemişse, Allah onun kötülüklerini örter, onu içinde temelli ve sonsuz kalacağı, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar; büyük kurtuluş işte budur.[9]
رَسُولاً
يَتْلُوا
عَلَيْكُمْ
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
مُبَيِّنَاتٍ
لِيُخْرِجَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
مِنَ
الظُّلُمَاتِ
اِلَى
النُّورِۜ
وَمَنْ
يُؤْمِنْ
بِاللّٰهِ
وَيَعْمَلْ
صَالِحاً
يُدْخِلْهُ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اَبَداًۜ
قَدْ
اَحْسَنَ
اللّٰهُ
لَهُ
رِزْقاً
İnanıp yararlı işler işleyenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak üzere, size Allah’ın apaçık ayetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah’a inanır ve yararlı iş işlerse, Allah onu, içinde temelli ve sonsuz kalınacak, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Allah ona gerçekten güzel rızık vermiştir.[11]
Yükleniyor...