خ ل ق

261 kelime · i'rab ağacında: 256

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Fiil 184 ayetler
Fâil 174 ayetler
Mef'ûlun bih 158 ayetler
Harf-i cer 35 ayetler
Hâl 26 ayetler
Mef'ûlun fîh 18 ayetler
Mef'ûlun lieclih 12 ayetler
Nâib-i fâil 10 ayetler
Mef'ûlun mutlak 7 ayetler
Haber 31 ayetler
Muzâf 29 ayetler
Mecrur 27 ayetler
Mef'ûlun bih 18 ayetler
Mevsûf 14 ayetler
Mübteda 10 ayetler
Sıfat 9 ayetler
Muzâfun ileyh 8 ayetler
Bedel 3 ayetler
Mübdelün minh 3 ayetler
Fâil 1 ayetler
Hâl 1 ayetler
Mef'ûlun mutlak 1 ayetler

168 ayet · خ ل ق kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَمِنَ الْاَرْضِ مِثْلَهُنَّۜ يَتَنَزَّلُ الْاَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْماً
Yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratan Allah’tır, Allah’ın herşeye Kadir olduğunu ve Allah’ın ilminin herşeyi kuşattığını bilmeniz için Allah’ın buyruğu bunlar arasında iner durur.[12]
اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاًۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفُورُۙ
Hanginizin daha iyi iş işlediğini belirtmek için, ölümü ve dirimi (hayatı) yaratan O’dur. O, güçlüdür, bağışlayandır.[2]
اَلَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقاًۜ مَا تَرٰى ف۪ي خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍۜ فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ
Gökleri yedi kat üzerine yaratan O’dur. Rahman’ın bu yaratmasında bir düzensizlik bulamazsın. Gözünü bir çevir bak, bir çatlak görebilir misin?[3]
اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَۜ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ۟
Yaratan bilmez olur mu? O, Latif’tir, haberdardır.[14]
اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعاًۙ
İnsan gerçekten pek huysuz yaratılmıştır:[19]
كَلَّاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِمَّا يَعْلَمُونَ
Hayır; doğrusu onları kendilerinin de bildikleri şeyden yaratmışızdır.[39]
وَقَدْ خَلَقَكُمْ اَطْوَاراً
«Oysa sizi merhalelerden geçirerek O yaratmıştır.»[14]
اَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللّٰهُ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقاًۙ
«Allah’ın, göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez misiniz?»[15]
ذَرْن۪ي وَمَنْ خَلَقْتُ وَح۪يداًۙ
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.[11-14]
ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ
Sonra kan pıhtısı olmuş, sonra Allah onu yaratıp şekil vermişti.[38]
اِنَّا خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍۗ نَبْتَل۪يهِ فَجَعَلْنَاهُ سَم۪يعاً بَص۪يراً
Biz insanı katışık bir nutfeden yaratmışızdır; onu deneriz; bu yüzden, onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır.[2]
نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَٓا اَسْرَهُمْۚ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْـنَٓا اَمْثَالَهُمْ تَبْد۪يلاً
Onları yaratan, mafsallarını pekiştiren Biziz; dilersek onları benzerleri ile değiştiriveririz.[28]
اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۙ
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?[20-22]
وَخَلَقْنَاكُمْ اَزْوَاجاًۙ
Sizi çift çift yarattık;[8]
مِنْ اَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُۜ
Allah onu hangi şeyden yaratmış?[18]
مِنْ نُطْفَةٍۜ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُۙ
Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş;[19]
اَلَّذ۪ي خَلَقَكَ فَسَوّٰيكَ فَعَدَلَكَۙ
Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?[6-8]
فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَۜ
Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.[5]
خُلِقَ مِنْ مَٓاءٍ دَافِقٍۙ
O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.[6-7]
اَلَّذ۪ي خَلَقَ فَسَوّٰىۙۖ
O, yaratıp şekil vermiştir.[2]
Yükleniyor...