ح م ل
64 kelime · i'rab ağacında: 64
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 49 ayetler
Fâil 41 ayetler
Mef'ûlun bih 39 ayetler
هُ
zamir 7
(هُ)
gizli 4
أَوْزَارَ
4
↗
هَا
zamir 3
الْعَرْشَ
2
↗
إِثْمًا
2
↗
بُهْتَانًا
2
↗
أَثْقَالَ
2
↗
كُمْ
zamir 2
هُمْ
zamir 2
مَا
1
مِنْ
1
+12 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun fîh 13 ayetler
Nâib-i fâil 8 ayetler
Mef'ûlun mutlak 3 ayetler
Mef'ûlun lieclih 2 ayetler
Mecrur 3 ayetler
Fiil Mef'ûlun fîh
13 ayet · ح م ل kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
هُوَ
الَّذ۪ي
خَلَقَكُمْ
مِنْ
نَفْسٍ
وَاحِدَةٍ
وَجَعَلَ
مِنْهَا
زَوْجَهَا
لِيَسْكُنَ
اِلَيْهَاۚ
فَلَمَّا
تَغَشّٰيهَا
حَمَلَتْ
حَمْلاً
خَف۪يفاً
فَمَرَّتْ
بِه۪ۚ
فَلَمَّٓا
اَثْقَلَتْ
دَعَوَا
اللّٰهَ
رَبَّهُمَا
لَئِنْ
اٰتَيْتَنَا
صَالِحاً
لَنَكُونَنَّ
مِنَ
الشَّاكِر۪ينَ
Sizi bir nefisten yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de ondan var eden Allah’tır. Eşine yaklaşınca, eşi hafif bir yük yüklendi ve bu halde bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, karı-koca, Rableri olan Allah’a: «Bize kusursuz bir çocuk verirsen, and olsun ki şükredenlerden oluruz» diye yalvardılar.[189]
حَتّٰٓى
اِذَا
جَٓاءَ
اَمْرُنَا
وَفَارَ
التَّنُّورُۙ
قُلْنَا
احْمِلْ
ف۪يهَا
مِنْ
كُلٍّ
زَوْجَيْنِ
اثْنَيْنِ
وَاَهْلَكَ
اِلَّا
مَنْ
سَبَقَ
عَلَيْهِ
الْقَوْلُ
وَمَنْ
اٰمَنَۜ
وَمَٓا
اٰمَنَ
مَعَهُٓ
اِلَّا
قَل۪يلٌ
Buyruğumuz gelip tandırdan sular kaynamağa başlayınca, «Her cinsten birer çifti ve aleyhine hüküm verilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu ve inananları gemiye bindir» dedik. Pek az kimse onunla beraber inanmıştı.[40]
وَدَخَلَ
مَعَهُ
السِّجْنَ
فَتَيَانِۜ
قَالَ
اَحَدُهُمَٓا
اِنّ۪ٓي
اَرٰين۪ٓي
اَعْصِرُ
خَمْراًۚ
وَقَالَ
الْاٰخَرُ
اِنّ۪ٓي
اَرٰين۪ٓي
اَحْمِلُ
فَوْقَ
رَأْس۪ي
خُبْزاً
تَأْكُلُ
الطَّيْرُ
مِنْهُۜ
نَبِّئْنَا
بِتَأْو۪يلِه۪ۚ
اِنَّا
نَرٰيكَ
مِنَ
الْمُحْسِن۪ينَ
Hapse, onunla beraber, iki genç daha girdi. Biri, «Rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm» dedi; diğeri «Başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm» dedi. «Bize bunu yorumla; senin iyi bir kimse olduğunu görüyoruz»[36]
وَتَحْمِلُ
اَثْقَالَكُمْ
اِلٰى
بَلَدٍ
لَمْ
تَكُونُوا
بَالِغ۪يهِ
اِلَّا
بِشِقِّ
الْاَنْفُسِۜ
اِنَّ
رَبَّكُمْ
لَرَؤُ۫فٌ
رَح۪يمٌۙ
Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere, yüklerinizi taşırlar. Doğrusu Rabbiniz şefkatlidir, merhametlidir.[7]
لِيَحْمِلُٓوا
اَوْزَارَهُمْ
كَامِلَةً
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۙ
وَمِنْ
اَوْزَارِ
الَّذ۪ينَ
يُضِلُّونَهُمْ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۜ
اَلَا
سَٓاءَ
مَا
يَزِرُونَ۟
Böylece kıyamet günü kendi günahlarını tam olarak, bilmeden saptırdıkları kimselerin günahlarını kısmen yüklenirler. Dikkat edin, yüklendikleri yük ne kötüdür![25]
ذُرِّيَّةَ
مَنْ
حَمَلْنَا
مَعَ
نُوحٍۜ
اِنَّهُ
كَانَ
عَبْداً
شَكُوراً
Musa’ya kitap verdik. Ey Nuh’la beraber taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! Beni bırakıp başkasını vekil edinmeyesiniz diye onu İsrailoğullarına doğruluk rehberi kıldık. Doğrusu Nuh, çok şükreden bir kuldu.[2-3]
وَلَقَدْ
كَرَّمْنَا
بَن۪ٓي
اٰدَمَ
وَحَمَلْنَاهُمْ
فِي
الْبَرِّ
وَالْبَحْرِ
وَرَزَقْنَاهُمْ
مِنَ
الطَّيِّبَاتِ
وَفَضَّلْنَاهُمْ
عَلٰى
كَث۪يرٍ
مِمَّنْ
خَلَقْنَا
تَفْض۪يلاً۟
And olsun ki, biz insanoğullarını şerefli kıldık, onların karada ve denizde gezmesini sağladık, temiz şeylerle onları rızıklandırdık, yaratıklarımızın pek çoğundan üstün kıldık.[70]
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
اَنْعَمَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِمْ
مِنَ
النَّبِيّ۪نَ
مِنْ
ذُرِّيَّةِ
اٰدَمَ
وَمِمَّنْ
حَمَلْنَا
مَعَ
نُوحٍۘ
وَمِنْ
ذُرِّيَّةِ
اِبْرٰه۪يمَ
وَاِسْرَٓائ۪لَ
وَمِمَّنْ
هَدَيْنَا
وَاجْتَبَيْنَاۜ
اِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتُ
الرَّحْمٰنِ
خَرُّوا
سُجَّداً
وَبُكِياًّ ۩
İşte bunlar Allah’ın kendilerine nimetler sunduğu peygamberler; Adem’in soyundan, Nuh ile beraber taşıdıklarımızdan; İbrahim ve İsmail’in neslinden ve doğru yola erdirdiğimizden, seçip beğendiklerimizdendirler. Rahman’ın ayetleri onlara okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.[58]
مَنْ
اَعْرَضَ
عَنْهُ
فَاِنَّهُ
يَحْمِلُ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
وِزْراًۙ
Geçmiş olayları sana böyle anlatırız. Katımızdan sana da bir Kitap verdik; kim ondan yüz çevirirse bilsin ki kıyamet günü bir günah yükü yüklenecektir.[99-100]
وَاٰيَةٌ
لَهُمْ
اَنَّا
حَمَلْنَا
ذُرِّيَّتَهُمْ
فِي
الْفُلْكِ
الْمَشْحُونِۙ
Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.[41-42]
وَلَكُمْ
ف۪يهَا
مَنَافِـعُ
وَلِتَبْلُغُوا
عَلَيْهَا
حَاجَةً
ف۪ي
صُدُورِكُمْ
وَعَلَيْهَا
وَعَلَى
الْفُلْكِ
تُحْمَلُونَۜ
Onlarda sizin için daha nice faydalar vardır; gönüllerinizdeki arzulara, onlara binerek ulaşırsınız. Onlarla ve gemilerle taşınırsınız.[80]
اِنَّا
لَمَّا
طَغَا
الْمَٓاءُ
حَمَلْنَاكُمْ
فِي
الْجَارِيَةِۙ
Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.[11-12]
وَالْمَلَكُ
عَلٰٓى
اَرْجَٓائِهَاۜ
وَيَحْمِلُ
عَرْشَ
رَبِّكَ
فَوْقَهُمْ
يَوْمَئِذٍ
ثَمَانِيَةٌۜ
Melekler onun çevresindedirler; o gün Rabbinin arşını onlardan başka sekiz tanesi yüklenir.[17]
Yükleniyor...