ح س ن
194 kelime · i'rab ağacında: 184
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mef'ûlun bih 41 ayetler
Sıfat 38 ayetler
Mevsûfu 38 ayetler
قَرْضًا
6
↗
رِزْقًا
4
↗
الْأَسْمَاءُ
4
↗
أُسْوَةٌ
3
↗
أَجْرًا
2
↗
وَعْدًا
2
↗
(قَوْلًا)
gizli 1
عَبْقَرِيٍّ
1
↗
قَبُولٍ
1
↗
قَرِيبٌ
1
↗
كَلِمَةُ
1
↗
مَتَاعًا
1
↗
+11 daha (daha az geçenler)
Haber 31 ayetler
Mecrur 29 ayetler
Fiil 25 ayetler
Muzâfun ileyh 12 ayetler
Mübteda 9 ayetler
Mevsûf 7 ayetler
Mef'ûlun mutlak 6 ayetler
Haber Mübteda هِيَ
6 ayet · ح س ن kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَلَا
تَقْرَبُوا
مَالَ
الْيَت۪يمِ
اِلَّا
بِالَّت۪ي
هِيَ
اَحْسَنُ
حَتّٰى
يَبْلُغَ
اَشُدَّهُۚ
وَاَوْفُوا
الْكَيْلَ
وَالْم۪يزَانَ
بِالْقِسْطِۚ
لَا
نُكَلِّفُ
نَفْساً
اِلَّا
وُسْعَهَا
وَاِذَا
قُلْتُمْ
فَاعْدِلُوا
وَلَوْ
كَانَ
ذَا
قُرْبٰىۚ
وَبِعَهْدِ
اللّٰهِ
اَوْفُواۜ
ذٰلِكُمْ
وَصّٰيكُمْ
بِه۪
لَعَلَّكُمْ
تَذَكَّرُونَۙ
Yetim malına, erginlik çağına erişene kadar en iyi şeklin dışında yaklaşmayın; ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Konuştuğunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun. Allah’ın ahdini yerine getirin. Allah size bunları öğüt almanız için buyurmaktadır.[152]
اُدْعُ
اِلٰى
سَب۪يلِ
رَبِّكَ
بِالْحِكْمَةِ
وَالْمَوْعِظَةِ
الْحَسَنَةِ
وَجَادِلْهُمْ
بِالَّت۪ي
هِيَ
اَحْسَنُۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
هُوَ
اَعْلَمُ
بِمَنْ
ضَلَّ
عَنْ
سَب۪يلِه۪
وَهُوَ
اَعْلَمُ
بِالْمُهْتَد۪ينَ
Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde tartış; doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilir.[125]
وَلَا
تَقْرَبُوا
مَالَ
الْيَت۪يمِ
اِلَّا
بِالَّت۪ي
هِيَ
اَحْسَنُ
حَتّٰى
يَبْلُغَ
اَشُدَّهُۖ
وَاَوْفُوا
بِالْعَهْدِۚ
اِنَّ
الْعَهْدَ
كَانَ
مَسْؤُ۫لاً
Yetimin malına ergin çağa ulaşana kadar en güzel şeklin dışında yaklaşmayın. Ahdi de yerine getirin, doğrusu verilen ahidde sorumluluk vardır.[34]
وَقُلْ
لِعِبَاد۪ي
يَقُولُوا
الَّت۪ي
هِيَ
اَحْسَنُۜ
اِنَّ
الشَّيْطَانَ
يَنْزَغُ
بَيْنَهُمْۜ
اِنَّ
الشَّيْطَانَ
كَانَ
لِلْاِنْسَانِ
عَدُواًّ
مُب۪يناً
İnanan kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar. Doğrusu şeytan aralarını bozmak ister. Şeytan şüphesiz insanın apaçık düşmanıdır.[53]
اِدْفَعْ
بِالَّت۪ي
هِيَ
اَحْسَنُ
السَّيِّئَةَۜ
نَحْنُ
اَعْلَمُ
بِمَا
يَصِفُونَ
Kötülüğü en iyi ile sav. Onların vasıflandırmalarını Biz daha iyi biliriz.[96]
وَلَا
تَسْتَوِي
الْحَسَنَةُ
وَلَا
السَّيِّئَةُۜ
اِدْفَعْ
بِالَّت۪ي
هِيَ
اَحْسَنُ
فَاِذَا
الَّذ۪ي
بَيْنَكَ
وَبَيْنَهُ
عَدَاوَةٌ
كَاَنَّهُ
وَلِيٌّ
حَم۪يمٌ
İyilik ve fenalık bir değildir. Ey inanan kişi: Sen, fenalığı en güzel şekilde sav; o zaman, seninle arasında düşmanlık bulunan kişinin yakın bir dost gibi olduğunu görürsün.[34]
Yükleniyor...