ح ر م
83 kelime · i'rab ağacında: 80
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 38 ayetler
Fâil 32 ayetler
Mef'ûlun bih 31 ayetler
مَا
8
(هُ)
gizli 6
(هَا)
gizli 3
الطَّيِّبَاتِ
3
↗
لَحْمَ
2
↗
الْمَيْتَةَ
2
↗
الدَّمَ
2
↗
الذَّكَرَيْنِ
2
↗
الْأُنْثَيَيْنِ
2
↗
أَنْ
1
هَذَا
1
الْغَنَمِ
1
↗
+15 daha (daha az geçenler)
Nâib-i fâil 6 ayetler
أَنْ
1
ذَلِكَ
1
مَا
1
(هُوَ)
gizli 1
ظُهُورُ
1
↗
عَمَّاتُ
1
↗
لَحْمُ
1
↗
الْمَيْتَةُ
1
↗
النَّطِيحَةُ
1
↗
الْمَوْقُوذَةُ
1
↗
بَنَاتُ
1
↗
أَخَوَاتُ
1
↗
+7 daha (daha az geçenler)
Hâl 3 ayetler
Haber 10 ayetler
Fiil Mef'ûlun fîh
3 ayet · ح ر م kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
اُحِلَّ
لَكُمْ
صَيْدُ
الْبَحْرِ
وَطَعَامُهُ
مَتَاعاً
لَكُمْ
وَلِلسَّيَّارَةِۚ
وَحُرِّمَ
عَلَيْكُمْ
صَيْدُ
الْبَرِّ
مَا
دُمْتُمْ
حُرُماًۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
الَّـذ۪ٓي
اِلَيْهِ
تُحْشَرُونَ
Deniz avı ve onu yemek size de, yolculara da, geçimlik olarak helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size haram kılınmıştır. Huzuruna toplanacağınız Allah’tan sakının.[96]
اِنَّمَا
النَّس۪ٓيءُ
زِيَادَةٌ
فِي
الْكُفْرِ
يُضَلُّ
بِهِ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
يُحِلُّونَهُ
عَاماً
وَيُحَرِّمُونَهُ
عَاماً
لِيُوَاطِؤُ۫ا
عِدَّةَ
مَا
حَرَّمَ
اللّٰهُ
فَيُحِلُّوا
مَا
حَرَّمَ
اللّٰهُۜ
زُيِّنَ
لَهُمْ
سُٓوءُ
اَعْمَالِهِمْۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الْكَافِر۪ينَ۟
Sapıtmak için hürmetli ayların yerlerini değiştirip geciktirmek, küfürde gerçekten ileri gitmekdir. İnkar edenler Allah’ın haram kıldığı ayların sayısına uydurmak için, onu bir yıl haram, bir yıl helal sayıyor, böylece Allah’ın haram kıldığını helal kılıyorlar. Kötü işleri kendilerine güzel göründü. Allah inkar eden toplumu doğru yola eriştirmez.[37]
وَحَرَّمْنَا
عَلَيْهِ
الْمَرَاضِعَ
مِنْ
قَبْلُ
فَقَالَتْ
هَلْ
اَدُلُّكُمْ
عَلٰٓى
اَهْلِ
بَيْتٍ
يَكْفُلُونَهُ
لَكُمْ
وَهُمْ
لَهُ
نَاصِحُونَ
Önceden, süt annelerin memesini kabul etmemesini sağladık. Musa’nın ablası: «Size, sizin adınıza ona bakacak, iyi davranacak bir ev halkını tavsiye edeyim mi?» dedi.[12]
Yükleniyor...