ج ه ن م
77 kelime · i'rab ağacında: 70
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâfun ileyh
19 ayet · ج ه ن م kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
اِلَّا
طَر۪يقَ
جَهَنَّمَ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اَبَداًۜ
وَكَانَ
ذٰلِكَ
عَلَى
اللّٰهِ
يَس۪يراً
İnkar edenleri ve zalimleri Allah şüphesiz bağışlamaz, onları içinde temelli ve ebediyyen kalacakları cehennem yolundan başka bir yola eriştirmez. Bu, Allah’a kolaydır.[168-169]
يَوْمَ
يُحْمٰى
عَلَيْهَا
ف۪ي
نَارِ
جَهَنَّمَ
فَتُكْوٰى
بِهَا
جِبَاهُهُمْ
وَجُنُوبُهُمْ
وَظُهُورُهُمْۜ
هٰذَا
مَا
كَنَزْتُمْ
لِاَنْفُسِكُمْ
فَذُوقُوا
مَا
كُنْتُمْ
تَكْنِزُونَ
Bunlar cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak, «Bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; biriktirdiğinizi tadın» denecek.[35]
اَلَمْ
يَعْلَمُٓوا
اَنَّهُ
مَنْ
يُحَادِدِ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
فَاَنَّ
لَهُ
نَارَ
جَهَنَّمَ
خَالِداً
ف۪يهَاۜ
ذٰلِكَ
الْخِزْيُ
الْعَظ۪يمُ
Allah’a ve Peygamberine karşı koymağa kalkışana, ebedi kalacağı cehennem ateşi bulunduğunu bilmezler mi? Büyük rezillik budur.[63]
وَعَدَ
اللّٰهُ
الْمُنَافِق۪ينَ
وَالْمُنَافِقَاتِ
وَالْكُفَّارَ
نَارَ
جَهَنَّمَ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
هِيَ
حَسْبُهُمْۚ
وَلَعَنَهُمُ
اللّٰهُۚ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
مُق۪يمٌۙ
Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara ve inkarcılara, ebedi kalacakları cehennem ateşini hazırlamıştır. O, onlara yeter. Allah onları lanetlemiştir (rahmetinden uzak kılmıştır). Onlara devamlı azab vardır.[68]
فَرِحَ
الْمُخَلَّفُونَ
بِمَقْعَدِهِمْ
خِلَافَ
رَسُولِ
اللّٰهِ
وَكَرِهُٓوا
اَنْ
يُجَاهِدُوا
بِاَمْوَالِهِمْ
وَاَنْفُسِهِمْ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
وَقَالُوا
لَا
تَنْفِرُوا
فِي
الْحَرِّۜ
قُلْ
نَارُ
جَهَنَّمَ
اَشَدُّ
حَراًّۜ
لَوْ
كَانُوا
يَفْقَهُونَ
Allah’ın Peygamberinin hilafına geri kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallariyle ve canlariyle cihat hoşlarına gitmedi. «Sıcakta savaşa çıkmayın» dediler. De ki: «Cehennem ateşi daha sıcaktır.» Keşke bilseydiler![81]
اَفَمَنْ
اَسَّسَ
بُنْيَانَهُ
عَلٰى
تَقْوٰى
مِنَ
اللّٰهِ
وَرِضْوَانٍ
خَيْرٌ
اَمْ
مَنْ
اَسَّسَ
بُنْيَانَهُ
عَلٰى
شَفَا
جُرُفٍ
هَارٍ
فَانْهَارَ
بِه۪
ف۪ي
نَارِ
جَهَنَّمَۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الظَّالِم۪ينَ
Yapısını, Allah’tan sakınmak ve Onun hoşnudluğuna ermek için yapan kimse mi daha hayırlıdır; yoksa, yapısını kayacak bir yar kıyısına yapıp da onunla beraber cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zulmeden kimselere doğru yolu göstermez.[109]
فَوَرَبِّكَ
لَنَحْشُرَنَّهُمْ
وَالشَّيَاط۪ينَ
ثُمَّ
لَنُحْضِرَنَّهُمْ
حَوْلَ
جَهَنَّمَ
جِثِياًّۚ
Rabbine and olsun ki Biz onları mutlaka uydukları şeytanlarla beraber haşredeceğiz. Sonra cehennemin yanında diz çöktürerek hazır bulunduracağız.[68]
اِنَّكُمْ
وَمَا
تَعْبُدُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
حَصَبُ
جَهَنَّمَۜ
اَنْتُمْ
لَهَا
وَارِدُونَ
Siz ve Allah’tan başka taptıklarınız, cehennemin yakıtısınız; oraya gireceksiniz.[98]
وَالَّذ۪ينَ
يَقُولُونَ
رَبَّـنَا
اصْرِفْ
عَنَّا
عَذَابَ
جَهَنَّمَۗ
اِنَّ
عَذَابَهَا
كَانَ
غَرَاماًۗ
Onlar, «Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır; doğrusu onun azabı sürekli ve acıdır. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır» derler.[65-66]
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لَهُمْ
نَارُ
جَهَنَّمَۚ
لَا
يُقْضٰى
عَلَيْهِمْ
فَيَمُوتُوا
وَلَا
يُخَفَّفُ
عَنْهُمْ
مِنْ
عَذَابِهَاۜ
كَذٰلِكَ
نَجْز۪ي
كُلَّ
كَفُورٍۚ
İnkar edenlere cehennem ateşi vardır. Ölümlerine hükmedilmez ki ölsünler; kendilerinden cehennemin azabı da hafifletilmez. Her inkarcıyı böylece cezalandırırız.[36]
ق۪يلَ
ادْخُلُٓوا
اَبْوَابَ
جَهَنَّمَ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۚ
فَبِئْسَ
مَثْوَى
الْمُتَكَبِّر۪ينَ
Onlara: «Temelli kalacağınız cehennemin kapılarından girin; böbürlenenlerin durağı ne kötüdür!» denir.[72]
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
فِي
النَّارِ
لِخَزَنَةِ
جَهَنَّمَ
ادْعُوا
رَبَّكُمْ
يُخَفِّفْ
عَنَّا
يَوْماً
مِنَ
الْعَذَابِ
Ateşte olanlar, cehennemin bekçilerine: «Rabbinize yalvarın da hiç değilse bir gün, azabımızı hafifletsin» derler.[49]
اُدْخُلُٓوا
اَبْوَابَ
جَهَنَّمَ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۚ
فَبِئْسَ
مَثْوَى
الْمُتَكَبِّر۪ينَ
Onlara: «İşte bu, yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve böbürlenmenizden ötürüdür. Temelli kalacağınız cehennem kapılarından girin» denir. Büyüklenenlerin durağı ne kötüdür![75-76]
اِنَّ
الْمُجْرِم۪ينَ
ف۪ي
عَذَابِ
جَهَنَّمَ
خَالِدُونَۚ
Doğrusu suçlular, temelli kalacakları cehennemin azabı içindedirler.[74]
يَوْمَ
يُدَعُّونَ
اِلٰى
نَارِ
جَهَنَّمَ
دَعاًّۜ
Cehennem ateşine itildikçe itildikleri gün, onlara: «İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur;[13-14]
وَلِلَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِرَبِّهِمْ
عَذَابُ
جَهَنَّمَۜ
وَبِئْسَ
الْمَص۪يرُ
Rablerini inkar eden kimseler için cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür![6]
اِلَّا
بَلَاغاً
مِنَ
اللّٰهِ
وَرِسَالَاتِه۪ۜ
وَمَنْ
يَعْصِ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
فَاِنَّ
لَهُ
نَارَ
جَهَنَّمَ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اَبَداًۜ
«Benim yaptığım yalnız, Allah katından olanı, O’nun gönderdiklerini tebliğdir. Allah’a ve Peygamberine kim karşı gelirse ona, içinde sonsuz ve temelli kalınacak cehennem ateşi vardır.»[23]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
فَتَنُوا
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِ
ثُمَّ
لَمْ
يَتُوبُوا
فَلَهُمْ
عَذَابُ
جَهَنَّمَ
وَلَهُمْ
عَذَابُ
الْحَر۪يقِۜ
Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.[10]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
اَهْلِ
الْـكِتَابِ
وَالْمُشْرِك۪ينَ
ف۪ي
نَارِ
جَهَنَّمَ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمْ
شَرُّ
الْبَرِيَّةِۜ
Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkar edenler, şüphesiz içinde temelli kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte bunlar, yaratıkların en kötüsüdürler.[6]
Yükleniyor...