أ خ ر
250 kelime · i'rab ağacında: 247
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mecrur 85 ayetler
Sıfat 70 ayetler
Muzâfun ileyh 28 ayetler
Fiil 25 ayetler
Mef'ûlun bih 20 ayetler
Fiili 20 ayetler
يُرِيدُ
3
↗
أَغْرَقْنَا
2
↗
دَمَّرْنَا
2
↗
عَلِمْنَا
1
↗
قُلْ
1
↗
تَجِدُونَ
1
↗
تَذَرُونَ
1
↗
نُتْبِعُ
1
↗
يَحْذَرُ
1
↗
خَسِرَ
1
↗
خَلَطُوا
1
↗
يَخَافُونَ
1
↗
+4 daha (daha az geçenler)
Mevsûf 14 ayetler
Sıfat 14 ayetler
يَابِسَاتٍ
2
↗
الَّذِينَ
1
تَعْلَمُونَ
1
↗
غَيْرِ
1
↗
يُقَاتِلُونَ
1
↗
تَقْدِرُوا
1
↗
مُقَرَّنِينَ
1
↗
يَقُومَانِ
1
↗
يَلْحَقُوا
1
↗
تُحِبُّونَ
1
↗
اللَّهُ
1
↗
دُونِ
1
↗
+5 daha (daha az geçenler)
Mübteda 13 ayetler
Haber 13 ayetler
خَيْرٌ
3
↗
أَنْ
1
اعْتَرَفُوا
1
↗
فَتْحٌ
1
↗
أَكْبَرُ
1
↗
نَصْرٌ
1
↗
الْمُتَّقِينَ
1
↗
أَبْقَى
1
↗
تَأْكُلُ
1
↗
اللَّهِ
1
↗
مُرْجَوْنَ
1
↗
أَزْوَاجٌ
1
↗
+2 daha (daha az geçenler)
Mecrur
84 ayet · أ خ ر kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
يُثَبِّتُ
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
بِالْقَوْلِ
الثَّابِتِ
فِي
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
وَفِي
الْاٰخِرَةِۚ
وَيُضِلُّ
اللّٰهُ
الظَّالِم۪ينَ
وَيَفْعَلُ
اللّٰهُ
مَا
يَشَٓاءُ۟
Allah inananları, dünya hayatında ve ahirette sağlam bir söz üzerinde tutar; zalimleri de saptırır. Allah dilediğini yapar.[27]
اِلٰهُكُمْ
اِلٰهٌ
وَاحِدٌۚ
فَالَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
قُلُوبُهُمْ
مُنْكِرَةٌ
وَهُمْ
مُسْتَكْبِرُونَ
Tanrınız tek bir Tanrıdır. Ahirete inanmayanların kalbleri bunu inkar eder; onlar büyüklük taslarlar.[22]
لِلَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
مَثَلُ
السَّوْءِۚ
وَلِلّٰهِ
الْمَثَلُ
الْاَعْلٰىۜ
وَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الْحَك۪يمُ۟
Ahirete inanmayanlar kötülük misalidirler. En üstün misali ise Allah verir. O Güçlü’dür, Hakim’dir.[60]
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمُ
اسْتَحَبُّوا
الْحَيٰوةَ
الدُّنْيَا
عَلَى
الْاٰخِرَةِۙ
وَاَنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الْكَافِر۪ينَ
Bu, dünya hayatını ahirete tercih etmelerinden ve Allah’ın da, inkarcı milleti doğru yola eriştirmemesinden ötürü böyledir.[107]
لَا
جَرَمَ
اَنَّهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ
هُمُ
الْخَاسِرُونَ
Ahirette zarara uğrayacakların bunlar olduğunda şüphe yoktur.[109]
وَاٰتَيْنَاهُ
فِي
الدُّنْيَا
حَسَنَةًۜ
وَاِنَّهُ
فِي
الْاٰخِرَةِ
لَمِنَ
الصَّالِح۪ينَۜ
Dünyada ona güzellik verdik, ahirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.[122]
وَاَنَّ
الَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
اَعْتَدْنَا
لَهُمْ
عَذَاباً
اَل۪يماً۟
Doğrusu bu Kuran en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan müminlere büyük ecir olduğunu, ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler.[9-10]
وَاِذَا
قَرَأْتَ
الْقُرْاٰنَ
جَعَلْنَا
بَيْنَكَ
وَبَيْنَ
الَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
حِجَاباً
مَسْتُوراًۙ
Kuran okuduğun zaman senin ile ahirete inanmayan kimseler arasına görünmeyen bir perde çekeriz.[45]
وَمَنْ
كَانَ
ف۪ي
هٰذِه۪ٓ
اَعْمٰى
فَهُوَ
فِي
الْاٰخِرَةِ
اَعْمٰى
وَاَضَلُّ
سَب۪يلاً
Bu dünyada kalbi kör olan, ahirette de kör ve daha şaşkındır.[72]
مَنْ
كَانَ
يَظُنُّ
اَنْ
لَنْ
يَنْصُرَهُ
اللّٰهُ
فِي
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةِ
فَلْيَمْدُدْ
بِسَبَبٍ
اِلَى
السَّمَٓاءِ
ثُمَّ
لْيَقْطَعْ
فَلْيَنْظُرْ
هَلْ
يُذْهِبَنَّ
كَيْدُهُ
مَا
يَغ۪يظُ
Allah’ın peygamber’e dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanan kimse, yukarı bağladığı bir ipe kendini asıp, boğsun; bir düşünsün bakalım, bu hilesi kendisini öfkelendiren şeye engel olabilir mi?[15]
وَاِنَّ
الَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
عَنِ
الصِّرَاطِ
لَنَاكِبُونَ
Aslında sen onları doğru yola çağırıyorsun ama, ahirete inanmayanlar bu yoldan sapmaktadırlar.[73-74]
وَلَوْلَا
فَضْلُ
اللّٰهِ
عَلَيْكُمْ
وَرَحْمَتُهُ
فِي
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةِ
لَمَسَّكُمْ
ف۪ي
مَٓا
اَفَضْتُمْ
ف۪يهِ
عَذَابٌ
عَظ۪يمٌۚ
Allah’ın dünya ve ahirette size lütuf ve merhameti olmasaydı, o kötü sözü yaymanızdan ötürü büyük bir azaba uğrardınız.[14]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يُحِبُّونَ
اَنْ
تَش۪يعَ
الْفَاحِشَةُ
فِي
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌۙ
فِي
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةِۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
وَاَنْتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَ
Müminler arasından hayasızlığın yayılmasını arzu edenlere, işte onlara, dünya ve ahirette can yakıcı azap vardır. Allah bilir, siz ise bilmezsiniz.[19]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يَرْمُونَ
الْمُحْصَنَاتِ
الْغَافِلَاتِ
الْمُؤْمِنَاتِ
لُعِنُوا
فِي
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةِۖ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
عَظ۪يمٌۙ
İffetli, habersiz, mümin kadınlara zina isnat edenler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Kendi dilleri, elleri ve ayakları, yapmış olduklarına şahidlik ettikleri gün onlar büyük azaba uğrayacaklardır.[23-24]
وَاجْعَلْ
ل۪ي
لِسَانَ
صِدْقٍ
فِي
الْاٰخِر۪ينَۙ
Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah’a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme» demişti.[84-89]
اَلَّذ۪ينَ
يُق۪يمُونَ
الصَّلٰوةَ
وَيُؤْتُونَ
الزَّكٰوةَ
وَهُمْ
بِالْاٰخِرَةِ
هُمْ
يُوقِنُونَ
Bunlar, namaz kılan, zekat veren ve ahirete de kesin olarak inanan müminlere doğruluk rehberi ve müjdedir.[2-3]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
زَيَّنَّا
لَهُمْ
اَعْمَالَهُمْ
فَهُمْ
يَعْمَهُونَۜ
Ahirete inanmayanların yaptıkları işleri kendilerine güzel göstermişizdir; bu yüzden körü körüne bocalarlar.[4]
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
لَهُمْ
سُٓوءُ
الْعَذَابِ
وَهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ
هُمُ
الْاَخْسَرُونَ
Kötü azap işte bunlaradır. Ahirette en çok kayba uğrayacaklar da bunlardır.[5]
بَلِ
ادَّارَكَ
عِلْمُهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ۠
بَلْ
هُمْ
ف۪ي
شَكٍّ
مِنْهَا۠
بَلْ
هُمْ
مِنْهَا
عَمُونَ۟
Ahirete dair bilgileri yeterli midir? Hayır; ondan şüphe etmektedirler. Hayır; ona karşı kördürler.[66]
وَهُوَ
اللّٰهُ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۜ
لَهُ
الْحَمْدُ
فِي
الْاُو۫لٰى
وَالْاٰخِرَةِۘ
وَلَهُ
الْحُكْمُ
وَاِلَيْهِ
تُرْجَعُونَ
Allah O’dur; O’ndan başka tanrı yoktur. Hamd, dünyada da ahirette de O’nun içindir; hüküm de O’nundur. Yalnız O’na döndürüleceksiniz.[70]
Yükleniyor...