ب ل و
38 kelime · i'rab ağacında: 37
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 30 ayetler
Fâil 27 ayetler
Mef'ûlun bih 26 ayetler
كُمْ
zamir 10
هُمْ
zamir 4
هُ
zamir 3
مَا
2
أَيِّ
1
أَكْفُرُ
1
↗
الْيَتَامَى
1
↗
بَعْضَ
1
↗
أَخْبَارَ
1
↗
الْمُؤْمِنِينَ
1
↗
إِبْرَاهِيمَ
1
↗
أَشْكُرُ
1
↗
+3 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun fîh 3 ayetler
Mef'ûlun lieclih 3 ayetler
Mef'ûlun mutlak 3 ayetler
Nâib-i fâil 3 ayetler
Mevsûf Sıfat
6 ayet · ب ل و kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَاِذْ
نَجَّيْنَاكُمْ
مِنْ
اٰلِ
فِرْعَوْنَ
يَسُومُونَكُمْ
سُٓوءَ
الْعَذَابِ
يُذَبِّحُونَ
اَبْنَٓاءَكُمْ
وَيَسْتَحْيُونَ
نِسَٓاءَكُمْۜ
وَف۪ي
ذٰلِكُمْ
بَلَٓاءٌ
مِنْ
رَبِّكُمْ
عَظ۪يمٌ
Size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık; bu Rabbinizin büyük bir imtihanı idi.[49]
وَاِذْ
اَنْجَيْنَاكُمْ
مِنْ
اٰلِ
فِرْعَوْنَ
يَسُومُونَكُمْ
سُٓوءَ
الْعَذَابِۚ
يُقَتِّلُونَ
اَبْنَٓاءَكُمْ
وَيَسْتَحْيُونَ
نِسَٓاءَكُمْۜ
وَف۪ي
ذٰلِكُمْ
بَلَٓاءٌ
مِنْ
رَبِّكُمْ
عَظ۪يمٌ۟
Sizi kötü azaba sokan, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.[141]
فَلَمْ
تَقْتُلُوهُمْ
وَلٰكِنَّ
اللّٰهَ
قَتَلَهُمْۖ
وَمَا
رَمَيْتَ
اِذْ
رَمَيْتَ
وَلٰكِنَّ
اللّٰهَ
رَمٰىۚ
وَلِيُبْلِيَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
مِنْهُ
بَلَٓاءً
حَسَناًۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
سَم۪يعٌ
عَل۪يمٌ
Onları siz öldürmediniz fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmamıştın, fakat Allah atmıştı. Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştı. Doğrusu O işitir ve bilir.[17]
وَاِذْ
قَالَ
مُوسٰى
لِقَوْمِهِ
اذْكُرُوا
نِعْمَةَ
اللّٰهِ
عَلَيْكُمْ
اِذْ
اَنْجٰيكُمْ
مِنْ
اٰلِ
فِرْعَوْنَ
يَسُومُونَكُمْ
سُٓوءَ
الْعَذَابِ
وَيُذَبِّحُونَ
اَبْنَٓاءَكُمْ
وَيَسْتَحْيُونَ
نِسَٓاءَكُمْۜ
وَف۪ي
ذٰلِكُمْ
بَلَٓاءٌ
مِنْ
رَبِّكُمْ
عَظ۪يمٌ۟
Musa, milletine dedi ki: «Allah’ın size olan nimetlerini anın; size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden sizi kurtardı; bütün bunlarda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardır.»[6]
اِنَّ
هٰذَا
لَهُوَ
الْبَلٰٓؤُا
الْمُب۪ينُ
Doğrusu bu apaçık bir deneme idi.[106]
وَاٰتَيْنَاهُمْ
مِنَ
الْاٰيَاتِ
مَا
ف۪يهِ
بَلٰٓؤٌا
مُب۪ينٌ
Onlara, her birinde açıkça bir imtihan bulunan, mucizeler verdik.[33]
Yükleniyor...