ب ع ض
158 kelime · i'rab ağacında: 156
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 92 ayetler
Muzâfun ileyh 92 ayetler
هُمْ
zamir 34
كُمْ
zamir 20
الَّذِي
8
مَا
4
هَا
zamir 4
يَوْمٍ
3
↗
نَا
zamir 3
هُ
zamir 3
آيَاتِ
2
↗
الظَّالِمِينَ
1
↗
الظَّنِّ
1
↗
الْأَعْجَمِينَ
1
↗
+9 daha (daha az geçenler)
Mecrur 56 ayetler
Mef'ûlun bih 34 ayetler
Fiili 34 ayetler
فَضَّلَ
7
↗
نُرِيَنَّ
3
↗
رَفَعَ
3
↗
نُوَلِّي
2
↗
يَتَّخِذَ
2
↗
أَتْبَعْنَا
2
↗
يُذِيقَ
2
↗
عَرَّفَ
1
↗
يَغْتَبْ
1
↗
فَتَنَّا
1
↗
تَقَوَّلَ
1
↗
يَلْعَنُ
1
↗
+8 daha (daha az geçenler)
Fâil 26 ayetler
Muzâfun ileyh 12 ayetler
Haber 11 ayetler
Fâil
24 ayet · ب ع ض kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
اَهُمْ
يَقْسِمُونَ
رَحْمَتَ
رَبِّكَۜ
نَحْنُ
قَسَمْنَا
بَيْنَهُمْ
مَع۪يشَتَهُمْ
فِي
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
وَرَفَعْنَا
بَعْضَهُمْ
فَوْقَ
بَعْضٍ
دَرَجَاتٍ
لِيَتَّخِذَ
بَعْضُهُمْ
بَعْضاً
سُخْرِياًّۜ
وَرَحْمَتُ
رَبِّكَ
خَيْرٌ
مِمَّا
يَجْمَعُونَ
Rabbinin rahmetini onlar mı taksim edip paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında Biz taksim ettik; birbirlerine iş gördürmeleri için kimini kimine derecelerle üstün kıldık; Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri şeylerden daha iyidir.[32]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
اجْتَنِبُوا
كَث۪يراً
مِنَ
الظَّنِّۚ
اِنَّ
بَعْضَ
الظَّنِّ
اِثْمٌ
وَلَا
تَجَسَّسُوا
وَلَا
يَغْتَبْ
بَعْضُكُمْ
بَعْضاًۜ
اَيُحِبُّ
اَحَدُكُمْ
اَنْ
يَأْكُلَ
لَحْمَ
اَخ۪يهِ
مَيْتاً
فَكَرِهْتُمُوهُۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
تَـوَّابٌ
رَح۪يمٌ
Ey inananlar! Zannın çoğundan sakının, zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin suçunu araştırmayın; kimse kimseyi çekiştirmesin; hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Ondan tiksinirsiniz; Allah’tan sakının, şüphesiz Allah tevbeleri daima kabul edendir, acıyandır.[12]
وَاَقْبَلَ
بَعْضُهُمْ
عَلٰى
بَعْضٍ
يَتَسَٓاءَلُونَ
Birbirlerine dönüp soruşurlar:[25]
فَاَقْبَلَ
بَعْضُهُمْ
عَلٰى
بَعْضٍ
يَتَلَاوَمُونَ
Birbirlerini yermeye başladılar.[30]
Yükleniyor...