و ل ي
232 kelime · i'rab ağacında: 225
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 109 ayetler
Fâil 108 ayetler
Mef'ûlun bih 30 ayetler
هُمْ
zamir 7
وَجْهَ
6
↗
شَطْرَ
5
الْأَدْبَارَ
5
↗
هُ
zamir 3
الَّذِينَ
2
قَوْمًا
2
↗
كُمْ
zamir 2
(هُ)
gizli 1
قِبْلَةً
1
↗
كِبْرَ
1
↗
بَعْضَ
1
↗
+4 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun fîh 23 ayetler
Hâl 9 ayetler
Mef'ûlun mutlak 2 ayetler
Muzâf 45 ayetler
Muzâfun ileyh 45 ayetler
كُمْ
zamir 9
هُ
zamir 8
هُمْ
zamir 8
بَعْضٍ
5
↗
نَا
zamir 4
الَّذِينَ
2
ي
zamir 2
النَّاسِ
1
↗
الْمُتَّقِينَ
1
↗
اللَّهِ
1
↗
الْمُؤْمِنِينَ
1
↗
الشَّيْطَانِ
1
↗
+2 daha (daha az geçenler)
Mecrur 23 ayetler
Mevsûf 21 ayetler
Sıfat 21 ayetler
دُونِ
7
↗
كَ
zamir 2
الَّذِينَ
1
لِ
1
مَا
1
كِتَابِ
1
↗
يَمْلِكُونَ
1
↗
يَنْصُرُونَ
1
↗
الْمُهَاجِرِينَ
1
↗
يَرِثُ
1
↗
بَعْدِ
1
↗
بَعْضٍ
1
↗
+5 daha (daha az geçenler)
Mübteda 17 ayetler
Fiil Mef'ûlun bih
25 ayet · و ل ي kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
سَيَقُولُ
السُّفَـهَٓاءُ
مِنَ
النَّاسِ
مَا
وَلّٰيهُمْ
عَنْ
قِبْلَتِهِمُ
الَّت۪ي
كَانُوا
عَلَيْهَاۜ
قُلْ
لِلّٰهِ
الْمَشْرِقُ
وَالْمَغْرِبُۜ
يَهْد۪ي
مَنْ
يَشَٓاءُ
اِلٰى
صِرَاطٍ
مُسْتَق۪يمٍ
İnsanların beyinsizleri, «Yöneldikleri kıbleden onları çeviren nedir?» diyecekler; de ki: «Doğu ve batı Allah’ındır. O, dilediğini doğru yola eriştirir».[142]
قَدْ
نَرٰى
تَقَلُّبَ
وَجْهِكَ
فِي
السَّمَٓاءِۚ
فَلَنُوَلِّيَنَّكَ
قِبْلَةً
تَرْضٰيهَاۖ
فَوَلِّ
وَجْهَكَ
شَطْرَ
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِۜ
وَحَيْثُ
مَا
كُنْتُمْ
فَوَلُّوا
وُجُوهَكُمْ
شَطْرَهُۜ
وَاِنَّ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
لَيَعْلَمُونَ
اَنَّهُ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّهِمْۜ
وَمَا
اللّٰهُ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
يَعْمَلُونَ
Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Hoşnud olacağın kıbleye seni elbette çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir; bulunduğunuz yerde yüzlerinizi o yöne çevirin. Doğrusu Kitap verilenler, bunun Rab’lerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından gafil değildir.[144]
وَمِنْ
حَيْثُ
خَرَجْتَ
فَوَلِّ
وَجْهَكَ
شَطْرَ
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِۜ
وَاِنَّهُ
لَلْحَقُّ
مِنْ
رَبِّكَۜ
وَمَا
اللّٰهُ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
تَعْمَلُونَ
Her nereden yola çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir, şüphesiz bu Rabbinden bir haktır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.[149]
وَمِنْ
حَيْثُ
خَرَجْتَ
فَوَلِّ
وَجْهَكَ
شَطْرَ
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِۜ
وَحَيْثُ
مَا
كُنْتُمْ
فَوَلُّوا
وُجُوهَكُمْ
شَطْرَهُۙ
لِئَلَّا
يَكُونَ
لِلنَّاسِ
عَلَيْكُمْ
حُجَّةٌۗ
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
مِنْهُمْ
فَلَا
تَخْشَوْهُمْ
وَاخْشَوْن۪ي
وَلِاُتِمَّ
نِعْمَت۪ي
عَلَيْكُمْ
وَلَعَلَّكُمْ
تَهْتَدُونَۙ
Her nereden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir. İnsanların zulmedenlerinden başkalarının size karşı gösterecekleri bir hüccet olmaması için, her nerede olursanız, yüzlerinizi oranın semtine çevirin, bu hususta onlardan korkmayın. Benden korkun da size olan nimetimi tamamlayayım. Böylece doğru yolu bulursunuz.[150]
لَيْسَ
الْبِرَّ
اَنْ
تُوَلُّوا
وُجُوهَكُمْ
قِبَلَ
الْمَشْرِقِ
وَالْمَغْرِبِ
وَلٰكِنَّ
الْبِرَّ
مَنْ
اٰمَنَ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِ
وَالْمَلٰٓئِكَةِ
وَالْكِتَابِ
وَالنَّبِيّ۪نَۚ
وَاٰتَى
الْمَالَ
عَلٰى
حُبِّه۪
ذَوِي
الْقُرْبٰى
وَالْيَتَامٰى
وَالْمَسَاك۪ينَ
وَابْنَ
السَّب۪يلِ
وَالسَّٓائِل۪ينَ
وَفِي
الرِّقَابِۚ
وَاَقَامَ
الصَّلٰوةَ
وَاٰتَى
الزَّكٰوةَۚ
وَالْمُوفُونَ
بِعَهْدِهِمْ
اِذَا
عَاهَدُواۚ
وَالصَّابِر۪ينَ
فِي
الْبَأْسَٓاءِ
وَالضَّرَّٓاءِ
وَح۪ينَ
الْبَأْسِۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
صَدَقُواۜ
وَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْمُتَّقُونَ
Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek değildir; Lakin iyi olan, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitap’a, peygamberlere inanan, O’nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve köleler uğrunda mal veren, namaz kılan, zekat veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler, zorda, darda ve savaş alanında sabredenlerdir. İşte onlar doğru olanlardır ve sakınanlar ancak onlardır.[177]
لَنْ
يَضُرُّوكُمْ
اِلَّٓا
اَذًىۜ
وَاِنْ
يُقَاتِلُوكُمْ
يُوَلُّوكُمُ
الْاَدْبَارَ۠
ثُمَّ
لَا
يُنْصَرُونَ
Onlar incitmekten başka size bir zarar veremezler. Sizinle savaşa koyulurlarsa, geri dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.[111]
وَمَنْ
يُشَاقِقِ
الرَّسُولَ
مِنْ
بَعْدِ
مَا
تَبَيَّنَ
لَهُ
الْهُدٰى
وَيَتَّبِـعْ
غَيْرَ
سَب۪يلِ
الْمُؤْمِن۪ينَ
نُوَلِّه۪
مَا
تَوَلّٰى
وَنُصْلِه۪
جَهَنَّمَۜ
وَسَٓاءَتْ
مَص۪يراً۟
Doğru yol kendisine apaçık belli olduktan sonra, Peygamberden ayrılıp, inananların yolundan başkasına uyan kimseyi, döndüğü yöne döndürür ve onu cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir![115]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَتَّخِذُوا
الْيَهُودَ
وَالنَّصَارٰٓى
اَوْلِيَٓاءَۢ
بَعْضُهُمْ
اَوْلِيَٓاءُ
بَعْضٍۜ
وَمَنْ
يَتَوَلَّهُمْ
مِنْكُمْ
فَاِنَّهُ
مِنْهُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الظَّالِم۪ينَ
Ey İnananlar! Yahudileri ve hıristiyanları dost olarak benimsemeyin, onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onlara dost olursa o da onlardandır. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez.[51]
وَمَنْ
يَتَوَلَّ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
فَاِنَّ
حِزْبَ
اللّٰهِ
هُمُ
الْغَالِبُونَ۟
Kim Allah’ı, Peygamberini ve inananları dost edinirse bilsin ki, şüphesiz Allah’tan yana olanlar üstün gelirler.[56]
تَرٰى
كَث۪يراً
مِنْهُمْ
يَتَوَلَّوْنَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُواۜ
لَبِئْسَ
مَا
قَدَّمَتْ
لَهُمْ
اَنْفُسُهُمْ
اَنْ
سَخِطَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِمْ
وَفِي
الْعَذَابِ
هُمْ
خَالِدُونَ
Çoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin önlerine sürdüğü ne kötüdür! Allah onlara gazabetmiştir, onlar azabta temellidirler.[80]
وَكَذٰلِكَ
نُوَلّ۪ي
بَعْضَ
الظَّالِم۪ينَ
بَعْضاً
بِمَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ۟
Zalimlerin bir kısmını, kazandıklarından ötürü diğer bir kısmına böylece musallat ederiz.[129]
اِنَّ
وَلِـِّيَ
اللّٰهُ
الَّذ۪ي
نَزَّلَ
الْكِتَابَۘ
وَهُوَ
يَتَوَلَّى
الصَّالِح۪ينَ
«Çünkü benim dostum, Kitap’ı indiren Allah’tır. O, iyileri dost edinir.»[196]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
لَق۪يتُمُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
زَحْفاً
فَلَا
تُوَلُّوهُمُ
الْاَدْبَارَۚ
Ey İnananlar! Savaş için ilerlerken, inkar edenlerle toplu halde karşılaştığınızda onlara arkanızı dönmeyin.[15]
وَمَنْ
يُوَلِّهِمْ
يَوْمَئِذٍ
دُبُرَهُٓ
اِلَّا
مُتَحَرِّفاً
لِقِتَالٍ
اَوْ
مُتَحَيِّزاً
اِلٰى
فِئَةٍ
فَقَدْ
بَٓاءَ
بِغَضَبٍ
مِنَ
اللّٰهِ
وَمَأْوٰيهُ
جَهَنَّمُۜ
وَبِئْسَ
الْمَص۪يرُ
Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilmek veya bir başka topluluğa katılmak maksadı dışında, o gün arkasını düşmana dönen kimse Allah’dan bir gazaba uğramış olur. Onun varacağı yer cehennemdir. Ne kötü bir dönüştür![16]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَتَّخِذُٓوا
اٰبَٓاءَكُمْ
وَاِخْوَانَكُمْ
اَوْلِيَٓاءَ
اِنِ
اسْتَحَبُّوا
الْكُفْرَ
عَلَى
الْا۪يمَانِۜ
وَمَنْ
يَتَوَلَّهُمْ
مِنْكُمْ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الظَّالِمُونَ
Ey inananlar! Babalarınızı, kardeşlerinizi küfrü imana tercih ediyorlarsa dost edinmeyin. Sizden onları kim dost edinirse doğrusu kendine yazık etmiş olurlar.[23]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
قَاتِلُوا
الَّذ۪ينَ
يَلُونَكُمْ
مِنَ
الْكُفَّارِ
وَلْيَجِدُوا
ف۪يكُمْ
غِلْظَةًۜ
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
مَعَ
الْمُتَّق۪ينَ
Ey inananlar! Yakınınızda bulunan inkarcılarla savaşın; sizi kendilerine karşı sert bulsunlar. Bilin ki Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.[123]
اِنَّمَا
سُلْطَانُهُ
عَلَى
الَّذ۪ينَ
يَتَوَلَّوْنَهُ
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
بِه۪
مُشْرِكُونَ۟
O’nun nüfuzu sadece, O’nu dost edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.[100]
وَتَاللّٰهِ
لَاَك۪يدَنَّ
اَصْنَامَكُمْ
بَعْدَ
اَنْ
تُوَلُّوا
مُدْبِر۪ينَ
«Allah’a yemin ederim ki, siz ayrıldıktan sonra, putlarınıza bir tuzak kuracağım!»[57]
كُتِبَ
عَلَيْهِ
اَنَّهُ
مَنْ
تَوَلَّاهُ
فَاَنَّهُ
يُضِلُّهُ
وَيَهْد۪يهِ
اِلٰى
عَذَابِ
السَّع۪يرِ
Onun hakkında şöyle yazılmıştır: O kendisini dost edinen kimseyi saptırır ve alevli azaba götürür.[4]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
جَٓاؤُ۫
بِالْاِفْكِ
عُصْبَةٌ
مِنْكُمْۜ
لَا
تَحْسَبُوهُ
شَراًّ
لَكُمْۜ
بَلْ
هُوَ
خَيْرٌ
لَكُمْۜ
لِكُلِّ
امْرِئٍ
مِنْهُمْ
مَا
اكْتَسَبَ
مِنَ
الْاِثْمِۚ
وَالَّذ۪ي
تَوَلّٰى
كِبْرَهُ
مِنْهُمْ
لَهُ
عَذَابٌ
عَظ۪يمٌ
(Peygamber’in eşi hakkında) o yalanı uyduranlar içinizden bir güruhtur. Bunu kendiniz için kötü sanmayın, o sizin için hayırlı olmuştur. O kimselerden her birine kazandığı günah karşılığı ceza vardır; içlerinden elebaşılık yapana ise büyük azap vardır.[11]
Yükleniyor...