و ص ي
32 kelime · i'rab ağacında: 32
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 22 ayetler
Fâil 21 ayetler
Mef'ûlun bih 13 ayetler
كُمْ
zamir 5
الْإِنْسَانَ
3
↗
الَّذِينَ
1
(إِحْسَانً)
gizli 1
( أَنْ)
gizli 1
(لِيُحْسِنُوا)
gizli 1
عِيسَى
1
↗
مُوسَى
1
↗
نُوحًا
1
↗
بَنِينَ
1
↗
إِبْرَاهِيمَ
1
↗
إِيَّاكُمْ
zamir 1
+1 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun fîh 1 ayetler
Nâib-i fâil 1 ayetler
Mef'ûlun mutlak 2 ayetler
Fiil Fâil و
4 ayet · و ص ي kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَلَكُمْ
نِصْفُ
مَا
تَرَكَ
اَزْوَاجُكُمْ
اِنْ
لَمْ
يَكُنْ
لَهُنَّ
وَلَدٌۚ
فَاِنْ
كَانَ
لَهُنَّ
وَلَدٌ
فَلَكُمُ
الرُّبُعُ
مِمَّا
تَرَكْنَ
مِنْ
بَعْدِ
وَصِيَّةٍ
يُوص۪ينَ
بِهَٓا
اَوْ
دَيْنٍۜ
وَلَهُنَّ
الرُّبُعُ
مِمَّا
تَرَكْتُمْ
اِنْ
لَمْ
يَكُنْ
لَكُمْ
وَلَدٌۚ
فَاِنْ
كَانَ
لَكُمْ
وَلَدٌ
فَلَهُنَّ
الثُّمُنُ
مِمَّا
تَرَكْتُمْ
مِنْ
بَعْدِ
وَصِيَّةٍ
تُوصُونَ
بِهَٓا
اَوْ
دَيْنٍۜ
وَاِنْ
كَانَ
رَجُلٌ
يُورَثُ
كَلَالَةً
اَوِ
امْرَاَةٌ
وَلَهُٓ
اَخٌ
اَوْ
اُخْتٌ
فَلِكُلِّ
وَاحِدٍ
مِنْهُمَا
السُّدُسُۚ
فَاِنْ
كَانُٓوا
اَكْثَرَ
مِنْ
ذٰلِكَ
فَهُمْ
شُرَكَٓاءُ
فِي
الثُّلُثِ
مِنْ
بَعْدِ
وَصِيَّةٍ
يُوصٰى
بِهَٓا
اَوْ
دَيْنٍۙ
غَيْرَ
مُضَٓارٍّۚ
وَصِيَّةً
مِنَ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
حَل۪يمٌۜ
Kadınlarınızın çocukları yoksa bıraktıklarının yarısı sizindir, çocukları varsa, bıraktıklarının ettikleri vasiyetten veya borçtan arta kalanın dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa ettiğiniz vasiyet veya borç çıktıktan sonra bıraktıklarınızın dörtte biri karılarınızındır; çocuğunuz varsa, bıraktıklarınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadına kelale yollu (çocuğu ve babası olmadığı halde) varis olunuyor ve bunların ana-bir erkek veya bir kız kardeşi bulunuyorsa, her birine edilen vasiyetten veya borçtan arta kalanın altıda biri düşer; ikiden çoksalar, üçte birine, zarara uğratılmaksızın ortak olurlar. Bunlar Allah tarafından tavsiye edilmiştir. Allah bilendir. Halim’dir.[12]
اَتَوَاصَوْا
بِه۪ۚ
بَلْ
هُمْ
قَوْمٌ
طَاغُونَ
Öncekiler sonrakilere böyle mi vasiyet ettiler? Hayır; bunlar azgın bir millettir.[53]
ثُمَّ
كَانَ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَتَوَاصَوْا
بِالصَّبْرِ
وَتَوَاصَوْا
بِالْمَرْحَمَةِۜ
Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır.[17]
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
وَتَوَاصَوْا
بِالْحَقِّ
وَتَوَاصَوْا
بِالصَّبْرِ
Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, birbirlerine gerçeği tavsiye edenler ve sabırlı olmayı tavsiye edenler bunun dışındadır.[3]
Yükleniyor...