و

10004 kelime · i'rab ağacında: 2938

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Mef'ûlun bih 891 ayetler
Fiili 891 ayetler
قَالَ 310 ↗ يَعْلَمُ 55 ↗ خَلَقَ 46 ↗ آتَيْنَا 42 ↗ جَعَلَ 36 ↗ أَطِيعُوا 19 ↗ تَتَّخِذُوا 18 ↗ نَجَّيْنَا 17 ↗ رَأَيْتُ 16 ↗ أَنْبَتْنَا 13 ↗ حَرَّمَ 12 ↗ أَنْزَلْنَا 11 ↗
+125 daha (daha az geçenler)
تَذَرُنَّ 9 ↗ وَعَدَ 9 ↗ سَخَّرَ 9 ↗ يَمْلِكُونَ 8 ↗ (اُذْكُرْ) gizli 7 أَنْشَأَ 7 ↗ لَتَجِدَنَّ 7 ↗ تُحِلُّوا 7 ↗ اذْكُرُوا 6 ↗ تُرِدْنَ 6 ↗ أَقَامُوا 5 ↗ أَلْقَوْا 5 ↗ وَهَبْنَا 5 ↗ احْمِلْ 5 ↗ نَدْعُ 5 ↗ (اخْتَرْ) gizli 4 بَشِّرْ 4 ↗ أَوْرَثَ 4 ↗ يُحَادُّونَ 4 ↗ احْشُرُوا 4 ↗ نُخْرِجَ 4 ↗ يَرْجُو 4 ↗ يَضْرِبُونَ 4 ↗ يُطْعِمُونَ 3 ↗ يُعَذِّبَ 3 ↗ أَعْتَزِلُ 3 ↗ يَعْصِ 3 ↗ يَغْفِرَ 3 ↗ نَكْتُبُ 3 ↗ مَتَّعْتَ 3 ↗ تُنْذِرَ 3 ↗ نَنْصُرُ 3 ↗ يَنْظُرُوا 3 ↗ أَوْحَيْنَا 3 ↗ وَصَّيْنَا 3 ↗ اتَّقُوا 3 ↗ يَبْتَغُونَ 3 ↗ خَسِرُوا 3 ↗ ذُوقُوا 3 ↗ نَرْزُقُ 3 ↗ شَاقُّوا 3 ↗ اصْطَفَى 3 ↗ أَعْتَدْنَا 2 ↗ نُقَلِّبُ 2 ↗ كَرَّهَ 2 ↗ أُبْرِئُ 2 ↗ تَهْدِي 2 ↗ أَهْلَكَ 2 ↗ أَوْزِعْ 2 ↗ ابْعَثُوا 2 ↗ أَوْفُوا 2 ↗ يَتَوَلَّ 2 ↗ أَتَمَّ 2 ↗ يُؤْذُونَ 2 ↗ اجْنُبْ 2 ↗ جَاهِدْ 2 ↗ جَاءَ 2 ↗ حَارَبَ 2 ↗ يَخَافُ 2 ↗ يُدْخِلَ 2 ↗ أُمِرْتُ 2 ↗ أَرْسَلْنَا 2 ↗ يَرْقُبُوا 2 ↗ نَسْمَعُ 2 ↗ شَرَعَ 2 ↗ أَشْهَدْتُ 2 ↗ (اِجْعَلْ) gizli 1 (‏احْذَرُوا‏) gizli 1 (أَنْشَأَ) gizli 1 (أَهْلَكْنَا) gizli 1 (يَقُولُونَ) gizli 1 قَالُوا 1 ↗ أَعَدَّ 1 ↗ تَعْرِفُونَ 1 ↗ أُعِيذُ 1 ↗ يُغَادِرُ 1 ↗ أَغْرَيْنَا 1 ↗ اغْسِلُوا 1 ↗ افْتَحْ 1 ↗ فَتَنُوا 1 ↗ افْرُقْ 1 ↗ فَطَرَ 1 ↗ يُقَدِّرُ 1 ↗ قَضَيْنَا 1 ↗ كَذَبُوا 1 ↗ كَفَّ 1 ↗ بَثَّ 1 ↗ يَكْنِزُونَ 1 ↗ أَلْهَمَ 1 ↗ يُبْدِلَ 1 ↗ نُمِدُّ 1 ↗ مَسَّ 1 ↗ يُمْسِكُ 1 ↗ مُلِئَتْ 1 ↗ نَبِّئْ 1 ↗ نَادَى 1 ↗ نَزَغَ 1 ↗ تَنْقُصُوا 1 ↗ أَنْكِحُوا 1 ↗ يَبْسُطُوا 1 ↗ وَسِعَ 1 ↗ يَضَعُ 1 ↗ يُوقِعَ 1 ↗ لَنُبَيِّتَنَّ 1 ↗ يُتْبِعُونَ 1 ↗ أَثَابَ 1 ↗ جَزَى 1 ↗ جَمَعْنَا 1 ↗ يُحَلَّوْنَ 1 ↗ يُحَلَّوْنَ 1 ↗ يُخَادِعُونَ 1 ↗ خَرَقُوا 1 ↗ خَلَطُوا 1 ↗ تَخُونُوا 1 ↗ دَمَّرْنَا 1 ↗ تُرْهِبُونَ 1 ↗ يُزَوِّجُ 1 ↗ زَيَّنُوا 1 ↗ اسْأَلْ 1 ↗ سَبَّحَ 1 ↗ اسْلُكْ 1 ↗ اشْتَرَى 1 ↗ أَشْكُو 1 ↗ صَدُّوا 1 ↗ نَصْرِفَ 1 ↗
Mecrur 611 ayetler
Harf-i cer 611 ayetler
بِ 217 مِنْ 121 فِي 108 لِ 55 وَ 35
وَ ile bağlandığı fiil
إِلَى 32 عَلَى 26 عَنْ 13 كَ 4
Muzâfun ileyh 279 ayetler
Haber 245 ayetler
Mübteda 245 ayetler
مِنْ 37 الَّذِينَ 36 أُولَئِكَ 19 هُوَ zamir 19 اللَّهُ 18 ↗ (هُوَ) gizli 9 هَذَا 7 (هُمْ) gizli 6 نَحْنُ zamir 6 ذَلِكَ 5 ذَلِكُمْ 5 الْحَيَاةُ 5 ↗
+51 daha (daha az geçenler)
Müekked 239 ayetler
Fâil 188 ayetler
Fiili 188 ayetler
كَذَّبَتْ 19 ↗ يَسْتَوِي 18 ↗ جَاءَ 11 ↗ أَغْنَى 10 ↗ يَسْجُدُ 10 ↗ شَهِدَ 8 ↗ يَقُولُ 7 ↗ يُسَبِّحُ 7 ↗ تَرَكَ 5 ↗ يَرَى 4 ↗ آتَى 3 ↗ يَنْتَهِ 3 ↗
+63 daha (daha az geçenler)
Mübteda 146 ayetler
Haber 146 ayetler
هُ zamir 20 هُمْ zamir 19 هَا zamir 12 (مَوْجُودٌ) gizli 10 اللَّهِ 10 ↗ أُولَئِكَ 6 آيَاتِ 6 ↗ الَّذِينَ 4 (مُسْتَقِرٌّ) gizli 3 الْأَرْضِ 3 ↗ رِجْسٌ 3 ↗ هُمَا zamir 3
+53 daha (daha az geçenler)
Sıfat 139 ayetler
Mevsûfu 139 ayetler
رَسُولًا 14 ↗ يَوْمًا 10 ↗ أُمَّةٌ 10 ↗ الْعِبَادِ 7 ↗ رَبَّ 7 ↗ قَوْمٍ 5 ↗ الْمُتَّقِينَ 3 ↗ جَبَّارٍ 3 ↗ آلِهَةً 3 ↗ الْمُؤْمِنُونَ 3 ↗ شَيْئًا 3 ↗ الْمُصَلِّينَ 3 ↗
+54 daha (daha az geçenler)
Hâl 78 ayetler
Mef'ûlun fîh 73 ayetler
Bedel 61 ayetler
Nâib-i fâil 46 ayetler
Mef'ûlun lieclih 39 ayetler
Mef'ûlun bih (2.) 22 ayetler
Mevsûf 16 ayetler
Mübdelün minh 9 ayetler
Temyiz 3 ayetler
Fiil 2 ayetler
Mümeyyez 2 ayetler
Muzâf 2 ayetler

Muzâfun ileyh Muzâfı بَيْنَ

5 ayet · و kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

وَاتَّـبَعُوا مَا تَتْلُوا الشَّيَاط۪ينُ عَلٰى مُلْكِ سُلَيْمٰنَۚ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمٰنُ وَلٰكِنَّ الشَّيَاط۪ينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَۗ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ اَحَدٍ حَتّٰى يَقُولَٓا اِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلَا تَكْفُرْۜ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِه۪ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِه۪ۜ وَمَا هُمْ بِضَٓارّ۪ينَ بِه۪ مِنْ اَحَدٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْۜ وَلَقَدْ عَلِمُوا لَمَنِ اشْتَرٰيهُ مَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ۠ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْۜ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
Şeytanların Süleyman’ın hükümdarlığı hakkında söylediklerine uydular. Oysa Süleyman kafir değildi, ama insanlara sihri öğreten şeytanlar kafir olmuşlardı. Babil’de, melek denilen Harut ve Marut’a bir şey indirilmemişti. Bu ikisi «Biz sadece imtihan ediyoruz, sakın inkar etme» demedikçe kimseye bir şey öğretmezlerdi. Halbuki bu ikisinden, koca ile karısının arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Oysa Allah’ın izni olmadıkça onlar kimseye zarar veremezlerdi. Kendilerine zarar verecek, faydalı olmayacak şeyler öğreniyorlardı. And olsun ki, onu satın alanın ahiretten bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şeyin ne kötü olduğunu keşke bilselerdi![102]
اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde süzülen gemilerde, Allah’ın gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilttiği suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgarları ve yerle gök arasında emre amade duran bulutları döndürmesinde, düşünen kimseler için deliller vardır.[164]
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَيُر۪يدُونَ اَنْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَيَقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍۙ وَيُر۪يدُونَ اَنْ يَتَّخِذُوا بَيْنَ ذٰلِكَ سَب۪يلاًۙ
Allah’ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah’la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, «Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz» diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.[150-151]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَج۪يبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْي۪يكُمْۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِه۪ وَاَنَّـهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin. Allah’ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O’nun katında toplanacağınızı bilin.[24]
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا جَٓاءَكَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ عَلٰٓى اَنْ لَا يُشْرِكْنَ بِاللّٰهِ شَيْـٔاً وَلَا يَسْرِقْنَ وَلَا يَزْن۪ينَ وَلَا يَقْتُلْنَ اَوْلَادَهُنَّ وَلَا يَأْت۪ينَ بِبُهْتَانٍ يَفْتَر۪ينَهُ بَيْنَ اَيْد۪يهِنَّ وَاَرْجُلِهِنَّ وَلَا يَعْص۪ينَكَ ف۪ي مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَاسْتَغْفِرْ لَهُنَّ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah’a hiçbir ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, başkasının çocuğunu sahiplenerek kocasına isnadda bulunmamak ve uygun olanı işlemekte sana karşı gelmemek şartıyla sana beyat etmek üzere geldikleri zaman, onları kabul et; onlara Allah’tan bağışlanma dile; doğrusu Allah, bağışlayandır, acıyandır.[12]
Yükleniyor...