ه د ي
316 kelime · i'rab ağacında: 297
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 185 ayetler
Fâil 181 ayetler
(هُوَ)
gizli 97
و
zamir 32
اللَّهُ
16
↗
نَا
zamir 11
(أَنْتَ)
gizli 7
(أَنَا)
gizli 4
رَبُّ
4
↗
(نَحْنُ)
gizli 3
ت
zamir 3
أَنْ
1
وَ
1
(هِيَ)
gizli 1
+1 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 116 ayetler
مِنْ
26
الْقَوْمَ
20
↗
هُمْ
zamir 15
كُمْ
zamir 12
ي
zamir 10
سُبُلَ
9
↗
نَا
zamir 8
صِرَاطًا
7
↗
هُ
zamir 6
كَ
zamir 3
(هُ)
gizli 2
الْعُمْيَ
2
↗
+16 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun lieclih 4 ayetler
Nâib-i fâil 4 ayetler
Haber 55 ayetler
Mübteda 55 ayetler
اللَّهُ
17
↗
مِنْ
8
هُوَ
zamir 8
هُمْ
zamir 5
هَذَا
4
ذَلِكَ
3
الَّذِينَ
2
أُولَئِكَ
2
أَنْتَ
zamir 2
تِلْكَ
1
هَؤُلَاءِ
1
بَشَرٌ
1
↗
+2 daha (daha az geçenler)
Mecrur 41 ayetler
Mevsûf 13 ayetler
Mübteda 9 ayetler
Mef'ûlun bih Fiili ت ب ع
4 ayet · ه د ي kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
قُلْنَا
اهْبِطُوا
مِنْهَا
جَم۪يعاًۚ
فَاِمَّا
يَأْتِيَنَّكُمْ
مِنّ۪ي
هُدًى
فَمَنْ
تَبِعَ
هُدَايَ
فَلَا
خَوْفٌ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
هُمْ
يَحْزَنُونَ
«İnin oradan hepiniz, tarafımdan size bir yol gösteren gelecektir; Benim yoluma uyanlar için artık korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir» dedik.[38]
فَأْتِيَاهُ
فَقُولَٓا
اِنَّا
رَسُولَا
رَبِّكَ
فَاَرْسِلْ
مَعَنَا
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
وَلَا
تُعَذِّبْهُمْۜ
قَدْ
جِئْنَاكَ
بِاٰيَةٍ
مِنْ
رَبِّكَۜ
وَالسَّلَامُ
عَلٰى
مَنِ
اتَّـبَعَ
الْهُدٰى
Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: «Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu.»[46-48]
قَالَ
اهْبِطَا
مِنْهَا
جَم۪يعاً
بَعْضُكُمْ
لِبَعْضٍ
عَدُوٌّۚ
فَاِمَّا
يَأْتِيَنَّكُمْ
مِنّ۪ي
هُدًى
فَمَنِ
اتَّـبَعَ
هُدَايَ
فَلَا
يَضِلُّ
وَلَا
يَشْقٰى
Onlara şöyle dedi: «Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Elbet size Benden bir yol gösteren gelir; Benim yoluma uyan ne sapar ve ne de bedbaht olur.»[123]
وَقَالُٓوا
اِنْ
نَتَّبِـعِ
الْهُدٰى
مَعَكَ
نُتَخَطَّفْ
مِنْ
اَرْضِنَاۜ
اَوَلَمْ
نُمَكِّنْ
لَهُمْ
حَرَماً
اٰمِناً
يُجْبٰٓى
اِلَيْهِ
ثَمَرَاتُ
كُلِّ
شَيْءٍ
رِزْقاً
مِنْ
لَدُنَّا
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
«Seninle beraber doğru yolda gidersek, yurdumuzdan ediliriz» dediler. Onları katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürününün toplandığı güvenli ve kutlu bir yere yerleştirmedik mi? Ama çoğu bilmezler.[57]
Yükleniyor...