ن ح ن
86 kelime · i'rab ağacında: 59
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mübteda 56 ayetler
Haber 56 ayetler
أَعْلَمُ
6
↗
هُ
zamir 6
خَلَقْنَا
3
↗
عُصْبَةٌ
2
↗
أَقْرَبُ
2
↗
نَقُصُّ
2
↗
أَنْصَارُ
2
↗
مَحْرُومُونَ
2
↗
نَرْزُقُ
2
↗
الْمُسَبِّحُونَ
2
↗
(أَحَدٌ)
gizli 1
مُعَذِّبُونَ
1
↗
+31 daha (daha az geçenler)
الْغَالِبُونَ
1
↗
أَغْنِيَاءُ
1
↗
فِتْنَةٌ
1
↗
قَدَّرْنَا
1
↗
نُقَدِّسُ
1
↗
قَسَمْنَا
1
↗
قَوْمٌ
1
↗
أَكْثَرُ
1
↗
نُمِيتُ
1
↗
الْمُنْزِلُونَ
1
↗
الْمُنْشِئُونَ
1
↗
مُنْظَرُونَ
1
↗
مُسْتَهْزِئُونَ
1
↗
مُهْلِكُونَ
1
↗
الْوَارِثُونَ
1
↗
أَوْلِيَاءُ
1
↗
أَبْنَاءُ
1
↗
جَعَلْنَا
1
↗
جَمِيعٌ
1
↗
أَحِبَّاءُ
1
↗
أَحَقُّ
1
↗
نُحْيِي
1
↗
نَتَرَبَّصُ
1
↗
رَفَعْنَا
1
↗
أُولُو
1
↗
الزَّارِعُونَ
1
↗
شَدَدْنَا
1
↗
صَدَدْنَا
1
↗
الصَّافُّونَ
1
↗
مُصْلِحُونَ
1
↗
كُمْ
zamir 1
Mübteda Haber
55 ayet · ن ح ن kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَلَقَدْ
خَلَقْنَا
الْاِنْسَانَ
وَنَعْلَمُ
مَا
تُوَسْوِسُ
بِه۪
نَفْسُهُۚ
وَنَحْنُ
اَقْرَبُ
اِلَيْهِ
مِنْ
حَبْلِ
الْوَر۪يدِ
And olsun ki insanı Biz yarattık; nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz; Biz ona şah damarından daha yakınız.[16]
نَحْنُ
اَعْلَمُ
بِمَا
يَقُولُونَ
وَمَٓا
اَنْتَ
عَلَيْهِمْ
بِجَبَّارٍ
فَذَكِّرْ
بِالْقُرْاٰنِ
مَنْ
يَخَافُ
وَع۪يدِ
Onların dediklerini Biz biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; söz verdiğim günden korkanlara Kuran’la öğüt ver.[45]
اَمْ
يَقُولُونَ
نَحْنُ
جَم۪يعٌ
مُنْتَصِرٌ
Yoksa: «Biz öç alabilecek bir topluluğuz» mu diyorlar?[44]
نَحْنُ
خَلَقْنَاكُمْ
فَلَوْلَا
تُصَدِّقُونَ۟
Sizi yaratan Biziz; hala tasdik etmez misiniz?[57]
ءَاَنْتُمْ
تَخْلُقُونَهُٓ
اَمْ
نَحْنُ
الْخَالِقُونَ
Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız?[58-59]
نَحْنُ
قَدَّرْنَا
بَيْنَكُمُ
الْمَوْتَ
وَمَا
نَحْنُ
بِمَسْبُوق۪ينَۙ
Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.[60-61]
ءَاَنْتُمْ
تَزْرَعُونَهُٓ
اَمْ
نَحْنُ
الزَّارِعُونَ
Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz?[63-64]
بَلْ
نَحْنُ
مَحْرُومُونَ
Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; «Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık».[65-67]
ءَاَنْتُمْ
اَنْزَلْتُمُوهُ
مِنَ
الْمُزْنِ
اَمْ
نَحْنُ
الْمُنْزِلُونَ
Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?[68-69]
ءَاَنْتُمْ
اَنْشَأْتُمْ
شَجَرَتَـهَٓا
اَمْ
نَحْنُ
الْمُنْشِؤُ۫نَ
Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?[71-72]
نَحْنُ
جَعَلْنَاهَا
تَذْكِرَةً
وَمَتَاعاً
لِلْمُقْو۪ينَۚ
Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık.[73]
وَنَحْنُ
اَقْرَبُ
اِلَيْهِ
مِنْكُمْ
وَلٰـكِنْ
لَا
تُبْصِرُونَ
Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.[83-85]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
كُونُٓوا
اَنْصَارَ
اللّٰهِ
كَمَا
قَالَ
ع۪يسَى
ابْنُ
مَرْيَمَ
لِلْحَوَارِيّ۪نَ
مَنْ
اَنْصَار۪ٓي
اِلَى
اللّٰهِۜ
قَالَ
الْحَوَارِيُّونَ
نَحْنُ
اَنْصَارُ
اللّٰهِ
فَاٰمَنَتْ
طَٓائِفَةٌ
مِنْ
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
وَكَـفَرَتْ
طَٓائِفَةٌۚ
فَاَيَّدْنَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
عَلٰى
عَدُوِّهِمْ
فَاَصْبَحُوا
ظَاهِر۪ينَ
Ey inananlar! Allah’ın dininin yardımcıları olun. Nitekim, Meryem oğlu İsa, Havarilere: «Allah’a giden yolda yardımcılarım kimlerdir?» deyince, Havariler: «Allah’ın dininin yardımcıları biziz» demişlerdi. İsrailoğullarının bir takımı böylece inanmış, bir takımı da inkar etmişti; ama Biz, inananları düşmanlarına karşı destekledik de üstün geldiler.[14]
بَلْ
نَحْنُ
مَحْرُومُونَ
Bahçeyi gördüklerinde: «Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık» dediler.[26-27]
نَحْنُ
خَلَقْنَاهُمْ
وَشَدَدْنَٓا
اَسْرَهُمْۚ
وَاِذَا
شِئْنَا
بَدَّلْـنَٓا
اَمْثَالَهُمْ
تَبْد۪يلاً
Onları yaratan, mafsallarını pekiştiren Biziz; dilersek onları benzerleri ile değiştiriveririz.[28]
Yükleniyor...