ن ا
2435 kelime · i'rab ağacında: 1666
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fâil 773 ayetler
Fiili 773 ayetler
جَعَلْنَا
66
↗
أَرْسَلْنَا
60
↗
آتَيْنَا
56
↗
أَنْزَلْنَا
43
↗
آمَنَّا
30
↗
خَلَقْنَا
29
↗
نَجَّيْنَا
23
↗
أَهْلَكْنَا
21
↗
قُلْنَا
19
↗
أَخَذْنَا
19
↗
أَوْحَيْنَا
18
↗
سَمِعْنَا
12
↗
+153 daha (daha az geçenler)
رَزَقْنَا
11
↗
أَعْتَدْنَا
10
↗
وَجَدْنَا
10
↗
أَخْرَجْنَا
10
↗
أَنْبَتْنَا
8
↗
بَعَثْنَا
8
↗
كَشَفْنَا
7
↗
مَكَّنَّا
7
↗
أَنْشَأْنَا
7
↗
وَهَبْنَا
7
↗
أَذَقْنَا
7
↗
عَلَّمْنَا
6
↗
فَتَحْنَا
6
↗
هَدَيْنَا
6
↗
جِئْنَا
6
↗
حَرَّمْنَا
6
↗
زَيَّنَّا
6
↗
فَتَنَّا
5
↗
كَتَبْنَا
5
↗
مَتَّعْنَا
5
↗
يَسَّرْنَا
5
↗
تَرَكْنَا
5
↗
حَمَلْنَا
5
↗
رَفَعْنَا
5
↗
أَرَدْنَا
5
↗
صَرَّفْنَا
5
↗
فَصَّلْنَا
4
↗
أَلْقَيْنَا
4
↗
وَصَّيْنَا
4
↗
وَاعَدْنَا
4
↗
بَيَّنَّا
4
↗
ضَرَبْنَا
4
↗
(ثَبَتَ)
gizli 3
أَطَعْنَا
3
↗
ظَلَمْنَا
3
↗
أَغْرَقْنَا
3
↗
فَضَّلْنَا
3
↗
قَدَّرْنَا
3
↗
قَصَصْنَا
3
↗
قَضَيْنَا
3
↗
قَطَّعْنَا
3
↗
كَفَى
3
↗
بَدَّلْنَا
3
↗
انْتَقَمْنَا
3
↗
بَشَّرْنَا
3
↗
أَتْبَعْنَا
3
↗
أَدْخَلْنَا
3
↗
سَخَّرْنَا
3
↗
ظَلَّلْنَا
2
↗
ظَنَنَّا
2
↗
عَذَّبْنَا
2
↗
عَفَوْنَا
2
↗
عَهِدْنَا
2
↗
فَجَّرْنَا
2
↗
فَرَّطْنَا
2
↗
فَرَقْنَا
2
↗
قَفَّيْنَا
2
↗
كَفَرْنَا
2
↗
لَبِثْنَا
2
↗
أَمْطَرْنَا
2
↗
نَبَذْنَا
2
↗
نَزَعْنَا
2
↗
أَنْعَمْنَا
2
↗
نَفَخْنَا
2
↗
أَوْرَثْنَا
2
↗
تَوَكَّلْنَا
2
↗
اجْتَبَيْنَا
2
↗
جَزَيْنَا
2
↗
دَمَّرْنَا
2
↗
أَرَيْنَا
2
↗
رَدَدْنَا
2
↗
آوَيْنَا
2
↗
زَوَّجْنَا
2
↗
زِدْنَا
2
↗
اصْطَفَيْنَا
2
↗
أَنْ
1
ضَلَلْنَا
1
↗
طَمَسْنَا
1
↗
اطَّيَّرْنَا
1
↗
أَعْثَرْنَا
1
↗
عَجَّلْنَا
1
↗
عَرَضْنَا
1
↗
اعْتَرَفْنَا
1
↗
عَزَّزْنَا
1
↗
عَصَيْنَا
1
↗
أَعْطَيْنَا
1
↗
عُدْنَا
1
↗
عَيِينَا
1
↗
غَفَرْنَا
1
↗
أَغْفَلْنَا
1
↗
أَغْوَيْنَا
1
↗
فَدَيْنَا
1
↗
فَرَضْنَا
1
↗
افْتَرَيْنَا
1
↗
فَهَّمْنَا
1
↗
قَتَلْنَا
1
↗
قَدِمْنَا
1
↗
قَرَأْنَا
1
↗
أَقْرَرْنَا
1
↗
قَسَمْنَا
1
↗
قَصَمْنَا
1
↗
قَيَّضْنَا
1
↗
كُنَّا
1
↗
لَبَسْنَا
1
↗
أَلْزَمْنَا
1
↗
بَدَأْنَا
1
↗
لَمَسْنَا
1
↗
أَلَنَّا
1
↗
أَمْدَدْنَا
1
↗
تَبَرَّأْنَا
1
↗
مَكَرْنَا
1
↗
مَنَنَّا
1
↗
نَتَقْنَا
1
↗
أَنْذَرْنَا
1
↗
بَارَكْنَا
1
↗
نَسِينَا
1
↗
أَنْشَرْنَا
1
↗
نَصَرْنَا
1
↗
أَنَبْنَا
1
↗
وَضَعْنَا
1
↗
بَلَوْنَا
1
↗
بَنَيْنَا
1
↗
بَوَّأْنَا
1
↗
أَخَّرْنَا
1
↗
أَتْمَمْنَا
1
↗
آذَنَّا
1
↗
أَجْرَمْنَا
1
↗
جَمَعْنَا
1
↗
جَاوَزْنَا
1
↗
حَشَرْنَا
1
↗
حَفِظْنَا
1
↗
أَحْلَلْنَا
1
↗
تَأْفِكَ
1
↗
أَلَتْنَا
1
↗
خَسَفْنَا
1
↗
خَشِينَا
1
↗
أَخْطَأْنَا
1
↗
أَخْلَصْنَا
1
↗
أَخْلَفْنَا
1
↗
خَوَّلْنَا
1
↗
ذَرَأْنَا
1
↗
ذَهَبْنَا
1
↗
رَبَطْنَا
1
↗
رَجَعْنَا
1
↗
زَيَّلْنَا
1
↗
سَلَكْنَا
1
↗
أَسْلَمْنَا
1
↗
شَدَدْنَا
1
↗
شَهِدْنَا
1
↗
شِئْنَا
1
↗
صَبَبْنَا
1
↗
صَبَرْنَا
1
↗
صَدَدْنَا
1
↗
Muzâfun ileyh 511 ayetler
Muzâfı 511 ayetler
رَبَّ
110
↗
آيَاتِ
92
↗
آبَاءَ
33
↗
رُسُلُ
21
↗
عِبَادِ
17
↗
أَمْرُ
16
↗
بَيْنَ
13
بَأْسُ
10
↗
آلِهَةِ
9
↗
عِنْدَ
8
عِنْدِ
7
↗
وَيْلَ
7
↗
+86 daha (daha az geçenler)
لَدَا
6
مَعَ
6
قُلُوبُ
6
↗
مِثْلُ
6
↗
ذُنُوبَ
5
↗
رَحْمَةِ
5
↗
أَعْيُنِ
4
↗
قَوْمَ
4
↗
لِقَاءَ
4
↗
وَلِيُّ
4
↗
بَيْنِ
4
↗
أَعْمَالُ
3
↗
أَقْدَامَ
3
↗
أَنْفُسَ
3
↗
أَيْدِي
3
↗
بَعْضُ
3
↗
أَخَا
3
↗
أَرْضِ
3
↗
حَسْبُ
3
↗
ذِكْرِ
3
↗
أَهْلَ
3
↗
رُوحِ
3
↗
سُبُلَ
3
↗
آبَاءِ
2
عَذَابِ
2
↗
قَبْلِ
2
↗
مَتَاعَ
2
↗
مَوْتَةَ
2
↗
أَمْوَالُ
2
↗
نَصْرُ
2
↗
وَحْيِ
2
↗
مِيقَاتِ
2
↗
أَبْنَاءَ
2
↗
حَيَاةُ
2
↗
خَطَايَا
2
↗
ذُرِّيَّاتِ
2
↗
أَزْوَاجِ
2
↗
أَسْفَارِ
2
↗
أَيِّ
1
خَلْفَ
1
لَدَى
1
مِنْ
1
عَطَاءُ
1
↗
أَعْقَابِ
1
↗
غَدَاءَ
1
↗
قَرْيَةِ
1
↗
قِطَّ
1
↗
قَوْلُ
1
↗
كُبَرَاءَ
1
↗
كِتَابُ
1
↗
كَلِمَةُ
1
↗
مُمْطِرُ
1
↗
مَلْكِ
1
↗
مِلَّتِ
1
↗
مَنَاسِكَ
1
↗
نِسَاءَ
1
↗
نُورَ
1
↗
أَبْصَارُ
1
↗
بِضَاعَةُ
1
↗
بَطْشَةِ
1
↗
أَجَلَ
1
↗
أَحَدَ
1
↗
بُيُوتَ
1
↗
آخِرِ
1
↗
آذَانِ
1
↗
جِدَالَ
1
↗
جُنْدَ
1
↗
حُجَّةُ
1
↗
حَسْرَةَ
1
↗
حَيَاةُ
1
↗
دِيَارِ
1
↗
دُونِ
1
↗
مَرَدَّ
1
↗
أَرَاذِلُ
1
↗
رِزْقُ
1
↗
مَرْقَدِ
1
↗
أَوَّلِ
1
↗
إِسْرَافَ
1
↗
سَفِيهُ
1
↗
سُنَّةِ
1
↗
سَيِّئَاتِ
1
↗
سَادَةَ
1
↗
شُرَكَاؤُ
1
↗
شُفَعَاءُ
1
↗
شِقْوَةُ
1
↗
شَهَادَةُ
1
↗
Mecrur 190 ayetler
Harf-i cer 190 ayetler
لِ
82
عَلَى
52
إِلَى
23
مِنْ
19
بِ
7
فِي
5
عَنْ
4
لِ
ile bağlandığı fiil
عَلَى
ile bağlandığı fiil
أُنْزِلَ
7
↗
مَنَّ
3
↗
أَفْرِغْ
2
↗
أَسْقِطْ
2
↗
غَلَبَتْ
1
↗
يَفْرُطَ
1
↗
تَفْتَرِيَ
1
↗
أَفِيضُوا
1
↗
لِيَقْضِ
1
↗
تَقَوَّلَ
1
↗
كَتَبْتَ
1
↗
آثَرَ
1
↗
+8 daha (daha az geçenler)
إِلَى
ile bağlandığı fiil
مِنْ
ile bağlandığı fiil
فِي
ile bağlandığı fiil
عَنْ
ile bağlandığı fiil
Mef'ûlun bih 179 ayetler
Fiili 179 ayetler
آتِ
27
↗
جِئْتَ
15
↗
هَدَى
8
↗
تَعِدُ
8
↗
تَدْعُو
7
↗
تَمَسَّ
6
↗
ارْحَمْ
6
↗
أَضَلُّوا
5
↗
تَجْعَلْ
5
↗
أَنْجَيْتَ
4
↗
انْصُرْ
4
↗
قِ
4
↗
+52 daha (daha az geçenler)
أَخْرِجْ
4
↗
انْظُرْ
3
↗
يَنْفَعَ
3
↗
تُهْلِكُ
3
↗
أَمَرَ
3
↗
أَرِ
3
↗
ظَلَمُوا
2
↗
اكْتُبْ
2
↗
تُكَلِّمُ
2
↗
نَبَّأَ
2
↗
تَجِدُ
2
↗
ذَرْ
2
↗
تَوَفَّ
2
↗
تُؤَاخِذْ
2
↗
أَخِّرْ
2
↗
جَادَلْتَ
2
↗
أَدْخِلْ
2
↗
رَاعِ
2
↗
سَبَقُوا
2
↗
صَدَقَ
2
↗
تُصِيبَ
2
↗
أَطَاعُوا
1
↗
يُعَذِّبُ
1
↗
عَهِدَ
1
↗
يُعِيدُ
1
↗
أَفْتِ
1
↗
فَضَّلَ
1
↗
فَطَرَ
1
↗
أَكْرَهْتَ
1
↗
تَلْفِتَ
1
↗
يُبْدِلَ
1
↗
مَنَعَ
1
↗
أَمَتَّ
1
↗
نَادَى
1
↗
أَنْطَقَ
1
↗
تَنْهَى
1
↗
أَوْرَثَ
1
↗
بَعَثَ
1
↗
تَتَّبِعُوا
1
↗
آسَفُوا
1
↗
تُحَاجُّونَ
1
↗
أَحَلَّ
1
↗
أَحْيَيْتَ
1
↗
تُخْزِ
1
↗
يَذْكُرُ
1
↗
ارْجِعْ
1
↗
ارْزُقْ
1
↗
تَسْحَرَ
1
↗
أَسْقَيْنَا
1
↗
شَغَلَتْ
1
↗
تَصُدُّوا
1
↗
يَضُرُّ
1
↗
Haber 26 ayetler
Mübteda 26 ayetler
مَرْجِعُ
4
↗
مَا
3
أَعْمَالُ
3
↗
شَافِعِينَ
2
↗
هَذِهِ
1
(شَيْءٌ)
gizli 1
(هِيَ)
gizli 1
الْقَاسِطُونَ
1
↗
قَوْمُ
1
↗
كُلٌّ
1
↗
الْحِسَابُ
1
↗
حَقٍّ
1
↗
+7 daha (daha az geçenler)
Sıfat 14 ayetler
Muzâfun ileyh
414 ayet · ن ا kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
اِذْ
اَوَى
الْفِتْيَةُ
اِلَى
الْكَهْفِ
فَقَالُوا
رَبَّنَٓا
اٰتِنَا
مِنْ
لَدُنْكَ
رَحْمَةً
وَهَيِّئْ
لَنَا
مِنْ
اَمْرِنَا
رَشَداً
Birkaç genç mağaraya sığınmış: «Rabbimiz! Katından bize rahmet ver ve işimizde doğruyu göster, bizi başarılı kıl» demişlerdi.[10]
وَرَبَطْنَا
عَلٰى
قُلُوبِهِمْ
اِذْ
قَامُوا
فَقَالُوا
رَبُّنَا
رَبُّ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
لَنْ
نَدْعُوَ۬ا
مِنْ
دُونِه۪ٓ
اِلٰهاً
لَقَدْ
قُلْـنَٓا
اِذاً
شَطَطاً
Onların olayını sana Biz gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış birkaç gençti. Onların hidayetlerini artırmış ve kalblerini pekiştirmiştik. Durup, şöyle demişlerdi: «Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir, O’nu bırakıp başka bir tanrıya yalvarmayız, yoksa and olsun ki, batıl söz söylemiş oluruz. Şu bizim milletimiz, Allah’ı bırakıp O’ndan başka tanrılar edindiler. Onların gerçek olduğuna apaçık delil getirmeleri gerekmez mi? Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir?»[13-15]
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
قَوْمُنَا
اتَّخَذُوا
مِنْ
دُونِه۪ٓ
اٰلِهَةًۜ
لَوْلَا
يَأْتُونَ
عَلَيْهِمْ
بِسُلْطَانٍ
بَيِّنٍۜ
فَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنِ
افْتَرٰى
عَلَى
اللّٰهِ
كَذِباًۜ
Onların olayını sana Biz gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış birkaç gençti. Onların hidayetlerini artırmış ve kalblerini pekiştirmiştik. Durup, şöyle demişlerdi: «Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir, O’nu bırakıp başka bir tanrıya yalvarmayız, yoksa and olsun ki, batıl söz söylemiş oluruz. Şu bizim milletimiz, Allah’ı bırakıp O’ndan başka tanrılar edindiler. Onların gerçek olduğuna apaçık delil getirmeleri gerekmez mi? Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir?»[13-15]
وَاصْبِرْ
نَفْسَكَ
مَعَ
الَّذ۪ينَ
يَدْعُونَ
رَبَّهُمْ
بِالْغَدٰوةِ
وَالْعَشِيِّ
يُر۪يدُونَ
وَجْهَهُ
وَلَا
تَعْدُ
عَيْنَاكَ
عَنْهُمْۚ
تُر۪يدُ
ز۪ينَةَ
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
وَلَا
تُطِـعْ
مَنْ
اَغْفَلْنَا
قَلْبَهُ
عَنْ
ذِكْرِنَا
وَاتَّبَعَ
هَوٰيهُ
وَكَانَ
اَمْرُهُ
فُرُطاً
Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek O’na yalvaranlarla beraber sen de sabret. Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma. Bizi anmasını kendisine unutturduğumuz ve işinde aşırı giderek hevesine uyan kimseye uyma.[28]
وَوُضِعَ
الْكِتَابُ
فَتَرَى
الْمُجْرِم۪ينَ
مُشْفِق۪ينَ
مِمَّا
ف۪يهِ
وَيَقُولُونَ
يَا وَيْلَتَنَا
مَالِ
هٰذَا
الْكِتَابِ
لَا
يُغَادِرُ
صَغ۪يرَةً
وَلَا
كَب۪يرَةً
اِلَّٓا
اَحْصٰيهَاۚ
وَوَجَدُوا
مَا
عَمِلُوا
حَاضِراًۜ
وَلَا
يَظْلِمُ
رَبُّكَ
اَحَداً۟
Amel defteri ortaya konunca, suçluların, onda yazılı olanlardan korktuklarını görürsün, «Vah bize, eyvah bize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmadan hepsini saymış!» derler. İşlediklerini hazır bulurlar. Rabbin kimseye haksızlık etmez.[49]
فَلَمَّا
جَاوَزَا
قَالَ
لِفَتٰيهُ
اٰتِنَا
غَدَٓاءَنَاۘ
لَقَدْ
لَق۪ينَا
مِنْ
سَفَرِنَا
هٰذَا
نَصَباً
Oradan uzaklaştıklarında Musa, yanındaki gence: «Azığımızı çıkar, and olsun bu yolculuğumuzda yorgun düştük» dedi.[62]
فَوَجَدَا
عَبْداً
مِنْ
عِبَادِنَٓا
اٰتَيْنَاهُ
رَحْمَةً
مِنْ
عِنْدِنَا
وَعَلَّمْنَاهُ
مِنْ
لَدُنَّا
عِلْماً
Bu arada ikisi katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve kendisine ilim öğrettiğimiz kullarımızdan birini buldular.[65]
وَاَمَّا
مَنْ
اٰمَنَ
وَعَمِلَ
صَالِحاً
فَلَهُ
جَزَٓاءًۨ
الْحُسْنٰىۚ
وَسَنَقُولُ
لَهُ
مِنْ
اَمْرِنَا
يُسْراًۜ
«Haksızlık yapana azap edeceğiz, sonra Rabbine döndürülür, onu görülmemiş bir azaba uğratır; ama inanıp yararlı iş işleyene, mükafat olarak güzel şeyler vardır, ona buyruğumuzdan kolay olanı söyleriz» dedi.[87-88]
قَالُوا
يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ
اِنَّ
يَأْجُوجَ
وَمَأْجُوجَ
مُفْسِدُونَ
فِي
الْاَرْضِ
فَهَلْ
نَجْعَلُ
لَكَ
خَرْجاً
عَلٰٓى
اَنْ
تَجْعَلَ
بَيْنَنَا
وَبَيْنَهُمْ
سَداًّ
Sonunda, iki dağın arasına varınca, orada nerdeyse hiç laf anlamayan bir millete rastladı.[93]
فَاتَّخَذَتْ
مِنْ
دُونِهِمْ
حِجَاباً
فَاَرْسَلْـنَٓا
اِلَيْهَا
رُوحَنَا
فَتَمَثَّلَ
لَهَا
بَشَراً
سَوِياًّ
Sonra, insanlardan gizlenmek için bir perde germişti. Cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan olarak görünmüştü.[17]
وَوَهَبْنَا
لَهُمْ
مِنْ
رَحْمَتِنَا
وَجَعَلْنَا
لَهُمْ
لِسَانَ
صِدْقٍ
عَلِياًّ۟
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onların her dilde üstün şekilde anılmalarını sağladık.[50]
وَوَهَبْنَا
لَهُ
مِنْ
رَحْمَتِنَٓا
اَخَاهُ
هٰرُونَ
نَبِياًّ
Rahmetimizden, kardeşi Harun’u bir peygamber olarak ona bağışladık.[53]
تِلْكَ
الْجَنَّةُ
الَّت۪ي
نُورِثُ
مِنْ
عِبَادِنَا
مَنْ
كَانَ
تَقِياًّ
Kullarımızdan Allah’a karşı gelmekten sakınanları mirasçı kılacağımız Cennet işte budur.[63]
وَمَا
نَتَنَزَّلُ
اِلَّا
بِاَمْرِ
رَبِّكَۚ
لَهُ
مَا
بَيْنَ
اَيْد۪ينَا
وَمَا
خَلْفَنَا
وَمَا
بَيْنَ
ذٰلِكَۚ
وَمَا
كَانَ
رَبُّكَ
نَسِياًّۚ
Cebrail: «Biz ancak Rabbinin buyruğu ile ineriz, geçmişimizi geleceğimizi ve ikisinin arasındakileri bilmek O’na mahsustur. Rabbin unutkan değildir.»[64]
وَاِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتُنَا
بَيِّنَاتٍ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓواۙ
اَيُّ
الْفَر۪يقَيْنِ
خَيْرٌ
مَقَاماً
وَاَحْسَنُ
نَدِياًّ
Ayetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman inkar edenler inananlara: «Bu iki takımın hangisinin makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir?» derler.[73]
اَفَرَاَيْتَ
الَّذ۪ي
كَفَرَ
بِاٰيَاتِنَا
وَقَالَ
لَاُو۫تَيَنَّ
مَالاً
وَوَلَداًۜ
Ayetlerimizi inkar eden ve «bana elbette mal ve çocuk verilecektir» diyeni gördün mu?[77]
لِنُرِيَكَ
مِنْ
اٰيَاتِنَا
الْكُبْرٰىۚ
Allah: «Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın» dedi.[21-23]
قَالَا
رَبَّـنَٓا
اِنَّـنَا
نَخَافُ
اَنْ
يَفْرُطَ
عَلَيْنَٓا
اَوْ
اَنْ
يَطْغٰى
Musa ve kardeşi: «Rabbimiz! Onun bize kötülük etmesinden veya azgınlığının artmasından korkarız» dediler.[45]
فَأْتِيَاهُ
فَقُولَٓا
اِنَّا
رَسُولَا
رَبِّكَ
فَاَرْسِلْ
مَعَنَا
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
وَلَا
تُعَذِّبْهُمْۜ
قَدْ
جِئْنَاكَ
بِاٰيَةٍ
مِنْ
رَبِّكَۜ
وَالسَّلَامُ
عَلٰى
مَنِ
اتَّـبَعَ
الْهُدٰى
Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: «Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu.»[46-48]
قَالَ
رَبُّنَا
الَّـذ۪ٓي
اَعْطٰى
كُلَّ
شَيْءٍ
خَلْقَهُ
ثُمَّ
هَدٰى
Musa: «Rabbimiz, her şeye ayrı bir özellik veren, sonra doğru yola eriştirendir» dedi.[50]
Yükleniyor...