ن ا

2435 kelime · i'rab ağacında: 1666

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Fâil 773 ayetler
Fiili 773 ayetler
جَعَلْنَا 66 ↗ أَرْسَلْنَا 60 ↗ آتَيْنَا 56 ↗ أَنْزَلْنَا 43 ↗ آمَنَّا 30 ↗ خَلَقْنَا 29 ↗ نَجَّيْنَا 23 ↗ أَهْلَكْنَا 21 ↗ قُلْنَا 19 ↗ أَخَذْنَا 19 ↗ أَوْحَيْنَا 18 ↗ سَمِعْنَا 12 ↗
+153 daha (daha az geçenler)
رَزَقْنَا 11 ↗ أَعْتَدْنَا 10 ↗ وَجَدْنَا 10 ↗ أَخْرَجْنَا 10 ↗ أَنْبَتْنَا 8 ↗ بَعَثْنَا 8 ↗ كَشَفْنَا 7 ↗ مَكَّنَّا 7 ↗ أَنْشَأْنَا 7 ↗ وَهَبْنَا 7 ↗ أَذَقْنَا 7 ↗ عَلَّمْنَا 6 ↗ فَتَحْنَا 6 ↗ هَدَيْنَا 6 ↗ جِئْنَا 6 ↗ حَرَّمْنَا 6 ↗ زَيَّنَّا 6 ↗ فَتَنَّا 5 ↗ كَتَبْنَا 5 ↗ مَتَّعْنَا 5 ↗ يَسَّرْنَا 5 ↗ تَرَكْنَا 5 ↗ حَمَلْنَا 5 ↗ رَفَعْنَا 5 ↗ أَرَدْنَا 5 ↗ صَرَّفْنَا 5 ↗ فَصَّلْنَا 4 ↗ أَلْقَيْنَا 4 ↗ وَصَّيْنَا 4 ↗ وَاعَدْنَا 4 ↗ بَيَّنَّا 4 ↗ ضَرَبْنَا 4 ↗ (ثَبَتَ) gizli 3 أَطَعْنَا 3 ↗ ظَلَمْنَا 3 ↗ أَغْرَقْنَا 3 ↗ فَضَّلْنَا 3 ↗ قَدَّرْنَا 3 ↗ قَصَصْنَا 3 ↗ قَضَيْنَا 3 ↗ قَطَّعْنَا 3 ↗ كَفَى 3 ↗ بَدَّلْنَا 3 ↗ انْتَقَمْنَا 3 ↗ بَشَّرْنَا 3 ↗ أَتْبَعْنَا 3 ↗ أَدْخَلْنَا 3 ↗ سَخَّرْنَا 3 ↗ ظَلَّلْنَا 2 ↗ ظَنَنَّا 2 ↗ عَذَّبْنَا 2 ↗ عَفَوْنَا 2 ↗ عَهِدْنَا 2 ↗ فَجَّرْنَا 2 ↗ فَرَّطْنَا 2 ↗ فَرَقْنَا 2 ↗ قَفَّيْنَا 2 ↗ كَفَرْنَا 2 ↗ لَبِثْنَا 2 ↗ أَمْطَرْنَا 2 ↗ نَبَذْنَا 2 ↗ نَزَعْنَا 2 ↗ أَنْعَمْنَا 2 ↗ نَفَخْنَا 2 ↗ أَوْرَثْنَا 2 ↗ تَوَكَّلْنَا 2 ↗ اجْتَبَيْنَا 2 ↗ جَزَيْنَا 2 ↗ دَمَّرْنَا 2 ↗ أَرَيْنَا 2 ↗ رَدَدْنَا 2 ↗ آوَيْنَا 2 ↗ زَوَّجْنَا 2 ↗ زِدْنَا 2 ↗ اصْطَفَيْنَا 2 ↗ أَنْ 1 ضَلَلْنَا 1 ↗ طَمَسْنَا 1 ↗ اطَّيَّرْنَا 1 ↗ أَعْثَرْنَا 1 ↗ عَجَّلْنَا 1 ↗ عَرَضْنَا 1 ↗ اعْتَرَفْنَا 1 ↗ عَزَّزْنَا 1 ↗ عَصَيْنَا 1 ↗ أَعْطَيْنَا 1 ↗ عُدْنَا 1 ↗ عَيِينَا 1 ↗ غَفَرْنَا 1 ↗ أَغْفَلْنَا 1 ↗ أَغْوَيْنَا 1 ↗ فَدَيْنَا 1 ↗ فَرَضْنَا 1 ↗ افْتَرَيْنَا 1 ↗ فَهَّمْنَا 1 ↗ قَتَلْنَا 1 ↗ قَدِمْنَا 1 ↗ قَرَأْنَا 1 ↗ أَقْرَرْنَا 1 ↗ قَسَمْنَا 1 ↗ قَصَمْنَا 1 ↗ قَيَّضْنَا 1 ↗ كُنَّا 1 ↗ لَبَسْنَا 1 ↗ أَلْزَمْنَا 1 ↗ بَدَأْنَا 1 ↗ لَمَسْنَا 1 ↗ أَلَنَّا 1 ↗ أَمْدَدْنَا 1 ↗ تَبَرَّأْنَا 1 ↗ مَكَرْنَا 1 ↗ مَنَنَّا 1 ↗ نَتَقْنَا 1 ↗ أَنْذَرْنَا 1 ↗ بَارَكْنَا 1 ↗ نَسِينَا 1 ↗ أَنْشَرْنَا 1 ↗ نَصَرْنَا 1 ↗ أَنَبْنَا 1 ↗ وَضَعْنَا 1 ↗ بَلَوْنَا 1 ↗ بَنَيْنَا 1 ↗ بَوَّأْنَا 1 ↗ أَخَّرْنَا 1 ↗ أَتْمَمْنَا 1 ↗ آذَنَّا 1 ↗ أَجْرَمْنَا 1 ↗ جَمَعْنَا 1 ↗ جَاوَزْنَا 1 ↗ حَشَرْنَا 1 ↗ حَفِظْنَا 1 ↗ أَحْلَلْنَا 1 ↗ تَأْفِكَ 1 ↗ أَلَتْنَا 1 ↗ خَسَفْنَا 1 ↗ خَشِينَا 1 ↗ أَخْطَأْنَا 1 ↗ أَخْلَصْنَا 1 ↗ أَخْلَفْنَا 1 ↗ خَوَّلْنَا 1 ↗ ذَرَأْنَا 1 ↗ ذَهَبْنَا 1 ↗ رَبَطْنَا 1 ↗ رَجَعْنَا 1 ↗ زَيَّلْنَا 1 ↗ سَلَكْنَا 1 ↗ أَسْلَمْنَا 1 ↗ شَدَدْنَا 1 ↗ شَهِدْنَا 1 ↗ شِئْنَا 1 ↗ صَبَبْنَا 1 ↗ صَبَرْنَا 1 ↗ صَدَدْنَا 1 ↗
Muzâfun ileyh 511 ayetler
Muzâfı 511 ayetler
رَبَّ 110 ↗ آيَاتِ 92 ↗ آبَاءَ 33 ↗ رُسُلُ 21 ↗ عِبَادِ 17 ↗ أَمْرُ 16 ↗ بَيْنَ 13 بَأْسُ 10 ↗ آلِهَةِ 9 ↗ عِنْدَ 8 عِنْدِ 7 ↗ وَيْلَ 7 ↗
+86 daha (daha az geçenler)
لَدَا 6 مَعَ 6 قُلُوبُ 6 ↗ مِثْلُ 6 ↗ ذُنُوبَ 5 ↗ رَحْمَةِ 5 ↗ أَعْيُنِ 4 ↗ قَوْمَ 4 ↗ لِقَاءَ 4 ↗ وَلِيُّ 4 ↗ بَيْنِ 4 ↗ أَعْمَالُ 3 ↗ أَقْدَامَ 3 ↗ أَنْفُسَ 3 ↗ أَيْدِي 3 ↗ بَعْضُ 3 ↗ أَخَا 3 ↗ أَرْضِ 3 ↗ حَسْبُ 3 ↗ ذِكْرِ 3 ↗ أَهْلَ 3 ↗ رُوحِ 3 ↗ سُبُلَ 3 ↗ آبَاءِ 2 عَذَابِ 2 ↗ قَبْلِ 2 ↗ مَتَاعَ 2 ↗ مَوْتَةَ 2 ↗ أَمْوَالُ 2 ↗ نَصْرُ 2 ↗ وَحْيِ 2 ↗ مِيقَاتِ 2 ↗ أَبْنَاءَ 2 ↗ حَيَاةُ 2 ↗ خَطَايَا 2 ↗ ذُرِّيَّاتِ 2 ↗ أَزْوَاجِ 2 ↗ أَسْفَارِ 2 ↗ أَيِّ 1 خَلْفَ 1 لَدَى 1 مِنْ 1 عَطَاءُ 1 ↗ أَعْقَابِ 1 ↗ غَدَاءَ 1 ↗ قَرْيَةِ 1 ↗ قِطَّ 1 ↗ قَوْلُ 1 ↗ كُبَرَاءَ 1 ↗ كِتَابُ 1 ↗ كَلِمَةُ 1 ↗ مُمْطِرُ 1 ↗ مَلْكِ 1 ↗ مِلَّتِ 1 ↗ مَنَاسِكَ 1 ↗ نِسَاءَ 1 ↗ نُورَ 1 ↗ أَبْصَارُ 1 ↗ بِضَاعَةُ 1 ↗ بَطْشَةِ 1 ↗ أَجَلَ 1 ↗ أَحَدَ 1 ↗ بُيُوتَ 1 ↗ آخِرِ 1 ↗ آذَانِ 1 ↗ جِدَالَ 1 ↗ جُنْدَ 1 ↗ حُجَّةُ 1 ↗ حَسْرَةَ 1 ↗ حَيَاةُ 1 ↗ دِيَارِ 1 ↗ دُونِ 1 ↗ مَرَدَّ 1 ↗ أَرَاذِلُ 1 ↗ رِزْقُ 1 ↗ مَرْقَدِ 1 ↗ أَوَّلِ 1 ↗ إِسْرَافَ 1 ↗ سَفِيهُ 1 ↗ سُنَّةِ 1 ↗ سَيِّئَاتِ 1 ↗ سَادَةَ 1 ↗ شُرَكَاؤُ 1 ↗ شُفَعَاءُ 1 ↗ شِقْوَةُ 1 ↗ شَهَادَةُ 1 ↗
Mecrur 190 ayetler
Harf-i cer 190 ayetler
لِ 82 عَلَى 52 إِلَى 23 مِنْ 19 بِ 7 فِي 5
فِي ile bağlandığı fiil
عَنْ 4
Mef'ûlun bih 179 ayetler
Haber 26 ayetler
Sıfat 14 ayetler
Mef'ûlun lieclih 12 ayetler
Nâib-i fâil 8 ayetler
Müekked 6 ayetler
Mef'ûlun bih (2.) 3 ayetler
Bedel 2 ayetler
Mef'ûlun fîh 2 ayetler
Mübteda 2 ayetler
Mef'ûlun mutlak 1 ayetler
Mevsûf 1 ayetler
Mübdelün minh 1 ayetler
Mümeyyez 1 ayetler
Muzâf 1 ayetler
Muzâfun ileyh 1 ayetler

Mecrur Harf-i cer إِلَى

23 ayet · ن ا kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
«Allah’a, bize gönderilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına gönderilene, Musa ve İsa’ya verilene, Rableri tarafından peygamberlere verilene, onları birbirinden ayırt etmeyerek inandık, biz O’na teslim olanlarız» deyin.[136]
قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ هَلْ تَنْقِمُونَ مِنَّٓا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلُۙ وَاَنَّ اَكْثَرَكُمْ فَاسِقُونَ
De ki, «Ey kitap ehli! Allah’a, bize indirilene ve daha önce indirilene inanmamızdan ve çoğunuzun fasık olmasından ötürü mü bizden hoşlanmıyorsunuz?»[59]
فَلَمَّٓا اَنْجٰيهُمْ اِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْۙ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Allah onları kurtarınca, hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlıklara başlarlar. Ey insanlar! Geçici dünya hayatında yaptığınız taşkınlık aleyhinizedir. Sonra dönüşünüz Bizedir. Yaptıklarınızı size bildiririz.[23]
وَاِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّـيَنَّكَ فَاِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ اللّٰهُ شَه۪يدٌ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ
Onlara, söz verdiğimiz azabın bir kısmını ya dünyada sana gösteririz, veya senin ruhunu alırız da nasıl olsa onların dönüşü Bizedir; (ahirette görürsün) Allah onların yaptıklarına şahiddir.[46]
مَتَاعٌ فِي الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ نُذ۪يقُهُمُ الْعَذَابَ الشَّد۪يدَ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟
Onlar için dünyada bir müddet geçinme vardır, sonra dönüşleri Bizedir. İnkarlarına karşılık onlara çetin azab taddıracağız.[70]
وَلَمَّا فَتَحُوا مَتَاعَهُمْ وَجَدُوا بِضَاعَتَهُمْ رُدَّتْ اِلَيْهِمْۜ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مَا نَبْغ۪يۜ هٰذِه۪ بِضَاعَتُنَا رُدَّتْ اِلَيْنَاۚ وَنَم۪يرُ اَهْلَنَا وَنَحْفَظُ اَخَانَا وَنَزْدَادُ كَيْلَ بَع۪يرٍۜ ذٰلِكَ كَيْلٌ يَس۪يرٌ
Yüklerini açınca karşılık olarak götürdükleri mallarının kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. «Ey babamız! Daha ne isteriz; işte mallarımız da bize iade edilmiş; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardeşimizi de korur ve bir deve yükü de artırmış oluruz; esasen bu az bir şeydir» dediler.[65]
اِنَّا نَحْنُ نَرِثُ الْاَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ۟
Şüphesiz Biz bütün yeryüzüne ve üzerinde bulunanlara varis olacağız. Onlar Bize döneceklerdir.[40]
اِنَّا قَدْ اُو۫حِيَ اِلَيْنَٓا اَنَّ الْعَذَابَ عَلٰى مَنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰى
Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: «Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu.»[46-48]
قَالُوا لَنْ نَبْرَحَ عَلَيْهِ عَاكِف۪ينَ حَتّٰى يَرْجِعَ اِلَيْنَا مُوسٰى
«Musa bize dönene kadar buna sarılmaktan vazgeçmeyeceğiz» demişlerdi.[91]
وَلَوْ اَنَّٓا اَهْلَكْنَاهُمْ بِعَذَابٍ مِنْ قَبْلِه۪ لَقَالُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولاً فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَذِلَّ وَنَخْزٰى
Eğer onları ondan önce bir azaba uğratarak yok etseydik: «Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmazdan önce ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?» diyeceklerdi.[134]
كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةًۜ وَاِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
Her can ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak size iyilik ve kötülük veririz. Sonunda Bize dönersiniz.[35]
وَتَقَطَّعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْۜ كُلٌّ اِلَيْنَا رَاجِعُونَ۟
Ama insanlar, din konusunda aralarında bölüklere ayrıldılar, hepsi Bize döneceklerdir.[93]
اَفَحَسِبْتُمْ اَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثاً وَاَنَّكُمْ اِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ
Allah’ «Pek az kaldınız, keşke bilseydiniz! Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?» der.[114-115]
ثُمَّ قَبَضْنَاهُ اِلَيْنَا قَبْضاً يَس۪يراً
Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu durdururdu. Sonra Biz güneşi, ona delil kılıp yavaş yavaş kendimize çekmişizdir.[45-46]
وَاسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ
O ve askerleri, memlekette, haksız yere büyüklük tasladılar. Gerçekten Bize döndürülmeyeceklerini sandılar.[39]
وَلَوْلَٓا اَنْ تُص۪يبَهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَيَقُولُوا رَبَّـنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولاً فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
Yaptıklarından dolayı, başlarına bir musibet geldiğinde: «Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, ayetlerine uysak ve müminlerden olsaydık olmaz mıydı?» derler.[47]
وَلَا تُجَادِلُٓوا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۗ اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ وَقُولُٓوا اٰمَنَّا بِالَّـذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَاُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَاِلٰهُنَا وَاِلٰهُكُمْ وَاحِدٌ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
Kitap ehlinden zulmedenler bir yana, onlarla en güzel şekilde mücadele edin, şöyle deyin: «Bize indirilene de, size indirilene de inandık; bizim Tanrımız da, sizin Tanrınız da birdir, biz O’na teslim olmuşuzdur.»[46]
كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ اِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
Her can ölümü tadacaktır. Sonunda Bize döneceksiniz.[57]
وَمَنْ كَفَرَ فَلَا يَحْزُنْكَ كُفْرُهُۜ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
İnkar edenin inkarcılığı seni üzmesin; onların dönüşü Bize’dir; o zaman, yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah, kalblerde olanı şüphesiz bilir.[23]
قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الْمُعَوِّق۪ينَ مِنْكُمْ وَالْقَٓائِل۪ينَ لِاِخْوَانِهِمْ هَلُمَّ اِلَيْنَاۚ وَلَا يَأْتُونَ الْبَأْسَ اِلَّا قَل۪يلاًۙ
Allah, içinizden sizi alıkoyanları, size Allah’ın yardımını kıskanarak, kardeşlerine «Bize gelin, zorlanmadıkça savaşa gitmeyin» diyenleri bilir. Kalblerine korku gelince ölüm baygınlığı geçiren kimse gibi gözleri dönerek, sana baktıklarını görürsün. Korkuları gidince iyiliğinize olanı çekemeyip sivri dilleriyle sizi incitirler. Bunlar inanmamışlardır, Allah, bu sebeple işlerini boşa çıkarmıştır; bu, Allah için kolaydır.[18-19]
Yükleniyor...