ن د و

53 kelime · i'rab ağacında: 52

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Fiil 45 ayetler
Muzâfun ileyh 14 ayetler
Mef'ûlun bih 2 ayetler
Muzâf 2 ayetler
Fâil 1 ayetler
Haber 1 ayetler
Mecrur 1 ayetler
Harf-i cer 1 ayetler
Mef'ûlun fîh 1 ayetler
Mef'ûlun mutlak 1 ayetler
Mevsûf 1 ayetler
Mübteda 1 ayetler

Fiil Mef'ûlun bih

28 ayet · ن د و kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

وَاذْكُرْ عَبْدَنَٓا اَيُّوبَۢ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الشَّيْطَانُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍۜ
Kulumuz Eyyub’u da an; Rabbine: «Doğrusu şeytan bana yorgunluk ve azap verdi» diye seslenmişti.[41]
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنَادَوْنَ لَمَقْتُ اللّٰهِ اَكْبَرُ مِنْ مَقْتِكُمْ اَنْفُسَكُمْ اِذْ تُدْعَوْنَ اِلَى الْا۪يمَانِ فَتَكْفُرُونَ
Ama inkar edenlere, «Allah’ın gazabı, sizin birbirinize olan öfkenizden daha büyüktür; imana çağrıldığınızda inkar ederdiniz» diye seslenilir.[10]
اِلَيْهِ يُرَدُّ عِلْمُ السَّاعَةِۜ وَمَا تَخْرُجُ مِنْ ثَمَرَاتٍ مِنْ اَكْمَامِهَا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ اُنْثٰى وَلَا تَضَعُ اِلَّا بِعِلْمِه۪ۜ وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ اَيْنَ شُرَكَٓاء۪يۙ قَالُٓوا اٰذَنَّاكَۙ مَا مِنَّا مِنْ شَه۪يدٍۚ
Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi ona aittir. O’nun bilgisi dışında hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: «Bana koştuğunuz ortaklar nerede?» diye seslendiği gün: «Sana, buna dair bizden hiçbir şahit olmadığını arzederiz» derler.[47]
وَنَادَوْا يَا مَالِكُ لِيَقْضِ عَلَيْنَا رَبُّكَۜ قَالَ اِنَّكُمْ مَاكِثُونَ
Cehennemde şöyle seslenilir: «Ey Nöbetçi! Rabbin hiç değilse canımızı alsın.» Nöbetçi: «Siz böyle kalacaksınız» der.[77]
اِنَّ الَّذ۪ينَ يُنَادُونَكَ مِنْ وَرَٓاءِ الْحُجُرَاتِ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ
Sana odaların ötesinden seslenenlerin çoğu akletmeyen kimselerdir.[4]
فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطٰى فَعَقَرَ
Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.[29]
يُنَادُونَهُمْ اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنَّكُمْ فَـتَنْتُمْ اَنْفُسَكُمْ وَتَرَبَّصْتُمْ وَارْتَبْتُمْ وَغَرَّتْكُمُ الْاَمَانِيُّ حَتّٰى جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ وَغَرَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ
İkiyüzlüler, inananlara: «Biz sizinle beraber değil miydik» diye seslenirler. Onlar: «Evet öyle; fakat sizler kendinizi aldattınız, bize pusu kurdunuz, Allah’ın buyruğu gelene kadar dinde şüpheye düştünüz; sizi kuruntular aldattı; sizi şeytanlar Allah’a karşı da ayarttı.»[14]
اِذْ نَادٰيهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۚ
Tuva’da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:[16]
Yükleniyor...