م ع
164 kelime · i'rab ağacında: 164
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 164 ayetler
Muzâfun ileyh 164 ayetler
هُ
zamir 34
كُمْ
zamir 27
اللَّهِ
16
↗
هُمْ
zamir 14
كَ
zamir 11
ي
zamir 11
نَا
zamir 6
الْقَوْمِ
4
↗
الصَّابِرِينَ
4
↗
الَّذِينَ
3
الْمُتَّقِينَ
3
↗
الْخَوَالِفِ
3
↗
+19 daha (daha az geçenler)
الْمُؤْمِنِينَ
3
↗
الْعُسْرِ
2
↗
الْقَاعِدِينَ
2
↗
نُوحٍ
2
↗
الرَّسُولِ
2
↗
الرَّاكِعِينَ
2
↗
السَّاجِدِينَ
2
↗
الشَّاهِدِينَ
2
↗
الْكَافِرِينَ
1
↗
الْأَبْرَارِ
1
↗
أَثْقَالِ
1
↗
الْمُحْسِنِينَ
1
↗
الْخَائِضِينَ
1
↗
الدَّاخِلِينَ
1
↗
دَاوُدَ
1
↗
سُلَيْمَانَ
1
↗
الصَّادِقِينَ
1
↗
كُمَا
zamir 1
هَا
zamir 1
Mef'ûlun fîh 87 ayetler
Fiili 87 ayetler
(اِسْتَقَرَّ)
gizli 15
آمَنُوا
9
↗
أَرْسِلْ
8
↗
تَدْعُ
5
↗
اقْعُدُوا
4
↗
تَخْرُجُوا
4
↗
(اِسْتَقَرُّوا)
gizli 3
تَسْتَطِيعَ
3
↗
أَنْزَلَ
3
↗
تَجْعَلْ
3
↗
ادْخُلَا
3
↗
تُقَاتِلُوا
2
↗
+20 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun fîh
84 ayet · م ع kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
ضَرَبَ
اللّٰهُ
مَثَلاً
لِلَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
امْرَاَتَ
نُوحٍ
وَامْرَاَتَ
لُوطٍۜ
كَانَتَا
تَحْتَ
عَبْدَيْنِ
مِنْ
عِبَادِنَا
صَالِحَيْنِ
فَخَانَتَاهُمَا
فَلَمْ
يُغْنِيَا
عَنْهُمَا
مِنَ
اللّٰهِ
شَيْـٔاً
وَق۪يلَ
ادْخُلَا
النَّارَ
مَعَ
الدَّاخِل۪ينَ
Allah, inkar edenlere, Nuh’un karısıyla Lut’un karısını misal gösterir: Onlar, kullarımızdan iki iyi kulun nikahı altında iken onlara karşı hainlik edip inkarlarını gizlemişlerdi de iki peygamber Allah’tan gelen azabı onlardan savamamışlardı. O iki kadına: «Cehenneme girenlerle beraber siz de girin» dendi.[10]
وَاَنَّ
الْمَسَاجِدَ
لِلّٰهِ
فَلَا
تَدْعُوا
مَعَ
اللّٰهِ
اَحَداًۙ
Mescidler şüphesiz Allah’ındır, öyleyse oralarda Allah’a yalvarırken başkasını katmayın.[18]
اِنَّ
رَبَّكَ
يَعْلَمُ
اَنَّكَ
تَقُومُ
اَدْنٰى
مِنْ
ثُلُثَيِ
الَّيْلِ
وَنِصْفَهُ
وَثُلُثَهُ
وَطَٓائِفَةٌ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
مَعَكَۜ
وَاللّٰهُ
يُقَدِّرُ
الَّيْلَ
وَالنَّهَارَۜ
عَلِمَ
اَنْ
لَنْ
تُحْصُوهُ
فَتَابَ
عَلَيْكُمْ
فَاقْرَؤُ۫ا
مَا
تَيَسَّرَ
مِنَ
الْقُرْاٰنِۜ
عَلِمَ
اَنْ
سَيَكُونُ
مِنْكُمْ
مَرْضٰىۙ
وَاٰخَرُونَ
يَضْرِبُونَ
فِي
الْاَرْضِ
يَبْتَغُونَ
مِنْ
فَضْلِ
اللّٰهِۙ
وَاٰخَرُونَ
يُقَاتِلُونَ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِۘ
فَاقْرَؤُ۫ا
مَا
تَيَسَّرَ
مِنْهُۙ
وَاَق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَاٰتُوا
الزَّكٰوةَ
وَاَقْرِضُوا
اللّٰهَ
قَرْضاً
حَسَناًۜ
وَمَا
تُقَدِّمُوا
لِاَنْفُسِكُمْ
مِنْ
خَيْرٍ
تَجِدُوهُ
عِنْدَ
اللّٰهِ
هُوَ
خَيْراً
وَاَعْظَمَ
اَجْراًۜ
وَاسْتَغْفِرُوا
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Şüphesiz Rabbin, senin ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun gecenin üçte ikisinden biraz az, yarısı ve üçte biri kadar vakit içinde kalktığını bilir. Gece ve gündüzü Allah ölçer; sizin bu vakitleri takdir edemeyeceğinizi bildiğinden tevbenizi kabul etmiştir. Artık, Kuran’dan kolayınıza geleni okuyun; Allah, içinizden, hasta olanları, Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacak olan kimseleri ve Allah yolunda savaşacak olanları şüphesiz bilir. Kuran’dan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın; zekatı verin; Allah’a güzel ödünç takdiminde bulunun; kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah katında bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin; Allah elbette bağışlar ve merhamet eder.[20]
وَكُنَّا
نَخُوضُ
مَعَ
الْخَٓائِض۪ينَۙ
«Batıla dalanlarla biz de dalardık.»[45]
Yükleniyor...