م س س
61 kelime · i'rab ağacında: 60
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 58 ayetler
Fâil 58 ayetler
الضُّرُّ
10
↗
عَذَابٌ
7
↗
و
zamir 6
النَّارُ
4
↗
الشَّرُّ
4
↗
(هِيَ)
gizli 3
السُّوءُ
3
↗
(هُوَ)
gizli 2
قَرْحٌ
2
↗
لُغُوبٌ
2
↗
نَصَبٌ
2
↗
بَشَرٌ
2
↗
+11 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 56 ayetler
هُ
zamir 10
هُمْ
zamir 9
كُمْ
zamir 8
نَا
zamir 6
ي
zamir 6
كَ
zamir 4
الْإِنْسَانَ
3
↗
هَا
zamir 3
هُنَّ
zamir 3
الَّذِينَ
1
آبَاءَ
1
↗
الْقَوْمَ
1
↗
+2 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun fîh 6 ayetler
Fiil Harf-i cer
4 ayet · م س س kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَاِنْ
يَمْسَسْكَ
اللّٰهُ
بِضُرٍّ
فَلَا
كَاشِفَ
لَهُٓ
اِلَّا
هُوَۜ
وَاِنْ
يَمْسَسْكَ
بِخَيْرٍ
فَهُوَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
Allah sana bir sıkıntı verirse, O’ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik verirse başkası onu engelleyemez. O, her şeye Kadir’dir.[17]
وَاِنْ
يَمْسَسْكَ
اللّٰهُ
بِضُرٍّ
فَلَا
كَاشِفَ
لَهُٓ
اِلَّا
هُوَۚ
وَاِنْ
يُرِدْكَ
بِخَيْرٍ
فَلَا
رَٓادَّ
لِفَضْلِه۪ۜ
يُص۪يبُ
بِه۪
مَنْ
يَشَٓاءُ
مِنْ
عِبَادِه۪ۜ
وَهُوَ
الْغَفُورُ
الرَّح۪يمُ
Allah sana bir sıkıntı verirse, onu O’ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik dilerse O’nun nimetini engelleyecek yoktur. O’nu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, merhametlidir.[107]
وَيَا قَوْمِ
هٰذِه۪
نَاقَةُ
اللّٰهِ
لَكُمْ
اٰيَةً
فَذَرُوهَا
تَأْكُلْ
ف۪ٓي
اَرْضِ
اللّٰهِ
وَلَا
تَمَسُّوهَا
بِسُٓوءٍ
فَيَأْخُذَكُمْ
عَذَابٌ
قَر۪يبٌ
«Ey milletim! Bu, size bir ayet olarak, Allah’ın devesidir. Bırakın onu, Allah’ın toprağında otlasın; ona fenalık etmeyin, yoksa siz hemen azaba uğrarsınız»[64]
وَلَا
تَمَسُّوهَا
بِسُٓوءٍ
فَيَأْخُذَكُمْ
عَذَابُ
يَوْمٍ
عَظ۪يمٍ
Salih: « İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar» dedi.[155-156]
Yükleniyor...