ل مّ ا
165 kelime · i'rab ağacında: 140
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 139 ayetler
Muzâfun ileyh 139 ayetler
جَاءَ
39
↗
رَأَوْا
21
↗
قَضَى
5
↗
آتَى
4
↗
بَلَغَ
4
↗
(وَقَعَ)
gizli 3
أَفَلَ
3
↗
سَمِعَتْ
3
↗
ظَلَمُوا
2
↗
فَصَلَ
2
↗
كَلَّمَ
2
↗
أَلْقَوْا
2
↗
+47 daha (daha az geçenler)
أَنْبَأَ
2
↗
نَسُوا
2
↗
تَبَيَّنَ
2
↗
جَهَّزَ
2
↗
جَاوَزَ
2
↗
أَحَسَّ
2
↗
دَخَلُوا
2
↗
ذَهَبَ
2
↗
رَجَعَ
2
↗
أَضَاءَتْ
1
↗
طَغَا
1
↗
عَتَوْا
1
↗
اعْتَزَلَ
1
↗
تَغَشَّا
1
↗
فَتَحُوا
1
↗
أَفَاقَ
1
↗
قَصَّ
1
↗
كُتِبَ
1
↗
كَذَّبُوا
1
↗
كَشَفْنَا
1
↗
كَفَرَ
1
↗
بَرَزُوا
1
↗
نَجَّى
1
↗
تَوَجَّهَ
1
↗
وَرَدَ
1
↗
وَضَعَتْ
1
↗
وَقَعَ
1
↗
اسْتَيْئَسُوا
1
↗
أَخَذَتْ
1
↗
أَثْقَلَتْ
1
↗
تَجَلَّى
1
↗
أَجْمَعُوا
1
↗
جَنَّ
1
↗
آسَفُوا
1
↗
حَضَرُوا
1
↗
خِفْتُ
1
↗
آمَنُوا
1
↗
ذَاقَا
1
↗
زَاغُوا
1
↗
سُقِطَ
1
↗
سَكَتَ
1
↗
أَسْلَمَا
1
↗
اسْتَوَى
1
↗
سَارَ
1
↗
صَبَرُوا
1
↗
أَصَابَتْ
1
↗
آتَوْا
zamir 1
Mef'ûlun fîh 138 ayetler
Fiili 138 ayetler
قَالَ
61
↗
نَجَّيْنَا
4
↗
وَلَّى
4
↗
جَعَلَ
4
↗
كَذَّبُوا
3
↗
كَفَرُوا
3
↗
نُودِيَ
3
↗
سِيءَ
3
↗
آتَيْنَا
2
↗
أَهْلَكْنَا
2
↗
وَجَدَ
2
↗
حَمَلَتْ
2
↗
+42 daha (daha az geçenler)
آمَنَّا
2
↗
آوَى
2
↗
أَسَرُّوا
2
↗
(ظَهَرَ)
gizli 1
(فَعَلُوا)
gizli 1
أَعْبُدَ
1
↗
أَعْرَضْتُمْ
1
↗
أَغْرَقْنَا
1
↗
أَغْنَتْ
1
↗
فَتَحْنَا
1
↗
فَرِحُوا
1
↗
فَرَرْتُ
1
↗
أَكْبَرْنَ
1
↗
كَشَفْنَا
1
↗
بَخِلُوا
1
↗
أَلْقَى
1
↗
بَدَتْ
1
↗
مَرَّ
1
↗
تَبَرَّأَ
1
↗
نَبَذَ
1
↗
نَسِيَا
1
↗
يَنْفَعُ
1
↗
انْتَقَمْنَا
1
↗
نَكِرَ
1
↗
نَكَصَ
1
↗
يَهْدُونَ
1
↗
وَهَبْنَا
1
↗
أَخَذَ
1
↗
يُجَادِلُ
1
↗
حَسِبَتْ
1
↗
خَلَصُوا
1
↗
دَعَوَا
1
↗
دَلَّ
1
↗
ذَهَبَ
1
↗
آنَسَ
1
↗
رَأَى
1
↗
أَرْسَلَتْ
1
↗
يُزْلِقُونَ
1
↗
زَوَّجْنَا
1
↗
زَادَ
1
↗
أَزَاغَ
1
↗
سَحَرُوا
1
↗
Muzâf Muzâfun ileyh ر ج ع
2 ayet · ل مّ ا kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَلَمَّا
رَجَعَ
مُوسٰٓى
اِلٰى
قَوْمِه۪
غَضْبَانَ
اَسِفاًۙ
قَالَ
بِئْسَمَا
خَلَفْتُمُون۪ي
مِنْ
بَعْد۪يۚ
اَعَجِلْتُمْ
اَمْرَ
رَبِّكُمْۚ
وَاَلْقَى
الْاَلْوَاحَ
وَاَخَذَ
بِرَأْسِ
اَخ۪يهِ
يَجُرُّهُٓ
اِلَيْهِۜ
قَالَ
ابْنَ
اُمَّ
اِنَّ
الْقَوْمَ
اسْتَضْعَفُون۪ي
وَكَادُوا
يَقْتُلُونَن۪يۘ
فَلَا
تُشْمِتْ
بِيَ
الْاَعْدَٓاءَ
وَلَا
تَجْعَلْن۪ي
مَعَ
الْقَوْمِ
الظَّالِم۪ينَ
Musa, milletine, kızgın ve üzgün olarak dönünce «Benim arkamdan ne kötü olmuşsunuz! Rabbinizin emrinin çabucak gelmesini mi istiyorsunuz?» dedi, levhaları attı ve kardeşinin başından tutup kendine doğru çekti. Harun: «Ey annem oğlu! Bu millet beni küçümsedi; az kalsın öldürüyorlardı. Bana, düşmanları sevindirecek şekilde davranma, beni bu zalim milletle bir sayma» dedi.[150]
فَلَمَّا
رَجَعُٓوا
اِلٰٓى
اَب۪يهِمْ
قَالُوا
يَٓا اَبَانَا
مُنِـعَ
مِنَّا
الْكَيْلُ
فَاَرْسِلْ
مَعَنَٓا
اَخَانَا
نَكْتَلْ
وَاِنَّا
لَهُ
لَحَافِظُونَ
Babalarına döndüklerinde, «Ey babamız! Bize yiyecek yasak edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de yiyecek alalım. Onu elbette koruruz» dediler.[63]
Yükleniyor...