ك م

2285 kelime · i'rab ağacında: 2147

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Muzâfun ileyh 784 ayetler
Muzâfı 784 ayetler
رَبِّ 119 ↗ أَنْفُسِ 49 ↗ بَيْنَ 36 مَعَ 27 آبَاءُ 23 ↗ بَعْضُ 20 ↗ قَبْلِ 18 ↗ قُلُوبِ 16 ↗ أَيْدِي 16 ↗ أَيْمَانُ 16 ↗ أَمْوَالِ 14 ↗ إِلَهُ 14 ↗
+160 daha (daha az geçenler)
أَعْمَالَ 13 ↗ مِثْلُ 11 ↗ دِينِ 11 ↗ مَرْجِعُ 11 ↗ نِسَاءِ 10 ↗ أَوْلَادُ 10 ↗ إِخْوَانُ 10 ↗ شُرَكَاءَ 10 ↗ مَوْلَى 9 ↗ أَبْنَاءَ 9 ↗ أُمَّهَاتِ 9 ↗ وُجُوهَ 8 ↗ إِيمَانِ 8 ↗ أَزْوَاجُ 8 ↗ أَحَدَ 7 ↗ ذُنُوبِ 7 ↗ أَرْجُلَ 7 ↗ بُيُوتِ 6 ↗ سَيِّئَاتِ 6 ↗ عَدُوَّ 5 ↗ يَوْمِ 5 ↗ دِيَارِ 5 ↗ أَيِّ 4 غَيْرَ 4 ↗ مَكَانَةِ 4 ↗ بُرْهَانَ 4 ↗ مِيثَاقَ 4 ↗ صُدُورِ 4 ↗ عِنْدَ 3 فَوْقَ 3 أَعْقَابِ 3 ↗ أَعْمَامِ 3 ↗ فَوْقِ 3 ↗ أَكْثَرَ 3 ↗ أَلْسِنَةِ 3 ↗ أَنْعَامِ 3 ↗ بَيْنِ 3 ↗ أَرْضِ 3 ↗ خَطَايَا 3 ↗ خَلَاقِ 3 ↗ أَخْوَالِ 3 ↗ أَمْرَ 3 ↗ أَدْعِيَاءَ 3 ↗ رُءُوسَ 3 ↗ رَسُولَ 3 ↗ أَهْلِ 3 ↗ مَأْوَى 3 ↗ صَاحِبُ 3 ↗ عَلَى 2 وَرَاءَ 2 طَائِرُ 2 ↗ ظَنُّ 2 ↗ عِبَادِ 2 ↗ أَعْيُنُ 2 ↗ فَتَيَاتِ 2 ↗ أَفْوَاهِ 2 ↗ قَرْيَةِ 2 ↗ قَوْلَ 2 ↗ بَأْسَ 2 ↗ كَبِيرُ 2 ↗ بَارِءِ 2 ↗ مَنَامُ 2 ↗ أَبْصَارَ 2 ↗ أُجُورَ 2 ↗ وَيْلَ 2 ↗ ابْتِغَاءُ 2 ↗ مَثْوَا 2 ↗ حِذْرَ 2 ↗ حَرْثَ 2 ↗ حَوْلَ 2 ↗ أَخْبَارَ 2 ↗ خَطْبُ 2 ↗ ذِكْرُ 2 ↗ أَرْحَامَ 2 ↗ رِزْقَ 2 ↗ سَعْيَ 2 ↗ مَسَاكِنَ 2 ↗ أَسْلِحَةَ 2 ↗ سَمْعَ 2 ↗ أَشُدَّ 2 ↗ شُهَداءَ 2 ↗ صَدَقَاتِ 2 ↗ صُوَرَ 2 ↗ أَضْغَانَ 1 ↗ طَرِيقَةِ 1 ↗ طَعَامُ 1 ↗ طَيِّبَاتِ 1 ↗ ظَعْنِ 1 ↗ ظُهُورِ 1 ↗ عَذَابِ 1 ↗ عَشِيرَةُ 1 ↗ عَهْدِ 1 ↗ آتِي 1 ↗ غَيْظِ 1 ↗ فِئَةُ 1 ↗ فِتْنَةَ 1 ↗ أَقْدَامَ 1 ↗ إِقَامَتِ 1 ↗ قُوَّةِ 1 ↗ كِتَابِ 1 ↗ أَكْرَمَ 1 ↗ كُفَّارُ 1 ↗ كَيْدَ 1 ↗ مُلَاقِي 1 ↗ أَلْوَانِ 1 ↗ أَمْتِعَةِ 1 ↗ مُمِدُّ 1 ↗ مَقْتِ 1 ↗ مِلَّتِ 1 ↗ أَمَانِيِّ 1 ↗ مَوْتِ 1 ↗ مَاءُ 1 ↗ أَنْبَاءِ 1 ↗ نَادِي 1 ↗ مَنَاسِكَ 1 ↗ نَصْرَ 1 ↗ نُورِ 1 ↗ هَدِيَّةِ 1 ↗ بُشْرَى 1 ↗ أَهْوَاءَ 1 ↗ وُجْدِ 1 ↗ وَرِقِ 1 ↗ وَرَاءِ 1 ↗ مَوْعِدُ 1 ↗ بَعْثُ 1 ↗ أَتْقَى 1 ↗ بَعْدِ 1 ↗ مُبْتَلِي 1 ↗ اتِّخَاذِ 1 ↗ بَيْعِ 1 ↗ أُخْرَى 1 ↗ أَثْقَالَ 1 ↗ ثِيَابَ 1 ↗ جَزَاءُ 1 ↗ جُلُودُ 1 ↗ جَمْعُ 1 ↗ جُنُوبِ 1 ↗ جَهْرَ 1 ↗ حُجُورِ 1 ↗ حَيَاةِ 1 ↗ إِخْرَاجِ 1 ↗ خَلْفَ 1 ↗ خِلَالَ 1 ↗ خِيفَةِ 1 ↗ أَدْبَارِ 1 ↗ دِمَاءَ 1 ↗ دُونِ 1 ↗ إِمَاءِ 1 ↗ رِمَاحُ 1 ↗ رِيحُ 1 ↗ زِينَةَ 1 ↗ سِرَّ 1 ↗ إِسْلَامَ 1 ↗ شُفَعَاءَ 1 ↗ أَشْيَاعَ 1 ↗ مُصْرِخِ 1 ↗ أَصْلَابِ 1 ↗ أَصْنَامَ 1 ↗ أَصْوَاتَ 1 ↗ مَصِيرَ 1 ↗
Mecrur 743 ayetler
Harf-i cer 743 ayetler
لِ 358 عَلَى 163 مِنْ 116 بِ 40 إِلَى 32 عَنْ 24 فِي 14 أَنْفُسَ 1
Mef'ûlun bih 613 ayetler
Fiili 613 ayetler
آتَى 49 ↗ جَاءَ 40 ↗ خَلَقَ 26 ↗ رَزَقَ 20 ↗ يُنَبِّئُ 19 ↗ يُرِي 17 ↗ أَسْأَلُ 15 ↗ يُخْرِجَ 14 ↗ يُقَاتِلُوا 13 ↗ هَدَى 12 ↗ أَصَابَ 12 ↗ يَبْلُوَ 11 ↗
+138 daha (daha az geçenler)
جَعَلَ 11 ↗ يَنْصُرْ 10 ↗ أَهْلَكْنَا 10 ↗ يَعِدُ 10 ↗ أَنْجَيْنَا 9 ↗ أَنْذَرْتُ 9 ↗ يَأْخُذَ 9 ↗ يَدْعُو 9 ↗ مَسَّ 8 ↗ يَأْمُرُ 8 ↗ عَلَّمَ 7 ↗ تَغُرَّنَّ 7 ↗ يُحْيِي 7 ↗ أَمَدَّ 6 ↗ أَنْشَأَ 6 ↗ يَنْفَعَ 6 ↗ أُبَلِّغُ 6 ↗ صَدُّوا 6 ↗ وَصَّى 5 ↗ يَعِظُ 5 ↗ لَيَجْمَعَنَّ 5 ↗ زَادَ 5 ↗ يُعَذِّبْ 4 ↗ نُعِيدُ 4 ↗ يُمِيتُ 4 ↗ أَنْسَوْا 4 ↗ يَنْهَا 4 ↗ يَتَوَفَّى 4 ↗ لَأُدْخِلَنَّ 4 ↗ أَدُلُّ 4 ↗ يُذْهِبْ 4 ↗ يَرُدُّوا 4 ↗ صَوَّرَ 4 ↗ يَضُرُّ 4 ↗ يُطَهِّرَ 3 ↗ أَطَعْنَ 3 ↗ أَعْجَبَتْ 3 ↗ أَعْتَزِلُ 3 ↗ فَضَّلْتُ 3 ↗ فَاتَ 3 ↗ اتَّبَعْنَا 3 ↗ يَجْرِمَنَّ 3 ↗ أُخَالِفَ 3 ↗ آمَنُ 3 ↗ ذَرَأَ 3 ↗ يَسُومُونَ 3 ↗ لَأُصَلِّبَنَّ 3 ↗ اسْتَعْمَرَ 2 ↗ أَغْوَيْنَا 2 ↗ يَفْتِنَ 2 ↗ يُفْتِي 2 ↗ قَالَ 2 ↗ بَدَءُوا 2 ↗ أَلْهَى 2 ↗ مَكَّنَّا 2 ↗ أَنْبَتَ 2 ↗ بَعَثْنَا 2 ↗ تَقِي 2 ↗ يَلُونَ 2 ↗ أَبْغِي 2 ↗ يُؤَخِّرَ 2 ↗ آذَنْتُ 2 ↗ يُحْبِبْ 2 ↗ يُحَاجُّوا 2 ↗ يُحَذِّرُ 2 ↗ أَحْمِلُ 2 ↗ لَنَرْجُمَنَّ 2 ↗ يَرْحَمَ 2 ↗ يُرْضُوا 2 ↗ سَبَقَ 2 ↗ نُسْقِي 2 ↗ أَصْفَى 2 ↗ يُضِلُّونَ 1 ↗ نُطْعِمُ 1 ↗ يُطْلِعَ 1 ↗ أَظْفَرَ 1 ↗ نَظُنُّ 1 ↗ يَعْصِمُ 1 ↗ أَعْنَتَ 1 ↗ يُغْرِقَ 1 ↗ يُغَشِّي 1 ↗ يُغْنِي 1 ↗ فَطَرَ 1 ↗ تُقَرِّبُ 1 ↗ قَصَمْنَا 1 ↗ يُقَلِّلُ 1 ↗ كَثَّرَ 1 ↗ كَذَّبُوا 1 ↗ يَكْفِيَ 1 ↗ يَكْلَؤُ 1 ↗ يَلْبِسَ 1 ↗ لَقُوا 1 ↗ يَلِتْ 1 ↗ يُمَتِّعْ 1 ↗ نَمْنَعْ 1 ↗ أَنْقَذَ 1 ↗ يَنْقُصُوا 1 ↗ يَتِرَ 1 ↗ وَاثَقَ 1 ↗ أَوْرَثَ 1 ↗ بَوَّأَ 1 ↗ تَرَكُوا 1 ↗ يَثْقَفُوا 1 ↗ أَثَابَ 1 ↗ اجْتَبَى 1 ↗ يُجَادِلُوا 1 ↗ يُجِرْ 1 ↗ يُحَاسِبْ 1 ↗ تُحْصِنَ 1 ↗ يَحْطِمَنَّ 1 ↗ يُحْفِ 1 ↗ يَخْذُلْ 1 ↗ يَتَخَطَّفَ 1 ↗ يَأْلُونَ 1 ↗ خِفْتُ 1 ↗ خَوَّلْنَا 1 ↗ يُدْرِكْ 1 ↗ أَدْرَى 1 ↗ أَذْكُرْ 1 ↗ يُذِيقَ 1 ↗ أَرْدَى 1 ↗ أَرْسَلْنَا 1 ↗ أَرْضَعْنَ 1 ↗ آوَى 1 ↗ أَيَّدَ 1 ↗ يُزَكِّي 1 ↗ يُسْحِتَ 1 ↗ لَنُسْكِنَنَّ 1 ↗ سَلَقُوا 1 ↗ سَلَكَ 1 ↗ يَسْمَعُونَ 1 ↗ سَمَّى 1 ↗ تَسُؤْ 1 ↗ نُسَوِّي 1 ↗ يُسَيِّرُ 1 ↗ يُشْعِرُ 1 ↗ صَدَقَ 1 ↗ صَرَفَ 1 ↗
Haber 99 ayetler
Sıfat 77 ayetler
Mef'ûlun lieclih 34 ayetler
Mef'ûlun bih (2.) 30 ayetler
Mümeyyez 27 ayetler
Mef'ûlun fîh 7 ayetler
Müekked 6 ayetler
Hâl 5 ayetler
Mübdelün minh 5 ayetler
Mübteda 4 ayetler
Nâib-i fâil 4 ayetler
Fâil 2 ayetler
Mevsûf 1 ayetler

Muzâfun ileyh

564 ayet · ك م kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

وَمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْ بِالَّت۪ي تُقَرِّبُكُمْ عِنْدَنَا زُلْفٰٓى اِلَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحاًۘ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَزَٓاءُ الضِّعْفِ بِمَا عَمِلُوا وَهُمْ فِي الْغُرُفَاتِ اٰمِنُونَ
Ey insanlar! Sizi Bana yaklaştıracak olan ne mallarınız ve ne de çocuklarınızdır; yalnız, inanıp yararlı iş işleyen kimselerin, işte onların yaptıklarına karşılık mükafatları kat kattır; işte onlar, yüksek derecelerde, güven içindedirler.[37]
فَالْيَوْمَ لَا يَمْلِكُ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ نَفْعاً وَلَا ضَراًّۜ وَنَقُولُ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ
Zalimlere: «Yalanladığınız ateşin azabını tadın, bugün birbirinize ne fayda ve ne de zarar verebilirsiniz» deriz.[42]
وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا رَجُلٌ يُر۪يدُ اَنْ يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬كُمْۚ وَقَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اِفْكٌ مُفْتَرًىۜ وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ
Ayetlerimiz onlara apaçık olarak okunduğu zaman: «Bu adam sizi babalarınızın taptıklarından alıkoymaktan başka bir şey istemiyor» derlerdi. «Bu Kuran düpedüz bir uydurmadan başka bir şey değildir» derlerdi. Hak, inkar edenlere geldiğinde, onun için: «Bu apaçık bir büyüdür» demişlerdi.[43]
قُلْ اِنَّـمَٓا اَعِظُـكُمْ بِوَاحِدَةٍۚ اَنْ تَقُومُوا لِلّٰهِ مَثْنٰى وَفُرَادٰى ثُمَّ تَتَفَكَّرُوا۠ مَا بِصَاحِبِكُمْ مِنْ جِنَّةٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا نَذ۪يرٌ لَكُمْ بَيْنَ يَدَيْ عَذَابٍ شَد۪يدٍ
De ki: «Size tek bir öğüdüm vardır: Allah için ikişer ikişer ve tek tek kalkınız, sonra düşününüz, göreceksiniz ki arkadaşınızda bir delilik yoktur. O yalnız çetin bir azabın öncesinde sizi uyarmaktadır.»[46]
يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۙ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۘ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُۜ وَالَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ مَا يَمْلِكُونَ مِنْ قِطْم۪يرٍۜ
Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar; belirli bir süre içinde hareket eden güneş ve ayı buyruk altına almıştır. İşte bu, Rabbiniz olan Allah’tır, hükümranlık O’nundur. O’nu bırakıp taptıklarınız, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir.[13]
اِنْ تَدْعُوهُمْ لَا يَسْمَعُوا دُعَٓاءَكُمْۚ وَلَوْ سَمِعُوا مَا اسْتَجَابُوا لَكُمْۜ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْۜ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَب۪يرٍ۟
Onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler; işitmiş olsalar bile size cevap veremezler; ama kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Herşeyden haberdar olan Allah gibi, sana kimse haber vermez.[14]
قُلْ اَرَاَيْتُمْ شُرَكَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اَرُون۪ي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمٰوَاتِۚ اَمْ اٰتَيْنَاهُمْ كِتَاباً فَهُمْ عَلٰى بَيِّنَتٍ مِنْهُۚ بَلْ اِنْ يَعِدُ الظَّالِمُونَ بَعْضُهُمْ بَعْضاً اِلَّا غُرُوراً
De ki: «Allah’ı bırakıp da taptığınız putlarınıza hiç baktınız mı? Bana gösterin, onlar yerden hangi şeyi yarattılar?» Yoksa onların Allah’la ortaklığı göklerde midir? Yoksa Biz onlara kitap verdik de ondaki delillere mi dayanırlar? Hayır; zalimler, birbirlerine sadece aldatıcı söz söylerler.[40]
قَالُوا طَٓائِرُكُمْ مَعَكُمْۜ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ
Elçiler: «Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Bu uğursuzluk size öğüt verildiği için mi? Hayır; siz, aşırı giden bir milletsiniz» demişlerdi.[19]
اِنّ۪ٓي اٰمَنْتُ بِرَبِّكُمْ فَاسْمَعُونِۜ
«Şüphesiz ben Rabbinize inandım, beni dinleyin.»[25]
وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّقُوا مَا بَيْنَ اَيْد۪يكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Onlara: «Geçmişinizden ve geleceğinizden sakının, belki acınırsınız» dendiği zaman yüz çevirirler.[45]
اِنَّ اِلٰهَكُمْ لَوَاحِدٌۜ
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah’ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.[1-5]
فَمَا ظَنُّكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ
«Alemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?»[87]
اَللّٰهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ
Milletine: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah’ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?» demişti.[124-126]
فَأْتُوا بِكِتَابِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.[157]
وَانْطَلَقَ الْمَلَأُ مِنْهُمْ اَنِ امْشُوا وَاصْبِرُوا عَلٰٓى اٰلِهَتِكُمْۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ يُرَادُۚ
Onlardan ileri gelenler: «Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?» dediler. Hayır, bunlar Kuran’ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır.[6-8]
هٰذَا فَوْجٌ مُقْتَحِمٌ مَعَكُمْۚ لَا مَرْحَباً بِهِمْۜ اِنَّهُمْ صَالُوا النَّارِ
(İnkarcıların ileri gelenlerine denir ki;) «İşte şunlar sizinle beraber girecek olanlardır.» (Derler ki;) «Onlar rahat yüzü görmesin. Behemehal ateşe gireceklerdir»[59]
خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ الْاَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۜ يَخْلُقُكُمْ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ خَلْقاً مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ ف۪ي ظُلُمَاتٍ ثَلٰثٍۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ
Sizi bir tek nefisten yaratmış, sonra ondan eşini varetmiştir; sizin için hayvanlardan sekiz çift meydana getirmiştir; sizi annelerinizin karınlarında üç türlü karanlık içinde, yaratılıştan yaratılışa geçirerek yaratmıştır; işte bu Rabbiniz olan Allah’tır. Hükümranlık O’nundur, O’ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl olur da O’nu bırakıp başkasına yönelirsiniz?[6]
اِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضٰى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَۚ وَاِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ۬ لَكُمْۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Eğer inkar ederseniz bilin ki Allah sizden müstağnidir. Kullarının inkarından hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz sizden hoşnut olur. Hiçbir günahkar diğerinin günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir; yaptıklarınızı o zaman size haber verir; çünkü O, kalblerde olanı bilir.[7]
قُلْ يَا عِبَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا رَبَّكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَاَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةٌۜ اِنَّمَا يُوَفَّى الصَّابِرُونَ اَجْرَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ
Şöyle de: «Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının; bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah’ın yarattığı yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, ecirleri sonsuz olarak ödenecektir.»[10]
ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عِنْدَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ۟
Ey insanlar! Sonra siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda duruşmaya çıkacaksınız.[31]
Yükleniyor...