ك م

2285 kelime · i'rab ağacında: 2147

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Muzâfun ileyh 784 ayetler
Muzâfı 784 ayetler
رَبِّ 119 ↗ أَنْفُسِ 49 ↗ بَيْنَ 36 مَعَ 27 آبَاءُ 23 ↗ بَعْضُ 20 ↗ قَبْلِ 18 ↗ قُلُوبِ 16 ↗ أَيْدِي 16 ↗ أَيْمَانُ 16 ↗ أَمْوَالِ 14 ↗ إِلَهُ 14 ↗
+160 daha (daha az geçenler)
أَعْمَالَ 13 ↗ مِثْلُ 11 ↗ دِينِ 11 ↗ مَرْجِعُ 11 ↗ نِسَاءِ 10 ↗ أَوْلَادُ 10 ↗ إِخْوَانُ 10 ↗ شُرَكَاءَ 10 ↗ مَوْلَى 9 ↗ أَبْنَاءَ 9 ↗ أُمَّهَاتِ 9 ↗ وُجُوهَ 8 ↗ إِيمَانِ 8 ↗ أَزْوَاجُ 8 ↗ أَحَدَ 7 ↗ ذُنُوبِ 7 ↗ أَرْجُلَ 7 ↗ بُيُوتِ 6 ↗ سَيِّئَاتِ 6 ↗ عَدُوَّ 5 ↗ يَوْمِ 5 ↗ دِيَارِ 5 ↗ أَيِّ 4 غَيْرَ 4 ↗ مَكَانَةِ 4 ↗ بُرْهَانَ 4 ↗ مِيثَاقَ 4 ↗ صُدُورِ 4 ↗ عِنْدَ 3 فَوْقَ 3 أَعْقَابِ 3 ↗ أَعْمَامِ 3 ↗ فَوْقِ 3 ↗ أَكْثَرَ 3 ↗ أَلْسِنَةِ 3 ↗ أَنْعَامِ 3 ↗ بَيْنِ 3 ↗ أَرْضِ 3 ↗ خَطَايَا 3 ↗ خَلَاقِ 3 ↗ أَخْوَالِ 3 ↗ أَمْرَ 3 ↗ أَدْعِيَاءَ 3 ↗ رُءُوسَ 3 ↗ رَسُولَ 3 ↗ أَهْلِ 3 ↗ مَأْوَى 3 ↗ صَاحِبُ 3 ↗ عَلَى 2 وَرَاءَ 2 طَائِرُ 2 ↗ ظَنُّ 2 ↗ عِبَادِ 2 ↗ أَعْيُنُ 2 ↗ فَتَيَاتِ 2 ↗ أَفْوَاهِ 2 ↗ قَرْيَةِ 2 ↗ قَوْلَ 2 ↗ بَأْسَ 2 ↗ كَبِيرُ 2 ↗ بَارِءِ 2 ↗ مَنَامُ 2 ↗ أَبْصَارَ 2 ↗ أُجُورَ 2 ↗ وَيْلَ 2 ↗ ابْتِغَاءُ 2 ↗ مَثْوَا 2 ↗ حِذْرَ 2 ↗ حَرْثَ 2 ↗ حَوْلَ 2 ↗ أَخْبَارَ 2 ↗ خَطْبُ 2 ↗ ذِكْرُ 2 ↗ أَرْحَامَ 2 ↗ رِزْقَ 2 ↗ سَعْيَ 2 ↗ مَسَاكِنَ 2 ↗ أَسْلِحَةَ 2 ↗ سَمْعَ 2 ↗ أَشُدَّ 2 ↗ شُهَداءَ 2 ↗ صَدَقَاتِ 2 ↗ صُوَرَ 2 ↗ أَضْغَانَ 1 ↗ طَرِيقَةِ 1 ↗ طَعَامُ 1 ↗ طَيِّبَاتِ 1 ↗ ظَعْنِ 1 ↗ ظُهُورِ 1 ↗ عَذَابِ 1 ↗ عَشِيرَةُ 1 ↗ عَهْدِ 1 ↗ آتِي 1 ↗ غَيْظِ 1 ↗ فِئَةُ 1 ↗ فِتْنَةَ 1 ↗ أَقْدَامَ 1 ↗ إِقَامَتِ 1 ↗ قُوَّةِ 1 ↗ كِتَابِ 1 ↗ أَكْرَمَ 1 ↗ كُفَّارُ 1 ↗ كَيْدَ 1 ↗ مُلَاقِي 1 ↗ أَلْوَانِ 1 ↗ أَمْتِعَةِ 1 ↗ مُمِدُّ 1 ↗ مَقْتِ 1 ↗ مِلَّتِ 1 ↗ أَمَانِيِّ 1 ↗ مَوْتِ 1 ↗ مَاءُ 1 ↗ أَنْبَاءِ 1 ↗ نَادِي 1 ↗ مَنَاسِكَ 1 ↗ نَصْرَ 1 ↗ نُورِ 1 ↗ هَدِيَّةِ 1 ↗ بُشْرَى 1 ↗ أَهْوَاءَ 1 ↗ وُجْدِ 1 ↗ وَرِقِ 1 ↗ وَرَاءِ 1 ↗ مَوْعِدُ 1 ↗ بَعْثُ 1 ↗ أَتْقَى 1 ↗ بَعْدِ 1 ↗ مُبْتَلِي 1 ↗ اتِّخَاذِ 1 ↗ بَيْعِ 1 ↗ أُخْرَى 1 ↗ أَثْقَالَ 1 ↗ ثِيَابَ 1 ↗ جَزَاءُ 1 ↗ جُلُودُ 1 ↗ جَمْعُ 1 ↗ جُنُوبِ 1 ↗ جَهْرَ 1 ↗ حُجُورِ 1 ↗ حَيَاةِ 1 ↗ إِخْرَاجِ 1 ↗ خَلْفَ 1 ↗ خِلَالَ 1 ↗ خِيفَةِ 1 ↗ أَدْبَارِ 1 ↗ دِمَاءَ 1 ↗ دُونِ 1 ↗ إِمَاءِ 1 ↗ رِمَاحُ 1 ↗ رِيحُ 1 ↗ زِينَةَ 1 ↗ سِرَّ 1 ↗ إِسْلَامَ 1 ↗ شُفَعَاءَ 1 ↗ أَشْيَاعَ 1 ↗ مُصْرِخِ 1 ↗ أَصْلَابِ 1 ↗ أَصْنَامَ 1 ↗ أَصْوَاتَ 1 ↗ مَصِيرَ 1 ↗
Mecrur 743 ayetler
Harf-i cer 743 ayetler
لِ 358 عَلَى 163 مِنْ 116 بِ 40 إِلَى 32 عَنْ 24 فِي 14 أَنْفُسَ 1
Mef'ûlun bih 613 ayetler
Fiili 613 ayetler
آتَى 49 ↗ جَاءَ 40 ↗ خَلَقَ 26 ↗ رَزَقَ 20 ↗ يُنَبِّئُ 19 ↗ يُرِي 17 ↗ أَسْأَلُ 15 ↗ يُخْرِجَ 14 ↗ يُقَاتِلُوا 13 ↗ هَدَى 12 ↗ أَصَابَ 12 ↗ يَبْلُوَ 11 ↗
+138 daha (daha az geçenler)
جَعَلَ 11 ↗ يَنْصُرْ 10 ↗ أَهْلَكْنَا 10 ↗ يَعِدُ 10 ↗ أَنْجَيْنَا 9 ↗ أَنْذَرْتُ 9 ↗ يَأْخُذَ 9 ↗ يَدْعُو 9 ↗ مَسَّ 8 ↗ يَأْمُرُ 8 ↗ عَلَّمَ 7 ↗ تَغُرَّنَّ 7 ↗ يُحْيِي 7 ↗ أَمَدَّ 6 ↗ أَنْشَأَ 6 ↗ يَنْفَعَ 6 ↗ أُبَلِّغُ 6 ↗ صَدُّوا 6 ↗ وَصَّى 5 ↗ يَعِظُ 5 ↗ لَيَجْمَعَنَّ 5 ↗ زَادَ 5 ↗ يُعَذِّبْ 4 ↗ نُعِيدُ 4 ↗ يُمِيتُ 4 ↗ أَنْسَوْا 4 ↗ يَنْهَا 4 ↗ يَتَوَفَّى 4 ↗ لَأُدْخِلَنَّ 4 ↗ أَدُلُّ 4 ↗ يُذْهِبْ 4 ↗ يَرُدُّوا 4 ↗ صَوَّرَ 4 ↗ يَضُرُّ 4 ↗ يُطَهِّرَ 3 ↗ أَطَعْنَ 3 ↗ أَعْجَبَتْ 3 ↗ أَعْتَزِلُ 3 ↗ فَضَّلْتُ 3 ↗ فَاتَ 3 ↗ اتَّبَعْنَا 3 ↗ يَجْرِمَنَّ 3 ↗ أُخَالِفَ 3 ↗ آمَنُ 3 ↗ ذَرَأَ 3 ↗ يَسُومُونَ 3 ↗ لَأُصَلِّبَنَّ 3 ↗ اسْتَعْمَرَ 2 ↗ أَغْوَيْنَا 2 ↗ يَفْتِنَ 2 ↗ يُفْتِي 2 ↗ قَالَ 2 ↗ بَدَءُوا 2 ↗ أَلْهَى 2 ↗ مَكَّنَّا 2 ↗ أَنْبَتَ 2 ↗ بَعَثْنَا 2 ↗ تَقِي 2 ↗ يَلُونَ 2 ↗ أَبْغِي 2 ↗ يُؤَخِّرَ 2 ↗ آذَنْتُ 2 ↗ يُحْبِبْ 2 ↗ يُحَاجُّوا 2 ↗ يُحَذِّرُ 2 ↗ أَحْمِلُ 2 ↗ لَنَرْجُمَنَّ 2 ↗ يَرْحَمَ 2 ↗ يُرْضُوا 2 ↗ سَبَقَ 2 ↗ نُسْقِي 2 ↗ أَصْفَى 2 ↗ يُضِلُّونَ 1 ↗ نُطْعِمُ 1 ↗ يُطْلِعَ 1 ↗ أَظْفَرَ 1 ↗ نَظُنُّ 1 ↗ يَعْصِمُ 1 ↗ أَعْنَتَ 1 ↗ يُغْرِقَ 1 ↗ يُغَشِّي 1 ↗ يُغْنِي 1 ↗ فَطَرَ 1 ↗ تُقَرِّبُ 1 ↗ قَصَمْنَا 1 ↗ يُقَلِّلُ 1 ↗ كَثَّرَ 1 ↗ كَذَّبُوا 1 ↗ يَكْفِيَ 1 ↗ يَكْلَؤُ 1 ↗ يَلْبِسَ 1 ↗ لَقُوا 1 ↗ يَلِتْ 1 ↗ يُمَتِّعْ 1 ↗ نَمْنَعْ 1 ↗ أَنْقَذَ 1 ↗ يَنْقُصُوا 1 ↗ يَتِرَ 1 ↗ وَاثَقَ 1 ↗ أَوْرَثَ 1 ↗ بَوَّأَ 1 ↗ تَرَكُوا 1 ↗ يَثْقَفُوا 1 ↗ أَثَابَ 1 ↗ اجْتَبَى 1 ↗ يُجَادِلُوا 1 ↗ يُجِرْ 1 ↗ يُحَاسِبْ 1 ↗ تُحْصِنَ 1 ↗ يَحْطِمَنَّ 1 ↗ يُحْفِ 1 ↗ يَخْذُلْ 1 ↗ يَتَخَطَّفَ 1 ↗ يَأْلُونَ 1 ↗ خِفْتُ 1 ↗ خَوَّلْنَا 1 ↗ يُدْرِكْ 1 ↗ أَدْرَى 1 ↗ أَذْكُرْ 1 ↗ يُذِيقَ 1 ↗ أَرْدَى 1 ↗ أَرْسَلْنَا 1 ↗ أَرْضَعْنَ 1 ↗ آوَى 1 ↗ أَيَّدَ 1 ↗ يُزَكِّي 1 ↗ يُسْحِتَ 1 ↗ لَنُسْكِنَنَّ 1 ↗ سَلَقُوا 1 ↗ سَلَكَ 1 ↗ يَسْمَعُونَ 1 ↗ سَمَّى 1 ↗ تَسُؤْ 1 ↗ نُسَوِّي 1 ↗ يُسَيِّرُ 1 ↗ يُشْعِرُ 1 ↗ صَدَقَ 1 ↗ صَرَفَ 1 ↗
Haber 99 ayetler
Sıfat 77 ayetler
Mef'ûlun lieclih 34 ayetler
Mef'ûlun bih (2.) 30 ayetler
Mümeyyez 27 ayetler
Mef'ûlun fîh 7 ayetler
Müekked 6 ayetler
Hâl 5 ayetler
Mübdelün minh 5 ayetler
Mübteda 4 ayetler
Nâib-i fâil 4 ayetler
Fâil 2 ayetler
Mevsûf 1 ayetler

566 ayet · ك م kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

وَبَرَزُوا لِلّٰهِ جَم۪يعاً فَقَالَ الضُّعَفٰٓؤُ۬ا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْـبَرُٓوا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعاً فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا مِنْ عَذَابِ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ قَالُوا لَوْ هَدٰينَا اللّٰهُ لَهَدَيْنَاكُمْۜ سَوَٓاءٌ عَلَيْنَٓا اَجَزِعْنَٓا اَمْ صَبَرْنَا مَا لَنَا مِنْ مَح۪يصٍ۟
İnsanların hepsi Allah’ın huzuruna çıkarlar; güçsüzler, büyüklük taslayanlara: «Doğrusu biz size uymuştuk, Allah’ın azabından bizi koruyabilecek misiniz?» derler. Cevap olarak: «Allah bizi doğru yola eriştirseydi biz de sizi eriştirirdik. Artık sızlansak da sabretsek de birdir, çünkü kaçacak yerimiz yoktur» derler.[21]
وَقَالَ الشَّيْطَانُ لَمَّا قُضِيَ الْاَمْرُ اِنَّ اللّٰهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ الْحَقِّ وَوَعَدْتُكُمْ فَاَخْلَفْتُكُمْۜ وَمَا كَانَ لِيَ عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّٓا اَنْ دَعَوْتُكُمْ فَاسْتَجَبْتُمْ ل۪يۚ فَلَا تَلُومُون۪ي وَلُومُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ مَٓا اَنَا۬ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُصْرِخِيَّۜ اِنّ۪ي كَفَرْتُ بِمَٓا اَشْرَكْتُمُونِ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
İş olup bitince, şeytan: «Doğrusu Allah size gerçeği söz vermişti. Ben de size söz verdim ama, sonra caydım; esasen sizi zorlayacak bir nüfuzum yoktu; sadece çağırdım, siz de geldiniz. O halde, beni değil kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Beni Allah’a ortak koşmanızı daha önce kabul etmemiştim; doğrusu zalimlere can yakan bir azap vardır» der.[22]
اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْفُلْكَ لِتَجْرِيَ فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِه۪ۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْاَنْهَارَۚ
Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah’tır.[32-33]
وَسَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَٓائِبَيْنِۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۚ
Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah’tır.[32-33]
وَاَنْذِرِ النَّاسَ يَوْمَ يَأْت۪يهِمُ الْعَذَابُۙ فَيَقُولُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رَبَّـنَٓا اَخِّرْنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۙ نُجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِـعِ الرُّسُلَۜ اَوَلَمْ تَكُونُٓوا اَقْسَمْتُمْ مِنْ قَبْلُ مَا لَكُمْ مِنْ زَوَالٍۙ
İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Haksızlık edenler: «Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına gelelim, peygamberlere uyalım» derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz! Üstelik kendilerine yazık edenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara, yaptıklarımız da sizlere açıklanmıştı. Size misaller de vermiştik.[44-45]
وَسَكَنْتُمْ ف۪ي مَسَاكِنِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ الْاَمْثَالَ
İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Haksızlık edenler: «Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına gelelim, peygamberlere uyalım» derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz! Üstelik kendilerine yazık edenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara, yaptıklarımız da sizlere açıklanmıştı. Size misaller de vermiştik.[44-45]
وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَ وَمَنْ لَسْتُمْ لَهُ بِرَازِق۪ينَ
Orada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.[20]
وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِم۪ينَ مِنْكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَأْخِر۪ينَ
And olsun ki, sizden önce geçenleri biliriz; and olsun ki, geri kalanları da biliriz.[24]
اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَاماًۜ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ
İbrahim’in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: «Doğrusu biz sizden korkuyoruz» demişti de: «Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik» demişlerdi.[52-53]
فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِـعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ
«Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün» dediler.[63-65]
وَالْاَنْعَامَ خَلَقَهَاۚ لَكُمْ ف۪يهَا دِفْءٌ وَمَنَافِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۖ
Hayvanları da yaratmıştır. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Onların etlerini de yersiniz.[5]
وَلَكُمْ ف۪يهَا جَمَالٌ ح۪ينَ تُر۪يحُونَ وَح۪ينَ تَسْرَحُونَۖ
Onları getirirken de, gönderirken de zevk alırsınız.[6]
هُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لَكُمْ مِنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ ف۪يهِ تُس۪يمُونَ
Yukarıdan size su indiren O’dur. Ondan içersiniz; hayvanları otlattığınız bitkiler de onunla biter.[10]
يُنْبِتُ لَكُمْ بِهِ الزَّرْعَ وَالزَّيْتُونَ وَالنَّخ۪يلَ وَالْاَعْنَابَ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
Allah onunla size ekinler, zeytin ve hurma ağaçları, üzümler ve her türlü ürünü yetiştirir. Düşünen kimseler için bunda ders vardır.[11]
وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۙ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ وَالنُّجُومُ مُسَخَّرَاتٌ بِاَمْرِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَۙ
Geceyi gündüzü, güneşi ayı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da O’nun buyruğuna boyun eğmiştir. Bunlarda, akleden kimseler için dersler vardır.[12]
وَمَا ذَرَاَ لَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُخْتَلِفاً اَلْوَانُهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ
Yeryüzünde rengarenk şeyleri de sizin için yaratmıştır. Bunda, öğüt alan kimseler için ibret vardır.[13]
وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَاَنْهَاراً وَسُبُلاً لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ
Yeryüzünde, sarsılmayasınız diye, sabit dağlar, nehirler ve belki yolunuzu bulursunuz diye yollar ve işaretler meydana getirmiştir. Onlar yıldızla da yollarını bulurlar.[15-16]
اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ طَيِّب۪ينَۙ يَقُولُونَ سَلَامٌ عَلَيْكُمُۙ ادْخُلُوا الْجَنَّةَ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Melekler onların canını temizlenmiş olarak alırken: «Selam size; yaptıklarınıza karşılık haydi cennete girin» derler.[32]
وَمَا بِكُمْ مِنْ نِعْمَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ ثُمَّ اِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَاِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَۚ
Size gelen her nimet Allah’tandır. Sonra, bir sıkıntıya uğradığınızda yalnız O’na sığınırsınız.[53]
ثُمَّ اِذَا كَشَفَ الضُّرَّ عَنْكُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْكُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ
Sıkıntılarınızı giderince de, içinizden bazıları kendilerine verdiğimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Geçinin bakalım, yakında öğreneceksiniz.[54-55]
Yükleniyor...