ك ل ل
377 kelime · i'rab ağacında: 376
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 351 ayetler
Muzâfun ileyh 351 ayetler
شَيْءٍ
121
↗
(هُمْ)
gizli 36
نَفْسٍ
23
↗
أُمَّةٍ
15
↗
هُ
zamir 7
الثَّمَرَاتِ
6
↗
امْرِئٍ
5
↗
هَا
zamir 5
مَا
4
مَثَلٍ
4
↗
وَاحِدٍ
4
↗
ذِي
4
↗
+77 daha (daha az geçenler)
أُنَاسٍ
4
↗
آيَةٍ
4
↗
زَوْجٍ
4
↗
صَبَّارٍ
4
↗
هُمْ
zamir 4
كَفَّارٍ
3
↗
مَكَانٍ
3
↗
نَبِيٍّ
3
↗
دَابَّةٍ
3
↗
أَمْرٍ
3
↗
سَاحِرٍ
3
↗
شَيْطَانٍ
3
↗
ذَلِكَ
2
مِنْ
2
عَبْدٍ
2
↗
فِرْقٍ
2
↗
فَاكِهَةٍ
2
↗
قَرْيَةٍ
2
↗
كَبِيرٍ
2
↗
مُمَزَّقٍ
2
↗
بَابٍ
2
↗
جَبَّارٍ
2
↗
حِزْبٍ
2
↗
أَفَّاكٍ
2
↗
مُخْتَالٍ
2
↗
مَسْجِدٍ
2
↗
أُولَئِكَ
1
(أُمَّةٍ)
gizli 1
(نَا)
gizli 1
(هُ)
gizli 1
(هَا)
gizli 1
(هُنَّ)
gizli 1
(وَاحِدٍ)
gizli 1
(وَاحِدَةٍ)
gizli 1
ضَامِرٍ
1
↗
الطَّعَامِ
1
↗
عَدْلٍ
1
↗
مُعْتَدٍ
1
↗
عَامٍ
1
↗
غَوَّاصٍ
1
↗
فَجٍّ
1
↗
قَلْبِ
1
↗
قَوْمٍ
1
↗
كَرْبٍ
1
↗
مَرَّةٍ
1
↗
الْمَيْلِ
1
↗
الْبَسْطِ
1
↗
هُمَزَةٍ
1
↗
وَادٍ
1
↗
يَوْمٍ
1
↗
أَجَلٍ
1
↗
بَنَانٍ
1
↗
بَنَّاءٍ
1
↗
آخَرِينَ
1
↗
جَبَلٍ
1
↗
جَانِبٍ
1
↗
حَدَبٍ
1
↗
حَلَّافٍ
1
↗
حِينٍ
1
↗
خَتَّارٍ
1
↗
إِلَهٍ
1
↗
خَلْقٍ
1
↗
خَوَّانٍ
1
↗
أُنْثَى
1
↗
مَرْصَدٍ
1
↗
مُرْضِعَةٍ
1
↗
أَوَّابٍ
1
↗
رِيعٍ
1
↗
سَفِينَةٍ
1
↗
سَمَاءٍ
1
↗
سُنْبُلَةٍ
1
↗
شِرْبٍ
1
↗
شِيعَةٍ
1
↗
صِرَاطٍ
1
↗
صَغِيرٍ
1
↗
صَيْحَةٍ
1
↗
هُنَّ
zamir 1
Mecrur 181 ayetler
Harf-i cer 181 ayetler
عَلَى
57
مِنْ
44
لِ
36
بِ
34
فِي
10
عَلَى
ile bağlandığı fiil
مِنْ
ile bağlandığı fiil
أَنْبَتْنَا
4
↗
آتَا
3
↗
بَثَّ
2
↗
جِئْنَا
2
↗
تَأْكُلُونَ
2
↗
صَرَّفْنَا
2
↗
ضَرَبْنَا
2
↗
عُذْتُ
1
↗
يُقْذَفُونَ
1
↗
كَتَبْنَا
1
↗
لَنَنْزِعَنَّ
1
↗
تَنَزَّلُ
1
↗
+2 daha (daha az geçenler)
لِ
ile bağlandığı fiil
بِ
ile bağlandığı fiil
Mef'ûlun bih 59 ayetler
Fiili 59 ayetler
وَسِعَ
5
↗
آتَيْنَا
4
↗
يُحِبُّ
4
↗
خَلَقَ
4
↗
قُلْ
3
↗
يَرَوْا
3
↗
وَعَدَ
2
↗
أَخَذْنَا
2
↗
نَجْزِي
2
↗
جَعَلْنَا
2
↗
اضْرِبُوا
2
↗
(اُذْكُرْ)
gizli 1
+25 daha (daha az geçenler)
تُطِعْ
1
↗
يَعْرِفُونَ
1
↗
أَعْطَى
1
↗
يُغْنِ
1
↗
فَصَّلْنَا
1
↗
فَضَّلْنَا
1
↗
نَقُصُّ
1
↗
نَكْتُبُ
1
↗
أَلْزَمْنَا
1
↗
أَلْقِيَا
1
↗
نُمِدُّ
1
↗
أَنْطَقَ
1
↗
هَدَيْنَا
1
↗
تَبَّرْنَا
1
↗
يَتَّبِعُ
1
↗
أَتْقَنَ
1
↗
اجْلِدُوا
1
↗
حَرَّمْنَا
1
↗
يَحْسَبُونَ
1
↗
أَحْسَنَ
1
↗
حَشَرْنَا
1
↗
أَحْصَيْنَا
1
↗
أَحْصَى
1
↗
نَدْعُو
1
↗
تُدَمِّرُ
1
↗
Haber 50 ayetler
Mübteda 50 ayetler
اللَّهُ
18
↗
هُوَ
zamir 16
أَجَلٌ
2
↗
دَرَجَاتٌ
2
↗
مَا
1
مُسْتَقَرٌّ
1
↗
كِتَابٌ
1
↗
هَادٍ
1
↗
وِجْهَةٌ
1
↗
وَيْلٌ
1
↗
جُزْءٌ
1
↗
رَبُّ
1
↗
+4 daha (daha az geçenler)
Mübteda 50 ayetler
Haber 50 ayetler
cümle
4
مَا
4
يَجْرِي
4
↗
(كُلِّ)
gizli 3
ذَائِقَةُ
3
↗
هُ
zamir 3
عِنْدِ
2
↗
آتِي
2
↗
مُحْتَضَرٌ
2
↗
يَسْبَحُونَ
2
↗
هَا
zamir 2
فِي
1
+19 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun fîh 31 ayetler
Fiili 31 ayetler
يَأْتِي
3
↗
أُعِيدُوا
2
↗
كَذَّبُوا
2
↗
بَعَثْنَا
2
↗
جَعَلْنَا
2
↗
سَأَلَ
2
↗
أَطْفَأَ
1
↗
يُفْتَنُونَ
1
↗
اقْعُدُوا
1
↗
قَالُوا
1
↗
اسْتَكْبَرْتُمْ
1
↗
لَعَنَتْ
1
↗
+12 daha (daha az geçenler)
Fâil 18 ayetler
Sıfat 10 ayetler
Mevsûf 7 ayetler
Muzâf
333 ayet · ك ل ل kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَلِكُلٍّ
دَرَجَاتٌ
مِمَّا
عَمِلُواۚ
وَلِيُوَفِّيَهُمْ
اَعْمَالَهُمْ
وَهُمْ
لَا
يُظْلَمُونَ
İşlediklerinden ötürü herkesin bir derecesi vardır. Herkese işlediklerinin karşılığı ödenir. Kendilerine haksızlık yapılmaz.[19]
تُدَمِّرُ
كُلَّ
شَيْءٍ
بِاَمْرِ
رَبِّهَا
فَاَصْبَحُوا
لَا
يُرٰٓى
اِلَّا
مَسَاكِنُهُمْۜ
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْقَوْمَ
الْمُجْرِم۪ينَ
O azabın, yayılarak vadilerine doğru yöneldiğini gördüklerinde: «Bu yaygın bulut bize yağmur yağdıracaktır» dediler. Hud: «Hayır, o, acele beklediğiniz şeydir; can yakıcı azap veren bir rüzgardır; Rabbinin buyruğu ile her şeyi yok eder» dedi. Bunun üzerine evlerinin harabelerinden başka bir şey görünmez oldu. Biz, suçlu milleti işte böyle cezalandırırız.[24-25]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّ
اللّٰهَ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَلَمْ
يَعْيَ
بِخَلْقِهِنَّ
بِقَادِرٍ
عَلٰٓى
اَنْ
يُحْيِيَ
الْمَوْتٰىۜ
بَلٰٓى
اِنَّهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
Gökleri, yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye de kadir olduğunu görmezler mi? Evet; O her şeye Kadir’dir.[33]
مَثَلُ
الْجَنَّةِ
الَّت۪ي
وُعِدَ
الْمُتَّقُونَۜ
ف۪يهَٓا
اَنْهَارٌ
مِنْ
مَٓاءٍ
غَيْرِ
اٰسِنٍۚ
وَاَنْهَارٌ
مِنْ
لَبَنٍ
لَمْ
يَتَغَيَّرْ
طَعْمُهُۚ
وَاَنْهَارٌ
مِنْ
خَمْرٍ
لَذَّةٍ
لِلشَّارِب۪ينَۚ
وَاَنْهَارٌ
مِنْ
عَسَلٍ
مُصَفًّىۜ
وَلَهُمْ
ف۪يهَا
مِنْ
كُلِّ
الثَّمَرَاتِ
وَمَغْفِرَةٌ
مِنْ
رَبِّهِمْۜ
كَمَنْ
هُوَ
خَالِدٌ
فِي
النَّارِ
وَسُقُوا
مَٓاءً
حَم۪يماً
فَقَطَّعَ
اَمْعَٓاءَهُمْ
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennet şöyledir: Orada temiz su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları vardır. Onlara orada her türlü ürün ve Rablerinden mağfiret vardır. Bunların durumu, ateşte temelli kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?[15]
وَاُخْرٰى
لَمْ
تَقْدِرُوا
عَلَيْهَا
قَدْ
اَحَاطَ
اللّٰهُ
بِهَاۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يراً
Bundan başka, sizin gücünüzün yetmediği fakat Allah’ın sizin için sakladığı ganimetler de vardır. Allah her şeye Kadir olandır.[21]
اِذْ
جَعَلَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
ف۪ي
قُلُوبِهِمُ
الْحَمِيَّةَ
حَمِيَّةَ
الْجَاهِلِيَّةِ
فَاَنْزَلَ
اللّٰهُ
سَك۪ينَتَهُ
عَلٰى
رَسُولِه۪
وَعَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَاَلْزَمَهُمْ
كَلِمَةَ
التَّقْوٰى
وَكَانُٓوا
اَحَقَّ
بِهَا
وَاَهْلَهَاۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يماً۟
İnkar edenler, gönüllerindeki cahiliyye çağının asabiyet ateşini ateşlendirdiklerinde, Allah, Peygamberine ve inananlara huzur indirdi; onların takva sözünü tutmalarını sağladı. Onlar, bu söze layık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilmektedir.[26]
هُوَ
الَّـذ۪ٓي
اَرْسَلَ
رَسُولَهُ
بِالْهُدٰى
وَد۪ينِ
الْحَقِّ
لِيُظْهِرَهُ
عَلَى
الدّ۪ينِ
كُلِّه۪ۜ
وَكَفٰى
بِاللّٰهِ
شَه۪يداًۜ
Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini, doğruluk rehberi Kuran ve hak din ile gönderen O’dur. Şahit olarak Allah yeter.[28]
قُلْ
اَتُعَلِّمُونَ
اللّٰهَ
بِد۪ينِكُمْ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۜ
وَاللّٰهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
De ki: «Dininizi Allah’a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da yerde olanları da bilir, Allah her şeyi bilendir.»[16]
وَالْاَرْضَ
مَدَدْنَاهَا
وَاَلْقَيْنَا
ف۪يهَا
رَوَاسِيَ
وَاَنْبَتْنَا
ف۪يهَا
مِنْ
كُلِّ
زَوْجٍ
بَه۪يجٍۙ
Allah’a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik.[7-8]
تَبْصِرَةً
وَذِكْرٰى
لِكُلِّ
عَبْدٍ
مُن۪يبٍ
Allah’a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik.[7-8]
وَاَصْحَابُ
الْاَيْكَةِ
وَقَوْمُ
تُبَّعٍۜ
كُلٌّ
كَذَّبَ
الرُّسُلَ
فَحَقَّ
وَع۪يدِ
Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut’un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.[12-14]
وَجَٓاءَتْ
كُلُّ
نَفْسٍ
مَعَهَا
سَٓائِقٌ
وَشَه۪يدٌ
Her can, kendisiyle beraber bir sürücü ve şahit bulunduğu halde gelir.[21]
اَلْقِيَا
ف۪ي
جَهَنَّمَ
كُلَّ
كَفَّارٍ
عَن۪يدٍۙ
Allah: «Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah’ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun» buyurur.[24-26]
هٰذَا
مَا
تُوعَدُونَ
لِكُلِّ
اَوَّابٍ
حَف۪يظٍۚ
Onlara: «İşte bu cennet, Allah’a yönelen, O’nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman’dan korkan, Allah’a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur» denir.[32-34]
وَمِنْ
كُلِّ
شَيْءٍ
خَلَقْنَا
زَوْجَيْنِ
لَعَلَّكُمْ
تَذَكَّرُونَ
İbret alasınız diye her şeyi çift çift yaratmışızdır.[49]
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَاتَّبَعَتْهُمْ
ذُرِّيَّتُهُمْ
بِا۪يمَانٍ
اَلْحَقْنَا
بِهِمْ
ذُرِّيَّتَهُمْ
وَمَٓا
اَلَتْنَاهُمْ
مِنْ
عَمَلِهِمْ
مِنْ
شَيْءٍۜ
كُلُّ
امْرِئٍ
بِمَا
كَسَبَ
رَه۪ينٌ
İnanan, soyları da inançta kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır.[21]
وَكَذَّبُوا
وَاتَّبَعُٓوا
اَهْوَٓاءَهُمْ
وَكُلُّ
اَمْرٍ
مُسْتَقِرٌّ
Yalanlarlar da kendi heveslerine uyarlar. Ama her işin karar kılacağı bir sonucu vardır.[3]
وَنَبِّئْهُمْ
اَنَّ
الْمَٓاءَ
قِسْمَةٌ
بَيْنَهُمْۚ
كُلُّ
شِرْبٍ
مُحْتَضَرٌ
Onlara, sıralarına göre suyun kendileriyle o deve aralarında pay edilmiş olunduğunu söyle.»[28]
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
كُلِّهَا
فَاَخَذْنَاهُمْ
اَخْذَ
عَز۪يزٍ
مُقْتَدِرٍ
Mucizelerimizin hepsini yalanladılar. Bunun üzerine onları güç ve kuvvet sahibi olana yakışır bir şekilde yakaladık.[42]
اِنَّا
كُلَّ
شَيْءٍ
خَلَقْنَاهُ
بِقَدَرٍ
Şüphesiz Biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.[49]
Yükleniyor...