ك ذ ب
282 kelime · i'rab ağacında: 265
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 186 ayetler
Fâil 180 ayetler
و
zamir 91
ا
zamir 29
(هُوَ)
gizli 21
قَوْمُ
9
↗
ثَمُودُ
7
↗
الَّذِينَ
6
عَادٌ
6
↗
أَصْحَابُ
5
↗
ت
zamir 5
nan
2
(نَحْنُ)
gizli 2
فِرْعَوْنُ
2
↗
+9 daha (daha az geçenler)
Harf-i cer 107 ayetler
بِ
103
عَلَى
4
بِ
ile bağlanan
آيَاتِ
37
↗
أَيِّ
16
أَيِّ
13
↗
هُ
zamir 8
هَا
zamir 6
لِقَاءِ
5
↗
الْحَقِّ
3
↗
الدِّينِ
3
↗
مَا
2
أَيِّ
2
↗
النُّذُرِ
2
↗
يَوْمِ
2
↗
+5 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 41 ayetler
Mef'ûlun mutlak 3 ayetler
Fiil Mef'ûlun bih هُ
9 ayet · ك ذ ب kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
فَكَذَّبُوهُ
فَاَنْجَيْنَاهُ
وَالَّذ۪ينَ
مَعَهُ
فِي
الْفُلْكِ
وَاَغْرَقْنَا
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَاۜ
اِنَّهُمْ
كَانُوا
قَوْماً
عَم۪ينَ۟
Onu yalanladılar; biz de onu ve gemide beraberinde olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları suda boğduk, çünkü onlar kör bir milletti.[64]
فَكَذَّبُوهُ
فَنَجَّيْنَاهُ
وَمَنْ
مَعَهُ
فِي
الْفُلْكِ
وَجَعَلْنَاهُمْ
خَلَٓائِفَ
وَاَغْرَقْنَا
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَاۚ
فَانْظُرْ
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الْمُنْذَر۪ينَ
Onu yalancı saydılar; ama Biz onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Onları ötekilerin yerine geçirdik, ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk. Uyarılanlardan söz dinlemeyenlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak.[73]
وَلَقَدْ
جَٓاءَهُمْ
رَسُولٌ
مِنْهُمْ
فَكَذَّبُوهُ
فَاَخَذَهُمُ
الْعَذَابُ
وَهُمْ
ظَالِمُونَ
And olsun ki, aralarından kendilerine bir peygamber gelmişti, onu yalancı saydılar. Haksızlık ederlerken azaba uğradılar.[113]
ثُمَّ
اَرْسَلْنَا
رُسُلَنَا
تَتْرَاۜ
كُلَّمَا
جَٓاءَ
اُمَّةً
رَسُولُهَا
كَذَّبُوهُ
فَاَتْبَعْنَا
بَعْضَهُمْ
بَعْضاً
وَجَعَلْنَاهُمْ
اَحَاد۪يثَۚ
فَبُعْداً
لِقَوْمٍ
لَا
يُؤْمِنُونَ
Sonra birbiri peşinden peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete peygamberi geldikçe onu yalancı saydılar. Onları birbiri peşinden yok edip hepsini birer efsane yaptık. İnanmayan millet, rahmetden ırak olsun![44]
فَكَذَّبُوهُ
فَاَهْلَكْنَاهُمْۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَةًۜ
وَمَا
كَانَ
اَكْثَرُهُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Böylece onu yalanladılar; Biz de kendilerini yok ettik. Bunda şüphesiz ki ders vardır; ama çoğu inanmamıştır.[139]
فَكَذَّبُوهُ
فَاَخَذَهُمْ
عَذَابُ
يَوْمِ
الظُّلَّةِۜ
اِنَّهُ
كَانَ
عَذَابَ
يَوْمٍ
عَظ۪يمٍ
Ama onu yalanladılar. Bunun üzerine onları bulutlu bir günün azabı yakaladı. Gerçekten o gün, azabı büyük bir gündü.[189]
فَكَذَّبُوهُ
فَاَخَذَتْهُمُ
الرَّجْفَةُ
فَاَصْبَحُوا
ف۪ي
دَارِهِمْ
جَاثِم۪ينَۘ
Ama onu yalanladılar. Bu yüzden onları bir titreme aldı ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.[37]
فَكَذَّبُوهُ
فَاِنَّهُمْ
لَمُحْضَرُونَۙ
Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah’ın O’na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.[127-128]
فَكَذَّبُوهُ
فَعَقَرُوهَاۙۖ
فَدَمْدَمَ
عَلَيْهِمْ
رَبُّهُمْ
بِذَنْبِهِمْ
فَسَوّٰيهَاۙۖ
Onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları.[14]
Yükleniyor...