ك ث ر
167 kelime · i'rab ağacında: 164
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mevsûf 34 ayetler
Sıfat 34 ayetler
هُمْ
zamir 12
النَّاسِ
5
↗
مَا
4
ذَلِكَ
1
مِنْ
1
الظَّنِّ
1
↗
عِبَادِ
1
↗
نَجْوَى
1
↗
الْجِنِّ
1
↗
الْأَحْبَارِ
1
↗
حَقَّ
1
↗
الْخُلَطَاءِ
1
↗
+6 daha (daha az geçenler)
Sıfat 33 ayetler
Mevsûfu 33 ayetler
(ذِكْرًا)
gizli 7
فَاكِهَةٍ
4
↗
مَغَانِمَ
3
↗
خَيْرًا
2
↗
(بَكَاءً)
gizli 1
(تَسْبِيحًا)
gizli 1
فِئَةً
1
↗
قُرُونًا
1
↗
مَنَافِعُ
1
↗
مَوَاطِنَ
1
↗
ثُبُورًا
1
↗
أَذًى
1
↗
+9 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 21 ayetler
Fiili 21 ayetler
أَضَلُّوا
4
↗
تَجِدُ
2
↗
تَرَى
2
↗
لَيَزِيدَنَّ
2
↗
تُطِعْ
1
↗
أَعْطَيْنَا
1
↗
يَعْلَمُ
1
↗
عَمَرُوا
1
↗
نَفْقَهُ
1
↗
يَقُصُّ
1
↗
يَهْدِي
1
↗
يُبَيِّنُ
1
↗
+3 daha (daha az geçenler)
Mübteda 20 ayetler
Mecrur 11 ayetler
Fiil 9 ayetler
Haber 4 ayetler
Haber Mübteda
4 ayet · ك ث ر kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَكَانَ
لَهُ
ثَمَرٌۚ
فَقَالَ
لِصَاحِبِه۪
وَهُوَ
يُحَاوِرُهُٓ
اَنَا۬
اَكْثَرُ
مِنْكَ
مَالاً
وَاَعَزُّ
نَفَراً
Onun gelirleri de vardı. Bu yüzden, arkadaşiyle konuşurken: «Ben malca senden zengin, nüfusça da senden daha itibarlıyım» dedi.[34]
قَالَ
اِنَّـمَٓا
اُو۫ت۪يتُهُ
عَلٰى
عِلْمٍ
عِنْد۪يۜ
اَوَلَمْ
يَعْلَمْ
اَنَّ
اللّٰهَ
قَدْ
اَهْلَكَ
مِنْ
قَبْلِه۪
مِنَ
الْقُرُونِ
مَنْ
هُوَ
اَشَدُّ
مِنْهُ
قُوَّةً
وَاَكْثَرُ
جَمْعاًۜ
وَلَا
يُسْـَٔلُ
عَنْ
ذُنُوبِهِمُ
الْمُجْرِمُونَ
Karun: «Bu servet ancak, bende mevcut bir ilimden ötürü bana verilmiştir» demişti. Allah’ın, önceleri, ondan daha güçlü ve topladığı şey daha fazla olan nice nesilleri yok ettiğini bilmez mi? Suçluların suçları kendilerinden sorulmaz.[78]
وَقَالُوا
نَحْنُ
اَكْثَرُ
اَمْوَالاً
وَاَوْلَاداًۙ
وَمَا
نَحْنُ
بِمُعَذَّب۪ينَ
Ve dediler ki: «Malları ve çocukları en çok olan bizleriz, azaba uğratılacak da değiliz»[35]
اِعْلَمُٓوا
اَنَّمَا
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَا
لَعِبٌ
وَلَهْوٌ
وَز۪ينَةٌ
وَتَفَاخُرٌ
بَيْنَكُمْ
وَتَكَاثُرٌ
فِي
الْاَمْوَالِ
وَالْاَوْلَادِۜ
كَمَثَلِ
غَيْثٍ
اَعْجَبَ
الْكُفَّارَ
نَبَاتُهُ
ثُمَّ
يَه۪يجُ
فَتَرٰيهُ
مُصْفَراًّ
ثُمَّ
يَكُونُ
حُطَاماًۜ
وَفِي
الْاٰخِرَةِ
عَذَابٌ
شَد۪يدٌۙ
وَمَغْفِرَةٌ
مِنَ
اللّٰهِ
وَرِضْوَانٌۜ
وَمَا
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَٓا
اِلَّا
مَتَاعُ
الْغُرُورِ
Bilin ki, dünya hayatı oyun, oyalanma, süslenme, aranızda övünme ve daha çok mal ve çocuk sahibi olmaktan ibarettir. Bu, yağmurun bitirdiği, ekicilerin de hoşuna giden bir bitkiye benzer; sonra kurur, sapsarı olduğu görülür, sonra çerçöp olur. Ahirette çetin azap da vardır. Allah’ın hoşnudluğu ve bağışlaması da vardır; dünya hayatı ise sadece aldatıcı bir geçinmedir.[20]
Yükleniyor...