ق و م
660 kelime · i'rab ağacında: 640
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mevsûf 192 ayetler
Sıfat 192 ayetler
الظَّالِمِينَ
24
↗
يُؤْمِنُونَ
19
↗
الْفَاسِقِينَ
15
↗
الْكَافِرِينَ
13
↗
يَعْلَمُونَ
10
↗
مُجْرِمِينَ
10
↗
يَعْقِلُونَ
9
↗
الَّذِينَ
7
يَتَفَكَّرُونَ
7
↗
آخَرِينَ
5
↗
يَفْقَهُونَ
4
↗
يُوقِنُونَ
4
↗
+51 daha (daha az geçenler)
تَجْهَلُونَ
4
↗
ضَلُّوا
3
↗
أَتَى
3
↗
غَيْرَ
3
↗
مِيثَاقٌ
3
↗
مُسْرِفُونَ
3
↗
يَسْمَعُونَ
3
↗
cümle
2
طَاغُونَ
2
↗
عَادُونَ
2
↗
غَضِبَ
2
↗
كَرِيمٍ
2
↗
مُنْكَرُونَ
2
↗
بُورًا
2
↗
يَذَّكَّرُونَ
2
↗
الشَّهَادَةِ
2
↗
الصَّالِحِينَ
2
↗
هُمْ
zamir 2
(مُسْتَقِرُّونَ)
gizli 1
عَابِدِينَ
1
↗
يَعْدِلُونَ
1
↗
أَعِزَّةٍ
1
↗
يَعْكُفُونَ
1
↗
عَالِينَ
1
↗
تُفْتَنُونَ
1
↗
يَفْرَقُونَ
1
↗
الْمُفْسِدِينَ
1
↗
لُدًّا
1
↗
أُنْذِرَ
1
↗
يَنْظُرُونَ
1
↗
نَكَثُوا
1
↗
نُوحٍ
1
↗
هَمُّوا
1
↗
يَتَّقُونَ
1
↗
بَعْدِ
1
↗
جَبَّارِينَ
1
↗
نَجْعَلْ
1
↗
يُجَاهِدُونَ
1
↗
جَاءَ
1
↗
يُحِبُّ
1
↗
يَحْذَرُ
1
↗
مَحْمُودًا
1
↗
الْخَاسِرُونَ
1
↗
خَصِمُونَ
1
↗
اللَّهُ
1
↗
يَخَافُونَ
1
↗
أَذِلَّةٍ
1
↗
يَرْجُو
1
↗
أُولِي
1
↗
مَسْحُورُونَ
1
↗
يَشْكُرُونَ
1
↗
Muzâf 187 ayetler
Muzâfun ileyh 187 ayetler
هُ
zamir 56
ي
zamir 54
نُوحٍ
13
↗
كَ
zamir 12
هُمْ
zamir 9
لُوطٍ
7
↗
فِرْعَوْنَ
4
↗
إِبْرَاهِيمَ
4
↗
الصَّلَاةِ
4
↗
نَا
zamir 4
مُوسَى
3
↗
هُمَا
zamir 3
+12 daha (daha az geçenler)
Mecrur 152 ayetler
Mef'ûlun bih 131 ayetler
Fiili 131 ayetler
(أُنَادِي)
gizli 47
يَهْدِي
20
↗
تُنْذِرَ
7
↗
وَجَدَ
4
↗
أَصَابَ
4
↗
نَجْزِي
3
↗
خَافَ
3
↗
(نُنَادِي)
gizli 2
أَضَلَّ
2
↗
أَتَتْ
2
↗
فَتَنَّا
2
↗
تُقَاتِلُونَ
2
↗
+29 daha (daha az geçenler)
يَسْتَبْدِلْ
2
↗
أَوْرَثْنَا
2
↗
تَتَوَلَّوْا
2
↗
أَرَى
2
↗
(أَحُصُّ)
gizli 1
(اُذْكُرْ)
gizli 1
(أَهْلَكَ)
gizli 1
(أَهْلَكْنَا)
gizli 1
أَطَاعُوا
1
↗
يَقْدُمُ
1
↗
مَسَّ
1
↗
نَجَّيْنَا
1
↗
أَنْشَأْنَا
1
↗
بَشِّرْ
1
↗
أَوْحَيْنَا
1
↗
تَذَرُ
1
↗
تَعِظُونَ
1
↗
يَبْعَثَ
1
↗
وَكَّلْنَا
1
↗
يَجْعَلْ
1
↗
أَحَلُّوا
1
↗
أَخْرِجْ
1
↗
اسْتَخَفَّ
1
↗
يَسْتَخْلِفُ
1
↗
اخْتَارَ
1
↗
اُومُرْ
1
↗
دَعَوْتُ
1
↗
دَمَّرْنَا
1
↗
يَأْمَنُوا
1
↗
Muzâfun ileyh 113 ayetler
Fiil 97 ayetler
Sıfat 89 ayetler
Mevsûfu 89 ayetler
صِرَاطٍ
31
↗
آيَاتٍ
25
↗
عَذَابٌ
5
↗
الدِّينُ
5
↗
رَحْمَةً
3
↗
الْقِسْطَاسِ
2
↗
الْمَلَأُ
2
↗
ذِكْرٌ
2
↗
طَرِيقٍ
1
↗
فِتْنَةً
1
↗
كُتُبٌ
1
↗
نَعِيمٌ
1
↗
+10 daha (daha az geçenler)
Fâil 25 ayetler
Fiili 25 ayetler
كَذَّبَتْ
13
↗
تَعْلَمُ
1
↗
أَعَانَ
1
↗
قَالَ
1
↗
كَبُرَ
1
↗
هَمَّ
1
↗
اتَّخَذَ
1
↗
جَاءَ
1
↗
حَاجَّ
1
↗
سَأَلَ
1
↗
يَسْخَرْ
1
↗
اسْتَسْقَى
1
↗
+1 daha (daha az geçenler)
Mübteda 7 ayetler
Mevsûf Sıfat ك ف ر
13 ayet · ق و م kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَلَمَّا
بَرَزُوا
لِجَالُوتَ
وَجُنُودِه۪
قَالُوا
رَبَّنَٓا
اَفْرِغْ
عَلَيْنَا
صَبْراً
وَثَبِّتْ
اَقْدَامَنَا
وَانْصُرْنَا
عَلَى
الْقَوْمِ
الْكَافِر۪ينَۜ
Calut ve ordusuna karşı çıktıklarında, «Rabbimiz! Bize sabır ver, sebatımızı artır, inkar eden millete karşı bize yardım et» dediler.[250]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تُبْطِلُوا
صَدَقَاتِكُمْ
بِالْمَنِّ
وَالْاَذٰىۙ
كَالَّذ۪ي
يُنْفِقُ
مَالَهُ
رِئَٓاءَ
النَّاسِ
وَلَا
يُؤْمِنُ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِۜ
فَمَثَلُهُ
كَمَثَلِ
صَفْوَانٍ
عَلَيْهِ
تُرَابٌ
فَاَصَابَهُ
وَابِلٌ
فَتَرَكَهُ
صَلْداًۜ
لَا
يَقْدِرُونَ
عَلٰى
شَيْءٍ
مِمَّا
كَسَبُواۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الْكَافِر۪ينَ
Ey İnananlar! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara gösteriş için malını sarfeden kimse gibi, sadakalarınızı başa kakma ve eza etmekle boşa çıkarmayın. Onun durumu, üzerinde toprak bulunan kayanın durumu gibidir, üzerine bol yağmur yağdığında onu cascavlak bırakır. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah inkar eden kimseleri doğru yola eriştirmez.[264]
لَا
يُكَلِّفُ
اللّٰهُ
نَفْساً
اِلَّا
وُسْعَهَاۜ
لَهَا
مَا
كَسَبَتْ
وَعَلَيْهَا
مَا
اكْتَسَبَتْۜ
رَبَّنَا
لَا
تُؤَاخِذْنَٓا
اِنْ
نَس۪ينَٓا
اَوْ
اَخْطَأْنَاۚ
رَبَّنَا
وَلَا
تَحْمِلْ
عَلَيْنَٓا
اِصْراً
كَمَا
حَمَلْتَهُ
عَلَى
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِنَاۚ
رَبَّنَا
وَلَا
تُحَمِّلْنَا
مَا
لَا
طَاقَةَ
لَنَا
بِه۪ۚ
وَاعْفُ
عَنَّا۠
وَاغْفِرْ
لَنَا۠
وَارْحَمْنَا۠
اَنْتَ
مَوْلٰينَا
فَانْصُرْنَا
عَلَى
الْقَوْمِ
الْكَافِر۪ينَ
Allah kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükler; kazandığı iyilik lehine, ettiği kötülük de aleyhinedir. Rabbimiz! Eğer unutacak veya yanılacak olursak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz bizden öncekilere yüklediğin gibi, bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyi taşıtma, bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Sen Mevlamızsın, kafirlere karşı bize yardım et.[286]
كَيْفَ
يَهْدِي
اللّٰهُ
قَوْماً
كَفَرُوا
بَعْدَ
ا۪يمَانِهِمْ
وَشَهِدُٓوا
اَنَّ
الرَّسُولَ
حَقٌّ
وَجَٓاءَهُمُ
الْبَيِّنَاتُۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الظَّالِم۪ينَ
İnandıktan, peygamberin hak olduğuna şehadet ettikten, kendilerine belgeler geldikten sonra inkar eden bir milleti Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah zalimleri doğru yola eriştirmez.[86]
وَمَا
كَانَ
قَوْلَهُمْ
اِلَّٓا
اَنْ
قَالُوا
رَبَّنَا
اغْفِرْ
لَنَا
ذُنُوبَنَا
وَاِسْرَافَنَا
ف۪ٓي
اَمْرِنَا
وَثَبِّتْ
اَقْدَامَنَا
وَانْصُرْنَا
عَلَى
الْقَوْمِ
الْكَافِر۪ينَ
Dedikleri ancak şu idi: «Rabbimiz! Günahlarımızı, işimizdeki aşırılıklarımızı bize bağışla, sebatımızı arttır, inkarcı topluluğa karşı bize yardım et».[147]
يَٓا اَيُّهَا
الرَّسُولُ
بَلِّـغْ
مَٓا
اُنْزِلَ
اِلَيْكَ
مِنْ
رَبِّكَۜ
وَاِنْ
لَمْ
تَفْعَلْ
فَمَا
بَلَّغْتَ
رِسَالَتَهُۜ
وَاللّٰهُ
يَعْصِمُكَ
مِنَ
النَّاسِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الْكَافِر۪ينَ
Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan O’nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah kafirlere yol göstermez.[67]
قُلْ
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
لَسْتُمْ
عَلٰى
شَيْءٍ
حَتّٰى
تُق۪يمُوا
التَّوْرٰيةَ
وَالْاِنْج۪يلَ
وَمَٓا
اُنْزِلَ
اِلَيْكُمْ
مِنْ
رَبِّكُمْۜ
وَلَيَز۪يدَنَّ
كَث۪يراً
مِنْهُمْ
مَٓا
اُنْزِلَ
اِلَيْكَ
مِنْ
رَبِّكَ
طُغْيَاناً
وَكُفْراًۚ
فَلَا
تَأْسَ
عَلَى
الْقَوْمِ
الْكَافِر۪ينَ
«Ey Kitap ehli! Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni gereğince uygulamadıkça bir temeliniz olmaz» de. And olsun ki Rabbinden sana indirilen, Kuran, onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü artırır. Öyleyse kafirler için tasalanma.[68]
فَتَوَلّٰى
عَنْهُمْ
وَقَالَ
يَا قَوْمِ
لَقَدْ
اَبْلَغْتُكُمْ
رِسَالَاتِ
رَبّ۪ي
وَنَصَحْتُ
لَكُمْۚ
فَكَيْفَ
اٰسٰى
عَلٰى
قَوْمٍ
كَافِر۪ينَ۟
Şuayb onlardan döndü de, «Ey milletim! And olsun ki, Rabbimin sözlerini size bildirdim, öğüt verdim; inkarcı millet için niçin üzüleyim?» dedi.[93]
اِنَّمَا
النَّس۪ٓيءُ
زِيَادَةٌ
فِي
الْكُفْرِ
يُضَلُّ
بِهِ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
يُحِلُّونَهُ
عَاماً
وَيُحَرِّمُونَهُ
عَاماً
لِيُوَاطِؤُ۫ا
عِدَّةَ
مَا
حَرَّمَ
اللّٰهُ
فَيُحِلُّوا
مَا
حَرَّمَ
اللّٰهُۜ
زُيِّنَ
لَهُمْ
سُٓوءُ
اَعْمَالِهِمْۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الْكَافِر۪ينَ۟
Sapıtmak için hürmetli ayların yerlerini değiştirip geciktirmek, küfürde gerçekten ileri gitmekdir. İnkar edenler Allah’ın haram kıldığı ayların sayısına uydurmak için, onu bir yıl haram, bir yıl helal sayıyor, böylece Allah’ın haram kıldığını helal kılıyorlar. Kötü işleri kendilerine güzel göründü. Allah inkar eden toplumu doğru yola eriştirmez.[37]
وَنَجِّنَا
بِرَحْمَتِكَ
مِنَ
الْقَوْمِ
الْكَافِر۪ينَ
«Allah’a güvendik; Ey Rabbimiz! Zalim bir millet ile bizi sınama, rahmetinle bizi kafirlerden kurtar» dediler.[85-86]
يَا بَنِيَّ
اذْهَبُوا
فَتَحَسَّسُوا
مِنْ
يُوسُفَ
وَاَخ۪يهِ
وَلَا
تَايْـَٔسُوا
مِنْ
رَوْحِ
اللّٰهِۜ
اِنَّهُ
لَا
يَايْـَٔسُ
مِنْ
رَوْحِ
اللّٰهِ
اِلَّا
الْقَوْمُ
الْكَافِرُونَ
«Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf’u ve kardeşini arayın. Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; doğrusu kafirlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.»[87]
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمُ
اسْتَحَبُّوا
الْحَيٰوةَ
الدُّنْيَا
عَلَى
الْاٰخِرَةِۙ
وَاَنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الْكَافِر۪ينَ
Bu, dünya hayatını ahirete tercih etmelerinden ve Allah’ın da, inkarcı milleti doğru yola eriştirmemesinden ötürü böyledir.[107]
وَصَدَّهَا
مَا
كَانَتْ
تَعْبُدُ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۜ
اِنَّهَا
كَانَتْ
مِنْ
قَوْمٍ
كَافِر۪ينَ
Melikeyi o zamana kadar alıkoyan, Allah’tan başka taptığı şeylerdi; çünkü kendisi inkarcı bir millettendi.[43]
Yükleniyor...