ا و ل ئ ك

204 kelime · i'rab ağacında: 200

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Mübteda 196 ayetler
Haber 196 ayetler
هُمْ zamir 29 الَّذِينَ 25 أَصْحَابُ 21 ↗ عَذَابٌ 12 ↗ الظَّالِمُونَ 8 ↗ الْمُفْلِحُونَ 8 ↗ الْمُؤْمِنُونَ 6 ↗ الْخَاسِرُونَ 5 ↗ cümle 4 ضَلَالٍ 4 ↗ الْفَاسِقُونَ 4 ↗ جَزَاءُ 4 ↗
+70 daha (daha az geçenler)
حَبِطَتْ 4 ↗ يَدْخُلُونَ 4 ↗ (مُسْتَقِرُّونَ) gizli 3 الْعَادُونَ 3 ↗ مَغْفِرَةٌ 3 ↗ نُؤْتِي 3 ↗ الْكَافِرُونَ 3 ↗ يَلْعَنُ 3 ↗ حِزْبُ 3 ↗ رِزْقٌ 3 ↗ مَأْوَى 3 ↗ شَرٌّ 3 ↗ الصَّادِقُونَ 3 ↗ الْفَائِزُونَ 2 ↗ هُدًى 2 ↗ أَجْرٌ 2 ↗ أَتُوبُ 2 ↗ جَنَّاتٍ 2 ↗ خَالِدِينَ 2 ↗ الْخَيْرَاتُ 2 ↗ يَرْجُونَ 2 ↗ رَحْمَةٌ 2 ↗ سُوءُ 2 ↗ أَعْتَدْنَا 1 ↗ يُعْرَضُونَ 1 ↗ أَعْظَمُ 1 ↗ عُقْبَى 1 ↗ الْأَغْلَالُ 1 ↗ يَقْرَءُونَ 1 ↗ الْمُقَرَّبُونَ 1 ↗ يَقُولُ 1 ↗ كَتَبَ 1 ↗ يُكَلِّمُ 1 ↗ تَلْفَحُ 1 ↗ يُلَقَّوْنَ 1 ↗ يُبَدِّلُ 1 ↗ مَثَلُ 1 ↗ مُبَرَّءُونَ 1 ↗ يُنَادَوْنَ 1 ↗ نَصِيبٌ 1 ↗ الْأَنْعَامِ 1 ↗ يَنَالُ 1 ↗ الْوَارِثُونَ 1 ↗ مُبْعَدُونَ 1 ↗ يَئِسُوا 1 ↗ بَعْضُ 1 ↗ يَبْتَغُونَ 1 ↗ تُتْلَى 1 ↗ تَجْرِي 1 ↗ جَاءُوا 1 ↗ جَهَنَّمَ 1 ↗ تَحَرَّوْا 1 ↗ يَأْكُلُونَ 1 ↗ خِزْيٌ 1 ↗ خَلَاقَ 1 ↗ يَخَافُونَ 1 ↗ الدَّرَجَاتُ 1 ↗ يَدْعُونَ 1 ↗ الْأَذَلِّينَ 1 ↗ الرَّاشِدُونَ 1 ↗ رَضُوا 1 ↗ أَيَّدَ 1 ↗ يُزَكِّي 1 ↗ سَبِيلٍ 1 ↗ يُسَارِعُونَ 1 ↗ الشُّهَدَاءُ 1 ↗ الصَّالِحِينَ 1 ↗ صَلَوَاتٌ 1 ↗ الْمُضْعِفُونَ 1 ↗ كُمْ zamir 1
Haber 31 ayetler
Mübdelün minh 4 ayetler
Mümeyyez 4 ayetler
Fâil 2 ayetler
Muzâfun ileyh 2 ayetler
Mef'ûlun bih 1 ayetler

Mübteda Haber ع ذ ب

12 ayet · ا و ل ئ ك kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ الْكِتَابِ وَيَشْتَرُونَ بِه۪ ثَمَناً قَل۪يلاًۙ اُو۬لٰٓئِكَ مَا يَأْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ اِلَّا النَّارَ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
Gerçekten, Allah’ın indirdiği Kitap’tan bir şeyi gizlemede bulunup onu az bir değere değişenler var ya, onların karınlarına tıkındıkları ancak ateştir. Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz ve onları günahlardan arıtmaz. Onlara elem verici azab vardır.[174]
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ اَحَدِهِمْ مِلْءُ الْاَرْضِ ذَهَباً وَلَوِ افْتَدٰى بِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ۟
Doğrusu inkar edip, inkarcı olarak ölenlerin hiçbirinden, yeryüzünü dolduracak kadar altını fidye vermiş olsa bile, bu kabul edilmeyecektir. İşte elem verici azab onlaradır, onların hiç yardımcıları da yoktur.[91]
وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ
Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: «İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı» denecektir.[105-106]
يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ لَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ مِنَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاَفْوَاهِهِمْ وَلَمْ تُؤْمِنْ قُلُوبُهُمْۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ سَمَّاعُونَ لِقَوْمٍ اٰخَر۪ينَۙ لَمْ يَأْتُوكَۜ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ مِنْ بَعْدِ مَوَاضِعِه۪ۚ يَقُولُونَ اِنْ اُو۫ت۪يتُمْ هٰذَا فَخُذُوهُ وَاِنْ لَمْ تُؤْتَوْهُ فَاحْذَرُواۜ وَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ فِتْنَتَهُ فَلَنْ تَمْلِكَ لَهُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـٔاًۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَمْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ
Kalbleri inanmamışken, ağızlarıyla, «İnandık» diyenler, yahudilerden yalana kulak verenler ve başka bir topluluk hesabına casusluk edenlerden inkara koşanlar seni üzmesin. Sözleri asıl yerlerinden değiştirirler de, «Böyle bir fetva size verilirse alın, verilmezse kaçının» derler. Allah’ın fitneye düşmesini dilediği kimse için Allah’a karşı senin elinden bir şey gelmez. İşte onlar Allah’ın, kalblerini arıtmak istemediği kimselerdir. Dünyada rezillik onlaradır. Onlara ahirette de büyük azab vardır.[41]
وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ
İnkar edenler, ayetlerimizi yalan sayan kimseler, işte onlar için hakir düşüren azap vardır.[57]
وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَلِقَٓائِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ يَـئِسُوا مِنْ رَحْمَت۪ي وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
Allah’ın ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkar edenler, işte onlar Benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte can yakıcı azap onlar içindir.[23]
وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓائِ الْاٰخِرَةِ فَاُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ
İnkar edip, ayetlerimizi ve ahirette Bana kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabla yüzyüze bırakılırlar.[16]
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْتَر۪ي لَهْوَ الْحَد۪يثِ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۙ وَيَتَّخِذَهَا هُزُواًۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ
İnsanlar arasında, bir bilgisi olmadığı halde Allah yolundan saptırmak için gerçeği boş sözlerle değişenler ve Allah yolunu alaya alanlar vardır. İşte alçaltıcı azap bunlar içindir.[6]
وَالَّذ۪ينَ سَعَوْ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٌۗ
Allah’ın, inanıp yararlı iş işleyenlere ki onlar için mağfiret ve cömertçe verilmiş rızık vardır ve ayetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara ki onlara iğrenç ve can yakıcı azap vardır işlerinin karşılıklarını vermesi için kıyamet saati gelecektir.[4-5]
وَالَّذ۪ينَ يَسْعَوْنَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ
Ayetlerimizi etkisiz kılmaya çalışanlar; işte onlar, azabla yüz yüze bırakılırlar.[38]
اِنَّمَا السَّب۪يلُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَظْلِمُونَ النَّاسَ وَيَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
İnsanlara zulmedenlere, yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere karşı durulmalıdır. İşte, can yakıcı azap bunlaradır.[42]
وَاِذَا عَلِمَ مِنْ اٰيَاتِنَا شَيْـٔاًۨ اتَّخَذَهَا هُزُواًۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌۜ
Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte bunlara alçaltıcı bir azap ve ardından da cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de, Allah’ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara bir fayda vermez. Büyük azap onlaradır.[9-10]
Yükleniyor...