ع ي ن

65 kelime · i'rab ağacında: 61

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Muzâf 25 ayetler
Mecrur 22 ayetler
Harf-i cer 22 ayetler
Mevsûf 11 ayetler
Sıfat 10 ayetler
Mef'ûlun bih 9 ayetler
Fâil 8 ayetler
Muzâfun ileyh 6 ayetler
Mübteda 5 ayetler
Bedel 3 ayetler
Mef'ûlun fîh 2 ayetler
Haber 1 ayetler
Hâl 1 ayetler
Müekked 1 ayetler
Müekkid 1 ayetler
Temyiz 1 ayetler

Mef'ûlun bih

9 ayet · ع ي ن kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

وَاِذَا سَمِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَى الرَّسُولِ تَرٰٓى اَعْيُنَهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا مِنَ الْحَقِّۚ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ
Peygambere indirilen Kuran’ı işittiklerinde, gerçeği öğrenmelerinden gözlerinin yaşla dolarak, «Rabbimiz! İnandık, bizi de şahidlerden yaz. Rabbimizin bizi iyi milletle birlikte bulundurmasını umarken niçin Allah’a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?» dediklerini görürsün.[83-84]
قَالَ اَلْقُواۚ فَلَمَّٓا اَلْقَوْا سَحَرُٓوا اَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَٓاؤُ۫ بِسِحْرٍ عَظ۪يمٍ
Musa: «Siz koyun» dedi. Sihirbazlar marifetlerini ortaya koyunca insanların gözlerini sihirlediler ve onları ürküttüler, büyük bir sihir yaptılar.[116]
لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجاً مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِن۪ينَ
Kafirler içinde bazı kimselere verdiğimiz kat kat servete gözünü dikme, onlara üzülme; inananları kanatların altına al.[88]
فَكُل۪ي وَاشْرَب۪ي وَقَرّ۪ي عَيْناًۚ فَاِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ اَحَداًۙ فَقُول۪ٓي اِنّ۪ي نَذَرْتُ لِلرَّحْمٰنِ صَوْماً فَلَنْ اُكَلِّمَ الْيَوْمَ اِنْسِياًّۚ
Ye iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan ’Ben Rahman için oruç adadım, bugün hiçbir insanla konuşmayacağım’ de.»[26]
وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجاً مِنْهُمْ زَهْرَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۜ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَاَبْقٰى
Kendilerini sınamak için, dünya hayatının süsü olarak bol bol geçimlik verdiğimiz kimselere sakın göz dikme, Rabbinin rızkı daha iyi ve daha devamlıdır.[131]
وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌۚ وَاَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِۜ وَمِنَ الْجِنِّ مَنْ يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۜ وَمَنْ يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ اَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ السَّع۪يرِ
Gündüz estiğinde bir aylık mesafeye gidip, akşam da bir aylık mesafeden gelen rüzgarı Süleyman’ın buyruğu altına verdik. Onun için su gibi erimiş bakır akıttık. Rabbinin izniyle, yanında iş gören cinleri onun buyruğu altına verdik ki, bunlar içinde buyruğumuzdan çıkan olursa ona alevli ateşin azabını tattırırdık.[12]
وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَيْفِه۪ فَطَمَسْنَٓا اَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ
And olsun ki, onlar Lut’un konukları olan melekleri elde etmeye kalkıştılar, bunun üzerine gözlerini kör ettik. «Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın» dedik.[37]
عَيْناً يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَۜ
Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.[27-8]
اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ
Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi?[8-9]
Yükleniyor...