ا ن ت م
135 kelime · i'rab ağacında: 119
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mübteda 116 ayetler
Haber 116 ayetler
تَعْلَمُونَ
10
↗
هُ
zamir 7
قَوْمٌ
5
↗
مُسْلِمُونَ
5
↗
(أَحَدٌ)
gizli 4
تُظْلَمُونَ
4
↗
تَنْظُرُونَ
4
↗
هَا
zamir 4
هَؤُلَاءِ
3
تُبْصِرُونَ
3
↗
تَشْهَدُونَ
3
↗
عَابِدُونَ
2
↗
+60 daha (daha az geçenler)
الْأَعْلَوْنَ
2
↗
مُغْنُونَ
2
↗
الْفُقَرَاءُ
2
↗
مُلْقُونَ
2
↗
بَشَرٌ
2
↗
تَتْلُونَ
2
↗
حُرُمٌ
2
↗
تَحْزَنُونَ
2
↗
تَخَافُونَ
2
↗
أَشَدُّ
2
↗
تَشْعُرُونَ
2
↗
أُولَاءِ
1
هَذَا
1
(اِسْتَقَرُّوا)
gizli 1
(تَفْعَلُونَ)
gizli 1
(عَلَى كُلِّ حَالٍ)
gizli 1
(كُلِّ)
gizli 1
(مَوْجُودٌ)
gizli 1
(يَفْعَلُونَ)
gizli 1
(يُقَالُ)
gizli 1
أَضْلَلْتُمْ
1
↗
مُطَّلِعُونَ
1
↗
مُعْرِضُونَ
1
↗
عَاكِفُونَ
1
↗
تَفْرَحُونَ
1
↗
قَدَّمْتُمْ
1
↗
قَلِيلٌ
1
↗
لِبَاسٌ
1
↗
تَمْتَرُونَ
1
↗
بَرِيئُونَ
1
↗
تَمْلِكُونَ
1
↗
أَنْزَلْتُمْ
1
↗
أَنْشَأْتُمْ
1
↗
مُنْتَهُونَ
1
↗
تُوقِدُونَ
1
↗
جَادَلْتُمْ
1
↗
مُجْتَمِعُونَ
1
↗
أَجِنَّةٌ
1
↗
جَاهِلُونَ
1
↗
تُحِبُّونَ
1
↗
تُحْبَرُونَ
1
↗
تَخْرُجُونَ
1
↗
اللَّهِ
1
↗
تَخْلُقُونَ
1
↗
دَاخِرُونَ
1
↗
مُدْهِنُونَ
1
↗
تُؤْمِنُونَ
1
↗
أَذِلَّةٌ
1
↗
تَزْرَعُونَ
1
↗
سُكَارَى
1
↗
سَامِدُونَ
1
↗
تَسْمَعُونَ
1
↗
سَوَاءٌ
1
↗
شَرٌّ
1
↗
تُشْرِكُونَ
1
↗
شَاكِرُونَ
1
↗
صَامِتُونَ
1
↗
أَصَابَتْ
1
↗
ضَرَبْتُمْ
1
↗
مُسْتَضْعَفُونَ
1
↗
Hâl 22 ayetler
Fiili 22 ayetler
تَأْتُونَ
3
↗
أَخَذَتْ
3
↗
تَكْتُمُوا
2
↗
تَقْتُلُوا
1
↗
تَقْرَبُوا
1
↗
تَكْفُرُونَ
1
↗
تَنْسَوْنَ
1
↗
نَصَرَ
1
↗
تُبَاشِرُوا
1
↗
تَوَلَّوْا
1
↗
تَجْعَلُوا
1
↗
يَأْكُلَ
1
↗
+5 daha (daha az geçenler)
Mübteda Haber
112 ayet · ا ن ت م kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
ءَاَنْتُمْ
تَخْلُقُونَهُٓ
اَمْ
نَحْنُ
الْخَالِقُونَ
Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız?[58-59]
ءَاَنْتُمْ
تَزْرَعُونَهُٓ
اَمْ
نَحْنُ
الزَّارِعُونَ
Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz?[63-64]
ءَاَنْتُمْ
اَنْزَلْتُمُوهُ
مِنَ
الْمُزْنِ
اَمْ
نَحْنُ
الْمُنْزِلُونَ
Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?[68-69]
ءَاَنْتُمْ
اَنْشَأْتُمْ
شَجَرَتَـهَٓا
اَمْ
نَحْنُ
الْمُنْشِؤُ۫نَ
Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?[71-72]
اَفَبِهٰذَا
الْحَد۪يثِ
اَنْتُمْ
مُدْهِنُونَۙ
Siz bu sözü mü hor görüyorsunuz?[81]
وَاَنْتُمْ
ح۪ينَئِذٍ
تَنْظُرُونَۙ
Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.[83-85]
لَاَنْتُمْ
اَشَدُّ
رَهْبَةً
ف۪ي
صُدُورِهِمْ
مِنَ
اللّٰهِۜ
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
قَوْمٌ
لَا
يَفْقَهُونَ
Ey inananlar! Onların yüreklerine korku salan, Allah’tan çok sizlersiniz; çünkü onlar, anlamayan kimselerdir.[13]
وَاِنْ
فَاتَكُمْ
شَيْءٌ
مِنْ
اَزْوَاجِكُمْ
اِلَى
الْـكُفَّارِ
فَعَاقَبْتُمْ
فَاٰتُوا
الَّذ۪ينَ
ذَهَبَتْ
اَزْوَاجُهُمْ
مِثْلَ
مَٓا
اَنْفَقُواۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
الَّـذ۪ٓي
اَنْتُمْ
بِه۪
مُؤْمِنُونَ
Ey mümin erkekler! Eğer inkar eden (kafir olan) eşlerinize sarfettiklerinizden inkarcılara bir şey geçecek olursa ganimetten, eşleri giden mümin erkeklere sarfettikleri miktar kadarını verin. İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.[11]
قَالُوا
بَلٰى
قَدْ
جَٓاءَنَا
نَذ۪يرٌ
فَكَذَّبْنَا
وَقُلْنَا
مَا
نَزَّلَ
اللّٰهُ
مِنْ
شَيْءٍۚ
اِنْ
اَنْتُمْ
اِلَّا
ف۪ي
ضَلَالٍ
كَب۪يرٍ
Onlar: «Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik» derler.[9]
ءَاَنْتُمْ
اَشَدُّ
خَلْقاً
اَمِ
السَّمَٓاءُۜ
بَنٰيهَا۠
Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.[27-28]
وَلَٓا
اَنْتُمْ
عَابِدُونَ
مَٓا
اَعْبُدُۚ
«Benim taptığıma da sizler tapmazsınız.»[3]
وَلَٓا
اَنْتُمْ
عَابِدُونَ
مَٓا
اَعْبُدُۜ
«Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz.»[5]
Yükleniyor...