أ ب و
117 kelime · i'rab ağacında: 113
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 111 ayetler
Mef'ûlun bih 37 ayetler
Fiili 37 ayetler
وَجَدْنَا
9
↗
(أُنَادِي)
gizli 7
(نُنَادِي)
gizli 5
مَتَّعْتَ
3
↗
أَلْفَوْا
2
↗
(نُقْسِمُ)
gizli 1
تَعْلَمُوا
1
↗
يَأْتِ
1
↗
قَالَتَا
1
↗
مَسَّ
1
↗
تَتَّخِذُوا
1
↗
جَاءُوا
1
↗
+4 daha (daha az geçenler)
Mecrur 27 ayetler
Muzâfun ileyh 10 ayetler
Mecrur
26 ayet · أ ب و kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
لَا
جُنَاحَ
عَلَيْهِنَّ
ف۪ٓي
اٰبَٓائِهِنَّ
وَلَٓا
اَبْنَٓائِهِنَّ
وَلَٓا
اِخْوَانِهِنَّ
وَلَٓا
اَبْنَٓاءِ
اِخْوَانِهِنَّ
وَلَٓا
اَبْنَٓاءِ
اَخَوَاتِهِنَّ
وَلَا
نِسَٓائِهِنَّ
وَلَا
مَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُهُنَّۚ
وَاتَّق۪ينَ
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
شَه۪يداً
Onların; babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, hizmetçi kadınları ve cariyeleri hakkında bir sorumluluğu yoktur. Allah’tan sakının, çünkü Allah her şeye şahiddir.[55]
اِذْ
قَالَ
لِاَب۪يهِ
وَقَوْمِه۪
مَاذَا
تَعْبُدُونَۚ
İbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: «Nelere kulluk ediyorsunuz?»[85]
رَبَّنَا
وَاَدْخِلْهُمْ
جَنَّاتِ
عَدْنٍۨ
الَّت۪ي
وَعَدْتَهُمْ
وَمَنْ
صَلَحَ
مِنْ
اٰبَٓائِهِمْ
وَاَزْوَاجِهِمْ
وَذُرِّيَّاتِهِمْۜ
اِنَّكَ
اَنْتَ
الْعَز۪يزُ
الْحَك۪يمُۚ
«Rabbimiz! Müminleri ve babalarından, eşlerinden, soylarından iyi olanları, kendilerine söz verdiğin Adn cennetlerine koy; şüphesiz güçlü olan, Hakim olan ancak Sensin»[8]
وَاِذْ
قَالَ
اِبْرٰه۪يمُ
لِاَب۪يهِ
وَقَوْمِه۪ٓ
اِنَّن۪ي
بَرَٓاءٌ
مِمَّا
تَعْبُدُونَۙ
İbrahim, babasına ve milletine demişti ki: «Beni yaratan hariç, sizin taptığınız şeylerden uzağım. Beni doğru yola eriştirecek olan şüphesiz O’dur.»[26-27]
قَدْ
كَانَتْ
لَكُمْ
اُسْوَةٌ
حَسَنَةٌ
ف۪ٓي
اِبْرٰه۪يمَ
وَالَّذ۪ينَ
مَعَهُۚ
اِذْ
قَالُوا
لِقَوْمِهِمْ
اِنَّا
بُرَءٰٓؤُ۬ا
مِنْكُمْ
وَمِمَّا
تَعْبُدُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۘ
كَفَرْنَا
بِكُمْ
وَبَدَا
بَيْنَنَا
وَبَيْنَكُمُ
الْعَدَاوَةُ
وَالْبَغْضَٓاءُ
اَبَداً
حَتّٰى
تُؤْمِنُوا
بِاللّٰهِ
وَحْدَهُٓ
اِلَّا
قَوْلَ
اِبْرٰه۪يمَ
لِاَب۪يهِ
لَاَسْتَغْفِرَنَّ
لَكَ
وَمَٓا
اَمْلِكُ
لَكَ
مِنَ
اللّٰهِ
مِنْ
شَيْءٍۜ
رَبَّـنَا
عَلَيْكَ
تَوَكَّلْنَا
وَاِلَيْكَ
اَنَبْنَا
وَاِلَيْكَ
الْمَص۪يرُ
İbrahim ve onunla beraber olanlarda, sizin için uyulacak güzel bir örnek vardır. Onlar milletlerine şöyle demişlerdi: «Biz sizden ve Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız; sizin dininizi inkar ediyoruz; bizimle sizin aranızda yalnız Allah’a inanmanıza kadar ebedi düşmanlık ve öfke başgöstermiştir.» -Yalnız, İbrahim’in, babasına: «And olsun ki, senin için mağfiret dileyeceğim, fakat sana Allah’tan gelecek herhangi bir şeyi savmaya gücüm yetmez» sözü bu örneğin dışındadır- «Rabbimiz! Sana güvendik, Sana yöneldik; dönüş Sanadır.»[4]
وَاُمِّه۪
وَاَب۪يهِۙ
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.[34-36]
Yükleniyor...