ع ذ ب
373 kelime · i'rab ağacında: 369
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mevsûf 156 ayetler
Sıfat 156 ayetler
أَلِيمٌ
67
↗
شَدِيدٌ
20
↗
عَظِيمٌ
15
↗
مُهِينٌ
15
↗
مُقِيمٌ
5
↗
غَلِيظٍ
4
↗
(مُسْتَقِرٌّ)
gizli 3
الْأَكْبَرَ
3
↗
يُخْزِي
3
↗
(مُسْتَقِرًّا)
gizli 2
فُرَاتٌ
2
↗
قَرِيبٌ
2
↗
+21 daha (daha az geçenler)
Muzâf 87 ayetler
Muzâfun ileyh 87 ayetler
(مُسْتَقِرٌّ)
gizli 11
ي
zamir 10
النَّارِ
8
↗
اللَّهِ
7
↗
يَوْمٍ
6
↗
الْآخِرَةِ
6
↗
الْحَرِيقِ
5
↗
رَبِّ
5
↗
جَهَنَّمَ
4
↗
السَّعِيرِ
4
↗
الْجَحِيمِ
3
↗
هُ
zamir 3
+10 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 80 ayetler
Fiili 80 ayetler
ذُوقُوا
21
↗
رَأَوُا
12
↗
أَخَافُ
9
↗
أَعْتَدْنَا
7
↗
أَعَدَّ
7
↗
قِ
7
↗
كَشَفْنَا
3
↗
تُجْزَوْنَ
2
↗
(اشْتَرَوُا)
gizli 1
عَجَّلَ
1
↗
آتِ
1
↗
قَالَ
1
↗
+8 daha (daha az geçenler)
Mübteda 71 ayetler
Haber 71 ayetler
هُمْ
zamir 47
الْكَافِرِينَ
5
↗
هُ
zamir 4
(مُسْتَقِرٌّ)
gizli 3
أَكْبَرُ
2
↗
أَشَدُّ
2
↗
إِلَّا
1
ذَلِكَ
1
مَا
1
وَرَائِ
1
↗
أَبْقَى
1
↗
الْمُحْصَنَاتِ
1
↗
+5 daha (daha az geçenler)
Mecrur 67 ayetler
Fiil 41 ayetler
Fâil 36 ayetler
Haber 33 ayetler
Muzâfun ileyh 24 ayetler
Mef'ûlun bih
80 ayet · ع ذ ب kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
كُلَّمَٓا
اَرَادُٓوا
اَنْ
يَخْرُجُوا
مِنْهَا
مِنْ
غَمٍّ
اُع۪يدُوا
ف۪يهَا
وَذُوقُوا
عَذَابَ
الْحَر۪يقِ۟
Orada, uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler her defasında oraya geri çevrilirler: «Yakıcı azabı tadın» denir.[22]
اَلزَّانِيَةُ
وَالزَّان۪ي
فَاجْلِدُوا
كُلَّ
وَاحِدٍ
مِنْهُمَا
مِائَةَ
جَلْدَةٍۖ
وَلَا
تَأْخُذْكُمْ
بِهِمَا
رَأْفَةٌ
ف۪ي
د۪ينِ
اللّٰهِ
اِنْ
كُنْتُمْ
تُؤْمِنُونَ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِۚ
وَلْيَشْهَدْ
عَذَابَهُمَا
طَٓائِفَةٌ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
Zina eden kadın ve erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini konusunda o ikisine acımayın. Onların ceza görmesine, inananlardan bir topluluk da şahit olsun.[2]
وَيَدْرَؤُ۬ا
عَنْهَا
الْعَذَابَ
اَنْ
تَشْهَدَ
اَرْبَعَ
شَهَادَاتٍ
بِاللّٰهِۙ
اِنَّهُ
لَمِنَ
الْكَاذِب۪ينَۙ
Kocasının yalancılardan olduğuna Allah’ı dört defa şahit tutması, cezayı kadından savar. Beşincisinde, kocası doğrulardan ise kendisinin Allah’ın gazabına uğramasını diler.[8-9]
فَقَدْ
كَذَّبُوكُمْ
بِمَا
تَقُولُونَۙ
فَمَا
تَسْتَط۪يعُونَ
صَرْفاً
وَلَا
نَصْراًۚ
وَمَنْ
يَظْلِمْ
مِنْكُمْ
نُذِقْهُ
عَذَاباً
كَب۪يراً
«Söylediklerinizde sizi yalancı çıkardılar, artık kendinizden azabı çeviremez, yardım da göremezsiniz. Zulmedenlerinize büyük bir azap tattıracağız» denir.[19]
وَقَوْمَ
نُوحٍ
لَمَّا
كَذَّبُوا
الرُّسُلَ
اَغْرَقْنَاهُمْ
وَجَعَلْنَاهُمْ
لِلنَّاسِ
اٰيَةًۜ
وَاَعْتَدْنَا
لِلظَّالِم۪ينَ
عَـذَاباً
اَل۪يماًۚ
Nuh milletini de, peygamberleri yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret kıldık. Zalimlere can yakıcı azap hazırlamışızdır.[37]
اِنْ
كَادَ
لَيُضِلُّنَا
عَنْ
اٰلِهَتِنَا
لَوْلَٓا
اَنْ
صَبَرْنَا
عَلَيْهَاۜ
وَسَوْفَ
يَعْلَمُونَ
ح۪ينَ
يَرَوْنَ
الْعَذَابَ
مَنْ
اَضَلُّ
سَب۪يلاً
«Tanrılarımız üzerinde direnmeseydik, doğrusu neredeyse bizi onlardan uzaklaştıracaktı» derler. Azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.[42]
وَالَّذ۪ينَ
يَقُولُونَ
رَبَّـنَا
اصْرِفْ
عَنَّا
عَذَابَ
جَهَنَّمَۗ
اِنَّ
عَذَابَهَا
كَانَ
غَرَاماًۗ
Onlar, «Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır; doğrusu onun azabı sürekli ve acıdır. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır» derler.[65-66]
اِنّ۪ٓي
اَخَافُ
عَلَيْكُمْ
عَذَابَ
يَوْمٍ
عَظ۪يمٍۜ
Kardeşleri Hud, onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum» dedi.[124-135]
فَكَذَّبُوهُ
فَاَخَذَهُمْ
عَذَابُ
يَوْمِ
الظُّلَّةِۜ
اِنَّهُ
كَانَ
عَذَابَ
يَوْمٍ
عَظ۪يمٍ
Ama onu yalanladılar. Bunun üzerine onları bulutlu bir günün azabı yakaladı. Gerçekten o gün, azabı büyük bir gündü.[189]
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِه۪
حَتّٰى
يَرَوُا
الْعَذَابَ
الْاَل۪يمَۙ
Suçluların kalblerine Kuran’ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.[200-202]
وَق۪يلَ
ادْعُوا
شُرَكَٓاءَكُمْ
فَدَعَوْهُمْ
فَلَمْ
يَسْتَج۪يبُوا
لَهُمْ
وَرَاَوُا
الْعَذَابَۚ
لَوْ
اَنَّهُمْ
كَانُوا
يَهْتَدُونَ
«Koştuğunuz ortaklarınızı çağırın» denir; onlar da çağırırlar ama, kendilerine cevap veremezler; cehennem azabını görünce doğru yolda olmadıklarına yanarlar.[64]
فَذُوقُوا
بِمَا
نَس۪يتُمْ
لِقَٓاءَ
يَوْمِكُمْ
هٰذَاۚ
اِنَّا
نَس۪ينَاكُمْ
وَذُوقُوا
عَذَابَ
الْخُلْدِ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
«Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını görün; doğrusu Biz de sizi unuttuk, yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın» deriz.[14]
وَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
فَسَقُوا
فَمَأْوٰيهُمُ
النَّارُۜ
كُلَّمَٓا
اَرَادُٓوا
اَنْ
يَخْرُجُوا
مِنْهَٓا
اُع۪يدُوا
ف۪يهَا
وَق۪يلَ
لَهُمْ
ذُوقُوا
عَذَابَ
النَّارِ
الَّذ۪ي
كُنْتُمْ
بِه۪
تُكَذِّبُونَ
Ama yoldan çıkanların, işte onların varacağı yer ateştir. Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve onlara: «Yalanlayıp, durduğunuz ateşin azabını tadın» denir.[20]
لِيَسْـَٔلَ
الصَّادِق۪ينَ
عَنْ
صِدْقِهِمْۚ
وَاَعَدَّ
لِلْكَافِر۪ينَ
عَذَاباً
اَل۪يماً۟
Allah, doğrulardan doğruluklarını sormak ve inkarcılara can yakıcı azap hazırlamak için bunu yapmıştır.[8]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يُؤْذُونَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
لَعَنَهُمُ
اللّٰهُ
فِي
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةِ
وَاَعَدَّ
لَهُمْ
عَذَاباً
مُه۪يناً
Allah’ı ve Peygamber’ini incitenlere, Allah dünyada da ahirette de lanet eder; onlara alçaltıcı bir azap hazırlar.[57]
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
اسْتُضْعِفُوا
لِلَّذ۪ينَ
اسْتَكْبَرُوا
بَلْ
مَكْرُ
الَّيْلِ
وَالنَّهَارِ
اِذْ
تَأْمُرُونَـنَٓا
اَنْ
نَكْفُرَ
بِاللّٰهِ
وَنَجْعَلَ
لَهُٓ
اَنْدَاداًۜ
وَاَسَرُّوا
النَّدَامَةَ
لَمَّا
رَاَوُا
الْعَذَابَۜ
وَجَعَلْنَا
الْاَغْلَالَ
ف۪ٓي
اَعْنَاقِ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُواۜ
هَلْ
يُجْزَوْنَ
اِلَّا
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Güçsüz sayılanlar da büyüklük taslayanlara: «Hayır gece gündüz hile kuruyor ve bize Allah’ı inkar etmemizi, O’na ortaklar koşmamızı emrediyordunuz» derler. Azabı gördüklerinde, ettiklerine içleri yanar. İnkar edenlerin boyunlarına demir halkalar vururuz. Yaptıklarından başka bir şeyin mi cezasını çekerler?[33]
فَالْيَوْمَ
لَا
يَمْلِكُ
بَعْضُكُمْ
لِبَعْضٍ
نَفْعاً
وَلَا
ضَراًّۜ
وَنَقُولُ
لِلَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
ذُوقُوا
عَذَابَ
النَّارِ
الَّت۪ي
كُنْتُمْ
بِهَا
تُكَذِّبُونَ
Zalimlere: «Yalanladığınız ateşin azabını tadın, bugün birbirinize ne fayda ve ne de zarar verebilirsiniz» deriz.[42]
ءَاُنْزِلَ
عَلَيْهِ
الذِّكْرُ
مِنْ
بَيْنِنَاۜ
بَلْ
هُمْ
ف۪ي
شَكٍّ
مِنْ
ذِكْر۪يۚ
بَلْ
لَمَّا
يَذُوقُوا
عَذَابِۜ
Onlardan ileri gelenler: «Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?» dediler. Hayır, bunlar Kuran’ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır.[6-8]
اَوْ
تَقُولَ
ح۪ينَ
تَرَى
الْعَذَابَ
لَوْ
اَنَّ
ل۪ي
كَرَّةً
فَاَكُونَ
مِنَ
الْمُحْسِن۪ينَ
Veya, «Allah beni doğru yola eriştirseydi sakınanlardan olurdum» diyeceği, yahut, azabı gördüğünde: «Keşke benim için dönüş imkanı bulunsa da iyilerden olsam» diyeceği günden sakının.[57-48]
اَلَّذ۪ينَ
يَحْمِلُونَ
الْعَرْشَ
وَمَنْ
حَوْلَهُ
يُسَبِّحُونَ
بِحَمْدِ
رَبِّهِمْ
وَيُؤْمِنُونَ
بِه۪
وَيَسْتَغْفِرُونَ
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُواۚ
رَبَّـنَا
وَسِعْتَ
كُلَّ
شَيْءٍ
رَحْمَةً
وَعِلْماً
فَاغْفِرْ
لِلَّذ۪ينَ
تَابُوا
وَاتَّبَعُوا
سَب۪يلَكَ
وَقِهِمْ
عَذَابَ
الْجَح۪يمِ
Arşı yüklenen ve çevresinde bulunanlar, Rablerini överek tesbih ederler; O’na inanırlar. Müminler için: «Rabbimiz! İlmin ve rahmetin herşeyi içine almıştır. Tevbe edip Senin yoluna uyanları bağışla; onları cehennemin azabından koru» diye bağışlanma dilerler.[7]
Yükleniyor...