ع د و
106 kelime · i'rab ağacında: 98
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mevsûf 26 ayetler
Sıfat 26 ayetler
مُبِينٌ
10
↗
جِبْرِيلَ
2
↗
اللَّهِ
2
↗
ي
zamir 2
الَّذِينَ
1
مُضِلٌّ
1
↗
غَيْرِ
1
↗
الْقُصْوَى
1
↗
الْكَافِرِينَ
1
↗
مَلَائِكَتِ
1
↗
أَثِيمٍ
1
↗
مِيكَالَ
1
↗
+8 daha (daha az geçenler)
Fiil 22 ayetler
Haber 17 ayetler
Mecrur 15 ayetler
Mef'ûlun bih 14 ayetler
Mübteda 4 ayetler
Muzâf Muzâfun ileyh كُمْ
5 ayet · ع د و kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَاللّٰهُ
اَعْلَمُ
بِاَعْدَٓائِكُمْۜ
وَكَفٰى
بِاللّٰهِ
وَلِياًّۗ
وَكَفٰى
بِاللّٰهِ
نَص۪يراً
Allah, düşmanlarınızı çok iyi bilir. Allah size dost olarak da yeter, yardımcı olarak da yeter.[45]
قَالُٓوا
اُو۫ذ۪ينَا
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
تَأْتِيَنَا
وَمِنْ
بَعْدِ
مَا
جِئْتَنَاۜ
قَالَ
عَسٰى
رَبُّكُمْ
اَنْ
يُهْلِكَ
عَدُوَّكُمْ
وَيَسْتَخْلِفَكُمْ
فِي
الْاَرْضِ
فَيَنْظُرَ
كَيْفَ
تَعْمَلُونَ۟
Milleti: «Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyet çektik» dediler. Musa da: «Rabbinizin düşmanlarınızı yok etmesi ve yeryüzünde sizi onların yerine geçirmesi umulur. O zaman nasıl davranacağınıza bakar» dedi.[129]
وَاَعِدُّوا
لَهُمْ
مَا
اسْتَطَعْتُمْ
مِنْ
قُوَّةٍ
وَمِنْ
رِبَاطِ
الْخَيْلِ
تُرْهِبُونَ
بِه۪
عَدُوَّ
اللّٰهِ
وَعَدُوَّكُمْ
وَاٰخَر۪ينَ
مِنْ
دُونِهِمْۚ
لَا
تَعْلَمُونَهُمْۚ
اَللّٰهُ
يَعْلَمُهُمْۜ
وَمَا
تُنْفِقُوا
مِنْ
شَيْءٍ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
يُوَفَّ
اِلَيْكُمْ
وَاَنْتُمْ
لَا
تُظْلَمُونَ
Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah’ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah’ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir.[60]
يَا بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
قَدْ
اَنْجَيْنَاكُمْ
مِنْ
عَدُوِّكُمْ
وَوٰعَدْنَاكُمْ
جَانِبَ
الطُّورِ
الْاَيْمَنَ
وَنَزَّلْنَا
عَلَيْكُمُ
الْمَنَّ
وَالسَّلْوٰى
Ey İsrailoğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık, Tur’un sağ yanını size vadettik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.[80]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَتَّخِذُوا
عَدُوّ۪ي
وَعَدُوَّكُمْ
اَوْلِيَٓاءَ
تُلْقُونَ
اِلَيْهِمْ
بِالْمَوَدَّةِ
وَقَدْ
كَفَرُوا
بِمَا
جَٓاءَكُمْ
مِنَ
الْحَقِّۚ
يُخْرِجُونَ
الرَّسُولَ
وَاِيَّاكُمْ
اَنْ
تُؤْمِنُوا
بِاللّٰهِ
رَبِّكُمْۜ
اِنْ
كُنْتُمْ
خَرَجْتُمْ
جِهَاداً
ف۪ي
سَب۪يل۪ي
وَابْتِغَٓاءَ
مَرْضَات۪ي
تُسِرُّونَ
اِلَيْهِمْ
بِالْمَوَدَّةِۗ
وَاَنَا۬
اَعْلَمُ
بِمَٓا
اَخْفَيْتُمْ
وَمَٓا
اَعْلَنْتُمْۜ
وَمَنْ
يَفْعَلْهُ
مِنْكُمْ
فَقَدْ
ضَلَّ
سَوَٓاءَ
السَّب۪يلِ
Ey inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar, size gelen gerçeği inkar etmişken, onlara sevgi gösteriyorsunuz; oysa onlar, Rabbiniz olan Allah’a inandığınızdan ötürü sizi ve Peygamberi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer sizler Benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız onlara nasıl sevgi gösterirsiniz? Ben, sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. İçinizden onlara sevgi gösteren kimse, şüphesiz doğru yoldan sapmıştır.[1]
Yükleniyor...