ص ح ب
89ayette
97kez geçiyor
47/114surede
7farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %74 · Medenî %26
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 17
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Vâkı’a
11 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
اَصْحَابُ
12 yazım |
İsim | أَفْعَالُ | Arkadaşlar | 78 |
| لِصَاحِبِه۪ | İsim | لِفَاعِلِهِ | Onun arkadaşına | 12 |
| صَاحِبَةٌۜ | İsim | فَاعِلَةٌ | Kız arkadaş | 2 |
| وَصَاحِبَتِه۪ | İsim | وَفَاعِلَتِهِ | Ve onun kız arkadaşı | 2 |
| تُصَاحِبْن۪يۚ | Faale Babı | تُفَاعِلْنِي | Bana arkadaş olursun | 1 |
| يُصْحَبُونَ | Feile-Yefalu | يُفْعَلُونَ | Arkadaş olunurlar | 1 |
| وَصَاحِبْهُمَا | Faale Babı | وَفَاعِلْهُمَا | Ve ikisiyle arkadaş ol | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Kehf suresi ✕ Süzgeci kaldır
4 ayet
اَمْ
حَسِبْتَ
اَنَّ
اَصْحَابَ
الْكَهْفِ
وَالرَّق۪يمِ
كَانُوا
مِنْ
اٰيَاتِنَا
عَجَباً
Yoksa sen Mağara ve Kitap ehlini şaşılacak ayetlerimizden mi zannettin?[9]
وَكَانَ
لَهُ
ثَمَرٌۚ
فَقَالَ
لِصَاحِبِه۪
وَهُوَ
يُحَاوِرُهُٓ
اَنَا۬
اَكْثَرُ
مِنْكَ
مَالاً
وَاَعَزُّ
نَفَراً
Onun gelirleri de vardı. Bu yüzden, arkadaşiyle konuşurken: «Ben malca senden zengin, nüfusça da senden daha itibarlıyım» dedi.[34]
قَالَ
لَهُ
صَاحِبُهُ
وَهُوَ
يُحَاوِرُهُٓ
اَكَفَرْتَ
بِالَّذ۪ي
خَلَقَكَ
مِنْ
تُرَابٍ
ثُمَّ
مِنْ
نُطْفَةٍ
ثُمَّ
سَوّٰيكَ
رَجُلاًۜ
Kendisiyle konuştuğu arkadaşı ona: «Seni topraktan, sonra nutfeden yaratanı, sonunda de seni insan kılığına koyanı mı inkar ediyorsun? İşte O benim Rabbim olan Allah’tır. Rabbime kimseyi ortak koşmam. Bahçene girdiğin zaman, her ne kadar beni kendinden mal ve nüfus bakımından daha az buluyorsan da: «Maşallah! Kuvvet ancak Allah’a mahsustur!» demen gerekmez mi? Rabbim, senin bahçenden daha iyisini bana verebilir ve seninkinin üzerine gökten bir felaket gönderir de bahçen yerle bir olabilir. Yahut suyu çekilir bir daha da bulamazsın» dedi.[37-41]
قَالَ
اِنْ
سَاَلْتُكَ
عَنْ
شَيْءٍ
بَعْدَهَا
فَلَا
تُصَاحِبْن۪يۚ
قَدْ
بَلَغْتَ
مِنْ
لَدُنّ۪ي
عُذْراً
Musa: «Bundan sonra sana bir şey sorarsam bana arkadaş olma, o zaman benim tarafımdan mazur sayılırsın» dedi.[76]
Yükleniyor...