س م و
352ayette
381kez geçiyor
81/114surede
15farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %73 · Medenî %27
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 1
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
23 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
السَّمٰوَاتِ
5 yazım |
İsim | الْفَعَلَاتِ | Gökler | 190 |
السَّمَٓاءِ
8 yazım |
İsim | الْفَعَالِ | Gök | 120 |
| اسْمَ | İsim | فِعْلَ | İsim | 25 |
| مُسَمًّى | İsim | مُفَعَّلٍ | Ad verilen | 16 |
الْاَسْمَٓاءُ
6 yazım |
İsim | الْأَفْعَالُ | İsimler | 9 |
| مُسَمًّى | Sıfat | مُفَعَّلٌ | Ad verilen | 5 |
سَمَّيْتُمُوهَٓا
2 yazım |
Tef'il Babı | فَعَّلْتُمُوهَا | Ona ad verdiniz | 4 |
بِاَسْمَٓائِهِمْۚ
2 yazım |
İsim | بِأَفْعَالِهِمْ | Onların isimleri ile | 3 |
| اسْمُهُ | İsim | فِعْلُهُ | Onun ismi | 2 |
| سَمِياًّ | İsim | فَعِيلًا | Adlandırılan | 2 |
| سَمُّوهُمْۜ | Tef'il Babı | فَعِّلُوهُمْ | Onlara ad verin | 1 |
| سَمّٰيكُمُ | Tef'il Babı | فَعَّلَكُمُ | Size ad koydu | 1 |
| لَيُسَمُّونَ | Tef'il Babı | لَيُفَعِّلُونَ | Ad verirler | 1 |
| تَسْمِيَةَ | İsim | تَفْعِلَةَ | Ad koymak | 1 |
| تُسَمّٰى | Tef'il Babı | تُفَعَّلُ | İsimlendirilir | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Mü’minûn suresi ✕ Süzgeci kaldır
3 ayet
وَاَنْزَلْنَا
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءً
بِقَدَرٍ
فَاَسْكَنَّاهُ
فِي
الْاَرْضِۗ
وَاِنَّا
عَلٰى
ذَهَابٍ
بِه۪
لَقَادِرُونَۚ
Gökten suyu ölçülü indirdik de, onu yerde durdurduk. Şüphesiz onu gidermeye de kadiriz.[18]
وَلَوِ
اتَّبَعَ
الْحَقُّ
اَهْوَٓاءَهُمْ
لَفَسَدَتِ
السَّمٰوَاتُ
وَالْاَرْضُ
وَمَنْ
ف۪يهِنَّۜ
بَلْ
اَتَيْنَاهُمْ
بِذِكْرِهِمْ
فَهُمْ
عَنْ
ذِكْرِهِمْ
مُعْرِضُونَۜ
Eğer gerçek onların heveslerine uysaydı, gökler, yer ve onlarda bulananlar bozulup giderdi. Onlara, kendilerine öğüt veren bir şey getirdik; onlar ise öğütlerinden yüz çevirirler.[71]
قُلْ
مَنْ
رَبُّ
السَّمٰوَاتِ
السَّبْعِ
وَرَبُّ
الْعَرْشِ
الْعَظ۪يمِ
«Yedi göğün de Rabbi, yüce arşın da Rabbi kimdir?» de.[86]
Yükleniyor...