س ل م

127ayette
140kez geçiyor
48/114surede
35farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %60 · Medenî %40
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 35 2. inen sure En çok geçtiği sure Âl-i İmrân 12 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
سَلَامٌ
8 yazım
İsim فَعَالٌ Selam 32
اَسْلَمَ
7 yazım
İfal Babı أَفْعَلَ Teslim etti 14
مُسْلِمُونَ
2 yazım
İsim مُفْعِلُونَ Teslim edenler 14
الْمُسْلِم۪ينَ
3 yazım
İsmi Alem الْمُفْعِلِينَ Teslim edenler 13
سَلَاماًۜ
2 yazım
İsim فَعَالًا Selam 9
مُسْلِم۪ينَ
2 yazım
İsim مُفْعِلِينَ Teslim edenler 8
الْاِسْلَامُ۠
4 yazım
İsmi Alem الْإِفْعَالِ İslam 6
اَسْلِمْۙ
4 yazım
İfal Babı أَفْعِلْ Teslim et 4
السَّلَمَ İsim الْفَعَلَ Barış içinde olmak 4
مُسَلَّمَةٌ Sıfat مُفَعَّلَةٌ Teslim edilmiş 3
تَسْل۪يماً
2 yazım
İsim تَفْعِيلًا Teslim olmak 3
سَلَّمْتُمْ
2 yazım
Tef'il Babı فَعَّلْتُمْ Teslim ettiniz 2
لِلسَّلْمِ
2 yazım
İsim لِلْفَعْلِ Barışa 2
اِسْلَامِهِمْ
2 yazım
İsim إِفْعَالِهِمْ Onların teslim etmeleri 2
فَسَلِّمُوا
2 yazım
Tef'il Babı فَفَعِّلُوا Öyleyse selam verin 2
سَل۪يمٍۜ İsim فَعِيلٍ Selim 2
يُسْلِمْ
2 yazım
İfal Babı يُفْعِلْ Teslim eder 2
مُسْلِمَيْنِ İsim مُفْعِلَيْنِ İki teslim eden 1
مُسْلِمَةً Sıfat مُفْعِلَةً Teslim eden 1
السِّلْمِ İsmi Alem الْفِعْلِ Barış düzeni 1
مُسْلِماًۜ Sıfat مُفْعِلًا Teslim eden 1
وَيُسَلِّمُوا Tef'il Babı وَيُفَعِّلُوا Ve teslim olurlar 1
سُلَّماً İsim فُعَّلًا Merdiven 1
لِنُسْلِمَ İfal Babı لِنُفْعِلَ Teslim etmemiz 1
مُسْلِماً İsim مُفْعِلًا Teslim eden 1
تُسْلِمُونَ İfal Babı تُفْعِلُونَ Teslim edersiniz 1
وَتُسَلِّمُوا Tef'il Babı وَتُفَعِّلُوا Ve selam verirsiniz 1
وَالْمُسْلِمَاتِ İsim وَالْمُفْعِلَاتِ Ve teslim edenler 1
مُسْتَسْلِمُونَ İsim مُسْتَفْعِلُونَ İslam olmak isteyenler 1
سَلَماً İsim فَعَلًا Barış içinde olmak 1
سُلَّمٌ İsim فُعَّلٌ Merdiven 1
السَّلَامُ Sıfat الْفَعَالُ Selam 1
مُسْلِمَاتٍ Sıfat مُفْعِلَاتٍ Teslim edenler 1
سَالِمُونَ İsim فَاعِلُونَ Sağlamlar 1
الْمُسْلِمُونَ İsmi Alem الْمُفْعِلُونَ Teslim edenler 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 32 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 2 kez (binde 6.7) 3. inen: Müzzemmil — 0 kez (binde 0) 4. inen: Müddessir — 0 kez (binde 0) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 0 kez (binde 0) 24. inen: Abese — 0 kez (binde 0) 25. inen: Kadr — 1 kez (binde 33.3) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 0 kez (binde 0) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 0 kez (binde 0) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 0 kez (binde 0) 34. inen: Kâf — 1 kez (binde 2.7) 35. inen: Beled — 0 kez (binde 0) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 0 kez (binde 0) 38. inen: Sâd — 0 kez (binde 0) 39. inen: A’râf — 2 kez (binde 0.6) 40. inen: Cin — 2 kez (binde 7) 41. inen: Yâsîn — 1 kez (binde 1.4) 42. inen: Furkân — 2 kez (binde 2.2) 43. inen: Fâtır — 0 kez (binde 0) 44. inen: Meryem — 4 kez (binde 4.2) 45. inen: Tâ-Hâ — 1 kez (binde 0.7) 46. inen: Vâkı’a — 3 kez (binde 7.9) 47. inen: Şu’arâ — 1 kez (binde 0.8) 48. inen: Neml — 7 kez (binde 6.1) 49. inen: Kasas — 2 kez (binde 1.4) 50. inen: İsrâ — 0 kez (binde 0) 51. inen: Yûnus — 5 kez (binde 2.7) 52. inen: Hûd — 4 kez (binde 2.1) 53. inen: Yûsuf — 1 kez (binde 0.6) 54. inen: Hicr — 3 kez (binde 4.6) 55. inen: En’âm — 7 kez (binde 2.3) 56. inen: Sâffât — 8 kez (binde 9.3) 57. inen: Lokman — 1 kez (binde 1.8) 58. inen: Sebe’ — 0 kez (binde 0) 59. inen: Zümer — 5 kez (binde 4.3) 60. inen: Mü’min — 1 kez (binde 0.8) 61. inen: Fussilet — 1 kez (binde 1.3) 62. inen: Şûrâ — 0 kez (binde 0) 63. inen: Zuhruf — 2 kez (binde 2.4) 64. inen: Duhân — 0 kez (binde 0) 65. inen: Câsiye — 0 kez (binde 0) 66. inen: Ahkâf — 1 kez (binde 1.6) 67. inen: Zâriyât — 3 kez (binde 8.3) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 0 kez (binde 0) 70. inen: Nahl — 6 kez (binde 3.3) 71. inen: Nûh — 0 kez (binde 0) 72. inen: İbrahim — 1 kez (binde 1.2) 73. inen: Enbiyâ — 2 kez (binde 1.7) 74. inen: Mü’minûn — 0 kez (binde 0) 75. inen: Secde — 0 kez (binde 0) 76. inen: Tûr — 1 kez (binde 3.2) 77. inen: Mülk — 0 kez (binde 0) 78. inen: Hâkka — 0 kez (binde 0) 79. inen: Me’âric — 0 kez (binde 0) 80. inen: Nebe’ — 0 kez (binde 0) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 0 kez (binde 0) 84. inen: Rûm — 1 kez (binde 1.2) 85. inen: Ankebût — 1 kez (binde 1) 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez (binde 0) 87. inen: Bakara — 11 kez (binde 1.8) 88. inen: Enfâl — 2 kez (binde 1.6) 89. inen: Âl-i İmrân — 12 kez (binde 3.4) 90. inen: Ahzâb — 6 kez (binde 4.7) 91. inen: Mümtehine — 0 kez (binde 0) 92. inen: Nisâ — 8 kez (binde 2.1) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 0 kez (binde 0) 95. inen: Muhammed — 1 kez (binde 1.9) 96. inen: Ra’d — 1 kez (binde 1.2) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 0 kez (binde 0) 99. inen: Talâk — 0 kez (binde 0) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 1 kez (binde 2.2) 102. inen: Nûr — 2 kez (binde 1.5) 103. inen: Hac — 2 kez (binde 1.6) 104. inen: Münâfikûn — 0 kez (binde 0) 105. inen: Mücâdele — 0 kez (binde 0) 106. inen: Hucurât — 3 kez (binde 8.6) 107. inen: Tahrîm — 1 kez (binde 4) 108. inen: Teğâbun — 0 kez (binde 0) 109. inen: Saff — 1 kez (binde 4.5) 110. inen: Cum’a — 0 kez (binde 0) 111. inen: Fetih — 1 kez (binde 1.8) 112. inen: Mâide — 4 kez (binde 1.4) 113. inen: Tevbe — 1 kez (binde 0.4) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ أ م ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

31 ayet

Renkler türü, ton kökü gösterir — س ل م: koyu (isim, fiil) · أ م ن: açık (isim, fiil)

قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
«Allah’a, bize gönderilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına gönderilene, Musa ve İsa’ya verilene, Rableri tarafından peygamberlere verilene, onları birbirinden ayırt etmeyerek inandık, biz O’na teslim olanlarız» deyin.[136]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ادْخُلُوا فِي السِّلْمِ كَٓافَّةًۖ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ
Ey İnananlar! Hep birden barışa girin, şeytana ayak uydurmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır.[208]
فَلَمَّٓا اَحَسَّ ع۪يسٰى مِنْهُمُ الْكُفْرَ قَالَ مَنْ اَنْصَار۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِۚ اٰمَنَّا بِاللّٰهِۚ وَاشْهَدْ بِاَنَّا مُسْلِمُونَ
İsa onların inkarlarını hissedince: «Allah uğrunda yardımcılarım kimlerdir?» dedi. Havariler şöyle dediler: «Biz Allah’ın yardımcılarıyız, Allah’a inandık, O’na teslim olduğumuza şahid ol».[52]
قُلْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَالنَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۖ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
«Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene, Rableri tarafından Musa, İsa ve peygamberlere verilene inandık, onları birbirinden ayırt etmeyiz, biz O’na teslim olanlarız» de.[84]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ حَقَّ تُقَاتِه۪ وَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَ
Ey inananlar! Allah’tan, sakınılması gerektiği gibi sakının, sizler ancak müslüman olarak can verin.[102]
فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتّٰى يُحَكِّمُوكَ ف۪يمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْۙ ثُمَّ لَا يَجِدُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَرَجاً مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْل۪يماً
Hayır; Rabb’ine and olsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin edip, sonra senin verdiğin hükmü içlerinde bir sıkıntı duymadan tamamen kabul etmedikçe inanmış olmazlar.[65]
سَتَجِدُونَ اٰخَر۪ينَ يُر۪يدُونَ اَنْ يَأْمَنُوكُمْ وَيَأْمَنُوا قَوْمَهُمْۜ كُلَّمَا رُدُّٓوا اِلَى الْفِتْنَةِ اُرْكِسُوا ف۪يهَاۚ فَاِنْ لَمْ يَعْتَزِلُوكُمْ وَيُلْقُٓوا اِلَيْكُمُ السَّلَمَ وَيَكُفُّٓوا اَيْدِيَهُمْ فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكُمْ جَعَلْنَا لَكُمْ عَلَيْهِمْ سُلْطَاناً مُب۪يناً۟
Diğerlerinin de sizden ve kendi milletlerinden güvende olmayı istediklerini göreceksiniz. Ne var ki fitneciliğe her çağırıldıklarında ona can atarlar; eğer sizden uzak durmazlar, barış teklif etmezler ve sizden el çekmezlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün. İşte onların aleyhlerine size apaçık ferman verdik.[91]
وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ اَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِناً اِلَّا خَطَـٔاًۚ وَمَنْ قَتَلَ مُـؤْمِناً خَطَــٔاً فَـتَـحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَصَّدَّقُواۜ فَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۜ وَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ وَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِۘ تَوْبَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً
Bir müminin diğer mümini yanlışlık dışında öldürmesi asla caiz değildir. Bir mümini yanlışlıkla öldürenin, bir mümin köleyi azad etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadıkça, ona diyet ödemesi gerekir. Eğer o mümin, size düşman bir topluluktan ise mümin bir köleyi azad etmek gerekir. Şayet aranızda anlaşma olan bir millettense, ailesine diyet ödemek ve mümin bir köleyi azat etmek gerekir. Bulamayana, Allah tarafından tevbesinin kabulü için, ard arda iki ay oruç tutmak gerekir. Allah bilendir. Hakim’dir.[92]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ضَرَبْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَتَبَيَّنُوا وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ اَلْقٰٓى اِلَيْكُمُ السَّلَامَ لَسْتَ مُؤْمِناًۚ تَبْتَغُونَ عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۘ فَعِنْدَ اللّٰهِ مَغَانِمُ كَث۪يرَةٌۜ كَذٰلِكَ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلُ فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَتَبَيَّنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً
Ey İnananlar! Allah yolunda yürüdüğünüz vakit, her şeyi iyice anlayın. Size, müslüman olduğunu bildirene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek: «Sen mümin değilsin» demeyin. Allah katında birçok ganimetler vardır. Evvelce siz de öyleydiniz. Allah size iyilikte bulundu, iyice araştırıp anlayın, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.[94]
وَاِذْ اَوْحَيْتُ اِلَى الْحَوَارِيّ۪نَ اَنْ اٰمِنُوا ب۪ي وَبِرَسُول۪يۚ قَالُٓوا اٰمَنَّا وَاشْهَدْ بِاَنَّـنَا مُسْلِمُونَ
Havarilere, «Bana ve peygamberime inanın» diye bildirmiştim, «İnandık, bizim müslimler olduğumuza şahid ol» demişlerdi.[111]
وَاِذَا جَٓاءَكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِنَا فَقُلْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَۙ اَنَّهُ مَنْ عَمِلَ مِنْكُمْ سُٓوءاً بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَصْلَحَ فَاَنَّهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Ayetlerimize inananlar sana gelince: «Size selam olsun» de. Rabbiniz, sizden kim bilmeyerek fenalık işler de arkasından tövbe eder ve nefsini düzeltirse, ona rahmet etmeyi kendi üzerine almıştır. O, bağışlar ve merhamet eder.[54]
فَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِۚ وَمَنْ يُرِدْ اَنْ يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقاً حَرَجاً كَاَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَٓاءِۜ كَذٰلِكَ يَجْعَلُ اللّٰهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ
Allah kimi doğru yola koymak isterse onun kalbini İslamiyet’e açar, kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi, kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah böylece, inanmayanları küfür bataklığında bırakır.[125]
وَمَا تَنْقِمُ مِنَّٓا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاٰيَاتِ رَبِّنَا لَمَّا جَٓاءَتْنَاۜ رَبَّـنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْراً وَتَوَفَّـنَا مُسْلِم۪ينَ۟
Onlar da: «Doğrusu biz ancak Rabbimize döneriz. Rabbimizin ayetleri gelince, onlara inanmamızdan ötürü bizden öç alıyorsun. Rabbimiz! Bize sabır ver ve canımızı müslim olarak al» dediler.[125-126]
وَقَالَ مُوسٰى يَا قَوْمِ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ فَعَلَيْهِ تَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُسْلِم۪ينَ
Musa: «Ey milletim! Allah’a inanıyorsanız ve teslim olmuşsanız O’na güvenin» dedi.[84]
وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ الْبَحْرَ فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُ بَغْياً وَعَدْواًۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَدْرَكَهُ الْغَرَقُۙ قَالَ اٰمَنْتُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا الَّـذ۪ٓي اٰمَنَتْ بِه۪ بَنُٓوا اِسْرَٓائ۪لَ وَاَنَا۬ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ
İsrailoğullarını denizden geçirdik, Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla ardlarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: «İsrailoğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım, artık ben O’na teslim olanlardanım» dedi.[90]
وَاُدْخِلَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۜ تَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌ
İnanan ve yararlı işleri yapanlar, içlerinden ırmaklar akan cennetlere konulurlar, Rablerinin izniyle orada temelli kalırlar. Oradaki dirlik temennileri: «Selam!»dır.[23]
اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِن۪ينَ
«Oraya güven içinde, esenlikle girin» denilir.[46]
قُلْ نَزَّلَهُ رُوحُ الْقُدُسِ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ لِيُثَبِّتَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم۪ينَ
De ki: «Kuran’ı; Ruhul Kudüs (Cebrail) Rabbinin katından, inananların inançlarını pekiştirmek, Müslümanlara doğruluk rehberi ve müjde olmak üzere gerçekle indirmiştir.»[102]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتاً غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتّٰى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلٰٓى اَهْلِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere, izin almadan, seslenip sahiplerine selam vermeden girmeyiniz. Eğer düşünürseniz bu sizin için daha iyidir.[27]
وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِي الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِــعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ
Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak ayetlerimize inananlara sen duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır.[81]
Yükleniyor...