ذ ل ك

414ayette
430kez geçiyor
77/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 13 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 28 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 3 kez (binde 10) 3. inen: Müzzemmil — 0 kez (binde 0) 4. inen: Müddessir — 2 kez (binde 7.8) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 1 kez (binde 7.3) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 1 kez (binde 25) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 1 kez (binde 40) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 1 kez (binde 2.8) 24. inen: Abese — 0 kez (binde 0) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 1 kez (binde 9.2) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 1 kez (binde 6.1) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 2 kez (binde 11) 34. inen: Kâf — 8 kez (binde 21.4) 35. inen: Beled — 0 kez (binde 0) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 1 kez (binde 2.9) 38. inen: Sâd — 3 kez (binde 4.1) 39. inen: A’râf — 14 kez (binde 4.2) 40. inen: Cin — 1 kez (binde 3.5) 41. inen: Yâsîn — 1 kez (binde 1.4) 42. inen: Furkân — 7 kez (binde 7.8) 43. inen: Fâtır — 6 kez (binde 7.7) 44. inen: Meryem — 4 kez (binde 4.2) 45. inen: Tâ-Hâ — 10 kez (binde 7.5) 46. inen: Vâkı’a — 1 kez (binde 2.6) 47. inen: Şu’arâ — 11 kez (binde 8.3) 48. inen: Neml — 3 kez (binde 2.6) 49. inen: Kasas — 2 kez (binde 1.4) 50. inen: İsrâ — 6 kez (binde 3.9) 51. inen: Yûnus — 12 kez (binde 6.5) 52. inen: Hûd — 8 kez (binde 4.2) 53. inen: Yûsuf — 14 kez (binde 7.9) 54. inen: Hicr — 4 kez (binde 6.1) 55. inen: En’âm — 19 kez (binde 6.2) 56. inen: Sâffât — 7 kez (binde 8.1) 57. inen: Lokman — 3 kez (binde 5.5) 58. inen: Sebe’ — 4 kez (binde 4.5) 59. inen: Zümer — 7 kez (binde 6) 60. inen: Mü’min — 8 kez (binde 6.6) 61. inen: Fussilet — 3 kez (binde 3.8) 62. inen: Şûrâ — 8 kez (binde 9.3) 63. inen: Zuhruf — 4 kez (binde 4.8) 64. inen: Duhân — 3 kez (binde 8.7) 65. inen: Câsiye — 3 kez (binde 6.1) 66. inen: Ahkâf — 2 kez (binde 3.1) 67. inen: Zâriyât — 3 kez (binde 8.3) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 8 kez (binde 5.1) 70. inen: Nahl — 13 kez (binde 7) 71. inen: Nûh — 0 kez (binde 0) 72. inen: İbrahim — 4 kez (binde 4.8) 73. inen: Enbiyâ — 4 kez (binde 3.4) 74. inen: Mü’minûn — 4 kez (binde 3.8) 75. inen: Secde — 2 kez (binde 5.4) 76. inen: Tûr — 1 kez (binde 3.2) 77. inen: Mülk — 0 kez (binde 0) 78. inen: Hâkka — 0 kez (binde 0) 79. inen: Me’âric — 2 kez (binde 9.2) 80. inen: Nebe’ — 1 kez (binde 5.8) 81. inen: Nâzi’ât — 2 kez (binde 11.2) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 0 kez (binde 0) 84. inen: Rûm — 12 kez (binde 14.7) 85. inen: Ankebût — 5 kez (binde 5.1) 86. inen: Mutaffifîn — 1 kez (binde 5.9) 87. inen: Bakara — 28 kez (binde 4.6) 88. inen: Enfâl — 3 kez (binde 2.4) 89. inen: Âl-i İmrân — 19 kez (binde 5.5) 90. inen: Ahzâb — 5 kez (binde 3.9) 91. inen: Mümtehine — 0 kez (binde 0) 92. inen: Nisâ — 18 kez (binde 4.8) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 3 kez (binde 5.2) 95. inen: Muhammed — 7 kez (binde 13) 96. inen: Ra’d — 6 kez (binde 7) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 1 kez (binde 4.1) 99. inen: Talâk — 2 kez (binde 7) 100. inen: Beyyine — 2 kez (binde 21.3) 101. inen: Haşr — 4 kez (binde 9) 102. inen: Nûr — 9 kez (binde 6.8) 103. inen: Hac — 14 kez (binde 11) 104. inen: Münâfikûn — 2 kez (binde 11.2) 105. inen: Mücâdele — 3 kez (binde 6.4) 106. inen: Hucurât — 0 kez (binde 0) 107. inen: Tahrîm — 1 kez (binde 4) 108. inen: Teğâbun — 4 kez (binde 16.6) 109. inen: Saff — 1 kez (binde 4.5) 110. inen: Cum’a — 1 kez (binde 5.7) 111. inen: Fetih — 4 kez (binde 7.1) 112. inen: Mâide — 19 kez (binde 6.8) 113. inen: Tevbe — 12 kez (binde 4.8) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ أ ي ي ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

83 ayet

Renkler türü, ton kökü gösterir — ذ ل ك: koyu (isim, fiil) · أ ي ي: açık (isim, fiil)

اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Doğrusu bunda bir ders vardır. Fakat çoğu inanmamıştır.[190]
فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةً بِمَا ظَلَمُواۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
İşte, haksızlıklarına karşılık çökmüş bulunan evleri! Bunda, bilen bir millet için şüphesiz, ders vardır.[52]
اَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا الَّيْلَ لِيَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِراًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı görmediler mi? Doğrusu bunda, inanan millet için dersler vardır.[86]
فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا اقْتُلُوهُ اَوْ حَرِّقُوهُ فَاَنْجٰيهُ اللّٰهُ مِنَ النَّارِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
İbrahim’in sözlerine milletinin cevabı sadece: «Onu öldürün yahut yakın» demek oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır.[24]
خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ۟
Allah gökleri ve yeri gerektiği gibi yaratmıştır. Doğrusu bunda inananlara bir ders vardır.[44]
وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَۜ فَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۚ وَمِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَنْ يُؤْمِنُ بِه۪ۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا الْكَافِرُونَ
Sana Kitap’ı böylece indirdik; işte, kendilerine Kitap verdiklerimiz ona inanırlar; bunlardan da ona inanan bulunur. Ayetlerimizi ancak inkarcılar bile bile tanımazlar.[47]
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجاً لِتَسْكُـنُٓوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır.[21]
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافُ اَلْسِنَتِكُمْ وَاَلْوَانِكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْعَالِم۪ينَ
Gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olması, O’nun varlığının belgelerindendir. Doğrusu bunlarda, bilenler için dersler vardır.[22]
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ مَنَامُكُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَابْتِغَٓاؤُ۬كُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ
Geceleyin uyumanız, gündüz de lütfundan rızık aramanız O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda kulak veren millet için dersler vardır.[23]
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفاً وَطَمَعاً وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَيُحْـي۪ بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Size korku ve ümit veren şimşeği göstermesi, gökten su indirip ölümünden sonra yeri onunla diriltmesi O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır.[24]
ضَرَبَ لَكُمْ مَثَلاً مِنْ اَنْفُسِكُمْۜ هَلْ لَكُمْ مِنْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ مِنْ شُرَكَٓاءَ ف۪ي مَا رَزَقْنَاكُمْ فَاَنْتُمْ ف۪يهِ سَوَٓاءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخ۪يفَتِكُمْ اَنْفُسَكُمْۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Allah size kendinizden bir misal vermektedir: Size verdiğimiz rızıklarda, emrinizde bulunan kölelerinizin de eşit surette hak sahibi olmalarına razı olur ve birbirinizi saydığınız gibi bu ortaklarınızı sayar mısınız ? Düşünen millete ayetleri böylece uzun uzadıya açıklarız.[28]
اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Allah’ın, rızkı dilediğine yayıp bir ölçüye göre verdiğini görmezler mi? Doğrusu bunda, inananlar için dersler vardır.[37]
اَلَمْ تَرَ اَنَّ الْفُلْكَ تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِنِعْمَتِ اللّٰهِ لِيُرِيَكُمْ مِنْ اٰيَاتِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ
Gemilerin denizde Allah’ın lütfuyla yürüdüğünü görmez misin? Allah böylece size varlığının delillerini gösterir. Bunlarda, pek sabırlı ve çok şükreden kimselerin hepsine dersler vardır.[31]
اَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي مَسَاكِنِهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍۜ اَفَلَا يَسْمَعُونَ
Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmiş olmamız onları doğru yola sevketmez mi? Bunlarda şüphesiz ibretler vardır. Dinlemezler mi?[26]
اَفَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنْ نَشَأْ نَخْسِفْ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ نُسْقِطْ عَلَيْهِمْ كِسَفاً مِنَ السَّمَٓاءِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ۟
Önlerinde ve ardlarında olan göğü ve yeri görmezler mi? Dilesek onları yere geçirir veya göğün bir parçasını başlarına indiririz. Bunlarda, Allah’a yönelen her kul için dersler vardır.[9]
فَقَالُوا رَبَّنَا بَاعِدْ بَيْنَ اَسْفَارِنَا وَظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَجَعَلْنَاهُمْ اَحَاد۪يثَ وَمَزَّقْنَاهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ
Ama onlar: «Rabbimiz! Yolculuklarımızın mesafesini uzak kıl» deyip kendilerine yazık ettiler. Biz de onları efsane yapıverdik, darmadağın ettik. Doğrusu bunlarda, pek sabreden ve çok şükreden kimseler için dersler vardır.[19]
اَللّٰهُ يَتَوَفَّى الْاَنْفُسَ ح۪ينَ مَوْتِهَا وَالَّت۪ي لَمْ تَمُتْ ف۪ي مَنَامِهَاۚ فَيُمْسِكُ الَّت۪ي قَضٰى عَلَيْهَا الْمَوْتَ وَيُرْسِلُ الْاُخْرٰٓى اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır. Ölmelerine hükmettiği kimselerinkini tutar, diğerlerini bir süreye kadar salıverir. Doğrusu bunda düşünen kimseler için dersler vardır.[42]
اَوَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟
Allah’ın rızkı dilediğine yaydığını ve kısıp bir ölçüye göre verdiğini bilmezler mi? Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır.[52]
اَلَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْۜ كَبُرَ مَقْتاً عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ قَلْبِ مُتَكَبِّرٍ جَبَّارٍ
«Bunlar, Allah’ın ayetleri üzerinde kendilerine gelmiş bir delil bulunmadan tartışırlar. Bu, Allah katında da, inananların yanında da öfkeyi arttırır. Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini bundan dolayı mühürler.»[35]
كَذٰلِكَ يُؤْفَكُ الَّذ۪ينَ كَانُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ
Allah’ın ayetlerini bile bile inkar edenler böylece döndürülüyorlardı.[63]
Yükleniyor...