أ م ن
723ayette
879kez geçiyor
77/114surede
42farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %44 · Medenî %56
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müddessir 31
4. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
84 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
اٰمَنُوا
15 yazım
|
İfal Babı | أَفْعَلُوا | İnandılar | 338 |
| الْمُؤْمِن۪ينَ | İsim | الْمُفْعِلِينَ | İnananlar | 139 |
| يُؤْمِنُونَ | İfal Babı | يُفْعِلُونَ | İnanırlar | 137 |
بِالْا۪يمَانِ
21 yazım |
İsim | إِفْعَالِكُمْ | İnanmanız | 36 |
الْمُؤْمِنُونَ
4 yazım |
İsim | الْمُفْعِلُونَ | İnananlar | 35 |
| تُؤْمِنُوا | İfal Babı | تُفْعِلُوا | İnanırsınız | 24 |
اٰمِنُوا
4 yazım |
İfal Babı | أَفْعِلُوا | İnanın | 19 |
| وَالْمُؤْمِنَاتِ | İsim | وَالْمُفْعِلَاتِ | Ve inananlar | 18 |
اَم۪ينٌۙ
4 yazım |
Sıfat | فَعِيلٌ | Güvenilir | 14 |
نُؤْمِنَ
3 yazım |
İfal Babı | نُفْعِلَ | Güveniriz | 13 |
اَمِنْتُمْ
10 yazım |
Feile-Yefalu | فَعِلْتُمْ | Güvendiniz | 13 |
مُؤْمِنٌ
4 yazım |
İsim | مُفْعِلٌ | İnanan | 13 |
اٰمِن۪ينَ
2 yazım |
İsim | فَاعِلِينَ | Güvende olanlar | 8 |
| ا۪يمَاناً | İsim | إِفْعَالًا | İnanmak | 7 |
مُؤْمِناً
2 yazım |
İsim | مُفْعِلًا | İnanan | 7 |
الْمُؤْمِن۪ينَ
2 yazım |
Sıfat | الْمُفْعِلِينَ | İnananlar | 5 |
مُؤْمِنَةٌ
2 yazım |
Sıfat | مُفْعِلَةٍ | İnanan | 4 |
| اٰمِناً | İsim | فَاعِلًا | Güvende olan | 4 |
الْمُؤْمِنَاتِ
2 yazım |
Sıfat | الْمُفْعِلَاتِ | İnananlar | 4 |
اٰمَنَتْ
2 yazım |
İfal Babı | أَفْعَلَتْ | İnandı | 4 |
تَأْمَنْهُ
2 yazım |
Feile-Yefalu | تَفْعَلْهُ | Ona güvenirsin | 3 |
الْاَمْنِ
3 yazım |
İsim | الْفَعْلِ | Emniyet | 3 |
يَأْمَنُوكُمْ
3 yazım |
Feile-Yefalu | يَفْعَلُوكُمْ | Size güvenirler | 3 |
لِاَمَانَاتِهِمْ
2 yazım |
İsim | لِفَعَالَاتِهِمْ | Onların görevlerini | 3 |
بِالْا۪يمَانِ
2 yazım |
İsim | بِالْإِفْعَالِ | İnanmayla | 2 |
| وَاَمْناًۜ | İsim | وَفَعْلًا | Ve güvenlik | 2 |
| اٰمِناً | Sıfat | فَاعِلًا | Güvende olan | 2 |
مُؤْمِنٌ
2 yazım |
Sıfat | مُفْعِلٌ | İnanan | 2 |
| اَمَنَةً | İsim | فَعَلَةً | Emanet | 2 |
| اٰمِنُونَ | İsim | فَاعِلُونَ | Güvende olanlar | 2 |
مُؤْمِنَةٍ
2 yazım |
İsim | مُفْعِلَةٍ | İnanan | 2 |
| اؤْتُمِنَ | İftial Babı | اُفْتُعِلَ | Emanet olundu | 1 |
| اَمَانَتَهُ | İsim | فَعَالَتَهُ | Onun emaneti | 1 |
| الْاَمَانَاتِ | İsim | الْفَعَالَاتِ | Emanetler | 1 |
| لَنُؤْمِنَنَّ | İfal Babı | لَنُفْعِلَنَّ | Kesinlikle güveneceğiz | 1 |
| مَأْمَنَهُۜ | İsim | مَفْعَلَهُ | Onun güvenli yeri | 1 |
| اٰمَنُكُمْ | Feile-Yefalu | أَفْعَلُكُمْ | Size emanet ederim | 1 |
| اٰمَنُوا | İfal Babı | أَفْعَلُوا | İnandılar | 1 |
| اٰمِنَةً | İsim | فَاعِلَةً | Güvende olan | 1 |
| مُؤْمِنَيْنِ | İsim | مُفْعِلَيْنَ | İnanan ikisi | 1 |
| الْاَمَانَةَ | İsim | الْفَعَالَةَ | Emanet | 1 |
| مَأْمُونٍۚ | İsim | مَفْعُولٍ | Güvende olan | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
İnandılar 250
İnananlar 156
İnanırlar 95
İnandık 29
İnandı 27
İnanır 27
İnanan 25
Ve inananlar 18
Güvenilir 14
İnanın 12
İnanmak 12
İnananlar için 11
İnanırsınız 11
İnananlara 10
Diğer 95 anlam
Güvende olanlar 9
Güvende olan 8
İnanmanız 6
İnandınız 6
Güvendiniz 6
Onların inanması 6
Ve inanın 5
Güveniriz 5
İnanırız 5
Onun inanması 5
Ve inandılar 4
İnanmaları 4
Ve inandı 4
İnanmayla 3
İnanmaya 3
İnanmasınlar 3
İnandım 3
İnanmanız için 3
İnandığı 2
Güvendi 2
İnanmayın 2
Ona güvenirsin 2
Ve inanırsınız 2
Emanet 2
Emniyet 2
İnanana 2
Ve inandınız 2
Güvendi mi? 2
Güvendiler mi? 2
Öyleyse inandı 2
Ve inananları 2
Onların görevlerini 2
Güvenir miyiz? 2
Ve inanmak 2
İnanma 2
İnan- 1
İnanmadıkları halde 1
İman ettiler 1
İman edin 1
İman mı edelim? 1
İman eden 1
Biz de İnandık 1
Güvenirler 1
İnanır mısınız? 1
Ve güvenlik 1
Ve inansınlar 1
Ve inanır 1
İnanırsın 1
Emanet olundu 1
Onun emaneti 1
Kesinlikle inanacaksınız 1
İnanmaya karşılık 1
Sonra inandık 1
İnanmanızı 1
Emanetler 1
Size güvenirler 1
Ve güvenirler 1
Emniyete aldılar 1
Kesinlikle inanacak 1
İnanmayı 1
Emniyete aldık 1
Emniyetle 1
Kesinlikle inanacaklar 1
Ve güvende oldu mu? 1
Güvenir 1
Kesinlikle güveneceğiz 1
Emniyete alanlar 1
Emniyetler 1
Görevleriniz 1
Ve inananların yardımıyla 1
Onun güvenli yeri 1
Ve güvenir 1
İnanmaları sebebiyle 1
Bize emanet edersin 1
Güvenen 1
Size emanet ederim 1
Size emanet ettim 1
Güvende oldunuz mu? 1
Öyleyse inansın 1
İnanan ikisi 1
Hemen inanırlar 1
Güvenlik 1
Emniyette olanlar 1
Sonra güvendi 1
Emniyete aldı 1
Sonra inandılar 1
Ve inanırlar 1
Güvenirsiniz 1
İnan 1
İnanmanın yardımıyla 1
İnanmalarını 1
Ve inananlar için 1
Güvendiniz mi? 1
Hemen inandık 1
Ve onlara inandı 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
وَالْمُؤْمِنَاتِ ✕ Süzgeci kaldır
17 ayet
اَلْيَوْمَ
اُحِلَّ
لَكُمُ
الطَّيِّبَاتُۜ
وَطَعَامُ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
حِلٌّ
لَكُمْۖ
وَطَعَامُكُمْ
حِلٌّ
لَهُمْۘ
وَالْمُحْصَنَاتُ
مِنَ
الْمُؤْمِنَاتِ
وَالْمُحْصَنَاتُ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
اِذَٓا
اٰتَيْتُمُوهُنَّ
اُجُورَهُنَّ
مُحْصِن۪ينَ
غَيْرَ
مُسَافِح۪ينَ
وَلَا
مُتَّخِذ۪ٓي
اَخْدَانٍۜ
وَمَنْ
يَكْفُرْ
بِالْا۪يمَانِ
فَقَدْ
حَبِطَ
عَمَلُهُۘ
وَهُوَ
فِي
الْاٰخِرَةِ
مِنَ
الْخَاسِر۪ينَ۟
Bugün, size temiz olanlar helal kılındı. Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin yemeğiniz de onlara helaldir. İnanan hür ve iffetli kadınlar ve sizden önce kitap verilenlerin hür ve iffetli kadınları -zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın ve mehirlerini verdiğiniz takdirde- size helaldir. Kim imanı inkar ederse, şüphesiz amelleri boşa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir.[5]
وَالْمُؤْمِنُونَ
وَالْمُؤْمِنَاتُ
بَعْضُهُمْ
اَوْلِيَٓاءُ
بَعْضٍۢ
يَأْمُرُونَ
بِالْمَعْرُوفِ
وَيَنْهَوْنَ
عَنِ
الْمُنْكَرِ
وَيُق۪يمُونَ
الصَّلٰوةَ
وَيُؤْتُونَ
الزَّكٰوةَ
وَيُط۪يعُونَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
سَيَرْحَمُهُمُ
اللّٰهُۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ
Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emreder kötülükten alıkorlar; namaz kılarlar, zekat verirler, Allah’a ve Peygamberine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.[71]
وَعَدَ
اللّٰهُ
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَا
وَمَسَاكِنَ
طَيِّبَةً
ف۪ي
جَنَّاتِ
عَدْنٍۜ
وَرِضْوَانٌ
مِنَ
اللّٰهِ
اَكْبَرُۜ
ذٰلِكَ
هُوَ
الْفَوْزُ
الْعَظ۪يمُ۟
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler, Adn cennetlerinde hoş meskenler vadetmiştir. Allah’ın hoşnut olması en büyük şeydir. İşte büyük kurtuluş budur.[72]
لَوْلَٓا
اِذْ
سَمِعْتُمُوهُ
ظَنَّ
الْمُؤْمِنُونَ
وَالْمُؤْمِنَاتُ
بِاَنْفُسِهِمْ
خَيْراًۙ
وَقَالُوا
هٰذَٓا
اِفْكٌ
مُب۪ينٌ
Onu işittiğiniz zaman, erkek kadın müminlerin, kendiliklerinden hüsnü zanda bulunup da: «Bu apaçık bir iftiradır» demeleri gerekmez miydi?[12]
وَقُلْ
لِلْمُؤْمِنَاتِ
يَغْضُضْنَ
مِنْ
اَبْصَارِهِنَّ
وَيَحْفَظْنَ
فُرُوجَهُنَّ
وَلَا
يُبْد۪ينَ
ز۪ينَتَهُنَّ
اِلَّا
مَا
ظَهَرَ
مِنْهَا
وَلْيَضْرِبْنَ
بِخُمُرِهِنَّ
عَلٰى
جُيُوبِهِنَّۖ
وَلَا
يُبْد۪ينَ
ز۪ينَتَهُنَّ
اِلَّا
لِبُعُولَتِهِنَّ
اَوْ
اٰبَٓائِهِنَّ
اَوْ
اٰبَٓاءِ
بُعُولَتِهِنَّ
اَوْ
اَبْنَٓائِهِنَّ
اَوْ
اَبْنَٓاءِ
بُعُولَتِهِنَّ
اَوْ
اِخْوَانِهِنَّ
اَوْ
بَن۪ٓي
اِخْوَانِهِنَّ
اَوْ
بَن۪ٓي
اَخَوَاتِهِنَّ
اَوْ
نِسَٓائِهِنَّ
اَوْ
مَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُهُنَّ
اَوِ
التَّابِع۪ينَ
غَيْرِ
اُو۬لِي
الْاِرْبَةِ
مِنَ
الرِّجَالِ
اَوِ
الطِّفْلِ
الَّذ۪ينَ
لَمْ
يَظْهَرُوا
عَلٰى
عَوْرَاتِ
النِّسَٓاءِۖ
وَلَا
يَضْرِبْنَ
بِاَرْجُلِهِنَّ
لِيُعْلَمَ
مَا
يُخْف۪ينَ
مِنْ
ز۪ينَتِهِنَّۜ
وَتُوبُٓوا
اِلَى
اللّٰهِ
جَم۪يعاً
اَيُّهَ
الْمُؤْمِنُونَ
لَعَلَّكُمْ
تُفْلِحُونَ
Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen kısmı müstesna, açmasınlar. Baş örtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini kocaları veya babaları ve kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kızkardeşlerinin oğulları veya müslüman kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler, ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah’ın hükmüne dönün.[31]
اِنَّ
الْمُسْلِم۪ينَ
وَالْمُسْلِمَاتِ
وَالْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِ
وَالْقَانِت۪ينَ
وَالْقَانِتَاتِ
وَالصَّادِق۪ينَ
وَالصَّادِقَاتِ
وَالصَّابِر۪ينَ
وَالصَّابِرَاتِ
وَالْخَاشِع۪ينَ
وَالْخَاشِعَاتِ
وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ
وَالْمُتَصَدِّقَاتِ
وَالصَّٓائِم۪ينَ
وَالصَّٓائِمَاتِ
وَالْحَافِظ۪ينَ
فُرُوجَهُمْ
وَالْحَافِظَاتِ
وَالذَّاكِر۪ينَ
اللّٰهَ
كَث۪يراً
وَالذَّاكِرَاتِ
اَعَدَّ
اللّٰهُ
لَهُمْ
مَغْفِرَةً
وَاَجْراً
عَظ۪يماً
Doğrusu erkek ve kadın müslümanlar, erkek ve kadın müminler, boyun eğen erkekler ve kadınlar, doğru sözlü erkekler ve kadınlar, sabırlı erkekler ve kadınlar, gönülden bağlanan erkekler ve kadınlar, sadaka veren erkekler ve kadınlar, oruç tutan erkekler ve kadınlar iffetlerini koruyan erkekler ve kadınlar, Allah’ı çok anan erkekler ve kadınlar, işte Allah bunların hepsine mağfiret ve büyük ecir hazırlamıştır.[35]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
نَكَحْتُمُ
الْمُؤْمِنَاتِ
ثُمَّ
طَلَّقْتُمُوهُنَّ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
تَمَسُّوهُنَّ
فَمَا
لَكُمْ
عَلَيْهِنَّ
مِنْ
عِدَّةٍ
تَعْتَدُّونَهَاۚ
فَمَتِّعُوهُنَّ
وَسَرِّحُوهُنَّ
سَرَاحاً
جَم۪يلاً
Ey inananlar! Mümin kadınlarla nikahlanıp, onları, temasta bulunmadan boşadığınızda, artık onlar için size iddet saymaya lüzum yoktur. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.[49]
وَالَّذ۪ينَ
يُؤْذُونَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِ
بِغَيْرِ
مَا
اكْتَسَبُوا
فَقَدِ
احْتَمَلُوا
بُهْتَاناً
وَاِثْماً
مُب۪يناً۟
İnanan erkek ve kadınları, yapmadıkları bir şeyden ötürü incitenler, şüphesiz iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olurlar.[58]
لِيُعَذِّبَ
اللّٰهُ
الْمُنَافِق۪ينَ
وَالْمُنَافِقَاتِ
وَالْمُشْرِك۪ينَ
وَالْمُشْرِكَاتِ
وَيَتُوبَ
اللّٰهُ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Bunun sonucu olarak, Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara, Allah’a ortak koşan erkek ve kadınlara azap verecektir. Allah inanan erkek ve kadınların tevbelerini kabul buyuracaktır. Allah bağışlar ve merhamet eder.[73]
فَاعْلَمْ
اَنَّهُ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
اللّٰهُ
وَاسْتَغْفِرْ
لِذَنْبِكَ
وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
مُتَقَلَّبَكُمْ
وَمَثْوٰيكُمْ۟
Bil ki, Allah’tan başka tanrı yoktur; kendinin, inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile. Allah, gezip dolaştığınız ve duracağınız yerleri bilir.[19]
لِيُدْخِلَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَا
وَيُكَفِّرَ
عَنْهُمْ
سَيِّـَٔاتِهِمْۜ
وَكَانَ
ذٰلِكَ
عِنْدَ
اللّٰهِ
فَوْزاً
عَظ۪يماًۙ
İnanan erkek ve kadınları, içinde temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar, onların kötülüklerini örter. Allah katında büyük kurtuluş işte budur.[5]
هُمُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَصَدُّوكُمْ
عَنِ
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِ
وَالْهَدْيَ
مَعْكُوفاً
اَنْ
يَبْلُغَ
مَحِلَّهُۜ
وَلَوْلَا
رِجَالٌ
مُؤْمِنُونَ
وَنِسَٓاءٌ
مُؤْمِنَاتٌ
لَمْ
تَعْلَمُوهُمْ
اَنْ
تَطَؤُ۫هُمْ
فَتُص۪يبَكُمْ
مِنْهُمْ
مَعَرَّةٌ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۚ
لِيُدْخِلَ
اللّٰهُ
ف۪ي
رَحْمَتِه۪
مَنْ
يَشَٓاءُۚ
لَوْ
تَزَيَّلُوا
لَعَذَّبْنَا
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْهُمْ
عَذَاباً
اَل۪يماً
Onlar inkar edenlerdir, sizi Mescidi Haram’ı ziyaretten ve bağlı kurbanları yerlerine gitmekten alıkoyanlardır. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız inanmış erkeklerle inanmış kadınları bilmeyerek ezmek suretiyle üzüntüye kapılmanız ihtimali olmasaydı Allah savaşı önlemezdi. Allah, dilediklerine rahmet etmek için böyle yapmıştır. Eğer inananlarla inkarcılar birbirinden ayrılmış olsalardı, inkar edenleri can yakıcı bir azaba uğratırdık.[25]
يَوْمَ
تَرَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِ
يَسْعٰى
نُورُهُمْ
بَيْنَ
اَيْد۪يهِمْ
وَبِاَيْمَانِهِمْ
بُشْرٰيكُمُ
الْيَوْمَ
جَنَّاتٌ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
ذٰلِكَ
هُوَ
الْفَوْزُ
الْعَظ۪يمُۚ
İnanmış erkek ve kadınları, defterleri sağdan verilmiş ve ışıkları önlerinde olarak giderken gördüğün gün onlara şöyle denecektir: «Müjde; bugün içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacağınız cennetler sizindir.» İşte bu büyük kurtuluştur.[12]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
جَٓاءَكُمُ
الْمُؤْمِنَاتُ
مُهَاجِرَاتٍ
فَامْتَحِنُوهُنَّۜ
اَللّٰهُ
اَعْلَمُ
بِا۪يمَانِهِنَّۚ
فَاِنْ
عَلِمْتُمُوهُنَّ
مُؤْمِنَاتٍ
فَلَا
تَرْجِعُوهُنَّ
اِلَى
الْكُفَّارِۜ
لَا
هُنَّ
حِلٌّ
لَهُمْ
وَلَا
هُمْ
يَحِلُّونَ
لَهُنَّۜ
وَاٰتُوهُمْ
مَٓا
اَنْفَقُواۜ
وَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكُمْ
اَنْ
تَنْكِحُوهُنَّ
اِذَٓا
اٰتَيْتُمُوهُنَّ
اُجُورَهُنَّۜ
وَلَا
تُمْسِكُوا
بِعِصَمِ
الْكَوَافِرِ
وَسْـَٔلُوا
مَٓا
اَنْفَقْتُمْ
وَلْيَسْـَٔلُوا
مَٓا
اَنْفَقُواۜ
ذٰلِكُمْ
حُكْمُ
اللّٰهِۜ
يَحْكُمُ
بَيْنَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
حَك۪يمٌ
Ey inananlar! İnanmış kadınlar hicret ederek size gelirlerse onları deneyin, hicretlerinin sebebini inceleyin. Allah onların imanlarını çok iyi bilir. Onların mümin kadınlar olduklarını öğrenirseniz, inkarcılara geri çevirmeyin. Bu kadınlar, o inkarcılara helal değildir Onlar da bunlara helal olmazlar. İnkarcıların bu kadınlara verdikleri mehirleri iade edin: Bu kadınların mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman, onlarla evlenmenizde bir engel yoktur. İnkarcı kadınları nikahınızda tutmayın; onlara verdiğiniz mehri isteyin; inkarcı erkekler de hicret eden mümin kadınlara verdikleri mehirleri istesinler. Allah’ın hükmü budur; aranızda O hükmeder. Allah bilendir, Hakim’dir.[10]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
اِذَا
جَٓاءَكَ
الْمُؤْمِنَاتُ
يُبَايِعْنَكَ
عَلٰٓى
اَنْ
لَا
يُشْرِكْنَ
بِاللّٰهِ
شَيْـٔاً
وَلَا
يَسْرِقْنَ
وَلَا
يَزْن۪ينَ
وَلَا
يَقْتُلْنَ
اَوْلَادَهُنَّ
وَلَا
يَأْت۪ينَ
بِبُهْتَانٍ
يَفْتَر۪ينَهُ
بَيْنَ
اَيْد۪يهِنَّ
وَاَرْجُلِهِنَّ
وَلَا
يَعْص۪ينَكَ
ف۪ي
مَعْرُوفٍ
فَبَايِعْهُنَّ
وَاسْتَغْفِرْ
لَهُنَّ
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah’a hiçbir ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, başkasının çocuğunu sahiplenerek kocasına isnadda bulunmamak ve uygun olanı işlemekte sana karşı gelmemek şartıyla sana beyat etmek üzere geldikleri zaman, onları kabul et; onlara Allah’tan bağışlanma dile; doğrusu Allah, bağışlayandır, acıyandır.[12]
رَبِّ
اغْفِرْ
ل۪ي
وَلِوَالِدَيَّ
وَلِمَنْ
دَخَلَ
بَيْتِيَ
مُؤْمِناً
وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِۜ
وَلَا
تَزِدِ
الظَّالِم۪ينَ
اِلَّا
تَبَاراً
«Rabbim! Beni, anamı, babamı, evime inanmış olarak gireni, inanan erkek ve kadınları bağışla; zalimlerin de yalnız helakını artır.»[28]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
فَتَنُوا
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِ
ثُمَّ
لَمْ
يَتُوبُوا
فَلَهُمْ
عَذَابُ
جَهَنَّمَ
وَلَهُمْ
عَذَابُ
الْحَر۪يقِۜ
Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.[10]
Yükleniyor...