أ م ن

723ayette
879kez geçiyor
77/114surede
42farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %44 · Medenî %56
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Müddessir 31 4. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 84 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
اٰمَنُوا
15 yazım
İfal Babı أَفْعَلُوا İnandılar 338
الْمُؤْمِن۪ينَ
13 yazım
İsim الْمُفْعِلِينَ İnananlar 139
يُؤْمِنُونَ
18 yazım
İfal Babı يُفْعِلُونَ İnanırlar 137
بِالْا۪يمَانِ
21 yazım
İsim إِفْعَالِكُمْ İnanmanız 36
الْمُؤْمِنُونَ
4 yazım
İsim الْمُفْعِلُونَ İnananlar 35
تُؤْمِنُوا
10 yazım
İfal Babı تُفْعِلُوا İnanırsınız 24
اٰمِنُوا
4 yazım
İfal Babı أَفْعِلُوا İnanın 19
وَالْمُؤْمِنَاتِ
7 yazım
İsim وَالْمُفْعِلَاتِ Ve inananlar 18
اَم۪ينٌۙ
4 yazım
Sıfat فَعِيلٌ Güvenilir 14
نُؤْمِنَ
3 yazım
İfal Babı نُفْعِلَ Güveniriz 13
اَمِنْتُمْ
10 yazım
Feile-Yefalu فَعِلْتُمْ Güvendiniz 13
مُؤْمِنٌ
4 yazım
İsim مُفْعِلٌ İnanan 13
اٰمِن۪ينَ
2 yazım
İsim فَاعِلِينَ Güvende olanlar 8
ا۪يمَاناً İsim إِفْعَالًا İnanmak 7
مُؤْمِناً
2 yazım
İsim مُفْعِلًا İnanan 7
الْمُؤْمِن۪ينَ
2 yazım
Sıfat الْمُفْعِلِينَ İnananlar 5
مُؤْمِنَةٌ
2 yazım
Sıfat مُفْعِلَةٍ İnanan 4
اٰمِناً İsim فَاعِلًا Güvende olan 4
الْمُؤْمِنَاتِ
2 yazım
Sıfat الْمُفْعِلَاتِ İnananlar 4
اٰمَنَتْ
2 yazım
İfal Babı أَفْعَلَتْ İnandı 4
تَأْمَنْهُ
2 yazım
Feile-Yefalu تَفْعَلْهُ Ona güvenirsin 3
الْاَمْنِ
3 yazım
İsim الْفَعْلِ Emniyet 3
يَأْمَنُوكُمْ
3 yazım
Feile-Yefalu يَفْعَلُوكُمْ Size güvenirler 3
لِاَمَانَاتِهِمْ
2 yazım
İsim لِفَعَالَاتِهِمْ Onların görevlerini 3
بِالْا۪يمَانِ
2 yazım
İsim بِالْإِفْعَالِ İnanmayla 2
وَاَمْناًۜ
2 yazım
İsim وَفَعْلًا Ve güvenlik 2
اٰمِناً Sıfat فَاعِلًا Güvende olan 2
مُؤْمِنٌ
2 yazım
Sıfat مُفْعِلٌ İnanan 2
اَمَنَةً İsim فَعَلَةً Emanet 2
اٰمِنُونَ İsim فَاعِلُونَ Güvende olanlar 2
مُؤْمِنَةٍ
2 yazım
İsim مُفْعِلَةٍ İnanan 2
اؤْتُمِنَ İftial Babı اُفْتُعِلَ Emanet olundu 1
اَمَانَتَهُ İsim فَعَالَتَهُ Onun emaneti 1
الْاَمَانَاتِ İsim الْفَعَالَاتِ Emanetler 1
لَنُؤْمِنَنَّ İfal Babı لَنُفْعِلَنَّ Kesinlikle güveneceğiz 1
مَأْمَنَهُۜ İsim مَفْعَلَهُ Onun güvenli yeri 1
اٰمَنُكُمْ Feile-Yefalu أَفْعَلُكُمْ Size emanet ederim 1
اٰمَنُوا İfal Babı أَفْعَلُوا İnandılar 1
اٰمِنَةً İsim فَاعِلَةً Güvende olan 1
مُؤْمِنَيْنِ İsim مُفْعِلَيْنَ İnanan ikisi 1
الْاَمَانَةَ İsim الْفَعَالَةَ Emanet 1
مَأْمُونٍۚ İsim مَفْعُولٍ Güvende olan 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 95 anlam
Güvende olanlar 9 Güvende olan 8 İnanmanız 6 İnandınız 6 Güvendiniz 6 Onların inanması 6 Ve inanın 5 Güveniriz 5 İnanırız 5 Onun inanması 5 Ve inandılar 4 İnanmaları 4 Ve inandı 4 İnanmayla 3 İnanmaya 3 İnanmasınlar 3 İnandım 3 İnanmanız için 3 İnandığı 2 Güvendi 2 İnanmayın 2 Ona güvenirsin 2 Ve inanırsınız 2 Emanet 2 Emniyet 2 İnanana 2 Ve inandınız 2 Güvendi mi? 2 Güvendiler mi? 2 Öyleyse inandı 2 Ve inananları 2 Onların görevlerini 2 Güvenir miyiz? 2 Ve inanmak 2 İnanma 2 İnan- 1 İnanmadıkları halde 1 İman ettiler 1 İman edin 1 İman mı edelim? 1 İman eden 1 Biz de İnandık 1 Güvenirler 1 İnanır mısınız? 1 Ve güvenlik 1 Ve inansınlar 1 Ve inanır 1 İnanırsın 1 Emanet olundu 1 Onun emaneti 1 Kesinlikle inanacaksınız 1 İnanmaya karşılık 1 Sonra inandık 1 İnanmanızı 1 Emanetler 1 Size güvenirler 1 Ve güvenirler 1 Emniyete aldılar 1 Kesinlikle inanacak 1 İnanmayı 1 Emniyete aldık 1 Emniyetle 1 Kesinlikle inanacaklar 1 Ve güvende oldu mu? 1 Güvenir 1 Kesinlikle güveneceğiz 1 Emniyete alanlar 1 Emniyetler 1 Görevleriniz 1 Ve inananların yardımıyla 1 Onun güvenli yeri 1 Ve güvenir 1 İnanmaları sebebiyle 1 Bize emanet edersin 1 Güvenen 1 Size emanet ederim 1 Size emanet ettim 1 Güvende oldunuz mu? 1 Öyleyse inansın 1 İnanan ikisi 1 Hemen inanırlar 1 Güvenlik 1 Emniyette olanlar 1 Sonra güvendi 1 Emniyete aldı 1 Sonra inandılar 1 Ve inanırlar 1 Güvenirsiniz 1 İnan 1 İnanmanın yardımıyla 1 İnanmalarını 1 Ve inananlar için 1 Güvendiniz mi? 1 Hemen inandık 1 Ve onlara inandı 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 0 kez (binde 0) 3. inen: Müzzemmil — 0 kez (binde 0) 4. inen: Müddessir — 3 kez (binde 11.8) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 1 kez (binde 9.6) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 1 kez (binde 71.4) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 1 kez (binde 2.8) 24. inen: Abese — 0 kez (binde 0) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 5 kez (binde 45.9) 28. inen: Tîn — 2 kez (binde 58.8) 29. inen: Kureyş — 1 kez (binde 58.8) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 0 kez (binde 0) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 1 kez (binde 5.5) 34. inen: Kâf — 0 kez (binde 0) 35. inen: Beled — 1 kez (binde 12.2) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 0 kez (binde 0) 38. inen: Sâd — 2 kez (binde 2.7) 39. inen: A’râf — 36 kez (binde 10.8) 40. inen: Cin — 3 kez (binde 10.5) 41. inen: Yâsîn — 4 kez (binde 5.5) 42. inen: Furkân — 1 kez (binde 1.1) 43. inen: Fâtır — 1 kez (binde 1.3) 44. inen: Meryem — 4 kez (binde 4.2) 45. inen: Tâ-Hâ — 8 kez (binde 6) 46. inen: Vâkı’a — 0 kez (binde 0) 47. inen: Şu’arâ — 27 kez (binde 20.5) 48. inen: Neml — 9 kez (binde 7.8) 49. inen: Kasas — 10 kez (binde 7) 50. inen: İsrâ — 12 kez (binde 7.7) 51. inen: Yûnus — 30 kez (binde 16.4) 52. inen: Hûd — 15 kez (binde 7.8) 53. inen: Yûsuf — 12 kez (binde 6.8) 54. inen: Hicr — 5 kez (binde 7.6) 55. inen: En’âm — 26 kez (binde 8.5) 56. inen: Sâffât — 6 kez (binde 7) 57. inen: Lokman — 1 kez (binde 1.8) 58. inen: Sebe’ — 11 kez (binde 12.5) 59. inen: Zümer — 3 kez (binde 2.6) 60. inen: Mü’min — 17 kez (binde 13.9) 61. inen: Fussilet — 5 kez (binde 6.3) 62. inen: Şûrâ — 9 kez (binde 10.5) 63. inen: Zuhruf — 2 kez (binde 2.4) 64. inen: Duhân — 5 kez (binde 14.5) 65. inen: Câsiye — 5 kez (binde 10.2) 66. inen: Ahkâf — 4 kez (binde 6.2) 67. inen: Zâriyât — 2 kez (binde 5.6) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 9 kez (binde 5.7) 70. inen: Nahl — 14 kez (binde 7.6) 71. inen: Nûh — 3 kez (binde 13.3) 72. inen: İbrahim — 6 kez (binde 7.2) 73. inen: Enbiyâ — 5 kez (binde 4.3) 74. inen: Mü’minûn — 8 kez (binde 7.6) 75. inen: Secde — 4 kez (binde 10.8) 76. inen: Tûr — 3 kez (binde 9.6) 77. inen: Mülk — 3 kez (binde 9) 78. inen: Hâkka — 2 kez (binde 7.8) 79. inen: Me’âric — 2 kez (binde 9.2) 80. inen: Nebe’ — 0 kez (binde 0) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 2 kez (binde 18.7) 84. inen: Rûm — 7 kez (binde 8.6) 85. inen: Ankebût — 18 kez (binde 18.4) 86. inen: Mutaffifîn — 2 kez (binde 11.8) 87. inen: Bakara — 84 kez (binde 13.7) 88. inen: Enfâl — 26 kez (binde 21.1) 89. inen: Âl-i İmrân — 60 kez (binde 17.2) 90. inen: Ahzâb — 31 kez (binde 24.1) 91. inen: Mümtehine — 10 kez (binde 28.7) 92. inen: Nisâ — 64 kez (binde 17.1) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 14 kez (binde 24.4) 95. inen: Muhammed — 11 kez (binde 20.4) 96. inen: Ra’d — 4 kez (binde 4.7) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 0 kez (binde 0) 99. inen: Talâk — 4 kez (binde 13.9) 100. inen: Beyyine — 1 kez (binde 10.6) 101. inen: Haşr — 6 kez (binde 13.5) 102. inen: Nûr — 22 kez (binde 16.7) 103. inen: Hac — 9 kez (binde 7.1) 104. inen: Münâfikûn — 3 kez (binde 16.8) 105. inen: Mücâdele — 9 kez (binde 19.1) 106. inen: Hucurât — 15 kez (binde 43.2) 107. inen: Tahrîm — 6 kez (binde 24.1) 108. inen: Teğâbun — 6 kez (binde 24.9) 109. inen: Saff — 7 kez (binde 31.7) 110. inen: Cum’a — 1 kez (binde 5.7) 111. inen: Fetih — 15 kez (binde 26.8) 112. inen: Mâide — 47 kez (binde 16.8) 113. inen: Tevbe — 45 kez (binde 18) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ ك و ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

197 ayet

Renkler türü, ton kökü gösterir — أ م ن: koyu (isim, fiil) · ك و ن: açık (isim, fiil)

لِيُعَذِّبَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ وَيَتُوبَ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً
Bunun sonucu olarak, Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara, Allah’a ortak koşan erkek ve kadınlara azap verecektir. Allah inanan erkek ve kadınların tevbelerini kabul buyuracaktır. Allah bağışlar ve merhamet eder.[73]
وَمَا كَانَ لَهُ عَلَيْهِمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يُؤْمِنُ بِالْاٰخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا ف۪ي شَكٍّۜ وَرَبُّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ۟
Oysa İblis’in onlar üzerinde bir nüfuzu yoktu; ama Biz ahirete inanan kimselerle ondan şüphede olanları, işte böylece ortaya koyarız. Rabbin her şeyi gözetip koruyandır.[21]
وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ نُؤْمِنَ بِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَلَا بِالَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ مَوْقُوفُونَ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ يَرْجِعُ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۨ الْقَوْلَۚ يَقُولُ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا لَوْلَٓا اَنْتُمْ لَكُنَّا مُؤْمِن۪ينَ
İnkar edenler: «Bu Kuran’a ve ondan öncekilere inanmayacağız» dediler. Sen bu zalimleri, Rablerinin huzurunda dikilmiş oldukları zaman, suçu birbirine atıp dururken bir görsen! Güçsüz sayılanlar, büyüklük taslayanlara: «Siz olmasaydınız biz inanmış olacaktık» derler.[31]
قَالُوا سُبْحَانَكَ اَنْتَ وَلِيُّنَا مِنْ دُونِهِمْۚ بَلْ كَانُوا يَعْبُدُونَ الْجِنَّۚ اَكْثَرُهُمْ بِهِمْ مُؤْمِنُونَ
Melekler: «Haşa, bizim dostumuz onlar değil, Sensin. Hayır; onlar bize değil cinlere tapıyorlardı, çoğu onlara inanıyorlardı» derler.[41]
وَقَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ۚ وَاَنّٰى لَهُمُ التَّنَاوُشُ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍۚ
Onları korktukları zaman bir görsen; artık kurtuluş yoktur, cehenneme yakın bir yerde yakalanmışlardır. O zaman, «Allah’a inandık» derler ama, ahiret gibi uzak bir yerden imana nasıl kolayca ulaşırlar?[51-52]
قَالُوا بَلْ لَمْ تَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَۚ
Onlar da şöyle derler: «Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz.»[29]
وَقَالَ رَجُلٌ مُؤْمِنٌۗ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَكْتُمُ ا۪يمَانَهُٓ اَتَقْتُلُونَ رَجُلاً اَنْ يَقُولَ رَبِّيَ اللّٰهُ وَقَدْ جَٓاءَكُمْ بِالْبَيِّنَاتِ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاِنْ يَكُ كَاذِباً فَعَلَيْهِ كَذِبُهُۚ وَاِنْ يَكُ صَادِقاً يُصِبْكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي يَعِدُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ كَذَّابٌ
Firavun ailesinden olup da, inandığını gizleyen bir adam dedi ki: «Rabbim Allah’tır diyen bir adamı mı öldüreceksiniz? Oysa size Rabbinizden belgelerle gelmiştir. Eğer yalancıysa, yalanı kendisinedir; eğer doğru sözlü ise, sizi tehdit ettiklerinin bir kısmı başınıza gelebilir. Doğrusu Allah, aşırı yalancıyı doğru yola eriştirmez.»[28]
فَلَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَا قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَحْدَهُ وَكَفَرْنَا بِمَا كُنَّا بِه۪ مُشْرِك۪ينَ
Şiddetli azabımızı gördüklerinde: «Yalnız Allah’a inandık; O’na koştuğumuz eşleri inkar ettik» dediler.[84]
فَلَمْ يَكُ يَنْفَعُهُمْ ا۪يمَانُهُمْ لَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَاۜ سُنَّتَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ ف۪ي عِبَادِه۪ۚ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْكَافِرُونَ
Ama, Bizim şiddetli azabımızı görüp de öyle inanmaları kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında, öteden beri yürürlükte olan yasasıdır. İşte inkarcılar o zaman hüsranda kaldılar.[85]
وَنَجَّيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ۟
İnananları ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtardık.[18]
وَلَوْ جَعَلْنَاهُ قُرْاٰناً اَعْجَمِياًّ لَقَالُوا لَوْلَا فُصِّلَتْ اٰيَاتُهُۜ ءَاَۭۘعْجَمِيٌّ وَعَرَبِيٌّۜ قُلْ هُوَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هُدًى وَشِفَٓاءٌۜ وَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرٌ وَهُوَ عَلَيْهِمْ عَمًىۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُنَادَوْنَ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ۟
Biz bu Kuran’ı yabancı bir dil ile ortaya koysaydık: «Ayetleri uzun açıklanmalı değil miydi? Araba yabancı bir dille söylenir mi?» derlerdi. De ki: «Bu, inananlara doğruluk rehberi ve gönüllerine şifadır.» İnanmayanların kulaklarında ağırlık vardır ve onlara kapalıdır; sanki bunlara uzak bir mesafeden sesleniliyor da anlamıyorlar.[44]
وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ رُوحاً مِنْ اَمْرِنَاۜ مَا كُنْتَ تَدْر۪ي مَا الْكِتَابُ وَلَا الْا۪يمَانُ وَلٰكِنْ جَعَلْنَاهُ نُوراً نَهْد۪ي بِه۪ مَنْ نَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِنَاۜ وَاِنَّكَ لَتَهْد۪ٓي اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۙ
İşte sana da buyruğumuzla Cebrail’i gönderdik; sen Kitap nedir, iman nedir önceleri bilmezdin, fakat Biz onu, kullarımızdan dilediğimizi onunla doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz sen de insanlara, göklerde ve yerde ne varsa kendisinin olan Allah’ın yolunu, doğru yolu göstermektesin. İyi bilin ki işler sonunda Allah’a döner.[52-53]
اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا مُسْلِم۪ينَۚ
Bunlar, ayetlerimize inanmış ve kendilerini Bize vermişlerdir.[69]
قُلْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَغْفِرُوا لِلَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ اَيَّامَ اللّٰهِ لِيَجْزِيَ قَوْماً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
İnanmışlara de ki: Allah’ın bir milleti yaptıklarına karşılık cezalandıracağı günlerin geleceğini ummayanları şimdilik bağışlasınlar.[14]
قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَكَفَرْتُمْ بِه۪ وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ عَلٰى مِثْلِه۪ فَاٰمَنَ وَاسْتَكْـبَرْتُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟
De ki: «Eğer bu Kitap Allah katından ise ve siz de onu inkar etmişseniz; İsrailoğullarından bir şahit de bunun böyle olduğuna şehadet edip de inanmışken, siz yine de büyüklük taslarsınız, bana söyleyin kendinize yazık etmiş olmaz mısınız?» Doğrusu Allah zalim milleti doğru yola eriştirmez.[10]
وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْ كَانَ خَيْراً مَا سَبَقُونَٓا اِلَيْهِۜ وَاِذْ لَمْ يَهْتَدُوا بِه۪ فَسَيَقُولُونَ هٰذَٓا اِفْكٌ قَد۪يمٌ
İnkar edenler, inananlar için: «Eğer İslamiyet’te bir hayır olsaydı, bu hususta bizden öne geçemezlerdi» derler. Bununla doğru yola girmedikleri için de, «Bu, eski bir uydurmadır» derler.[11]
هُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ السَّك۪ينَةَ ف۪ي قُلُوبِ الْمُؤْمِن۪ينَ لِيَزْدَادُٓوا ا۪يمَاناً مَعَ ا۪يمَانِهِمْۜ وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماًۙ
İnananların, imanlarını kat kat artırmaları için, kalblerine güven indiren O’dur. Göklerdeki ve yerdeki ordular Allah’ındır. Allah bilendir, Hakim olandır.[4]
لِيُدْخِلَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عِنْدَ اللّٰهِ فَوْزاً عَظ۪يماًۙ
İnanan erkek ve kadınları, içinde temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar, onların kötülüklerini örter. Allah katında büyük kurtuluş işte budur.[5]
بَلْ ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَنْقَلِبَ الرَّسُولُ وَالْمُؤْمِنُونَ اِلٰٓى اَهْل۪يهِمْ اَبَداً وَزُيِّنَ ذٰلِكَ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَظَنَنْتُمْ ظَنَّ السَّوْءِۚ وَكُنْتُمْ قَوْماً بُوراً
Aslında siz, Peygamberin ve inananların, ailelerine bir daha dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, gönüllerinize güzel görünmüştü de kötü sanıda bulunmuştunuz. Hayırsız bir topluluk oldunuz.[12]
وَعَدَكُمُ اللّٰهُ مَغَانِمَ كَث۪يرَةً تَأْخُذُونَهَا فَعَجَّلَ لَكُمْ هٰذِه۪ وَكَفَّ اَيْدِيَ النَّاسِ عَنْكُمْۚ وَلِتَكُونَ اٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ وَيَهْدِيَكُمْ صِرَاطاً مُسْتَق۪يماًۙ
Allah size, ele geçireceğiniz bol bol ganimetler vadetmiştir. İnananlar için bir belge olması, sizi doğru yola eriştirmesi için bunları size hemen vermiş ve insanların size uzanan ellerini önlemiştir.[20]
Yükleniyor...