أ م ن

723ayette
879kez geçiyor
77/114surede
42farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %44 · Medenî %56
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Müddessir 31 4. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 84 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
اٰمَنُوا
15 yazım
İfal Babı أَفْعَلُوا İnandılar 338
الْمُؤْمِن۪ينَ
13 yazım
İsim الْمُفْعِلِينَ İnananlar 139
يُؤْمِنُونَ
18 yazım
İfal Babı يُفْعِلُونَ İnanırlar 137
بِالْا۪يمَانِ
21 yazım
İsim إِفْعَالِكُمْ İnanmanız 36
الْمُؤْمِنُونَ
4 yazım
İsim الْمُفْعِلُونَ İnananlar 35
تُؤْمِنُوا
10 yazım
İfal Babı تُفْعِلُوا İnanırsınız 24
اٰمِنُوا
4 yazım
İfal Babı أَفْعِلُوا İnanın 19
وَالْمُؤْمِنَاتِ
7 yazım
İsim وَالْمُفْعِلَاتِ Ve inananlar 18
اَم۪ينٌۙ
4 yazım
Sıfat فَعِيلٌ Güvenilir 14
نُؤْمِنَ
3 yazım
İfal Babı نُفْعِلَ Güveniriz 13
اَمِنْتُمْ
10 yazım
Feile-Yefalu فَعِلْتُمْ Güvendiniz 13
مُؤْمِنٌ
4 yazım
İsim مُفْعِلٌ İnanan 13
اٰمِن۪ينَ
2 yazım
İsim فَاعِلِينَ Güvende olanlar 8
ا۪يمَاناً İsim إِفْعَالًا İnanmak 7
مُؤْمِناً
2 yazım
İsim مُفْعِلًا İnanan 7
الْمُؤْمِن۪ينَ
2 yazım
Sıfat الْمُفْعِلِينَ İnananlar 5
مُؤْمِنَةٌ
2 yazım
Sıfat مُفْعِلَةٍ İnanan 4
اٰمِناً İsim فَاعِلًا Güvende olan 4
الْمُؤْمِنَاتِ
2 yazım
Sıfat الْمُفْعِلَاتِ İnananlar 4
اٰمَنَتْ
2 yazım
İfal Babı أَفْعَلَتْ İnandı 4
تَأْمَنْهُ
2 yazım
Feile-Yefalu تَفْعَلْهُ Ona güvenirsin 3
الْاَمْنِ
3 yazım
İsim الْفَعْلِ Emniyet 3
يَأْمَنُوكُمْ
3 yazım
Feile-Yefalu يَفْعَلُوكُمْ Size güvenirler 3
لِاَمَانَاتِهِمْ
2 yazım
İsim لِفَعَالَاتِهِمْ Onların görevlerini 3
بِالْا۪يمَانِ
2 yazım
İsim بِالْإِفْعَالِ İnanmayla 2
وَاَمْناًۜ
2 yazım
İsim وَفَعْلًا Ve güvenlik 2
اٰمِناً Sıfat فَاعِلًا Güvende olan 2
مُؤْمِنٌ
2 yazım
Sıfat مُفْعِلٌ İnanan 2
اَمَنَةً İsim فَعَلَةً Emanet 2
اٰمِنُونَ İsim فَاعِلُونَ Güvende olanlar 2
مُؤْمِنَةٍ
2 yazım
İsim مُفْعِلَةٍ İnanan 2
اؤْتُمِنَ İftial Babı اُفْتُعِلَ Emanet olundu 1
اَمَانَتَهُ İsim فَعَالَتَهُ Onun emaneti 1
الْاَمَانَاتِ İsim الْفَعَالَاتِ Emanetler 1
لَنُؤْمِنَنَّ İfal Babı لَنُفْعِلَنَّ Kesinlikle güveneceğiz 1
مَأْمَنَهُۜ İsim مَفْعَلَهُ Onun güvenli yeri 1
اٰمَنُكُمْ Feile-Yefalu أَفْعَلُكُمْ Size emanet ederim 1
اٰمَنُوا İfal Babı أَفْعَلُوا İnandılar 1
اٰمِنَةً İsim فَاعِلَةً Güvende olan 1
مُؤْمِنَيْنِ İsim مُفْعِلَيْنَ İnanan ikisi 1
الْاَمَانَةَ İsim الْفَعَالَةَ Emanet 1
مَأْمُونٍۚ İsim مَفْعُولٍ Güvende olan 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 95 anlam
Güvende olanlar 9 Güvende olan 8 İnanmanız 6 İnandınız 6 Güvendiniz 6 Onların inanması 6 Ve inanın 5 Güveniriz 5 İnanırız 5 Onun inanması 5 Ve inandılar 4 İnanmaları 4 Ve inandı 4 İnanmayla 3 İnanmaya 3 İnanmasınlar 3 İnandım 3 İnanmanız için 3 İnandığı 2 Güvendi 2 İnanmayın 2 Ona güvenirsin 2 Ve inanırsınız 2 Emanet 2 Emniyet 2 İnanana 2 Ve inandınız 2 Güvendi mi? 2 Güvendiler mi? 2 Öyleyse inandı 2 Ve inananları 2 Onların görevlerini 2 Güvenir miyiz? 2 Ve inanmak 2 İnanma 2 İnan- 1 İnanmadıkları halde 1 İman ettiler 1 İman edin 1 İman mı edelim? 1 İman eden 1 Biz de İnandık 1 Güvenirler 1 İnanır mısınız? 1 Ve güvenlik 1 Ve inansınlar 1 Ve inanır 1 İnanırsın 1 Emanet olundu 1 Onun emaneti 1 Kesinlikle inanacaksınız 1 İnanmaya karşılık 1 Sonra inandık 1 İnanmanızı 1 Emanetler 1 Size güvenirler 1 Ve güvenirler 1 Emniyete aldılar 1 Kesinlikle inanacak 1 İnanmayı 1 Emniyete aldık 1 Emniyetle 1 Kesinlikle inanacaklar 1 Ve güvende oldu mu? 1 Güvenir 1 Kesinlikle güveneceğiz 1 Emniyete alanlar 1 Emniyetler 1 Görevleriniz 1 Ve inananların yardımıyla 1 Onun güvenli yeri 1 Ve güvenir 1 İnanmaları sebebiyle 1 Bize emanet edersin 1 Güvenen 1 Size emanet ederim 1 Size emanet ettim 1 Güvende oldunuz mu? 1 Öyleyse inansın 1 İnanan ikisi 1 Hemen inanırlar 1 Güvenlik 1 Emniyette olanlar 1 Sonra güvendi 1 Emniyete aldı 1 Sonra inandılar 1 Ve inanırlar 1 Güvenirsiniz 1 İnan 1 İnanmanın yardımıyla 1 İnanmalarını 1 Ve inananlar için 1 Güvendiniz mi? 1 Hemen inandık 1 Ve onlara inandı 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 0 kez (binde 0) 3. inen: Müzzemmil — 0 kez (binde 0) 4. inen: Müddessir — 3 kez (binde 11.8) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 1 kez (binde 9.6) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 1 kez (binde 71.4) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 1 kez (binde 2.8) 24. inen: Abese — 0 kez (binde 0) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 5 kez (binde 45.9) 28. inen: Tîn — 2 kez (binde 58.8) 29. inen: Kureyş — 1 kez (binde 58.8) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 0 kez (binde 0) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 1 kez (binde 5.5) 34. inen: Kâf — 0 kez (binde 0) 35. inen: Beled — 1 kez (binde 12.2) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 0 kez (binde 0) 38. inen: Sâd — 2 kez (binde 2.7) 39. inen: A’râf — 36 kez (binde 10.8) 40. inen: Cin — 3 kez (binde 10.5) 41. inen: Yâsîn — 4 kez (binde 5.5) 42. inen: Furkân — 1 kez (binde 1.1) 43. inen: Fâtır — 1 kez (binde 1.3) 44. inen: Meryem — 4 kez (binde 4.2) 45. inen: Tâ-Hâ — 8 kez (binde 6) 46. inen: Vâkı’a — 0 kez (binde 0) 47. inen: Şu’arâ — 27 kez (binde 20.5) 48. inen: Neml — 9 kez (binde 7.8) 49. inen: Kasas — 10 kez (binde 7) 50. inen: İsrâ — 12 kez (binde 7.7) 51. inen: Yûnus — 30 kez (binde 16.4) 52. inen: Hûd — 15 kez (binde 7.8) 53. inen: Yûsuf — 12 kez (binde 6.8) 54. inen: Hicr — 5 kez (binde 7.6) 55. inen: En’âm — 26 kez (binde 8.5) 56. inen: Sâffât — 6 kez (binde 7) 57. inen: Lokman — 1 kez (binde 1.8) 58. inen: Sebe’ — 11 kez (binde 12.5) 59. inen: Zümer — 3 kez (binde 2.6) 60. inen: Mü’min — 17 kez (binde 13.9) 61. inen: Fussilet — 5 kez (binde 6.3) 62. inen: Şûrâ — 9 kez (binde 10.5) 63. inen: Zuhruf — 2 kez (binde 2.4) 64. inen: Duhân — 5 kez (binde 14.5) 65. inen: Câsiye — 5 kez (binde 10.2) 66. inen: Ahkâf — 4 kez (binde 6.2) 67. inen: Zâriyât — 2 kez (binde 5.6) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 9 kez (binde 5.7) 70. inen: Nahl — 14 kez (binde 7.6) 71. inen: Nûh — 3 kez (binde 13.3) 72. inen: İbrahim — 6 kez (binde 7.2) 73. inen: Enbiyâ — 5 kez (binde 4.3) 74. inen: Mü’minûn — 8 kez (binde 7.6) 75. inen: Secde — 4 kez (binde 10.8) 76. inen: Tûr — 3 kez (binde 9.6) 77. inen: Mülk — 3 kez (binde 9) 78. inen: Hâkka — 2 kez (binde 7.8) 79. inen: Me’âric — 2 kez (binde 9.2) 80. inen: Nebe’ — 0 kez (binde 0) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 2 kez (binde 18.7) 84. inen: Rûm — 7 kez (binde 8.6) 85. inen: Ankebût — 18 kez (binde 18.4) 86. inen: Mutaffifîn — 2 kez (binde 11.8) 87. inen: Bakara — 84 kez (binde 13.7) 88. inen: Enfâl — 26 kez (binde 21.1) 89. inen: Âl-i İmrân — 60 kez (binde 17.2) 90. inen: Ahzâb — 31 kez (binde 24.1) 91. inen: Mümtehine — 10 kez (binde 28.7) 92. inen: Nisâ — 64 kez (binde 17.1) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 14 kez (binde 24.4) 95. inen: Muhammed — 11 kez (binde 20.4) 96. inen: Ra’d — 4 kez (binde 4.7) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 0 kez (binde 0) 99. inen: Talâk — 4 kez (binde 13.9) 100. inen: Beyyine — 1 kez (binde 10.6) 101. inen: Haşr — 6 kez (binde 13.5) 102. inen: Nûr — 22 kez (binde 16.7) 103. inen: Hac — 9 kez (binde 7.1) 104. inen: Münâfikûn — 3 kez (binde 16.8) 105. inen: Mücâdele — 9 kez (binde 19.1) 106. inen: Hucurât — 15 kez (binde 43.2) 107. inen: Tahrîm — 6 kez (binde 24.1) 108. inen: Teğâbun — 6 kez (binde 24.9) 109. inen: Saff — 7 kez (binde 31.7) 110. inen: Cum’a — 1 kez (binde 5.7) 111. inen: Fetih — 15 kez (binde 26.8) 112. inen: Mâide — 47 kez (binde 16.8) 113. inen: Tevbe — 45 kez (binde 18) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

“İnanmak” ✕ Süzgeci kaldır

11 ayet

اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَاناًۗ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ
İnsanlar onlara: «Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun» dediler. Bu, onların imanını artırdı da: «Allah bize yeter. O ne güzel Vekil’dir» dediler.[173]
اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَاِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ اٰيَاتُهُ زَادَتْهُمْ ا۪يمَاناً وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ
İnananlar ancak, o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalbleri titrer, ayetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır. Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.[2-3]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُٓوا اٰبَٓاءَكُمْ وَاِخْوَانَكُمْ اَوْلِيَٓاءَ اِنِ اسْتَحَبُّوا الْكُفْرَ عَلَى الْا۪يمَانِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Ey inananlar! Babalarınızı, kardeşlerinizi küfrü imana tercih ediyorlarsa dost edinmeyin. Sizden onları kim dost edinirse doğrusu kendine yazık etmiş olurlar.[23]
وَاِذَا مَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ فَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ اَيُّـكُمْ زَادَتْهُ هٰذِه۪ٓ ا۪يمَاناًۚ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَزَادَتْهُمْ ا۪يمَاناً وَهُمْ يَسْتَبْشِرُونَ
Bir sure inince, aralarında «Bu, hanginizin imanını artırdı?» diyen ikiyüzlüler vardır. İnananların ise imanını artırmıştır; onlar birbirlerine bunu müjdelemek isterler.[124]
وَلَمَّا رَاَ الْمُؤْمِنُونَ الْاَحْزَابَۙ قَالُوا هٰذَا مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَصَدَقَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُۘ وَمَا زَادَهُمْ اِلَّٓا ا۪يمَاناً وَتَسْل۪يماًۜ
İnananlar, düşman birliklerini gördükleri zaman: «İşte bu, Allah ve Peygamberinin bize vadettiğidir; Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir» dediler. Bu onların ancak imanını ve teslimiyetlerini artırdı.[22]
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنَادَوْنَ لَمَقْتُ اللّٰهِ اَكْبَرُ مِنْ مَقْتِكُمْ اَنْفُسَكُمْ اِذْ تُدْعَوْنَ اِلَى الْا۪يمَانِ فَتَكْفُرُونَ
Ama inkar edenlere, «Allah’ın gazabı, sizin birbirinize olan öfkenizden daha büyüktür; imana çağrıldığınızda inkar ederdiniz» diye seslenilir.[10]
هُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ السَّك۪ينَةَ ف۪ي قُلُوبِ الْمُؤْمِن۪ينَ لِيَزْدَادُٓوا ا۪يمَاناً مَعَ ا۪يمَانِهِمْۜ وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماًۙ
İnananların, imanlarını kat kat artırmaları için, kalblerine güven indiren O’dur. Göklerdeki ve yerdeki ordular Allah’ındır. Allah bilendir, Hakim olandır.[4]
وَاعْلَمُٓوا اَنَّ ف۪يكُمْ رَسُولَ اللّٰهِۜ لَوْ يُط۪يعُكُمْ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنَ الْاَمْرِ لَعَنِتُّمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ حَبَّبَ اِلَيْكُمُ الْا۪يمَانَ وَزَيَّـنَهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَكَرَّهَ اِلَيْكُمُ الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الرَّاشِدُونَۙ
Bilin ki, içinizde Allah’ın Peygamberi bulunmaktadır. Eğer o, bir çok işlerde size uymuş olsaydı şüphesiz kötü duruma düşerdiniz; ama Allah size imanı sevdirmiş, onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkarcılığı, yoldan çıkmayı ve baş kaldırmayı size iğrenç göstermiştir. İşte böyle olanlar, Allah katından bir lütuf ve nimet sayesinde doğru yolda bulunanlardır. Allah bilendir, Hakim’dir.[7-8]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُونُوا خَيْراً مِنْهُمْ وَلَا نِسَٓاءٌ مِنْ نِسَٓاءٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُنَّ خَيْراً مِنْهُنَّۚ وَلَا تَلْمِزُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْاَلْقَابِۜ بِئْسَ الِاسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْا۪يمَانِۚ وَمَنْ لَمْ يَتُبْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Ey inananlar! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınları alaya almasınlar, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın; inandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir addır. Tevbe etmeyenler, işte onlar zalimlerdir.[11]
لَا تَجِدُ قَوْماً يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَٓادُّونَ مَنْ حَٓادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ اَوْ اَبْنَٓاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَش۪يرَتَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَتَبَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْا۪يمَانَ وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُۜ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Allah’a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah’a ve Peygamberine karşı gelenlere, sevgi beslediklerini görmezsin. İşte Allah, imanı bunların kalblerine yazmış, katından bir nur ile onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyar. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah’tan hoşnut olmuştur. İşte bunlar, Allah’tan yana olanlardır. İyi bilin ki, saadete erecek olanlar, Allah’tan yana olanlardır.[22]
وَمَا جَعَلْنَٓا اَصْحَابَ النَّارِ اِلَّا مَلٰٓئِكَةًۖ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ اِلَّا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَـفَرُواۙ لِيَسْتَيْقِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْـكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا ا۪يمَاناً وَلَا يَرْتَابَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْـكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَۙ وَلِيَقُولَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْـكَافِرُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلاًۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَـهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ اِلَّا هُوَۜ وَمَا هِيَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْبَشَرِ۟
Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: «Allah bu misalle neyi muradetti?» desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir.[31]
Yükleniyor...