أ م ن
723ayette
879kez geçiyor
77/114surede
42farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %44 · Medenî %56
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müddessir 31
4. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
84 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
اٰمَنُوا
15 yazım
|
İfal Babı | أَفْعَلُوا | İnandılar | 338 |
| الْمُؤْمِن۪ينَ | İsim | الْمُفْعِلِينَ | İnananlar | 139 |
| يُؤْمِنُونَ | İfal Babı | يُفْعِلُونَ | İnanırlar | 137 |
بِالْا۪يمَانِ
21 yazım |
İsim | إِفْعَالِكُمْ | İnanmanız | 36 |
الْمُؤْمِنُونَ
4 yazım |
İsim | الْمُفْعِلُونَ | İnananlar | 35 |
| تُؤْمِنُوا | İfal Babı | تُفْعِلُوا | İnanırsınız | 24 |
اٰمِنُوا
4 yazım |
İfal Babı | أَفْعِلُوا | İnanın | 19 |
| وَالْمُؤْمِنَاتِ | İsim | وَالْمُفْعِلَاتِ | Ve inananlar | 18 |
اَم۪ينٌۙ
4 yazım |
Sıfat | فَعِيلٌ | Güvenilir | 14 |
نُؤْمِنَ
3 yazım |
İfal Babı | نُفْعِلَ | Güveniriz | 13 |
اَمِنْتُمْ
10 yazım |
Feile-Yefalu | فَعِلْتُمْ | Güvendiniz | 13 |
مُؤْمِنٌ
4 yazım |
İsim | مُفْعِلٌ | İnanan | 13 |
اٰمِن۪ينَ
2 yazım |
İsim | فَاعِلِينَ | Güvende olanlar | 8 |
| ا۪يمَاناً | İsim | إِفْعَالًا | İnanmak | 7 |
مُؤْمِناً
2 yazım |
İsim | مُفْعِلًا | İnanan | 7 |
الْمُؤْمِن۪ينَ
2 yazım |
Sıfat | الْمُفْعِلِينَ | İnananlar | 5 |
مُؤْمِنَةٌ
2 yazım |
Sıfat | مُفْعِلَةٍ | İnanan | 4 |
| اٰمِناً | İsim | فَاعِلًا | Güvende olan | 4 |
الْمُؤْمِنَاتِ
2 yazım |
Sıfat | الْمُفْعِلَاتِ | İnananlar | 4 |
اٰمَنَتْ
2 yazım |
İfal Babı | أَفْعَلَتْ | İnandı | 4 |
تَأْمَنْهُ
2 yazım |
Feile-Yefalu | تَفْعَلْهُ | Ona güvenirsin | 3 |
الْاَمْنِ
3 yazım |
İsim | الْفَعْلِ | Emniyet | 3 |
يَأْمَنُوكُمْ
3 yazım |
Feile-Yefalu | يَفْعَلُوكُمْ | Size güvenirler | 3 |
لِاَمَانَاتِهِمْ
2 yazım |
İsim | لِفَعَالَاتِهِمْ | Onların görevlerini | 3 |
بِالْا۪يمَانِ
2 yazım |
İsim | بِالْإِفْعَالِ | İnanmayla | 2 |
| وَاَمْناًۜ | İsim | وَفَعْلًا | Ve güvenlik | 2 |
| اٰمِناً | Sıfat | فَاعِلًا | Güvende olan | 2 |
مُؤْمِنٌ
2 yazım |
Sıfat | مُفْعِلٌ | İnanan | 2 |
| اَمَنَةً | İsim | فَعَلَةً | Emanet | 2 |
| اٰمِنُونَ | İsim | فَاعِلُونَ | Güvende olanlar | 2 |
مُؤْمِنَةٍ
2 yazım |
İsim | مُفْعِلَةٍ | İnanan | 2 |
| اؤْتُمِنَ | İftial Babı | اُفْتُعِلَ | Emanet olundu | 1 |
| اَمَانَتَهُ | İsim | فَعَالَتَهُ | Onun emaneti | 1 |
| الْاَمَانَاتِ | İsim | الْفَعَالَاتِ | Emanetler | 1 |
| لَنُؤْمِنَنَّ | İfal Babı | لَنُفْعِلَنَّ | Kesinlikle güveneceğiz | 1 |
| مَأْمَنَهُۜ | İsim | مَفْعَلَهُ | Onun güvenli yeri | 1 |
| اٰمَنُكُمْ | Feile-Yefalu | أَفْعَلُكُمْ | Size emanet ederim | 1 |
| اٰمَنُوا | İfal Babı | أَفْعَلُوا | İnandılar | 1 |
| اٰمِنَةً | İsim | فَاعِلَةً | Güvende olan | 1 |
| مُؤْمِنَيْنِ | İsim | مُفْعِلَيْنَ | İnanan ikisi | 1 |
| الْاَمَانَةَ | İsim | الْفَعَالَةَ | Emanet | 1 |
| مَأْمُونٍۚ | İsim | مَفْعُولٍ | Güvende olan | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
İnandılar 250
İnananlar 156
İnanırlar 95
İnandık 29
İnandı 27
İnanır 27
İnanan 25
Ve inananlar 18
Güvenilir 14
İnanın 12
İnanmak 12
İnananlar için 11
İnanırsınız 11
İnananlara 10
Diğer 95 anlam
Güvende olanlar 9
Güvende olan 8
İnanmanız 6
İnandınız 6
Güvendiniz 6
Onların inanması 6
Ve inanın 5
Güveniriz 5
İnanırız 5
Onun inanması 5
Ve inandılar 4
İnanmaları 4
Ve inandı 4
İnanmayla 3
İnanmaya 3
İnanmasınlar 3
İnandım 3
İnanmanız için 3
İnandığı 2
Güvendi 2
İnanmayın 2
Ona güvenirsin 2
Ve inanırsınız 2
Emanet 2
Emniyet 2
İnanana 2
Ve inandınız 2
Güvendi mi? 2
Güvendiler mi? 2
Öyleyse inandı 2
Ve inananları 2
Onların görevlerini 2
Güvenir miyiz? 2
Ve inanmak 2
İnanma 2
İnan- 1
İnanmadıkları halde 1
İman ettiler 1
İman edin 1
İman mı edelim? 1
İman eden 1
Biz de İnandık 1
Güvenirler 1
İnanır mısınız? 1
Ve güvenlik 1
Ve inansınlar 1
Ve inanır 1
İnanırsın 1
Emanet olundu 1
Onun emaneti 1
Kesinlikle inanacaksınız 1
İnanmaya karşılık 1
Sonra inandık 1
İnanmanızı 1
Emanetler 1
Size güvenirler 1
Ve güvenirler 1
Emniyete aldılar 1
Kesinlikle inanacak 1
İnanmayı 1
Emniyete aldık 1
Emniyetle 1
Kesinlikle inanacaklar 1
Ve güvende oldu mu? 1
Güvenir 1
Kesinlikle güveneceğiz 1
Emniyete alanlar 1
Emniyetler 1
Görevleriniz 1
Ve inananların yardımıyla 1
Onun güvenli yeri 1
Ve güvenir 1
İnanmaları sebebiyle 1
Bize emanet edersin 1
Güvenen 1
Size emanet ederim 1
Size emanet ettim 1
Güvende oldunuz mu? 1
Öyleyse inansın 1
İnanan ikisi 1
Hemen inanırlar 1
Güvenlik 1
Emniyette olanlar 1
Sonra güvendi 1
Emniyete aldı 1
Sonra inandılar 1
Ve inanırlar 1
Güvenirsiniz 1
İnan 1
İnanmanın yardımıyla 1
İnanmalarını 1
Ve inananlar için 1
Güvendiniz mi? 1
Hemen inandık 1
Ve onlara inandı 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“İnandılar” ✕ Süzgeci kaldır
245 ayet
وَلَاَجْرُ
الْاٰخِرَةِ
خَيْرٌ
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَكَانُوا
يَتَّقُونَ۟
Ama ahiret ecri, inananlar ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir.[57]
اَلَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَتَطْمَئِنُّ
قُلُوبُهُمْ
بِذِكْرِ
اللّٰهِۜ
اَلَا
بِذِكْرِ
اللّٰهِ
تَطْمَئِنُّ
الْقُلُوبُۜ
Onlar inanmışlar, kalbleri Allah’ı anmakla huzura kavuşmuştur. Dikkat edin, kalbler ancak Allah’ı anmakla huzura kavuşur.[28]
اَلَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
طُوبٰى
لَهُمْ
وَحُسْنُ
مَاٰبٍ
İnanan ve yararlı iş işleyen kimseler için hoş bir hayat ve dönülecek güzel bir yer vardır.[29]
وَلَوْ
اَنَّ
قُرْاٰناً
سُيِّرَتْ
بِهِ
الْجِبَالُ
اَوْ
قُطِّعَتْ
بِهِ
الْاَرْضُ
اَوْ
كُلِّمَ
بِهِ
الْمَوْتٰىۜ
بَلْ
لِلّٰهِ
الْاَمْرُ
جَم۪يعاًۜ
اَفَلَمْ
يَايْـَٔسِ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَنْ
لَوْ
يَشَٓاءُ
اللّٰهُ
لَهَدَى
النَّاسَ
جَم۪يعاًۜ
وَلَا
يَزَالُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
تُص۪يبُهُمْ
بِمَا
صَنَعُوا
قَارِعَةٌ
اَوْ
تَحُلُّ
قَر۪يباً
مِنْ
دَارِهِمْ
حَتّٰى
يَأْتِيَ
وَعْدُ
اللّٰهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يُخْلِفُ
الْم۪يعَادَ۟
Eğer Kuran ile dağlar yürütülmüş veya yeryüzü parçalanmış yahut ölüler konuşturulmuş olsaydı, kafirler yine de inanmazlardı. Oysa bütün işler Allah’a aittir. İnananların, «Allah dilese bütün insanları doğru yola eriştirebilir» gerçeğini akılları kesmedi mi? Allah’ın sözü yerine gelinceye kadar, yaptıkları işler sebebiyle inkar edenlere bir belanın dokunması veya evlerinin yakınına inmesi devam eder durur. Allah, verdiği sözden şüphesiz caymaz.[31]
وَاُدْخِلَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَا
بِاِذْنِ
رَبِّهِمْۜ
تَحِيَّتُهُمْ
ف۪يهَا
سَلَامٌ
İnanan ve yararlı işleri yapanlar, içlerinden ırmaklar akan cennetlere konulurlar, Rablerinin izniyle orada temelli kalırlar. Oradaki dirlik temennileri: «Selam!»dır.[23]
يُثَبِّتُ
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
بِالْقَوْلِ
الثَّابِتِ
فِي
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
وَفِي
الْاٰخِرَةِۚ
وَيُضِلُّ
اللّٰهُ
الظَّالِم۪ينَ
وَيَفْعَلُ
اللّٰهُ
مَا
يَشَٓاءُ۟
Allah inananları, dünya hayatında ve ahirette sağlam bir söz üzerinde tutar; zalimleri de saptırır. Allah dilediğini yapar.[27]
قُلْ
لِعِبَادِيَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
يُق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَيُنْفِقُوا
مِمَّا
رَزَقْنَاهُمْ
سِراًّ
وَعَلَانِيَةً
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
يَأْتِيَ
يَوْمٌ
لَا
بَيْعٌ
ف۪يهِ
وَلَا
خِلَالٌ
İnanan kullarıma söyle, namazı kılsınlar; alışveriş ve dostluğun olmayacağı günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli sarfetsinler.[31]
اِنَّهُ
لَيْسَ
لَهُ
سُلْطَانٌ
عَلَى
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَلٰى
رَبِّهِمْ
يَتَوَكَّلُونَ
Doğrusu şeytanın, inananlar ve yalnız Rablerine güvenenler üzerinde bir nüfuzu yoktur.[99]
قُلْ
نَزَّلَهُ
رُوحُ
الْقُدُسِ
مِنْ
رَبِّكَ
بِالْحَقِّ
لِيُثَبِّتَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَهُدًى
وَبُشْرٰى
لِلْمُسْلِم۪ينَ
De ki: «Kuran’ı; Ruhul Kudüs (Cebrail) Rabbinin katından, inananların inançlarını pekiştirmek, Müslümanlara doğruluk rehberi ve müjde olmak üzere gerçekle indirmiştir.»[102]
نَحْنُ
نَقُصُّ
عَلَيْكَ
نَبَاَهُمْ
بِالْحَقِّۜ
اِنَّهُمْ
فِتْيَةٌ
اٰمَنُوا
بِرَبِّهِمْ
وَزِدْنَاهُمْ
هُدًىۗ
Onların olayını sana Biz gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış birkaç gençti. Onların hidayetlerini artırmış ve kalblerini pekiştirmiştik. Durup, şöyle demişlerdi: «Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir, O’nu bırakıp başka bir tanrıya yalvarmayız, yoksa and olsun ki, batıl söz söylemiş oluruz. Şu bizim milletimiz, Allah’ı bırakıp O’ndan başka tanrılar edindiler. Onların gerçek olduğuna apaçık delil getirmeleri gerekmez mi? Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir?»[13-15]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
اِنَّا
لَا
نُض۪يعُ
اَجْرَ
مَنْ
اَحْسَنَ
عَمَلاًۚ
İyi hareket edenin ecrini zayi etmeyiz. Doğrusu, inanıp yararlı iş yapanlara, işte onlara, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takınırlar, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek tahtları üzerinde otururlar. Ne güzel bir mükafat ve ne güzel yaslanacak yer![30-31]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
كَانَتْ
لَهُمْ
جَنَّاتُ
الْفِرْدَوْسِ
نُزُلاًۙ
Ama inanıp yararlı iş işleyenlerin konakları Firdevs cennetleridir.[107]
وَاِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتُنَا
بَيِّنَاتٍ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓواۙ
اَيُّ
الْفَر۪يقَيْنِ
خَيْرٌ
مَقَاماً
وَاَحْسَنُ
نَدِياًّ
Ayetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman inkar edenler inananlara: «Bu iki takımın hangisinin makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir?» derler.[73]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
سَيَجْعَلُ
لَهُمُ
الرَّحْمٰنُ
وُداًّ
İnanıp yararlı iş işleyenleri Rahman sevgili kılacaktır.[96]
اِنَّ
اللّٰهَ
يُدْخِلُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
يَفْعَلُ
مَا
يُر۪يدُ
Doğrusu Allah, inananları ve yararlı işler işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Allah, şüphesiz, istediğini yapar.[14]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَالَّذ۪ينَ
هَادُوا
وَالصَّابِـ۪ٔينَ
وَالنَّصَارٰى
وَالْمَجُوسَ
وَالَّذ۪ينَ
اَشْرَكُواۗ
اِنَّ
اللّٰهَ
يَفْصِلُ
بَيْنَهُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
شَه۪يدٌ
Doğrusu, inananlar ve yahudiler, sabiiler, hıristiyanlar, mecusiler, ortak koşanlar arasında, kıyamet günü Allah kesin hüküm verecektir. Doğrusu Allah herşeye şahiddir.[17]
اِنَّ
اللّٰهَ
يُدْخِلُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
يُحَلَّوْنَ
ف۪يهَا
مِنْ
اَسَاوِرَ
مِنْ
ذَهَبٍ
وَلُؤْلُؤً۬اۜ
وَلِبَاسُهُمْ
ف۪يهَا
حَر۪يرٌ
Doğrusu Allah, inanıp yararlı iş işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Orada altın bilezikler ve inciler takınırlar. Oradaki elbiseleri de ipektendir.[23]
اِنَّ
اللّٰهَ
يُدَافِـعُ
عَنِ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُواۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يُحِبُّ
كُلَّ
خَوَّانٍ
كَفُورٍ۟
Allah şüphesiz inananları savunur, çünkü hainleri ve nankörleri hiç sevmez.[38]
فَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
لَهُمْ
مَغْفِرَةٌ
وَرِزْقٌ
كَر۪يمٌ
Cömertçe verilmiş rızık ve mağfiret, inanan ve yararlı iş işleyenleredir.[50]
وَلِيَعْلَمَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْعِلْمَ
اَنَّهُ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّكَ
فَيُؤْمِنُوا
بِه۪
فَتُخْبِتَ
لَهُ
قُلُوبُهُمْۜ
وَاِنَّ
اللّٰهَ
لَهَادِ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِلٰى
صِرَاطٍ
مُسْتَق۪يمٍ
Bu, kendilerine ilim verilenlerin Kuran’ın, senin Rabbin’den bir gerçek olduğunu bilip de ona inanmaları ve gönüllerini bağlamaları içindir. Allah inananları şüphesiz doğru yola eriştirir.[54]
Yükleniyor...