أ م ن
723ayette
879kez geçiyor
77/114surede
42farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %44 · Medenî %56
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müddessir 31
4. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
84 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
اٰمَنُوا
15 yazım
|
İfal Babı | أَفْعَلُوا | İnandılar | 338 |
| الْمُؤْمِن۪ينَ | İsim | الْمُفْعِلِينَ | İnananlar | 139 |
| يُؤْمِنُونَ | İfal Babı | يُفْعِلُونَ | İnanırlar | 137 |
بِالْا۪يمَانِ
21 yazım |
İsim | إِفْعَالِكُمْ | İnanmanız | 36 |
الْمُؤْمِنُونَ
4 yazım |
İsim | الْمُفْعِلُونَ | İnananlar | 35 |
| تُؤْمِنُوا | İfal Babı | تُفْعِلُوا | İnanırsınız | 24 |
اٰمِنُوا
4 yazım |
İfal Babı | أَفْعِلُوا | İnanın | 19 |
| وَالْمُؤْمِنَاتِ | İsim | وَالْمُفْعِلَاتِ | Ve inananlar | 18 |
اَم۪ينٌۙ
4 yazım |
Sıfat | فَعِيلٌ | Güvenilir | 14 |
نُؤْمِنَ
3 yazım |
İfal Babı | نُفْعِلَ | Güveniriz | 13 |
اَمِنْتُمْ
10 yazım |
Feile-Yefalu | فَعِلْتُمْ | Güvendiniz | 13 |
مُؤْمِنٌ
4 yazım |
İsim | مُفْعِلٌ | İnanan | 13 |
اٰمِن۪ينَ
2 yazım |
İsim | فَاعِلِينَ | Güvende olanlar | 8 |
| ا۪يمَاناً | İsim | إِفْعَالًا | İnanmak | 7 |
مُؤْمِناً
2 yazım |
İsim | مُفْعِلًا | İnanan | 7 |
الْمُؤْمِن۪ينَ
2 yazım |
Sıfat | الْمُفْعِلِينَ | İnananlar | 5 |
مُؤْمِنَةٌ
2 yazım |
Sıfat | مُفْعِلَةٍ | İnanan | 4 |
| اٰمِناً | İsim | فَاعِلًا | Güvende olan | 4 |
الْمُؤْمِنَاتِ
2 yazım |
Sıfat | الْمُفْعِلَاتِ | İnananlar | 4 |
اٰمَنَتْ
2 yazım |
İfal Babı | أَفْعَلَتْ | İnandı | 4 |
تَأْمَنْهُ
2 yazım |
Feile-Yefalu | تَفْعَلْهُ | Ona güvenirsin | 3 |
الْاَمْنِ
3 yazım |
İsim | الْفَعْلِ | Emniyet | 3 |
يَأْمَنُوكُمْ
3 yazım |
Feile-Yefalu | يَفْعَلُوكُمْ | Size güvenirler | 3 |
لِاَمَانَاتِهِمْ
2 yazım |
İsim | لِفَعَالَاتِهِمْ | Onların görevlerini | 3 |
بِالْا۪يمَانِ
2 yazım |
İsim | بِالْإِفْعَالِ | İnanmayla | 2 |
| وَاَمْناًۜ | İsim | وَفَعْلًا | Ve güvenlik | 2 |
| اٰمِناً | Sıfat | فَاعِلًا | Güvende olan | 2 |
مُؤْمِنٌ
2 yazım |
Sıfat | مُفْعِلٌ | İnanan | 2 |
| اَمَنَةً | İsim | فَعَلَةً | Emanet | 2 |
| اٰمِنُونَ | İsim | فَاعِلُونَ | Güvende olanlar | 2 |
مُؤْمِنَةٍ
2 yazım |
İsim | مُفْعِلَةٍ | İnanan | 2 |
| اؤْتُمِنَ | İftial Babı | اُفْتُعِلَ | Emanet olundu | 1 |
| اَمَانَتَهُ | İsim | فَعَالَتَهُ | Onun emaneti | 1 |
| الْاَمَانَاتِ | İsim | الْفَعَالَاتِ | Emanetler | 1 |
| لَنُؤْمِنَنَّ | İfal Babı | لَنُفْعِلَنَّ | Kesinlikle güveneceğiz | 1 |
| مَأْمَنَهُۜ | İsim | مَفْعَلَهُ | Onun güvenli yeri | 1 |
| اٰمَنُكُمْ | Feile-Yefalu | أَفْعَلُكُمْ | Size emanet ederim | 1 |
| اٰمَنُوا | İfal Babı | أَفْعَلُوا | İnandılar | 1 |
| اٰمِنَةً | İsim | فَاعِلَةً | Güvende olan | 1 |
| مُؤْمِنَيْنِ | İsim | مُفْعِلَيْنَ | İnanan ikisi | 1 |
| الْاَمَانَةَ | İsim | الْفَعَالَةَ | Emanet | 1 |
| مَأْمُونٍۚ | İsim | مَفْعُولٍ | Güvende olan | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
İnandılar 250
İnananlar 156
İnanırlar 95
İnandık 29
İnandı 27
İnanır 27
İnanan 25
Ve inananlar 18
Güvenilir 14
İnanın 12
İnanmak 12
İnananlar için 11
İnanırsınız 11
İnananlara 10
Diğer 95 anlam
Güvende olanlar 9
Güvende olan 8
İnanmanız 6
İnandınız 6
Güvendiniz 6
Onların inanması 6
Ve inanın 5
Güveniriz 5
İnanırız 5
Onun inanması 5
Ve inandılar 4
İnanmaları 4
Ve inandı 4
İnanmayla 3
İnanmaya 3
İnanmasınlar 3
İnandım 3
İnanmanız için 3
İnandığı 2
Güvendi 2
İnanmayın 2
Ona güvenirsin 2
Ve inanırsınız 2
Emanet 2
Emniyet 2
İnanana 2
Ve inandınız 2
Güvendi mi? 2
Güvendiler mi? 2
Öyleyse inandı 2
Ve inananları 2
Onların görevlerini 2
Güvenir miyiz? 2
Ve inanmak 2
İnanma 2
İnan- 1
İnanmadıkları halde 1
İman ettiler 1
İman edin 1
İman mı edelim? 1
İman eden 1
Biz de İnandık 1
Güvenirler 1
İnanır mısınız? 1
Ve güvenlik 1
Ve inansınlar 1
Ve inanır 1
İnanırsın 1
Emanet olundu 1
Onun emaneti 1
Kesinlikle inanacaksınız 1
İnanmaya karşılık 1
Sonra inandık 1
İnanmanızı 1
Emanetler 1
Size güvenirler 1
Ve güvenirler 1
Emniyete aldılar 1
Kesinlikle inanacak 1
İnanmayı 1
Emniyete aldık 1
Emniyetle 1
Kesinlikle inanacaklar 1
Ve güvende oldu mu? 1
Güvenir 1
Kesinlikle güveneceğiz 1
Emniyete alanlar 1
Emniyetler 1
Görevleriniz 1
Ve inananların yardımıyla 1
Onun güvenli yeri 1
Ve güvenir 1
İnanmaları sebebiyle 1
Bize emanet edersin 1
Güvenen 1
Size emanet ederim 1
Size emanet ettim 1
Güvende oldunuz mu? 1
Öyleyse inansın 1
İnanan ikisi 1
Hemen inanırlar 1
Güvenlik 1
Emniyette olanlar 1
Sonra güvendi 1
Emniyete aldı 1
Sonra inandılar 1
Ve inanırlar 1
Güvenirsiniz 1
İnan 1
İnanmanın yardımıyla 1
İnanmalarını 1
Ve inananlar için 1
Güvendiniz mi? 1
Hemen inandık 1
Ve onlara inandı 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“İnananlar” ✕ Süzgeci kaldır
150 ayet
وَاخْفِضْ
جَنَاحَكَ
لِمَنِ
اتَّـبَعَكَ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَۚ
Sana uyan müminleri kanatların altına al.[215]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
دَاوُ۫دَ
وَسُلَيْمٰنَ
عِلْماًۚ
وَقَالَا
الْحَمْدُ
لِلّٰهِ
الَّذ۪ي
فَضَّلَنَا
عَلٰى
كَث۪يرٍ
مِنْ
عِبَادِهِ
الْمُؤْمِن۪ينَ
And olsun ki, Davud’a ve Süleyman’a ilim verdik. İkisi «Bizi mümin kullarının çoğundan üstün kılan Allah’a hamdolsun» dediler.[15]
وَاَصْبَحَ
فُؤٰادُ
اُمِّ
مُوسٰى
فَارِغاًۜ
اِنْ
كَادَتْ
لَتُبْد۪ي
بِه۪
لَوْلَٓا
اَنْ
رَبَطْنَا
عَلٰى
قَلْبِهَا
لِتَكُونَ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
Musa’nın annesi, gönlü bomboş sabahı etti, oğlundan başka bir şey düşünemiyordu. Allah’ın vaadine iyice inanması için kalbini pekiştirmeseydik, neredeyse saraya alınan çocuğun kendi oğlu olduğunu açığa vuracaktı.[10]
وَلَوْلَٓا
اَنْ
تُص۪يبَهُمْ
مُص۪يبَةٌ
بِمَا
قَدَّمَتْ
اَيْد۪يهِمْ
فَيَقُولُوا
رَبَّـنَا
لَوْلَٓا
اَرْسَلْتَ
اِلَيْنَا
رَسُولاً
فَنَتَّبِعَ
اٰيَاتِكَ
وَنَكُونَ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
Yaptıklarından dolayı, başlarına bir musibet geldiğinde: «Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, ayetlerine uysak ve müminlerden olsaydık olmaz mıydı?» derler.[47]
ف۪ي
بِضْعِ
سِن۪ينَۜ
لِلّٰهِ
الْاَمْرُ
مِنْ
قَبْلُ
وَمِنْ
بَعْدُۜ
وَيَوْمَئِذٍ
يَفْرَحُ
الْمُؤْمِنُونَۙ
Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah’a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah’ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.[2-5]
وَلَقَدْ
اَرْسَلْنَا
مِنْ
قَبْلِكَ
رُسُلاً
اِلٰى
قَوْمِهِمْ
فَجَٓاؤُ۫هُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
فَانْتَقَمْنَا
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اَجْرَمُواۜ
وَكَانَ
حَقاًّ
عَلَيْنَا
نَصْرُ
الْمُؤْمِن۪ينَ
And olsun ki! Senden önce, birçok peygamberleri ümmetlerine gönderdik, onlara belgeler getirdiler; dinlemeyip suç işleyenlerden öç aldık, zira inananlara yardım etmek bize hak olmuştu.[47]
اَلنَّبِيُّ
اَوْلٰى
بِالْمُؤْمِن۪ينَ
مِنْ
اَنْفُسِهِمْ
وَاَزْوَاجُهُٓ
اُمَّهَاتُهُمْۜ
وَاُو۬لُوا
الْاَرْحَامِ
بَعْضُهُمْ
اَوْلٰى
بِبَعْضٍ
ف۪ي
كِتَابِ
اللّٰهِ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُهَاجِر۪ينَ
اِلَّٓا
اَنْ
تَفْعَلُٓوا
اِلٰٓى
اَوْلِيَٓائِكُمْ
مَعْرُوفاًۜ
كَانَ
ذٰلِكَ
فِي
الْكِتَابِ
مَسْطُوراً
Müminlerin, Peygamberi kendi nefislerinden çok sevmeleri gerekir; onun eşleri onların anneleridir; akraba olanlar, miras hususunda, Allah’ın Kitap’ında birbirlerine müminler ve muhacirlerden daha yakındırlar. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bu Kitap’ta yazılı bulunmaktadır.[6]
هُنَالِكَ
ابْتُلِيَ
الْمُؤْمِنُونَ
وَزُلْزِلُوا
زِلْزَالاً
شَد۪يداً
İşte orada, inananlar denenmiş ve çok şiddetli sarsıntıya uğratılmışlardı.[11]
وَلَمَّا
رَاَ
الْمُؤْمِنُونَ
الْاَحْزَابَۙ
قَالُوا
هٰذَا
مَا
وَعَدَنَا
اللّٰهُ
وَرَسُولُهُ
وَصَدَقَ
اللّٰهُ
وَرَسُولُهُۘ
وَمَا
زَادَهُمْ
اِلَّٓا
ا۪يمَاناً
وَتَسْل۪يماًۜ
İnananlar, düşman birliklerini gördükleri zaman: «İşte bu, Allah ve Peygamberinin bize vadettiğidir; Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir» dediler. Bu onların ancak imanını ve teslimiyetlerini artırdı.[22]
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
رِجَالٌ
صَدَقُوا
مَا
عَاهَدُوا
اللّٰهَ
عَلَيْهِۚ
فَمِنْهُمْ
مَنْ
قَضٰى
نَحْبَهُ
وَمِنْهُمْ
مَنْ
يَنْتَظِرُۘ
وَمَا
بَدَّلُوا
تَبْد۪يلاًۙ
İnananlardan, Allah’a verdiği ahdi yerine getiren adamlar vardır. Kimi, bu uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. Ahdlerini hiç değiştirmemişlerdir.[23]
وَرَدَّ
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِغَيْظِهِمْ
لَمْ
يَنَالُوا
خَيْراًۜ
وَكَفَى
اللّٰهُ
الْمُؤْمِن۪ينَ
الْقِتَالَۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
قَوِياًّ
عَز۪يزاًۚ
Allah inkar edenleri, kinleriyle geri çevirdi, bir hayra ulaşamadılar; savaşta, inananlara Allah’ın yardımı yetti. Allah kuvvetli olandır, güçlü olandır.[25]
اِنَّ
الْمُسْلِم۪ينَ
وَالْمُسْلِمَاتِ
وَالْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِ
وَالْقَانِت۪ينَ
وَالْقَانِتَاتِ
وَالصَّادِق۪ينَ
وَالصَّادِقَاتِ
وَالصَّابِر۪ينَ
وَالصَّابِرَاتِ
وَالْخَاشِع۪ينَ
وَالْخَاشِعَاتِ
وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ
وَالْمُتَصَدِّقَاتِ
وَالصَّٓائِم۪ينَ
وَالصَّٓائِمَاتِ
وَالْحَافِظ۪ينَ
فُرُوجَهُمْ
وَالْحَافِظَاتِ
وَالذَّاكِر۪ينَ
اللّٰهَ
كَث۪يراً
وَالذَّاكِرَاتِ
اَعَدَّ
اللّٰهُ
لَهُمْ
مَغْفِرَةً
وَاَجْراً
عَظ۪يماً
Doğrusu erkek ve kadın müslümanlar, erkek ve kadın müminler, boyun eğen erkekler ve kadınlar, doğru sözlü erkekler ve kadınlar, sabırlı erkekler ve kadınlar, gönülden bağlanan erkekler ve kadınlar, sadaka veren erkekler ve kadınlar, oruç tutan erkekler ve kadınlar iffetlerini koruyan erkekler ve kadınlar, Allah’ı çok anan erkekler ve kadınlar, işte Allah bunların hepsine mağfiret ve büyük ecir hazırlamıştır.[35]
وَاِذْ
تَقُولُ
لِلَّـذ۪ٓي
اَنْعَمَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِ
وَاَنْعَمْتَ
عَلَيْهِ
اَمْسِكْ
عَلَيْكَ
زَوْجَكَ
وَاتَّقِ
اللّٰهَ
وَتُخْف۪ي
ف۪ي
نَفْسِكَ
مَا
اللّٰهُ
مُبْد۪يهِ
وَتَخْشَى
النَّاسَۚ
وَاللّٰهُ
اَحَقُّ
اَنْ
تَخْشٰيهُۜ
فَلَمَّا
قَضٰى
زَيْدٌ
مِنْهَا
وَطَراً
زَوَّجْنَاكَهَا
لِكَيْ
لَا
يَكُونَ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
حَرَجٌ
ف۪ٓي
اَزْوَاجِ
اَدْعِيَٓائِهِمْ
اِذَا
قَضَوْا
مِنْهُنَّ
وَطَراًۜ
وَكَانَ
اَمْرُ
اللّٰهِ
مَفْعُولاً
Allah’ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye: «Eşini bırakma, Allah’tan sakın» diyor, Allah’ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun; oysa Allah’tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik, ki evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah’ın buyruğu yerine gelecektir.[37]
وَبَشِّرِ
الْمُؤْمِن۪ينَ
بِاَنَّ
لَهُمْ
مِنَ
اللّٰهِ
فَضْلاً
كَب۪يراً
İnananlara, Rablerinden büyük bir lütuf olduğunu müjdele.[47]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
نَكَحْتُمُ
الْمُؤْمِنَاتِ
ثُمَّ
طَلَّقْتُمُوهُنَّ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
تَمَسُّوهُنَّ
فَمَا
لَكُمْ
عَلَيْهِنَّ
مِنْ
عِدَّةٍ
تَعْتَدُّونَهَاۚ
فَمَتِّعُوهُنَّ
وَسَرِّحُوهُنَّ
سَرَاحاً
جَم۪يلاً
Ey inananlar! Mümin kadınlarla nikahlanıp, onları, temasta bulunmadan boşadığınızda, artık onlar için size iddet saymaya lüzum yoktur. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.[49]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
اِنَّٓا
اَحْلَلْنَا
لَكَ
اَزْوَاجَكَ
الّٰـت۪ٓي
اٰتَيْتَ
اُجُورَهُنَّ
وَمَا
مَلَكَتْ
يَم۪ينُكَ
مِمَّٓا
اَفَٓاءَ
اللّٰهُ
عَلَيْكَ
وَبَنَاتِ
عَمِّكَ
وَبَنَاتِ
عَمَّاتِكَ
وَبَنَاتِ
خَالِكَ
وَبَنَاتِ
خَالَاتِكَ
الّٰت۪ي
هَاجَرْنَ
مَعَكَۘ
وَامْرَاَةً
مُؤْمِنَةً
اِنْ
وَهَبَتْ
نَفْسَهَا
لِلنَّبِيِّ
اِنْ
اَرَادَ
النَّبِيُّ
اَنْ
يَسْتَنْكِحَهَاۗ
خَالِصَةً
لَكَ
مِنْ
دُونِ
الْمُؤْمِن۪ينَۜ
قَدْ
عَلِمْنَا
مَا
فَرَضْنَا
عَلَيْهِمْ
ف۪ٓي
اَزْوَاجِهِمْ
وَمَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُهُمْ
لِكَيْلَا
يَكُونَ
عَلَيْكَ
حَرَجٌۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve Peygamber nikahlanmayı dilediği takdirde müminlerden ayrı, sırf sana mahsus olmak üzere kendisinin mehrini Peygambere hibe eden mümin kadını almanı helal kılmışızdır. Bir zorluğa uğramaman için; müminlerin eşleri ve cariyeleri hakkında onların üzerine neyi farz kılmış olduğumuzu bildirmiştik. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.[50]
وَالَّذ۪ينَ
يُؤْذُونَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِ
بِغَيْرِ
مَا
اكْتَسَبُوا
فَقَدِ
احْتَمَلُوا
بُهْتَاناً
وَاِثْماً
مُب۪يناً۟
İnanan erkek ve kadınları, yapmadıkları bir şeyden ötürü incitenler, şüphesiz iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olurlar.[58]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
قُلْ
لِاَزْوَاجِكَ
وَبَنَاتِكَ
وَنِسَٓاءِ
الْمُؤْمِن۪ينَ
يُدْن۪ينَ
عَلَيْهِنَّ
مِنْ
جَلَاب۪يبِهِنَّۜ
ذٰلِكَ
اَدْنٰٓى
اَنْ
يُعْرَفْنَ
فَلَا
يُؤْذَيْنَۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle; bu, onların hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar. Allah bağışlar ve merhamet eder.[59]
لِيُعَذِّبَ
اللّٰهُ
الْمُنَافِق۪ينَ
وَالْمُنَافِقَاتِ
وَالْمُشْرِك۪ينَ
وَالْمُشْرِكَاتِ
وَيَتُوبَ
اللّٰهُ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Bunun sonucu olarak, Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara, Allah’a ortak koşan erkek ve kadınlara azap verecektir. Allah inanan erkek ve kadınların tevbelerini kabul buyuracaktır. Allah bağışlar ve merhamet eder.[73]
وَلَقَدْ
صَدَّقَ
عَلَيْهِمْ
اِبْل۪يسُ
ظَنَّهُ
فَاتَّبَعُوهُ
اِلَّا
فَر۪يقاً
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
And olsun ki İblis, onlar hakkındaki görüşünü doğru çıkartmış; inananlardan bir topluluk dışında hepsi ona uymuşlardı.[20]
Yükleniyor...