د ي ن
87ayette
101kez geçiyor
40/114surede
7farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %49 · Medenî %51
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müddessir 46
4. inen sure
En çok geçtiği sure
Nisâ
8 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| الدّ۪ينِ | İsim | الْفِعْلِ | Din | 88 |
| دَيْنٍۜ | İsim | فَعْلٍ | Borç | 5 |
| د۪يناً | İsim | فِعْلًا | Din | 4 |
| تَدَايَنْتُمْ | Tefaul Babı | تَفَاعَلْتُمْ | Birbirinize borçlandınız | 1 |
| يَد۪ينُونَ | Feale-Yefilu | يَفْعِلُونَ | Din olarak kabul ederler | 1 |
| لَمَد۪ينُونَ | İsim | لَمَفْعُولُونَ | Hesaba çekilenler | 1 |
| مَد۪ين۪ينَۙ | İsim | مَفْعُولِينَ | Hesaba çekilenler | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Din 56
Sizin dininiz 10
Onların dini 10
Borç 4
Ve din 3
Dine 3
Dini 3
Onun dini 2
Benim dinim 2
Hesaba çekilenler 2
Birbirinize borçlandınız 1
Borç ile 1
Din olarak kabul ederler 1
Sizin dininizi 1
Diğer 2 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
دَيْنٍۜ ✕ Süzgeci kaldır
3 ayet
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
تَدَايَنْتُمْ
بِدَيْنٍ
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّى
فَاكْتُبُوهُۜ
وَلْيَكْتُبْ
بَيْنَكُمْ
كَاتِبٌ
بِالْعَدْلِۖ
وَلَا
يَأْبَ
كَاتِبٌ
اَنْ
يَكْتُبَ
كَمَا
عَلَّمَهُ
اللّٰهُ
فَلْيَكْتُبْۚ
وَلْيُمْلِلِ
الَّذ۪ي
عَلَيْهِ
الْحَقُّ
وَلْيَتَّقِ
اللّٰهَ
رَبَّهُ
وَلَا
يَبْخَسْ
مِنْهُ
شَيْـٔاًۜ
فَاِنْ
كَانَ
الَّذ۪ي
عَلَيْهِ
الْحَقُّ
سَف۪يهاً
اَوْ
ضَع۪يفاً
اَوْ
لَا
يَسْتَط۪يعُ
اَنْ
يُمِلَّ
هُوَ
فَلْيُمْلِلْ
وَلِيُّهُ
بِالْعَدْلِۜ
وَاسْتَشْهِدُوا
شَه۪يدَيْنِ
مِنْ
رِجَالِكُمْۚ
فَاِنْ
لَمْ
يَكُونَا
رَجُلَيْنِ
فَرَجُلٌ
وَامْرَاَتَانِ
مِمَّنْ
تَرْضَوْنَ
مِنَ
الشُّهَدَٓاءِ
اَنْ
تَضِلَّ
اِحْدٰيهُمَا
فَتُذَكِّرَ
اِحْدٰيهُمَا
الْاُخْرٰىۜ
وَلَا
يَأْبَ
الشُّهَدَٓاءُ
اِذَا
مَا
دُعُواۜ
وَلَا
تَسْـَٔمُٓوا
اَنْ
تَكْتُبُوهُ
صَغ۪يراً
اَوْ
كَب۪يراً
اِلٰٓى
اَجَلِه۪ۜ
ذٰلِكُمْ
اَقْسَطُ
عِنْدَ
اللّٰهِ
وَاَقْوَمُ
لِلشَّهَادَةِ
وَاَدْنٰٓى
اَلَّا
تَرْتَابُٓوا
اِلَّٓا
اَنْ
تَكُونَ
تِجَارَةً
حَاضِرَةً
تُد۪يرُونَهَا
بَيْنَكُمْ
فَلَيْسَ
عَلَيْكُمْ
جُنَاحٌ
اَلَّا
تَكْتُبُوهَاۜ
وَاَشْهِدُٓوا
اِذَا
تَبَايَعْتُمْۖ
وَلَا
يُضَٓارَّ
كَاتِبٌ
وَلَا
شَه۪يدٌۜ
وَاِنْ
تَفْعَلُوا
فَاِنَّهُ
فُسُوقٌ
بِكُمْۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَۜ
وَيُعَلِّمُكُمُ
اللّٰهُۜ
وَاللّٰهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Birbirinize belirli bir süre için borçlandığınız zaman onu yazınız. İçinizden bir katip doğru olarak yazsın; katip onu Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin, yazsın. Borçlu olan da yazdırsın, Rabbi olan Allah’tan sakınsın, ondan bir şey eksiltmesin. Eğer borçlu, aptal veya aciz, ya da yazdıramıyacak durumda ise, velisi, doğru olarak yazdırsın. Erkeklerinizden iki şahid tutun; eğer iki erkek bulunmazsa, şahidlerden razı olacağınız bir erkek, biri unuttuğunda diğeri ona hatırlatacak iki kadın olabilir. Şahidler çağırıldıklarında çekinmesinler. Borç büyük veya küçük olsun, onu süresiyle beraber yazmaya üşenmeyin; bu, Allah katında en doğru, şahidlik için en sağlam ve şüphelenmenizden en uzak olandır. Ancak aranızdaki alışveriş peşin olursa, onu yazmamanızda size bir sorumluluk yoktur. Alışveriş yaptığınızda şahid tutun. Katibe de şahide de zarar verilmesin; eğer zarar verirseniz, o zaman doğru yoldan çıkmış olursunuz. Allah’tan sakının, Allah size öğretiyor; Allah her şeyi bilir.[282]
يُوص۪يكُمُ
اللّٰهُ
ف۪ٓي
اَوْلَادِكُمْ
لِلذَّكَرِ
مِثْلُ
حَظِّ
الْاُنْثَيَيْنِۚ
فَاِنْ
كُنَّ
نِسَٓاءً
فَوْقَ
اثْنَتَيْنِ
فَلَهُنَّ
ثُلُثَا
مَا
تَرَكَۚ
وَاِنْ
كَانَتْ
وَاحِدَةً
فَلَهَا
النِّصْفُۜ
وَلِاَبَوَيْهِ
لِكُلِّ
وَاحِدٍ
مِنْهُمَا
السُّدُسُ
مِمَّا
تَرَكَ
اِنْ
كَانَ
لَهُ
وَلَدٌۚ
فَاِنْ
لَمْ
يَكُنْ
لَهُ
وَلَدٌ
وَوَرِثَهُٓ
اَبَوَاهُ
فَلِاُمِّهِ
الثُّلُثُۚ
فَاِنْ
كَانَ
لَهُٓ
اِخْوَةٌ
فَلِاُمِّهِ
السُّدُسُ
مِنْ
بَعْدِ
وَصِيَّةٍ
يُوص۪ي
بِهَٓا
اَوْ
دَيْنٍۜ
اٰبَٓاؤُ۬كُمْ
وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْۚ
لَا
تَدْرُونَ
اَيُّهُمْ
اَقْرَبُ
لَكُمْ
نَفْعاًۚ
فَر۪يضَةً
مِنَ
اللّٰهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
عَل۪يماً
حَك۪يماً
Allah çocuklarınız hakkında, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder. Eğer kadınlar ikinin üstünde ise, bırakılanın üçte ikisi onlarındır; şayet bir ise yarısı onundur. Ana babadan her birine, ölenin çocuğu varsa yaptığı vasiyetten veya borcundan arta kalanın altıda biri, çocuğu yoksa, anası babası ona varis olur, anasına üçte bir düşer. Kardeşleri varsa, altıda biri annesinindir; babalarınız ve oğullarınızdan menfaatçe hangisinin size daha yakın olduğunu siz bilmezsiniz. Bunlar Allah tarafından tesbit edilmiştir. Doğrusu Allah bilendir, Hakim olandır.[11]
وَلَكُمْ
نِصْفُ
مَا
تَرَكَ
اَزْوَاجُكُمْ
اِنْ
لَمْ
يَكُنْ
لَهُنَّ
وَلَدٌۚ
فَاِنْ
كَانَ
لَهُنَّ
وَلَدٌ
فَلَكُمُ
الرُّبُعُ
مِمَّا
تَرَكْنَ
مِنْ
بَعْدِ
وَصِيَّةٍ
يُوص۪ينَ
بِهَٓا
اَوْ
دَيْنٍۜ
وَلَهُنَّ
الرُّبُعُ
مِمَّا
تَرَكْتُمْ
اِنْ
لَمْ
يَكُنْ
لَكُمْ
وَلَدٌۚ
فَاِنْ
كَانَ
لَكُمْ
وَلَدٌ
فَلَهُنَّ
الثُّمُنُ
مِمَّا
تَرَكْتُمْ
مِنْ
بَعْدِ
وَصِيَّةٍ
تُوصُونَ
بِهَٓا
اَوْ
دَيْنٍۜ
وَاِنْ
كَانَ
رَجُلٌ
يُورَثُ
كَلَالَةً
اَوِ
امْرَاَةٌ
وَلَهُٓ
اَخٌ
اَوْ
اُخْتٌ
فَلِكُلِّ
وَاحِدٍ
مِنْهُمَا
السُّدُسُۚ
فَاِنْ
كَانُٓوا
اَكْثَرَ
مِنْ
ذٰلِكَ
فَهُمْ
شُرَكَٓاءُ
فِي
الثُّلُثِ
مِنْ
بَعْدِ
وَصِيَّةٍ
يُوصٰى
بِهَٓا
اَوْ
دَيْنٍۙ
غَيْرَ
مُضَٓارٍّۚ
وَصِيَّةً
مِنَ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
حَل۪يمٌۜ
Kadınlarınızın çocukları yoksa bıraktıklarının yarısı sizindir, çocukları varsa, bıraktıklarının ettikleri vasiyetten veya borçtan arta kalanın dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa ettiğiniz vasiyet veya borç çıktıktan sonra bıraktıklarınızın dörtte biri karılarınızındır; çocuğunuz varsa, bıraktıklarınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadına kelale yollu (çocuğu ve babası olmadığı halde) varis olunuyor ve bunların ana-bir erkek veya bir kız kardeşi bulunuyorsa, her birine edilen vasiyetten veya borçtan arta kalanın altıda biri düşer; ikiden çoksalar, üçte birine, zarara uğratılmaksızın ortak olurlar. Bunlar Allah tarafından tavsiye edilmiştir. Allah bilendir. Halim’dir.[12]
Yükleniyor...