ج و ب
41ayette
43kez geçiyor
23/114surede
18farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %84 · Medenî %16
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Fecr 9
10. inen sure
En çok geçtiği sure
Enbiyâ
4 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
يَسْتَج۪يبُوا
5 yazım |
İstifal | يَسْتَفْعِلُوا | Kuvvetlice cevap verirler | 11 |
اسْتَجَابُوا
2 yazım |
İstifal | اسْتَفْعَالُوا | Kuvvetlice cevap verdiler | 7 |
فَاسْتَجَبْنَا
2 yazım |
İstifal | فَاسْتَفْعَلْنَا | Hemen kuvvetlice cevap verdik | 5 |
| جَوَابَ | İsim | فَعَالَ | Cevap | 4 |
| اُج۪يبُ | İfal Babı | أُفْعِلُ | Cevap veririm | 2 |
اسْتَج۪يبُوا
2 yazım |
İstifal | اسْتَفْعِلُوا | Kuvvetlice cevap verin | 2 |
| اُجِبْتُمْۜ | İfal Babı | أُفْعِلْتُمْ | Size cevap verildi | 1 |
| اُج۪يبَتْ | İfal Babı | أُفْعِلَتْ | Ona cevap verildi | 1 |
| مُج۪يبٌ | İsim | مُفْعِلٌ | Cevap veren | 1 |
| نُجِبْ | İfal Babı | نُفْعِلْ | Cevap veririz | 1 |
| فَتَسْتَج۪يبُونَ | İstifal | فَتَسْتَفْعِلُونَ | Kuvvetlice cevap verirsiniz | 1 |
| يُج۪يبُ | İfal Babı | يُفْعِلُ | Cevap verir | 1 |
| اَجَبْتُمُ | İfal Babı | أَفْعَلْتُمُ | Cevap verdiniz | 1 |
| الْمُج۪يبُونَۚ | İsim | الْمُفْعِلُونَ | Cevap verenler | 1 |
| اَسْتَجِبْ | İstifal | أَسْتَفْعِلْ | Kuvvetlice cevap veririm | 1 |
| اسْتُج۪يبَ | İstifal | اسْتُفْعِلَ | Ona kuvvetlice cevap verildi | 1 |
| يُجِبْ | İfal Babı | يُفْعِلْ | Cevap verir | 1 |
| جَابُوا | Feale-Yefulu | فَعَلُوا | Tünel açtılar | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kuvvetlice cevap verirler 6
Kuvvetlice cevap verdiler 4
Cevap 4
Hemen kuvvetlice cevap verdik 4
Kuvvetlice cevap verdi 3
Kuvvetlice cevap verir 2
Kuvvetlice cevap verin 2
Cevap verir 2
Cevap veririm 1
Kuvvetlice cevap versinler 1
Size cevap verildi 1
Hemen kuvvetlice cevap versinler 1
Ona cevap verildi 1
Cevap veren 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ك ف ر ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
5 ayet
Renkler türü, ton kökü gösterir — ج و ب: koyu (isim, fiil) · ك ف ر: açık (isim, fiil)
فَاسْتَجَابَ
لَهُمْ
رَبُّهُمْ
اَنّ۪ي
لَٓا
اُض۪يعُ
عَمَلَ
عَامِلٍ
مِنْكُمْ
مِنْ
ذَكَرٍ
اَوْ
اُنْثٰىۚ
بَعْضُكُمْ
مِنْ
بَعْضٍۚ
فَالَّذ۪ينَ
هَاجَرُوا
وَاُخْرِجُوا
مِنْ
دِيَارِهِمْ
وَاُو۫ذُوا
ف۪ي
سَب۪يل۪ي
وَقَاتَلُوا
وَقُتِلُوا
لَاُكَفِّرَنَّ
عَنْهُمْ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
وَلَاُدْخِلَنَّهُمْ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۚ
ثَوَاباً
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
عِنْدَهُ
حُسْنُ
الثَّوَابِ
Rableri dualarını kabul etti: «Birbirinizden meydana gelen sizlerden, erkek olsun, kadın olsun, iş yapanın işini boşa çıkarmam. Hicret edenlerin, memleketlerinden çıkarılanların, yolumda ezaya uğratılanların, savaşan ve öldürülenlerin günahlarını elbette örteceğim. And olsun ki, Allah katından bir nimet olarak, onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Nimetin güzeli Allah katındadır».[195]
لَهُ
دَعْوَةُ
الْحَقِّۜ
وَالَّذ۪ينَ
يَدْعُونَ
مِنْ
دُونِه۪
لَا
يَسْتَج۪يبُونَ
لَهُمْ
بِشَيْءٍ
اِلَّا
كَبَاسِطِ
كَفَّيْهِ
اِلَى
الْمَٓاءِ
لِيَبْلُغَ
فَاهُ
وَمَا
هُوَ
بِبَالِغِه۪ۜ
وَمَا
دُعَٓاءُ
الْكَافِر۪ينَ
اِلَّا
ف۪ي
ضَلَالٍ
Gerçek dua ve ibadet ancak O’nadır. O’ndan başka çağırdıkları putlar kendilerine hiçbir cevap vermezler. Durumları, suyun ağzına gelmesi için avuçlarını ona açmış bekleyen adamın durumu gibidir. Hiçbir zaman suya kavuşamaz. İşte kafirlerin yalvarışı da böyle, boşunadır.[14]
وَقَالَ
الشَّيْطَانُ
لَمَّا
قُضِيَ
الْاَمْرُ
اِنَّ
اللّٰهَ
وَعَدَكُمْ
وَعْدَ
الْحَقِّ
وَوَعَدْتُكُمْ
فَاَخْلَفْتُكُمْۜ
وَمَا
كَانَ
لِيَ
عَلَيْكُمْ
مِنْ
سُلْطَانٍ
اِلَّٓا
اَنْ
دَعَوْتُكُمْ
فَاسْتَجَبْتُمْ
ل۪يۚ
فَلَا
تَلُومُون۪ي
وَلُومُٓوا
اَنْفُسَكُمْۜ
مَٓا
اَنَا۬
بِمُصْرِخِكُمْ
وَمَٓا
اَنْتُمْ
بِمُصْرِخِيَّۜ
اِنّ۪ي
كَفَرْتُ
بِمَٓا
اَشْرَكْتُمُونِ
مِنْ
قَبْلُۜ
اِنَّ
الظَّالِم۪ينَ
لَهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
İş olup bitince, şeytan: «Doğrusu Allah size gerçeği söz vermişti. Ben de size söz verdim ama, sonra caydım; esasen sizi zorlayacak bir nüfuzum yoktu; sadece çağırdım, siz de geldiniz. O halde, beni değil kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Beni Allah’a ortak koşmanızı daha önce kabul etmemiştim; doğrusu zalimlere can yakan bir azap vardır» der.[22]
اِنْ
تَدْعُوهُمْ
لَا
يَسْمَعُوا
دُعَٓاءَكُمْۚ
وَلَوْ
سَمِعُوا
مَا
اسْتَجَابُوا
لَكُمْۜ
وَيَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
يَكْفُرُونَ
بِشِرْكِكُمْۜ
وَلَا
يُنَبِّئُكَ
مِثْلُ
خَب۪يرٍ۟
Onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler; işitmiş olsalar bile size cevap veremezler; ama kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Herşeyden haberdar olan Allah gibi, sana kimse haber vermez.[14]
وَيَسْتَج۪يبُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
وَيَز۪يدُهُمْ
مِنْ
فَضْلِه۪ۜ
وَالْكَافِرُونَ
لَهُمْ
عَذَابٌ
شَد۪يدٌ
Kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri affeden, yaptıklarınızı bilen, inanıp yararlı işler işleyenlerin duasını kabul eden, lütfuyla onların ecrini arttıran O’dur. Ama, inkarcılar için çetin azap vardır.[25-26]
Yükleniyor...