و ه ب
22ayette
25kez geçiyor
12/114surede
7farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %84 · Medenî %16
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Sâd 9
38. inen sure
En çok geçtiği sure
Meryem
5 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
وَوَهَبْنَا
4 yazım |
Feale-Yefilu | وَفَعَلْنَا | Ve hibe ettik | 11 |
| هَبْ | Feale-Yefilu | افْعَلْ | Hibe et | 7 |
| الْوَهَّابُ | İsim | الْفَعَّالُ | Hibe eden | 2 |
| يَهَبُ | Feale-Yefilu | يَفْعَلُ | Hibe eder | 2 |
| لِاَهَبَ | Feale-Yefilu | لِأَفْعَلَ | Hibe etmem için | 1 |
| وَهَبَتْ | Feale-Yefilu | فَعَلَتْ | Hibe etti | 1 |
| الْوَهَّابِۚ | Sıfat | الْفَعَّالِ | Hibe eden | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
وَوَهَبْنَا ✕ Süzgeci kaldır
11 ayet
وَوَهَبْنَا
لَهُٓ
اِسْحٰقَ
وَيَعْقُوبَۜ
كُلاًّ
هَدَيْنَاۚ
وَنُوحاً
هَدَيْنَا
مِنْ
قَبْلُ
وَمِنْ
ذُرِّيَّتِه۪
دَاوُ۫دَ
وَسُلَيْمٰنَ
وَاَيُّوبَ
وَيُوسُفَ
وَمُوسٰى
وَهٰرُونَۜ
وَكَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَۙ
Ona İshak’ı, Yakub’u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nuh’u ve soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u -ki işlerini iyi yapanlara böylece karşılık veririz-, Zekeriya’yı, Yahya’yı, İsa’yı ve İlyas’ı -ki hepsi iyilerdendir-, İsmail’i, Elyesa’ı, Yunus’u, Lut’u -ki hepsini dünyalara üstün kıldık- doğru yola eriştirdik.[84-86]
اَلْحَمْدُ
لِلّٰهِ
الَّذ۪ي
وَهَبَ
ل۪ي
عَلَى
الْكِبَرِ
اِسْمٰع۪يلَ
وَاِسْحٰقَۜ
اِنَّ
رَبّ۪ي
لَسَم۪يعُ
الدُّعَٓاءِ
«Kocamışken, bana İsmail ve İshak’ı veren Allah’a hamdolsun. Doğrusu Rabbim duaları işitendir.»[39]
فَلَمَّا
اعْتَزَلَهُمْ
وَمَا
يَعْبُدُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۙ
وَهَبْنَا
لَـهُٓ
اِسْحٰقَ
وَيَعْقُوبَۜ
وَكُلاًّ
جَعَلْنَا
نَبِياًّ
İbrahim onları Allah’tan başka taptıklarıyla başbaşa bırakıp çekilince ona İshak ve Yakub’u bahşettik ve her birini peygamber yaptık.[49]
وَوَهَبْنَا
لَهُمْ
مِنْ
رَحْمَتِنَا
وَجَعَلْنَا
لَهُمْ
لِسَانَ
صِدْقٍ
عَلِياًّ۟
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onların her dilde üstün şekilde anılmalarını sağladık.[50]
وَوَهَبْنَا
لَهُ
مِنْ
رَحْمَتِنَٓا
اَخَاهُ
هٰرُونَ
نَبِياًّ
Rahmetimizden, kardeşi Harun’u bir peygamber olarak ona bağışladık.[53]
وَوَهَبْنَا
لَـهُٓ
اِسْحٰقَۜ
وَيَعْقُوبَ
نَافِلَةًۜ
وَكُلاًّ
جَعَلْنَا
صَالِح۪ينَ
İbrahim’e, buna ilaveten İshak ve Yakub’u da verdik, her birini iyi kimseler kıldık.[72]
فَاسْتَجَبْنَا
لَهُۘ
وَوَهَبْنَا
لَهُ
يَحْيٰى
وَاَصْلَحْنَا
لَهُ
زَوْجَهُۜ
اِنَّهُمْ
كَانُوا
يُسَارِعُونَ
فِي
الْخَيْرَاتِ
وَيَدْعُونَنَا
رَغَباً
وَرَهَباًۜ
وَكَانُوا
لَنَا
خَاشِع۪ينَ
Biz de ona icabet ederek, Yahya’yı bahşetmiş, eşini de doğum yapacak hale getirmiştik. Doğrusu onlar iyi işlerde yarışıyorlar, korkarak ve umarak Bize yalvarıyorlardı. Bize karşı gönülden saygı duyuyorlardı.[90]
فَفَرَرْتُ
مِنْكُمْ
لَمَّا
خِفْتُكُمْ
فَوَهَبَ
ل۪ي
رَبّ۪ي
حُكْماً
وَجَعَلَن۪ي
مِنَ
الْمُرْسَل۪ينَ
Musa: «O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür» dedi.[20-22]
وَوَهَبْنَا
لَـهُٓ
اِسْحٰقَ
وَيَعْقُوبَ
وَجَعَلْنَا
ف۪ي
ذُرِّيَّتِهِ
النُّبُوَّةَ
وَالْكِتَابَ
وَاٰتَيْنَاهُ
اَجْرَهُ
فِي
الدُّنْيَاۚ
وَاِنَّهُ
فِي
الْاٰخِرَةِ
لَمِنَ
الصَّالِح۪ينَ
İbrahim’e İshak’ı ve Yakub’u bahşettik. Soyundan gelenlere Kitap ve peygamberlik verdik. Onu dünyada mükafatlandırdık; doğrusu o ahirette de iyilerdendir.[27]
وَوَهَبْنَا
لِدَاوُ۫دَ
سُلَيْمٰنَۜ
نِعْمَ
الْعَبْدُۜ
اِنَّهُٓ
اَوَّابٌۜ
Davud’a Süleyman’ı bahşettik; o ne güzel bir kuldu! Doğrusu o daima Allah’a yönelirdi.[30]
وَوَهَبْنَا
لَهُٓ
اَهْلَهُ
وَمِثْلَهُمْ
مَعَهُمْ
رَحْمَةً
مِنَّا
وَذِكْرٰى
لِاُو۬لِي
الْاَلْبَابِ
Katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere, ona tekrar ailesini ve geçmiş olanlarla bir mislini daha vermiştik.[43]
Yükleniyor...