و ل ي

202ayette
232kez geçiyor
55/114surede
29farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %44 · Medenî %56
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Alak 13 1. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 21 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
اَوْلِيَٓاءَ
3 yazım
İsim أَفْعِلَاءَ Veliler 36
وَلِيٍّ
13 yazım
İsim فَعِيلٍ Veli 31
تَوَلَّوْا
8 yazım
Tefe'ale Babı تَفَعَّلُوا Döndüler 30
تَوَلَّيْتُمْ
5 yazım
Tefe'ale Babı تَفَعَّلَ Döndü 28
وَلِياًّ İsim فَعِيلًا Veli 13
يَتَوَلَّ
6 yazım
Tefe'ale Babı يَتَفَعَّلْ Döner 12
وَلَّوْا
5 yazım
Tef'il Babı فَعَّلُوا Döndürdüler 11
مَوْلٰيكُمْۚ
4 yazım
İsim مَفْعَلُكُمْ Sİzin mevlanız 11
اَوْلٰى
3 yazım
İsim أَفْعَلَ Daha uygun 9
الْمَوْلٰى
4 yazım
İsim الْمَفْعَلُ Mevla 7
تُوَلُّوا
3 yazım
Tef'il Babı تُفَعِّلُوا Döndürürsünüz 5
يُوَلُّوكُمُ
5 yazım
Tef'il Babı يُفَعِّلُوكُمْ Size döndürürler 5
وَلّٰى
3 yazım
Tef'il Babı فَعَّلَ Döndürdü 5
اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمُ
4 yazım
İsim أَفْعِلَاؤُهُمْ Onların velileri 4
تَتَوَلَّوْا Tefe'ale Babı تَتَفَعَّلُوا Dönmeyin 4
يَتَوَلّٰى
2 yazım
Tefe'ale Babı يَتَفَعَّلُ Döner 3
مَوَالِيَ
3 yazım
İsim مَفَاعِلَ Mevlalar 3
فَلَنُوَلِّيَنَّكَ
2 yazım
Tef'il Babı فَلَنُفَعِّلَنَّكَ Hemen kesinlikle seni döndüreceğiz 2
اَوْلِيَٓائِهِمْ
2 yazım
İsim أَفْعِلَائِهِمْ Onların velileri 2
اَوْلٰى Sıfat أَفْعَلَ Daha uygun 2
وَلّٰيهُمْ Tef'il Babı فَعَّلَهُمْ Onları döndürdü 1
مُوَلّ۪يهَا İsim مُفَعِّلُهَا yöneldiği 1
نُوَلِّه۪ Tef'il Babı نُفَعِّلْهُ Onu döndürürüz 1
الْاَوْلَيَانِ İsim الْأَفْعَلَانِ Daha uygun iki 1
وَلَايَتِهِمْ İsim فَعَالَتِهِمْ Onların yetkisi 1
يَلُونَكُمْ Feale-Yefilu يَفْعِلُونَكُمْ Size yakın olurlar 1
وَالٍ İsim فَاعِلٍ Vali 1
الْوَلَايَةُ İsim الْفَعَالَةُ Yetki 1
تَوَلَّاهُ Tefe'ale Babı تَفَعَّلَهُ Ona döndu 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 51 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 1 kez (binde 13.9) 2. inen: Kalem — 0 kez (binde 0) 3. inen: Müzzemmil — 0 kez (binde 0) 4. inen: Müddessir — 0 kez (binde 0) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 1 kez (binde 14.1) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 2 kez (binde 5.6) 24. inen: Abese — 1 kez (binde 7.5) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 0 kez (binde 0) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 5 kez (binde 30.5) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 0 kez (binde 0) 34. inen: Kâf — 0 kez (binde 0) 35. inen: Beled — 0 kez (binde 0) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 2 kez (binde 5.8) 38. inen: Sâd — 0 kez (binde 0) 39. inen: A’râf — 8 kez (binde 2.4) 40. inen: Cin — 0 kez (binde 0) 41. inen: Yâsîn — 0 kez (binde 0) 42. inen: Furkân — 1 kez (binde 1.1) 43. inen: Fâtır — 0 kez (binde 0) 44. inen: Meryem — 4 kez (binde 4.2) 45. inen: Tâ-Hâ — 2 kez (binde 1.5) 46. inen: Vâkı’a — 0 kez (binde 0) 47. inen: Şu’arâ — 0 kez (binde 0) 48. inen: Neml — 4 kez (binde 3.5) 49. inen: Kasas — 2 kez (binde 1.4) 50. inen: İsrâ — 4 kez (binde 2.6) 51. inen: Yûnus — 3 kez (binde 1.6) 52. inen: Hûd — 5 kez (binde 2.6) 53. inen: Yûsuf — 2 kez (binde 1.1) 54. inen: Hicr — 0 kez (binde 0) 55. inen: En’âm — 8 kez (binde 2.6) 56. inen: Sâffât — 3 kez (binde 3.5) 57. inen: Lokman — 1 kez (binde 1.8) 58. inen: Sebe’ — 1 kez (binde 1.1) 59. inen: Zümer — 1 kez (binde 0.9) 60. inen: Mü’min — 1 kez (binde 0.8) 61. inen: Fussilet — 2 kez (binde 2.5) 62. inen: Şûrâ — 8 kez (binde 9.3) 63. inen: Zuhruf — 0 kez (binde 0) 64. inen: Duhân — 3 kez (binde 8.7) 65. inen: Câsiye — 3 kez (binde 6.1) 66. inen: Ahkâf — 2 kez (binde 3.1) 67. inen: Zâriyât — 2 kez (binde 5.6) 68. inen: Gâşiye — 1 kez (binde 10.9) 69. inen: Kehf — 6 kez (binde 3.8) 70. inen: Nahl — 4 kez (binde 2.2) 71. inen: Nûh — 0 kez (binde 0) 72. inen: İbrahim — 0 kez (binde 0) 73. inen: Enbiyâ — 2 kez (binde 1.7) 74. inen: Mü’minûn — 0 kez (binde 0) 75. inen: Secde — 1 kez (binde 2.7) 76. inen: Tûr — 0 kez (binde 0) 77. inen: Mülk — 0 kez (binde 0) 78. inen: Hâkka — 0 kez (binde 0) 79. inen: Me’âric — 1 kez (binde 4.6) 80. inen: Nebe’ — 0 kez (binde 0) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 0 kez (binde 0) 84. inen: Rûm — 1 kez (binde 1.2) 85. inen: Ankebût — 2 kez (binde 2) 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez (binde 0) 87. inen: Bakara — 21 kez (binde 3.4) 88. inen: Enfâl — 13 kez (binde 10.5) 89. inen: Âl-i İmrân — 14 kez (binde 4) 90. inen: Ahzâb — 7 kez (binde 5.4) 91. inen: Mümtehine — 5 kez (binde 14.4) 92. inen: Nisâ — 16 kez (binde 4.3) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 2 kez (binde 3.5) 95. inen: Muhammed — 5 kez (binde 9.3) 96. inen: Ra’d — 3 kez (binde 3.5) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 0 kez (binde 0) 99. inen: Talâk — 0 kez (binde 0) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 1 kez (binde 2.2) 102. inen: Nûr — 3 kez (binde 2.3) 103. inen: Hac — 4 kez (binde 3.1) 104. inen: Münâfikûn — 0 kez (binde 0) 105. inen: Mücâdele — 1 kez (binde 2.1) 106. inen: Hucurât — 0 kez (binde 0) 107. inen: Tahrîm — 2 kez (binde 8) 108. inen: Teğâbun — 2 kez (binde 8.3) 109. inen: Saff — 0 kez (binde 0) 110. inen: Cum’a — 1 kez (binde 5.7) 111. inen: Fetih — 5 kez (binde 8.9) 112. inen: Mâide — 12 kez (binde 4.3) 113. inen: Tevbe — 15 kez (binde 6) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ د و ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

35 ayet

Renkler türü, ton kökü gösterir — و ل ي: koyu (isim, fiil) · د و ن: açık (isim, fiil)

اَفَحَسِبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنْ يَتَّخِذُوا عِبَاد۪ي مِنْ دُون۪ٓي اَوْلِيَٓاءَۜ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِر۪ينَ نُزُلاً
İnkar edenler, Beni bırakıp da kullarımı dost edinmelerini yeterli mi sandılar? Doğrusu biz cehennemi inkarcılara konak olarak hazırladık.[102]
قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغ۪ي لَـنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى نَسُوا الذِّكْرَۚ وَكَانُوا قَوْماً بُوراً
Onlar: «Haşa; Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat Sen onlara ve babalarına nimetler verdin de sonunda Seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir millet oldular» derler.[18]
وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۘ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ۟
Siz ne yeryüzünde ve ne de gökte Allah’ı aciz bırakabilirsiniz. Allah’tan başka bir dost ve yardımcınız da bulunmaz.»[22]
مَثَلُ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَ كَمَثَلِ الْعَنْكَبُوتِۚ اِتَّخَذَتْ بَيْتاًۜ وَاِنَّ اَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
Allah’tan başka dostlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan dişi örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümceğin yuvasıdır. Keşke bilseler.[41]
اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ مَا لَكُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا شَف۪يعٍۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ
Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden Allah’tır. O’ndan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. Düşünmüyor musunuz?[4]
قُلْ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَعْصِمُكُمْ مِنَ اللّٰهِ اِنْ اَرَادَ بِكُمْ سُٓوءاً اَوْ اَرَادَ بِكُمْ رَحْمَةًۜ وَلَا يَجِدُونَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِياًّ وَلَا نَص۪يراً
De ki: «Allah size bir kötülük dilese veya bir rahmet istese, O’na karşı kim sizi koruyabilir? Allah’tan başka dost ve yardımcı da bulamazsınız.»[17]
قَالُوا سُبْحَانَكَ اَنْتَ وَلِيُّنَا مِنْ دُونِهِمْۚ بَلْ كَانُوا يَعْبُدُونَ الْجِنَّۚ اَكْثَرُهُمْ بِهِمْ مُؤْمِنُونَ
Melekler: «Haşa, bizim dostumuz onlar değil, Sensin. Hayır; onlar bize değil cinlere tapıyorlardı, çoğu onlara inanıyorlardı» derler.[41]
اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُۜ وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۢ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِيُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ ف۪ي مَا هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ
Dikkat edin, halis din Allah’ındır; O’nu bırakıp da putlardan dostlar edinenler: «Onlara, bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz» derler. Doğrusu Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Allah şüphesiz yalancı ve inkarcı kimseyi doğru yola eriştirmez.[3]
وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهُ حَف۪يظٌ عَلَيْهِمْۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ
Allah’ı bırakıp da dostlar edinenlerin işlediklerini Allah gözetlemektedir. Sen, onlara vekil olmağa memur değilsin.[6]
اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۚ فَاللّٰهُ هُوَ الْوَلِيُّ وَهُوَ يُحْـيِ الْمَوْتٰىۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟
Demek onlar Allah’tan başka dostlar edindiler? Oysa dost, ancak Allah’tır. O, ölüleri diriltir. Her şeye Kadir’dir.[9]
وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ
Yeryüzünde O’nu aciz bırakamazsınız. Allah’tan başka bir dostunuz da yardımcınız da yoktur.[31]
وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ يَنْصُرُونَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ سَب۪يلٍۜ
Onların, Allah’tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah’ın saptırdığı kimsenin çıkar yolu olmaz.[46]
مِنْ وَرَٓائِهِمْ جَهَنَّمُۚ وَلَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ مَا كَسَبُوا شَيْـٔاً وَلَا مَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۜ
Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte bunlara alçaltıcı bir azap ve ardından da cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de, Allah’ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara bir fayda vermez. Büyük azap onlaradır.[9-10]
وَمَنْ لَا يُجِبْ دَاعِيَ اللّٰهِ فَلَيْسَ بِمُعْجِزٍ فِي الْاَرْضِ وَلَيْسَ لَهُ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءُۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ
Allah’a çağırana uymayan kimse bilsin ki, Allah’ı yeryüzünde aciz bırakamaz; onların O’ndan başka dostları da bulunmaz; işte onlar apaçık sapıklıktadırlar.[32]
قُلْ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ هَادُٓوا اِنْ زَعَمْتُمْ اَنَّكُمْ اَوْلِيَٓاءُ لِلّٰهِ مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
De ki: «Ey Yahudiler! Bütün insanlar bir yana, yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız ve bunda samimi iseniz, ölümü dilesenize!»[6]
Yükleniyor...